Cumhuriyet

Cumhuriyet, hükümet başkanının, kamu tüzel kişiliğini temsil eden bir heyet tarafından belli bir süre için ve belirli yetkilerle seçildiği yönetim biçimidir. Egemenlik hakkının belli bir kişi veya aileye ait olduğu oligarşi kavramının zıttıdır. Aynı zamanda, "Türkiye Cumhuriyeti" örneğinde olduğu gibi, cumhuriyetle yönetilen ülkelere de cumhuriyet adı verilir.

CUMHURIYET (türkçe) anlamı

1. Devlet reisi
2. millet veya Millet Meclisleri tarafından seçilen hükümet şekli. Demokraside temsili hükûmet şekli. Halkın hür olarak seçtiği temsilciler (Millet vekilleri ve senatörler) aracılığı ile egemenliğini
3. (hâkimiyetini) kullanmasına dayanan hükûmet şekli. Cumhuriyetin birbirinden farklı üç tatbik şekli vardır.1- Parlementer hükûmet: Hükûmeti meclisler karşısında bağımsız sayan şekil.2- Meclis hükûmeti: Hükûmeti meclise bağlı sayan şekil.3- Başkanlık hükûmeti: Devlet ve hükûmet başkanı aynı kişidir ve halk tarafından seçilir. Hükûmeti başkan kurar
4. başkan değiştirir. Başkan meclislere karşı bağımsızdır. (Amerika'daki gibi.) (Orada benden sordular ki: Cumhuriyet hakkında fikrin nedir?Ben de dedim: Yaşlı mahkeme reisinden başka daha siz dünyaya gelmeden ben dindar bir Cumhuriyetçi olduğumu elinizdeki tarihçe-i hayatım isbat eder. Hülâsası şudur ki: O zaman şimdiki gibi
5. hâli bir türbe kubbesinde inzivada idim
6. bana çorba geliyordu. Ben de tanelerini karıncalara veriyordum
7. ekmeğimi onun suyu ile yerdim. Benden sordular
8. ben dedim: Bu karıncı ve arı milletleri Cumhuriyetçidirler. Cumhuriyetperverliklerine hürmeten tanelerini karıncalara veriyorum. Sonra dediler: Sen selef-i sâlihine muhalefet ediyorsun? Cevâben diyordum: Hülefâ-i Râşidîn hem halife hem Reis-i cumhur idiler. Sıddık-ı Ekber (R.A.) Aşere-i Mübeşşereye ve Sahâbe-i kirama elbette Reis-i Cumhur hükmünde idi. Fakat
9. mânâsız isim ve resim değil
10. belki
11. hakikat-ı adaleti ve hürriyet-i şer'iyeyi taşıyan mânâ-yı dindar Cumhuriyetin reisleri idiler. Ş.)(Cumhuriyet ki: Adalet ve meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvetten ibarettir. H.)

CUMHURIYET (türkçe) anlamı

12. Milletin
13. egemenliği kendi elinde tuttuğu ve bunu belirli süreler için seçtiği milletvekilleri aracılığıyla kullandığı yönetim biçimi:
14. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Atatürk'tür.-

CUMHURIYET (türkçe) ingilizcesi

1. [Cumhuriyet]n. republic
2. form of government in which citizens hold the power to elect their representatives
3. nation in which citizens elect their representatives,

CUMHURIYET (türkçe) fransızcası

1. république [la]

CUMHURIYET (türkçe) almancası

1. n. Freistaat
2. Republik
3. adj. republikanisch


Cumhuriyetin 10. yılı kutlamaları
Cumhuriyetin 10. yılı kutlamaları
Cumhuriyet millet tarafından seçilen parlamentoya dayanan ve başında cumhurbaşkanı olan siyasî bir rejim şekli. Hemen bütün ülkelerde tek ortak yanı, devlet başkanlığı makâmının babadan oğula veya âile yakınlarına mîrâs kalmamasıdır.
Aristo, cumhûriyeti; “Umûmun menfaatini gözeten halk idâresi” diye târif eder. Montesquieu ise, cumhûriyet rejiminde üç ana kuvvet (yasama, yürütme, yargı) bulunduğunu; bunların birbirine karşı bağımsız ve denetleme esâsına göre işleyen, başında seçimle gelmiş yöneticilerin olduğu siyâsî rejim olarak ifâde etmiştir. 1789 yılında Fransa’da gerçekjleşen ihtilalle Avrupa’daki zâlim krallık rejimlerine tepki olarak doğmuş bulunan cumhûriyet rejimi, zamanla cumhûriyete tamâmen zıt rejimler tarafından, gerçek yüzleri örtmek için kullanılmıştır.
Sosyalist ülkeler isim olarak “cumhûriyet” kelimesini benimsemişler, fakat “halka rağmen halk için” düstûrunu uygulamışlardır.

Tarihçesi

Cumhuriyet kelimesi Arapça kökten 18. yüzyılda Osmanlı Türkçesinde türetilmiş bir isimdir. Arapça CMHR kökü "bir araya toplanma, topluluk oluşturma", bu kökten türeyen cumhūr ise "cemiyet, toplum, kamu" anlamına gelir. 18. yüzyıl Avrupa'sında monarşi ile yönetilmeyen Hollanda, İsviçre (ve 1789 Devrimi sonrasında Fransa) gibi ülkeleri tanımlayan Latince respublica > Fransızca république sözcüğünün Türkçe çevirisi olarak benimsenmiştir.
Latince respublica, klasik kullanımda "Devlet" anlamındadır. Toplumun bütünü namına kamu otoritesini kullanan tüzel kişiliği ifade eder. Avrupa siyasi düşüncesinde respublica Jean Bodin'den (1530-1596) itibaren, egemenlik hakkını kullanan hükümdardan ayrı olarak "devletin soyut kişiliği" anlamında kullanılmış, 1640'lı yıllardan itibaren de popüler kullanımda "hükümdarsız devlet biçimini" ifade etmiştir.
Osmanlı Devletinde cumhuriyet fikri ilk kez 1870'li yıllarda Genç Osmanlılar ve Mithat Paşa tarafından (açıkça savunulmaksızın) tartışılmıştır.
Cumhuriyet ilk olarak ABD’de 4 Temmuz 1776’da, Fransa’da ise 1789’da îlân edilmiştir.
Demokratik düşünürler cumhûriyetin en ideâl şeklini; çok partili bir siyâsî hayata, genel seçimlerle işbaşına gelmiş ve bu seçilen kişilerin çıkardığı kânunlarla idâre edilen, tarafsız ve hiçbir zümreye imtiyaz tanımayan bir idâreye sâhib, hür ve demokratik bir devlet şeklinde telakkî ederler. Fakat ülkeler ve iktidârlar, cumhûriyet rejimini tatbikte değişik uygulamalar gösterirler. Meselâ 1990 öncesi Sovyetler Birliği’nde ve ABD’de olduğu gibi. İkisi de cumhûriyet olmasına rağmen, biri komünist, diğeri kapitalisttir. Türkiye’de “Cumhûriyet” 29 Ekim 1923’te îlân edilmiş ve 1924 Anayasası’nın 1. maddesinde ifâdesini bulmuştur. 1961 Anayasası da devlet şeklinin cumhûriyet olduğunu belirtmiştir (madde 1). Ayrıca bunun değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini de hükme bağlamıştır (madde 9). 1982 Anayasası başından beri cumhûriyet rejiminin kesinlikle benimsenmiş olduğunu beyanla 1. maddesinde “Türk Devleti bir Cumhûriyettir.”, 4. maddesinde de; “Anayasa’nın birinci maddesindeki devletin idâre şeklinin Cumhûriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2. maddesindeki Cumhûriyet’in nitelikleri ve 3. maddesi hükümleri değiştirilemez. Teklif edilemez.” hükümlerini vâzetmektedir. Ayrıca milletvekilleri (madde 81) ve Cumhurbaşkanı (madde 103) vazîfelerine başlarken cumhûriyet ilkesine bağlı kalacaklarına dâir ant içerler.

Cumhuriyet Nedir?

Cumhuriyet, başta devlet başkanı olmak üzere, devletin başlıca temel organlarının belli aralıklarla yinelenen seçimlerle göreve getirildiği bir “yönetim biçimi”dir.
Cumhuriyet adı verilen yönetim biçimleri, yöneticilerin göreve getirilmesinde veraset yöntemini reddetmiştir.
 Cumhuriyet adı verilen yönetim biçimlerinde halk, yönetimini beğenmediği yöneticileri, belli aralıklarla yinelenen seçimlerde değiştirebilmek olanağına sahiptir. Bu nedenle yöneticiler, toplumu keyfi biçimde yönetemezler; halkın isteklerini ve beğenilerini gözönünde tutmak zorunda kalırlar. Bir başka deyişle, yöneticilerin iradesi mutlak değil, halk iradesi ile sınırlıdır.

Cumhuriyetlerde bu özellikler, yönetenleri siyasal bakımdan halka “sorumlu”duruma getirir: yönetilenleri tebaa, kul olmaktan çıkarıp vatandaşlık konumuna yüceltir.
Yönetilenler, “hükümdarlık (monarşi)” adı verilen yönetim biçimlerinde tebaa veya kul durumundadırlar. “Tebaa” veya “kul” olmak, hükümdarın iktidarına ve tüm buyruklarına baş eğmekle yükümlü olmak demektir. “Tebaa” veya “kul”, hiçbir zaman hükümdarın iktidarını sınırlayıcı veya denetleyici bir rol oynamaz.
“Tebaa” veya “kul” hükümdarı seçimle değiştirmek olanağına sahip olmadığı için, hükümdarın “tebaa”ya karşı hiçbir siyasal sorumluluğu da yoktur.

Türkiye'de Cumhuriyet Nasıl İlân Edildi?



Cumhuriyetin ilanı, 1923 TBMM
Cumhuriyetin ilanı, 1923 TBMM
Türkiye'de Cumhuriyet yönetimine, 29 Ekim 1923 tarihinde geçilmiştir; ancak 23 Nisan 1920 tarihinin, Cumhuriyet yönetiminin de fiilî başlangıcı olduğunu söylemek gerekir.
 23 Nisan 1920'de “egemenliğin kayıtsız şartsız ulusa ait olduğu” ilân edilmiş;  ulusun seçtiği TBMM'nin denetimindeki hükümet, ulusun kaderini belirlemek üzere çalışmaya başlamıştır.

 Bu gelişmelere karşın, Padişahlık ve Saltanatın hukuken kaldırılması için 1922 yılına  kadar beklemek gerekmiştir.

 TBMM, 1 Kasım 1922 gecesi verilen bir kararla, “Halifelik”le “Saltanatı” birbirinden ayırmış; Saltanatı kaldırmıştır.

 Halifeliğin ise, bir süre daha korunması uygun bulunduğu için, İngiltere'ye sığınmış olan Vahdettin'in yerine, Osmanlı Ailesi'nden Abdülmecit, Halife seçilmiştir.

 Cumhuriyet'in ilânı sonra, Halife'nin, iktidar odağı haline getirilmesi için çalışmalar başlayınca, 3 Mart 1924 tarihinde de Halifelik kaldırılmıştır.

Bu aşamalardan geçilerek kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti, tarihimizdeki en önemli dönüşümdür.
Hukuk devleti ilkesinin ve hukukun üstünlüğü kavramının da Türkiye'de, Cumhuriyet yönetiminin getirileri arasında olduğu söylenebilir.

“Cumhuriyetçilik” Ne Demektir?

Özelliklerine kısaca değindiğimiz cumhuriyet adlı yönetim biçiminin yönetime egemen kılınmasını; devlet iktidarının ve yönetiminin kişilerin, ailelerin, grupların tekeline bırakılmamasını; vatandaşların yönetime etkin bir biçimde katılmasının sağlanmasını amaçlayan anlayışa “cumhuriyetçilik” denilmektedir.
Atatürk, cumhuriyetçiliği, yalnız hükümdarlık ve veraset yöntemlerinin reddi olarak anlamamış; aynı zamanda demokrasi kavramı ile birlikte düşünmüş; demokratik bir cumhuriyetçilik anlayışını benimsemiştir.

İlgili başlıklar

  • Cumhurbaşkanı
  • Cumhurbaşkanlığı
  • Cumhurbaşkanlarımız
  • Türkiye Cumhuriyeti
  • Cumhuriyet Bayramı
  • Cumhuriyetin ilanı
  • Cumhuriyetin getirdiği yenilikler
  • Cumhuriyetçilik
Önceki Paylaşımlar