Edebiyat

Edebiyat

Edebiyat ya da yazın, yazarın düşünce ve duygularını, okuyanın estetik bir tat almasını sağlamak amacıyla yazılmış ya da böyle bir amaç gütmese de biçimsel olarak bu düzeye ulaşmış yazılı yapıtların tümüne verilen isimdir.

EDEBIYAT (türkçe) anlamı

1. Düşünce
2. duygu veya herhangi bir hakikatı veya herhangi bir fikri yazı veya sözle
3. manzum veya nesir halinde güzel şekilde ifâde san'atı. Bu san'atla uğraşan ilim kolu.
4. Edebiyata âit yazıları toplayan kitap.Edebiyatın sözlük anlamından biri de edebe
5. yani terbiyeye uygun söz söylemektir. Demek ki edebiyatçı edepli olmalı
6. edepsizce söz ve yazılar edebiyat olamaz.(Edebiyatta vardır üç meydan-ı cevelân
7. onlar içinde gezer
8. haricine çıkamaz: Ya aşkla hüsündür
9. ya hamâset ve şehâmet
10. ya tasvir-i hakikat. İşte yabani edebse hamâset noktasında hakperestliği etmez.Belki zâlim nev-i beşerin gaddarlıklarını alkışlamakla kuvvet-perestlik hissini telkin eder. Hüsün ve aşk noktasında
11. aşk-ı hakiki bilmez.Şehvet-engiz bir zevki nefislere de zerkeder. Tasvir-i hakikat maddesinde
12. kâinata san'at-i İlâhî suretinde bakmaz
13. Bir sıbga-i Rahmanî suretinde göremez. Belki tabiat noktasında tutar
14. tasvir ediyor
15. hem ondan da çıkamaz.Onun için telkini aşk-ı tabiat olur. Maddeperestlik hissi
16. kalbe de yerleştirir
17. ondan ucuzca kendini kurtaramaz.Yine ondan gelen
18. dalâletten neş'et eden ruhun ıztırabatına
19. o edepsizleşmiş edeb (müsekkin
20. hem münevvim)
21. hakiki fayda vermez. S.)

EDEBIYAT (türkçe) anlamı

22. 1 . Olay
23. düşünce
24. duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı
25. yazın (II):
26. Edebiyat hocasıyken talebeme bu nesir sanatından bir defa bahsetmiştim.- F. R. Atay.
27. 2 . Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi
28. literatür
29. Hekimlik edebiyatı.-
30. 3 . mecaziİçten olmayan
31. gereksiz
32. boş sözler.
33. Atasözü
34. deyim ve birleşik fiiller
edebiyat yapmak

EDEBIYAT (türkçe) anlamı

35. yazın
36. literatür
37. içten olmayan
38. gereksiz
39. boş sözler.
40. bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve yapıtlarının tümü
41. literatür
42. yazınsal yapıtlara ilişkin bilgilerin öğretildiği ders.

EDEBIYAT (türkçe) ingilizcesi

1. n. literature
2. belles lettres
3. polite letters
4. letters

EDEBIYAT (türkçe) fransızcası

1. littérature [la]
2. les belles lettres

EDEBIYAT (türkçe) almancası

1. n. Belletristik
2. Literatur
3. Schrifttum
Edebiyat, Alm. Literatur (f), Fr.Littérature (f), İng. Literature. Düşünce, duygu ve hayallerin sözlü veya yazılı olarak güzel ve tesirli biçimde anlatılması sanatı. Okuyana estetik bir tat vermek amacıyla yazılmış olan ya da böyle bir amacı olmasa bile, biçimsel özellikleriyle bu düzeye ulaşabilen bütün yazılı yapıtlar. Bu anlamıyla edebiyat görece yeni bir terimdir.

Batı'da 18. yüzyılda yaygınlaşmıştır. Geçmişte şiir, destan, tiyatro gibi türler genel olarak edebiyat başlığı altında değil, ayrı ayrı ele alınırdı. Türkiye'de de edebiyat terimi bugünkü anlamına ancak 19. yüzyılın sonlarında kavuşmuştur. Divan edebiyatında şiir ve düzyazı (inşa), amaçlan ve kuralları farklı olan iki ayn sanat dalı olarak görülürdü.

Edebiyatın kapsamı

Edebiyat bir anlatım biçimidir. Düşünce ve duygulan güzel ve etkili bir biçimde anlatma sanatı olarak da tanımlanır. İnsan yaşantılarını anlatan her metin edebiyat yapıtı değildir. Konu tartışmalı olmakla birlikte, asıl amacı estetik tat vermek değil, bilgi vermek ya da inandırmak olan yapıtlar (teknik ve bilimsel kitaplar, gazete yazılan, reklam metinleri, propaganda yazıları vb) genellikle edebiyatın kapsamı dışında bırakılır. Bir metnin edebiyat yapıtı, sayılması için sanat değeri taşıması gerekir! Ama bu değeri tanımlamak kolay değildir. Edebi değeri olan bilimsel metinlere rastlanabildiği gibi, sanat katına yüksele-meyen şiirler de vardır. Bunlara şiir değil, manzume denir.

Edebiyatın tanımı ve kapsamıyla ilgili tartışmalar, estetik kuramının alanına girer. İlk sistemli estetik felsefesinin kurucusu olan Kant'a göre, bir metnin sanat sayılabilmesi için "çıkar gözetmemesi", başka bir deyişle kendi dışında hiçbir amaç taşımaması gerekir. Bütün sanatlar gibi edebiyat da bu bakımdan oyuna benzetilebilir. Oyunun kendi dışında hiçbir amacı yoktur, yalnız zevk almak için oynanır ve biter. Bu yaklaşım, edebiyatı öteki insan eylemlerinden ayıran çok önemli bir noktayı vurgulamakla birlikte, iki yönden eleştiriye açıktır. Birincisi, fazlaca "hazcı" bir yaklaşımdır; edebiyat yapıtlannın içerdiği "doğruluk" boyutunu, aydınlanma yanını ihmal etmektedir. İkincisi, yeterince tarihsel değildir; geçmişte edebiyat dışı sayılan bazı metinlerin zamanla edebiyat kapsamı içine alındığını, bazılarınınsa edebi değer ve işlevini yitirdiğini göz önünde tutmamaktadır. Oysa bütün insan ürünleri gibi sanat da ölümlüdür.

Edebi türlerin en "edebi", en katışıksız, en yoğun olanı lirik şiirdir. Estetik haz vermenin ötesinde hiçbir amaç taşımaz. Ama bu estetik hazzın içinde derin, karmaşık ve dile getirilmesi güç bir insani gerçeklikle karşılaşmanın verdiği heyecan da vardır.

Yoğunluk ve katışıksızlık açısından lirik şiiri destan, eleji, ağıt, mesnevi, dramatik şiir ve felsefi şiir gibi manzum türler izler. Bunlar genellikle firik şiirden daha uzun ve daha gevşek dokuludur. Roman, 18. yüzyılda gelişen ve 19. yüzyılda öne çıkan bir türdür. Kaynaklan açısından en zengin edebi biçim olduğu söylenebilir. Destan, masal, ortaçağ romansları, deneme ve felsefi metin gibi daha eski biçimlerin hepsi romanı beslemiştir. Ama günümüzde satışa çıkan romanlann büyük bölümü edebiyat yapıtı sayılmaz; estetik zevk vermek için değil, oyalamak ve eğlendirmek için yazılmışlardır. Seyahatname, gezi notları, anı, otobiyografi, günlük ve mektup gibi kişisel metinler, genellikle edebiyat ile belgeseli ayıran çizginin iki yanında yer alır. Üsluplarının yetkinliği ve içeriklerinin zenginliğiyle büyük edebiyat yapıtı katma yükselenler olduğu gibi, "gazete yazısı" ve "anı defteri" düzeyinde kalanlan da vardır. Birçok kişisel metin, edebi değerinden çok, yazan konusunda özel bilgiler vermesi yüzünden ilgi çeker. Öte yandan, kolay kolay hiçbir türe sokulamayan ve üslup kaygısı gözetilmeden yazıldığı halde okurlara estetik bir doyum sağlayan metinler de vardır; 20. yüzyıl edebiyatında dışavurumculuk, dadacılık ve gerçeküstücülük gibi akımlann ürünleri genellikle bu türdendir.

Edebiyat akımları

  • Anakreontizm
  • Anlatımcılık (Ekspresyonizm)
  • Dadaizm (Dada Hareketi )
  • Dandizm
  • Doğaüstü
  • Edebiyat-ı Cedide
  • Egzistansiyalizm
  • Entimist (İçtenci)
  • Estetizm
  • Fütürizm (Gelecekçilik)
  • İmajizm
  • Empresyonizm (İzlenimcilik )
  • Klasisizm
  • Kübizm
  • Lirizm
  • Milli Edebiyat Akımı
  • Natüralizm
  • Neo-Klasikçilik
  • Neo-Realizm
  • Parnasizm
  • Parnasse Okulu
  • Popülizm
  • Postmodernizm ve Roman
  • Realizm (Gerçekçilik)
  • Romantizm
  • Romantizm ve Gerçekçilik
  • Simgecilik (Sembolizm)
  • Sürrealizm (Gerçeküstücülük)
  • Verismo

    Edebiyat terimleri

    Edebiyat Türleri

    Nazım

  • Şiir
  • Destan
  • Ağıt
  • Mesnevi
  • Eleji
  • Nesir

  • Roman
  • Öykü
  • Masal
  • Tiyatro
  • Deneme
  • Makale
  • Biyografi
  • Otobiyografi
  • Eleştiri
  • Anı
  • Gezi yazısı
  • Mizah
  • Edebi destan

    Ayrıca bakınız

    Edebiyat
  • edebiyat edebiyat
    2009-09-28T19:44:50+03:00
    EDEBİYAT AYNI ZAMAN DA İŞİTSEL BİR SANATTIR...
    0 Yorum Yap
    edebiyat edebiyat
    2005-10-03T17:54:23+03:00
    Edebiyat renklerin ve hayallerin mürekkep ve kağıtla somutlaştırılmasıdır.
    0 Yorum Yap
    edebiyat edebiyat
    2005-09-14T17:14:16+03:00
    siir, hikaye, roman, tiyatro, makale, deneme, drama gibi dallarin icerikleri ve yazarlari hakkinda bilgi veren, her millete ozgu yazin toplulugu.
    0 Yorum Yap
    Önceki Paylaşımlar