Cilt

Arapça "Cild"`den gelen bir sözcüktür.

CILT (inglizce) türkçe anlamı

1. Alm. Einband
2. Fr. Reliure
3. İng. Binding. Bir kitap
4. bir mecmua veya bir defterin yaprak ve formalarını dağılmaktan korumak ve sırasıyla bir arada topluca bulundurmak için
5. üzeri deri
6. kâğıt
7. plâstik ve bez gibi şeylerle kaplı mukavvadan yapılan kapak. Gerçekte cilt “deri” demektir. Deri ise toplamak mânâsına gelir. Ayrıca bir eserin kitap hâlinde basılan ve bir sayı ile birlikte söylenen kısımlarından her birine de cilt denir.
8. Cilt ve ciltçiliğin târihi çok eskidir. Kâğıdın keşfinden önce parşömen veya papirus üzerine yazılan yazılar
9. sargı (rulo) şeklinde
10. tahtadan yapılmış kılıf veya kutularda saklanırdı. Balmumu levhalar ve papirus üzerine yazılan yazıların saklanması için tahta kapaklar kullanılmış ve bu kapakların iki yanlarından iplerle bağlanmak sûretiyle bir çeşit cilt yapılmıştır. Daha sonraları parşömenin kullanılmaya başlanması üzerine parşömenler katlanarak formalar hâline getirilmiş
11. sonra bunlar dikilerek ciltlenmiştir.
12. Türklerde cilt sanatı: Orta Asya’da kâğıdın keşfiyle berâber
13. Türklerde ciltçilik gelişmiş ve bir sanat kolu hâline gelmiştir. İlk Türk ciltleri M.S. 7. yüzyılda Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerinde görülür. Çin’de ciltçiliğin gelişmesi
14. yine Uygur sanatkârlarının Çin’e yerleşmesiyle başlamıştır. Uygur Türkleri
15. İran’a ve Halife Mu’tasım billah zamânında Samarra’ya (Irak) gelerek
16. bu memleketlerde cilt sanatının ilerlemesinde büyük rol oynadılar. Türkler dünyâda ilk defâ işlenmiş deri üzerine mâdenî kalıpla basım yaptılar. O târihlerde Avrupa’da ciltçilik yoktu. Avrupalılar 12. yüzyılın ilk yarısına kadar kâğıt îmâl etmeyi de bilmezlerdi. Endülüs’te ilk kâğıt fabrikası 1144-1154 yılları arasında Şâtibe’de kurulmuş ve Avrupalılar kâğıt îmâlini buradan öğrenmişlerdir. Doğuda ise ilk kâğıt fabrikası Semerkant’ta M.S. 652 senesinde kurulmuştur. Ciltçilik Doğu Türkistan ve Horasan’dan sonra Arap Yarımadası ve Irak’ta gelişmiştir.
17. Orta Asya’ya mahsus bir sanat olan ciltçilik
18. Türklerin İslâm dînine girmelerinden sonra büyük bir gelişme gösterdi. İslâmiyetin üç kıtaya yayılması
19. Kur’ân-ı kerîmin çoğaltılması
20. yazılan din ve fen ile ilgili eserlerin muhâfazası
21. İslâm dîninin ilme verdiği önem
22. ilmin kaynağı olan eserlerin korunmasına sebeb oldu. Müslüman Türkler yazıya ve kitaba çok hürmet ederler
23. îmânları
24. hayâları ve terbiyeleri îcâbı dînî kitaplara çok saygı gösterirlerdi. Kur’ân-ı kerîmin belden aşağı tutulmayıp
25. üzerine bir şey konulmadığı gibi
26. din ve fen kitaplarına da âzamî hürmet ve saygı gösterilirdi. Özellikle İslâmın mukaddes kitâbı Kur’ân-ı kerîme gösterilen hürmet ve hassâsiyet
27. onun en güzel bir şekilde tezyînine ve ciltlenmesine de ayrı bir ehemmiyet verilmesine sebeb olmuş ve netîcede ciltçilik güzel sanatların bir kolu hâline gelmiştir.
28. Günümüzde ciltçilik: Batıda 19. yüzyılın ilk yarısında makinalaşmaya başlayan ciltçilik
29. artık el sanatlarından çıkıp bir sanâyi kolu hâline gelmeye başladı. Türkiye’de ise matbaanın kurulmasıyla hem masraflı olan hem de isteklisi bulunmayan klasik cilt sanatı artık terk edilmeye başlanmış ve 20. yüzyıldan sonra klasik cilt yapabilen ancak birkaç kişi kalmıştır. Günümüzde ciltçilik yarı otomatik ve tam otomatik olmak üzere tamâmen makinalaşmıştır.
30. Modern cilt yapım tekniği: Modern bir cildin yapılmasında şu sıra tâkip edilir:Katlama
31. yayma
32. harman
33. dikiş
34. kambura
35. baskı ve kitap gömleği geçirme.
36. Ciltlenecek kitabın cinsine ve değerine göre bu işlemlerden bâzıları uygulanmayabilir. Matbaadan çıkan basılı kâğıt kırma makinalarında 2
37. 4 veya 8’e katlanarak forma hâline getirilir. Formalar kitaptaki sıralarına göre forma grupları hâlinde yan yana sıralanır. Sırasıyla her formadan birer aded alınır. Harman adı verilen bu işlemden sonra formaların sırası kontrol edilir ve dikiş makinasında dikilir. Dikiş ya sağlam bir iplikle veya formanın ortasından geçerek forma sırtına temas eden şeride bağlanan telle yapılır. İplik veya tel dikiş tâbir edilen bu işlemden sonra
38. artık kitap hâline gelen formaların başına ve sonuna yan kâğıdı yapıştırılır.

CILT (türkçe) anlamı

39. deri
40. ten
41. formaları ya da yaprakları birbirine dikilerek ya da yapıştırılarak bir kitaba geçirilen deri
42. bez ya da kâğıtla kaplı kapak.
bir yapıtın ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri.

CILT (türkçe) anlamı

43. Deri
44. ten. Formaları veya yaprakları birbirine dikilerek veya yapıştırılarak bir kitaba geçirilen deri
45. bez veya kâğıtla kaplı kapak Örnek: Nakışlara
46. ciltlere
47. minyatürlere hayran kaldı. Ö. Seyfettin. Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri Örnek: İstanbul Ansiklopedisi'nin ilk dokuz cildinde bunların altmış yedi tanesi yer alır. S. Birsel.
Cilt tanım:
,

CILT (türkçe) ingilizcesi

1. [CILT-FM] adj. cutaneous
2. of or relating to the skin
3. n. skin
4. derm
5. complexion
6. hide
7. volume
8. binder
9. binding
10. tome

CILT (türkçe) fransızcası

1. peau [la]
2. (kitap) tome [le]
3. volume [le]

CILT (türkçe) almancası

1. n. Band
2. derma
3. Haut
4. Volumen
Arapça "Cild"`den gelen bir sözcüktür.
  • Cilt , Ten ya da deri.
  • Formaları, yaprakları birbirine dikerek veya yapıştırarak kitap, defter, dergine geçirilen deri, bez veya kağıtla kaplı kapak.
  • Bir eserin ayrı ayrı basılan bölümlerinden her biri.
}

Kaynak

Bu sayfa, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu Vikipedi'deki Cilt maddesinden faydalanılarak veya ilgili madde birebir kopyalanarak hazırlanmıştır. Bu makale, GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında, Vikipedi sitesi kaynak gösterilerek özgürce kullanılabilir.

Önceki Paylaşımlar