Duyu organlarının faaliyete geçmeleri için ilkin gerekli olan bir dış etkinin varlığıdır. Duyu organlarının faaliyete...

DUYUM (türkçe) anlamı
1.
2. 1 . Duyu.
3. 2 . Doğruluğu kesin olarak bilinmeyen haber
4. istihbarat:
Bu haberi duyumlarınıza dayanarak mı söylüyorsunuz?- .
5. 3 . fizyoloji Kişinin duyular yoluyla elde ettiği izlenim
ihsas.
DUYUM (türkçe) anlamı
6. duyular aracılığıyla edinilen izlenim
7. ihsas.duyu.doğruluğu
8. kesin olarak bilinmeyen haber
9. söylenti
DUYUM (türkçe) ingilizcesi
1. n. sensation,
DUYUM (türkçe) fransızcası
1. sensation [la]
2. ouï-dire [le]
DUYUM (türkçe) almancası
1. n. Impression

Duyum hakkında bilgiler

Bir uyarının duyabildiği en aşağı derece. Bir duyumun meydana gelmesi, başlıca üç safhadan geçer: a) fiziksel, b) fizyolojik, c) psikolojik safhalar.

Duyu organlarının faaliyete geçmeleri için ilkin gerekli olan bir dış etkinin varlığıdır. Duyu organlarının faaliyete geçmesine hizmet eden bu dış etkiye �uyarıcı: stimulus� adı verilir. Dışardan gelen etkiler, özel şekilde ve farklı hücrelerden yapıya malik olan duyu organı, kendi özel yapışma uygun düşen uyarıcıları alma yeteneğindedir. Bu yetenek, sinir uçlarının uyarılması sonucu kendini gösterir. Böylece, bir uçları, aldıkları etkiyi, merkeze giden sinirler aracı ile beyine ulaştırır. Duyu uyarıcı tarafından uyarılmış olan sinir organlarından beyine giden sinirler aracı ile beyine ulaşan bu uyarıcılar, beyin tarafından alınır. Buna �intiba : impresion� adı verilir. Duyu organlarında bir etki meydana getirebilecek her uyarıcı beyinde bir intiba meydana getirir ki, buna psikolojide duyum adı verilir. Böylece, duyu organlarının faaliyete geçmesini sağlayan dış etki, fiziksel safhayı; sinir uçlarının aldıkları etkiyi merkeze giden sinirler aracı ile beyine ulaştırmaları fizyolojik safhayı, beyinde bir duyumun meydana gelmesi de psikolojik safhayı meydana getirir.

Çeşitli duyumlar arasında belli başlı üç ortak nokta vardır: Duyumun keyfiyeti, duyumun cinsine bağlıdır. Duyumların ayrı ayrı oluşları ile karakteristik kazanır. Duyumun şiddeti, bir duyumun meydana gelebilmesi için uyarıcının, duyu organında en az bir uyarım meydana getirebilecek kadar kuvvetli olması gerekir. Bu kuvvet duyu organında uyarım meydana getirecek en küçük şiddete eşik denir. Her duyumun bir eşik'i vardır ve bunlar işitim de tadımda ayrı ayrıdır. Duyumun süresi, herhangi bir duyumun bir süre devam ettiği sürece devam eder.

Duyumların çeşitleri : Duyumlar duyu organlarına göre çeşitlik gösteril Görüm duyumları, işitim duyumları, doku duyumları,dokunum duyumları Bu şekilde bir açıklama, ilkin, dini bir görüşle ortaya çıkmıştır. Bu dini görüşe göre, iki zıt prensip, iyilikle fenalıktır. Evren de, bu iki zıt prensibin çarpışmasından doğmuştur.İlkin doğuda beliren bu inanış, Yunan filozoflarına geçmiş ve onlarda metafizik yönden açıklamasını bulmuştur. Bu açıklamaya göre evrenin menşeini meydana getiren iki kuvvet, madde ile ruhtur. Madde gözle görülebilen, duyu organlarımıza etki eden kaba ve kaypak şekillerdir. Ruh ise, hayatın düzenini, ahenk kısmını en iyi temsil eder. Böylece, madde ve ruh, yani karışıklıkla ahenk, evrenin, hayatın esasıdır. Düalizm, çeşitli şekilleriyle, antik devrin hemen bütün filozofları tarafından açıklanmıştır. Pythagoras, Eflatun, Aristo bu görüşün savunucularıdır.
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Duyum Belleği

Duyum belleği, Duysal bellek veya Duyusal bellek, göz, kulak gibi duyu organlarımızın yapısal özelliklerinden kaynaklanan çok kısa süreli bellektir. Işık ve ses gibi uyarıcıların geçici bir süre duyu organı tarafından saklanmasıdır.

Ecstasy

Yüksek dozda ecstasy kullanımı, sanılandan çok daha fazla zarara neden olabilir. Amerikan Nöroloji Dergisi, ecstasy'nin hafızayı zayıflattığı konusuna yer verdi. Kanada Toronto Üniversitesi Tıp Kürsüsü Profesörü Konstantine Zakzanis şöyle diyor: "Bir yıl süre ile ecstasy ...

Tat

Tat, mistik özellikleri olan,tarih boyunca yaşadıkları topraklardaki dini, siyasal düzeni etkilemiş olan, köklü bir kavim.

Psikoloji

Psikolji, Psykhe (ruh) ve logos (bilgi) kelimelerinin birleştirilmesi ile türetilmiş bir sözcüktür, insan ruhunun, özünü, değişik durumlarını inceleyen, duyum, coşku ve düşünme gibi olguların kurallarını bulmaya çalışan bilim dalıdır.

Telekomünikasyon

Telekomünikasyon ('uzak iletişim'), Fransızca ''télécommunication'' sözcüğünden geçmiştir. Duyum, yazı, resim, simge ya da her çeşit bilginin tel, radyo, optik ile başka elektromanyetik dizgelerle iletilmesi, bunların yayımı ya da alınması.

Felsefe

Felsefe, varlık, anlam ve öz sorunlarının eleştirel bir yaklaşımla araştırılmasına ve varılan sonuçların sistemli bir biçimde ortaya konmasına yönelik düşünsel etkinlik. Yokluğa karşıt olarak var olan şey. Oluşa karşıt bir şey olarak, değişmeden aynı kalan gerçeklik. ...

Renk

Renk, ışığın değişik dalgaboylarının gözün retinasına ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamadır. Bu algılama, ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen soğurulup kısmen yansıması nedeniyle çeşitlilik gösterir ki bunlar renk tonu veya renk olarak adlandırılır.