diyalektik

Diyalektik kavramı, başlangıçta tartışma sanatı, ya da çelişkili yollardan muhataplarını ikna etme sanatı anlamına gelmektedir. Karşıtlıkları kullanarak gerçekleştirilen akıl yürütme biçimidir, diyalaktik ve Sokratik yöntem, tartışma ve düşünme sanatı olarak diyalektiğin Antik Çağ'daki en yetkin halidir. Değişimin ve hareketin sürekliliği düşüncesi bu aşamada diyalektik olarak ifade edilmiştir.

DIYALEKTIK (türkçe) anlamı
1. Gerçekliği ve onun çelişmelerini incelemeye yarayan ve bu çelişmeleri aşmayı sağlayan yolları aramayı öngören akıl yürütme yöntemi
2. eytişim
DIYALEKTIK (türkçe) anlamı
3. doğanın
4. toplumun ve düşüncenin durmayan bir devinim ve değişim içinde bulunmaları
5. bunlardaki evrimin her şeyde var olan iç çekişmelerin çatışması sonucu ortaya çıkması olgusu
6. eytişim
DIYALEKTIK (türkçe) ingilizcesi
1. adj. dialectic
2. dialecticaln. dialectic,
DIYALEKTIK (türkçe) fransızcası
1. dialectique
DIYALEKTIK (türkçe) almancası
1. n. Dialektik

Diyalektik hakkında bilgiler

Diyalektik Yunanca tartışma sanatı an­lamına gelen dialektike tekhne’den türeyen bir terim olarak, genelde akılyürütme yoluy­la araştırma ve doğrulara ulaşma yöntemi. Diyalektik kavramı, başlangıçta tartışma sanatı, ya da çelişkili yollardan muhataplarını ikna etme sanatı anlamına gelmektedir. Karşıtlıkları kullanarak gerçekleştirilen akıl yürütme biçimidir, diyalaktik ve Sokratik yöntem, tartışma ve düşünme sanatı olarak diyalektiğin Antik Çağ'daki en yetkin halidir. Değişimin ve hareketin sürekliliği düşüncesi bu aşamada diyalektik olarak ifade edilmiştir. Bir fikirden ya da ilkeden içerdiği olumlu ve olumsuz bütün düşünceleri çıkarma yöntemine diyalektik denilmekteydi.

Diyalektik, değişik dönemlerde ve deği­şik filozoflarda farklı bir anlam kazanmış olduğu için, yukarıdaki genel diyalektik ta­nımı, örneğin Hegel ve Marx’ın diyalektik anlayışını kapsamaz. Bu durum dikkate alındığında, 1- Diyalektik her şeyden önce, bir tez ya da görüşü, onun mantıksal sonuçları­nı incelemek yoluyla çürütme yöntemi anla­mına gelir. Yine diyalektik, 2- Sofistik akılyürütmeyi, cinsleri türlere bölmeyi ya da cinsleri türlerine ayırarak mantıksal bir bi­çimde analiz etme yöntemini gösterir. Bundan başka diyalektik, 3- En genel ve soyut fikirleri, tikel örnek ya da hipotezler­den hareket edip bu fikirlere götüren bir akılyürütme süreciyle araştırma yöntemi olarak ortaya çıkar. Diyalektik, 4- Daha olumsuz bir anlam içinde, yalnızca olasılı olan ya da genel olarak kabul edilmiş bulu­nan öncülleri kullanarak akılyürütmeyi ya da tartışma yöntemini ifade eder. Bu çerçe­ve içinde, 5- Diyalektik yanılsama mantığının, aklın deneyime aşkın nesneleri konu alırken, deneyimin sınırlarını aştığı zaman düştüğü çelişkilerin gözler önüne serilmesi suretiyle, eleştirilmesi anlamına gelir. Ve son olarak 6- Diyalektik, düşüncenin ve ger­çekliğin bir tezle antitezden, söz konusu iki karşıtın bir sentezine varmak suretiyle, gelişmesini gösteren varlık ve düşünce yasası olarak ortaya çıkar.

İşte bu genel çerçeve içinde, diyalektiğin farklı filozoflar için ifade ettiği farklı an­lamları kısaca ele alacak olursak Aristote­les’e göre, bir yöntem olarak diyalektiği bulan filozof olan Zenon’da diyalektik, saç­maya indirgeme şeklinde gerçekleşen akıl­yürütmeye karşılık gelir. Buna göre, Zenon diyalektik yöntemini kullanarak, bir karşıtın tezini ya da inancını, onun kabulünden ya mantıksal bir çelişki ya da kabul edilemez bir sonuç çıktığını göstererek çürütür. Elea Okulunun karşısında yer alan Herakleitos’ta ise, diyalektik evrende hüküm süren ve ken­disinden dolayı varolan her şeyin kendi kar­şıtına dönüştüğü değişme sürecini, karşıtla­rın birliğini ve bunu ifade eden çelişki mantığını ifade eder.

Oysa, diyalektik Sokrates’te, soru yanıt yoluyla tartışma tekniği ne; Sokrates’in tar­tışmak üzere karşısına geçen kişiye uygula­dığı ve o kişinin verdiği tanımların mantık­sal sonuçlarını çıkartmasından ya da tanımların çelişkilerini göstermesinden olu­şan çürütme yöntemine karşılık gelir. Söz konusu çürütme yönteminde amaç, Sofistle­rin yaptığı gibi, bir tartışmada kişinin karşıtını alt etmesi değil de, kişiye gerçek bilgiye erişebilmesi, araştırma yoluna girebilmesi için, bilgisiz olduğunu göstermektir. Diya­lektik Sokrates’te, yine şeylerin nesne ya da öz tanımlarına ulaşmayı amaçlayan araş­tırma yöntemini, şeyleri sınıflarına, doğaları­na ya da türlerine göre ayırma yöntemini ifade eder.

Sokrates’in öğrencisi olan ve diyalektiği insan tarafından yaratılmış tüm sanatların en üstünü ve önemlisi olarak gören Platon’da, üç farklı diyalektik anlayışı söz konusudur. 1- En yüksek felsefi yöntem olarak değerlendi­rilen diyalektiğin temelinde, Sokrates’ten miras alınan soru ve yanıt olarak diyalektik, uygun soru ve yanıtlarla tartışma, tekniği ola­rak diyalektik anlayışı vardır. Diyalektiğin konusu da her zaman aynıdır; onda filozof, diyalektiği kullanarak, var olan her şeyin de­ğişmez özünü arar. 2- Orta dönem diyalogla­rında ise, diyalektik hipotezlerden yola çıka­rak akılyürütme anlamına gelir. 3- Buna karşın, yaşlılık dönemi diyaloglarında, diyalektik, bir yöntem olarak bölme tekniğine dönüşür. Platon’un yaşlılık dönemi diyalog­larında görülen söz konusu diyalektik ya da bölme anlayışı, bölünemez olan ve altında yalnızca bireylerin bulunduğu bir türün tanımına ulaşıncaya dek, cinsleri türlerine böl­mekten meydana gelmektedir.

Aristoteles’e gelince, o diyalektiği, ke­sin ve zorunlu sonuçlara götüren bir akılyü­rütme olarak olmasa bile, yararlı olan bir akılyürütme tarzı olarak görmüştür. Ona göre, öncülleri genel olarak hemen herkes tarafından ya da çoğunluk veya filozoflar ta­rafından kabul edilen bir akılyürütme, diyalektik bir akılyürütmedir; buna karşın, ön­cülleri yalnızca olasılı görünen bir akılyürüt­me ise, eristik akılyürütmedir. Aristoteles, diyalektiği bilimin yöntemi olarak görmez, çünkü biz bilimsel bilgide, doğru ve apaçık olan öncüllerden hareket eden geçerli akıl-yürütme olarak tanıtlamayı kullanırız. Bu­nunla birlikte, onun tarafından bir olasılık mantığı’ olarak değerlendirilen diyalektik, üç bakımından, yani entellektüel eğitim ya da zihin jimnastiği olarak, başka insanlarla, onlar tarafından kabul edilen öncüllerin oluşturduğu temel üzerinde yapılan tartışma­lar için ve bilimlerin kanıtlanamaz ilk ilkele­rini incelemek bakımından önem taşır.

Modern felsefede diyalektiği ilk kez ola­rak kullanmış olan Kant’ta diyalektik, dene­yimin sınırlarının ötesine giden transenden­tal yargıların yanlışını ya da çelişkilerini gösteren mantık türü anlamına gelir. Hegel’de ise, diyalektik bir düşünce ya da gerçek bir şeyi önce zorunlu olarak karşıtına (ya da çelişiğine) dönüştüren ve daha sonra da onların her ikisini birden içeren bir sente­ze (ya da birliğe) götüren sürece karşılık gelir. Buna göre, diyalektik, hem düşüncede ve hem de varlıktaki çelişkilerin karşıolumu aracılığıyla, bilgide ve varlıkta daha yüksek bir düzeye götüren değişme sürecine, yani sırasıyla varolan bir şey ya da düşünce (tez), onun karşıtı ya da çelişiği (antitez) ve niha­yet onların karşılıklı eylem ve etkileşimleri­nin sonucu olup, daha sonra başka bir diya­lektik hareketin temeli olan birlik (sentez) gibi üç öğeyi içeren zorunlu değişme sürecine karşılık gelir.

İlgili Konu Başlıkları Tümü

Diyalektik Materyalizm

Marx, fakat daha ziyade Engels tarafından kurulup geliştirilmiş olan, daha sonra başta Lenin olmak üzere, birçok düşünürün ken­disine katkı yaptığı akım ya da görüş. Marksizm adı verilen dünya görüşü ya da ideolojinin mantık, ontoloji ve epistemoloji­sini ortaya koyan ...

Diyalektik Idealizm

Marx ve Engels’in, ide, düşünce, tinsel bir gerçek­lik ya da tanrısal iradenin maddi gerçeklikten, gerçeklikteki maddi varlık ya da nesnelerden mantıksal olarak önce geldiği öncül ya da tezini, tez, antitez ve sentezden oluşan diyalektik yöntemle ifade eden ya da geliş­tiren bir ...

Diyalektik Mantık

Diyalektik mantık, kavramlsal ve mantıksal yöntem. Bir çok farklı anlamlarda değerlendirilen diyalektik kavramında türetilen mantık biçimi. Buna göre ilk olarak, bir kavramdan diğerine aradaki çelişkileri yok ederek ilerleme yöntemine verilen isim. karşıtlıklar içinde ilerleyerek ...

Organon

Organon (''Yunanca:'' Ὄργανον, anlamı: alet, araç, organ) Aristoteles'in 6 ciltlik klasik mantık üzerine olan kitap serisi. ''Organon'' ismi daha sonraları Aristo'nun izleyicileri olan Peripatetikler tarafından verilmiştir. Şu 6 adet kitaptan oluşur:

Tinsel

Özdek, bilinçten bağımsız olarak var olan her şey. Bilincin dışında ve ondan bağımısız olarak var olan her şey Özdek`tir. Bu anlamda özdek, Nesnel gerçek (Objektif realite) olarak tanımlanır.

Aporia

Genel olarak konuşmacının konunun hangi yönü takip etmesi gerektiği, konuya nereden başlanıp nerede bitirileceği, ne deneceği hakkında yolunu yitirdiği durumun adı olarak ya da konuşmacının ne söyleyeceğini ya da düşüneceğini bilmediği bir durumda başvurduğu, genellikle ...

Cedel

Diyalektik kavramı, başlangıçta tartışma sanatı ya da çelişkili yollardan muhataplarını ikna etme sanatı anlamına gelmektedir. Karşıtlıkları kullanarak gerçekleştirilen akıl yürütme biçimidir, diyalektik ve Sokratik yöntem, tartışma ve düşünme sanatı olarak ...

Felsefe

Felsefe, varlık, anlam ve öz sorunlarının eleştirel bir yaklaşımla araştırılmasına ve varılan sonuçların sistemli bir biçimde ortaya konmasına yönelik düşünsel etkinlik. Yokluğa karşıt olarak var olan şey. Oluşa karşıt bir şey olarak, değişmeden aynı kalan gerçeklik. ...

Hakikat

Hakikât İslâmiyet'in mistik kollarından biri olan Sufilik'teki bir mertebenin adıdır.

Rasyonalizm

Felsefedeki önemli akımlardan biri olan, Akılcılık veya rasyonalizm olarak da adlandırılan, bilginin doğruluğunun duyum ve deneyimde değil düşüncede ve zihinde temellendirilebileceğini öne süren felsefi görüş.