Element

Element Alm. Element (n), Urstoff (m), Fr. Elément (m), İng. Element. Kimyasal metodlarla daha basit maddelere ayrışması mümkün olmayan basit madde. Su bir element değildir. Fakat suyun elektrolizinden elde edilen hidrojen ve oksijen birer elementtir. Saf şeker bir element değildir. Çünkü şekerden karbon, hidrojen ve oksijen çıkarılabilir.

Element, aynı cins ve kimya tepkimelerinde bölünmeyen en küçük parçaların yığınıdır. Bu parçalara atom denir. Far

Element

Element Kimyasal metodlarla daha basit maddelere ayrışması mümkün olmayan basit madde. Örneğin su bir element değildir. Fakat suyun elektrolizinden elde edilen hidrojen ve oksijen birer elementtir. Saf şeker bir element değildir. Çünkü şekerden karbon, hidrojen ve oksijen çıkarılabilir.

Element, aynı cins ve kimya tepkimelerinde bölünmeyen en küçük parçaların yığınıdır. Bu parçalara atom denir. Farklı atomların birleşmesinden yeni bir madde olan bileşik elde edilir. Su, oksijen ve hidrojenden elde edilir. Bir element, herhangi bir enerji kullanılarak (ısı, ışık, elektrik gibi) daha basit maddelere ayrıştırılamaz. Elementin diğer bir özelliği de bir bileşik vermek üzere kimyasal reaksiyona girdiği zaman ağırlığının değişmemesidir.

1960 yılına kadar bilinen elementlerin sayısı 103’tü. Bugün ise bilinen element sayısı 107’dir. Fakat bütün özellikleri bilinen element sayısı sadece 95’tir. Diğerlerinin sadece atom ve kütle numaraları bilinmektedir. Doğada mevcut olan element sayısı da yaklaşık 93’tür. Diğerleri laboratuvarlarda sentetik olarak elde edilmiştir. Tabiatta olan elementlerin 30 kadarı serbest halde, yani diğer elementlerden herhangi biriyle birleşmemiş halde bulunabilir. Bunlar aktif olmayan, yani normal şartlarda reaksiyon verme kabiliyeti çok az olan maddelerdir. Platin, altın, gümüş, bakır, moleküler azot vs. bunlara örnekdir. Oksijen çok aktif olduğu halde, O2 şeklinde atmosferde bol miktarda bulunur. Fakat bileşik halinde suda, kayalarda ve deniz içindeki minerallerde de bol miktarda bulunur. Yer küresinde % 46,6 oksijen, % 27,72 silisyum, % 8,13 alüminyum, % 5 demir, % 3,63 kalsiyum, % 2,83 sodyum, % 2,59 potasyum ve % 2,09 magnezyum bulunmaktadır. Bunların toplamı % 98,5 kadardır. Diğer elementlerin tamamı da yer küresinin % 1,5 kadarını teşkil eder. Oda sıcaklığında on bir element gaz, altı element de sıvı haldedir.

Özellikleri

Elementlerin özellikleri, büyük ölçüde atomunun büyüklüğü ve elektronik yapısına bağlıdır. Bu yüzden her bir elementin özelliği diğerinden çok farklı olabilir. Mesela; helyumun erime noktası -271,4°C(29,6 atm’de), kaynama noktası ise -268,98°C’dir. Tungsten (volfram) elementinin ise erime noktası 3370°Cve kaynama noktası 5900°C’dir. Hidrojenin bir atmosfer basınçta ve 0°C’deki yoğunluğu 8,986.10-5 g/cm3 iken, iridyum ve osmiyumun yoğunluğu 22,8 g/cm3tür. Yani iridyumun yoğunluğu aynı şartlarda (basınç ve sıcaklıkta) hidrojenin yoğunluğunun yaklaşık 253.000 katıdır. Periyodik cetvelde aynı periyodda bulunan elementlerin özellikleri düzenli bir şekilde değişir. Mesela, erime noktası soldan sağa gidildikçe azalır.

Elementlerin içinde hakiki metal 77 tanedir. Bunlar elektrik ve ısıyı iyi naklederler. Buharları tek atomlu olup, bileşiklerinde daima (+) değerlikli olurlar. Metal olmayan, yani ametal olan element sayısı 17’dir. Fiziki özellikleri metallerin aksidir. Necip gazlar müstesna diğer ametaller gaz halinde iki atomludurlar. Bileşiklerinde eksi ve artı değerlikli olabilirler. Fluor daima eksi değerliklidir. Oksijen de fluor ile olan bileşiği hariç bütün bileşiklerinde eksi değerliklidir.

Bir de yarımetaller vardır ki, bunlar bazı durumlarda metal, bazı durumlarda ise ametal gibi hareket ederler. Beş tane element de sıvı haldedir. Bunlar Civa (E.N. -38,4°C), Galyum (E.N. 29,8°C), Sezyum (E.N. 28,7°C), Fransiyum (E.N. 27°C) ve Brom (E.N. -7,2°C) dur.

Elementlerin yapısı

Elementlerin en küçük parçası atom olup, atom bir çekirdek ve bu çekirdeğe çeşitli uzaklıklarda bulunan elektronlardan meydana gelmiştir. Protonun kütlesi, nötronun kütlesine hemen hemen eşit olup, kütleleri yaklaşık 1,67.10-24 gramdır. Çekirdek, atomun toplam hacmi yanında ihmal edilecek kadar küçük olup, pozitif elektrik yüklüdür. Pozitif elektrik yükü protondan gelmektedir. Proton (+1) elektrik yüklü olmasına rağmen, nötron yüksüz (nötr)dür. Çekirdekteki nötron sayısı ya proton sayısına eşit veya fazladır. (Nötronu olmayan tek element hidrojendir.) Bir elementte (serbest haldeyken) proton sayısı elektron sayısına eşittir. Elektronun kütlesi protonun kütlesinin yaklaşık 1840’ta biri kadar olup, elementin kütlesi yanında yok denecek kadar azdır. Elektronun elektrik yükü (-1) olduğundan, element serbest haldeyken nötr olarak kabul edilir. Elementin proton sayısı atom numarasına eşittir. Elementin sembolünün altında gösterilir. Mesela 20Ca hali kalsiyum atomunun atom numarasının 20 olduğunu ve aynı zamanda, proton ve elektronun 20’şer tane olduğunu ifade eder. Atom numarasının değişmesi mümkün değildir. Değiştirilebilirse, yeni bir element meydana gelir.

Proton ve nötron sayılarının toplamı, kütle numarasını verir ve sembolün üst kısmında gösterilir. Mesela;

40Ca veya 20Ca40 20 şekli, kalsiyum elementinin, 20 protonu ve 20 nötronu olduğunu ifade eder. Bir elementin atom numarası sabit olduğu halde kütle numarası değişik olabilir.

İzotop

Atom numarası aynı, kütle numarası farklı olan, aynı sembolle gösterilen ve benzer kimyasal-fiziksel özelliklere sahip elementlere izotop elementler denir. Kütle farkı nötron sayısından meydana gelmektedir. Mesela, atom numarası 50 olan (50 proton) kalayın tabiatta 10 tane izotopu vardır. Kalay elde edildiği zaman, bu on izotopu bir arada elde edilir ve izotoplarının yüzde oranları belirlidir. Klor gazı tabiatta 17Cl35 (% 75,5) ve 17Cl36 (% 24,5) izotoplarını ihtiva eder. Bu izotopların ortalaması klor elementinin atom ağırlığını verir ki, hesaplarda bu rakam kullanılır.

Kütle Numarası x % + Kütle No x % +... Atom Ağırlığı = ¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾ 100

35x75,5+36x24,5

Atom Ağırlığı = ¾¾¾¾¾¾¾¾¾ = 35,245

100

Bir elementin, elde edildiği kaynak ne olursa olsun, izotoplarının yüzde oranı sabit olmasına rağmen, nadiren bazı elementlerinki farklı olabiliyor. Mesela Bor’un (5B10) ve (5B11) şeklinde 2 izotopu vardır. Elde edildiği kaynağa bağlı olarak bu izotopların yüzdesi sıra ile % 18,98-% 18,55 ve % 81,02-% 81,55 olabiliyor. Berilyum, fluor, fosfor, kobalt, arsenik, iyot, altın gibi bazı elementlerin izotopları yoktur. Tabii olarak meydana gelen elementlerin 259 tane kararlı izotopu olduğu halde, izotopu kararlı olmayan 65 tane tabii element vardır. 1100’den fazla kararsız (radyoaktif) izotop vardır.

Elementlerin elektron düzeni: Element atomunun elektronları, atomun çekirdeği etrafında belirli kaidelere bağlı olarak yerleşir. Bu kaideler kuvantum teorisi ile açıklanmıştır. Bu teoriye göre çekirdek dışındaki bir elektronun 4 kuvantum sayısı vardır. Pauli prensibine göre bir atomda bulunan iki elektronun en azından bir kuvantum sayısı farklı olmalıdır. Mesela bir orbitalde ancak iki elektron bulunabilir. Bu iki elektronun üç kuvantum sayısı aynı olduğu halde, spin (dönme impulsu) kuvantları farklıdır. Yani birbirinin aksi yöndedir.

Kuvantum sayıları

1. Prinsipal (baş veya asli) kuvantum sayısı (n): Bu kuvantum sayısı elementin atomundaki enerji seviyelerini gösterir. Bu enerji seviyeleri 1,2,3,4,... olarak sıralanmış olup, n= 1 için K, n= 2 için L, n= 3 için M şeklinde; K,L,M,N,O,P ve Q harfleriyle sembolize edilirler ve yedi tanedir. Bunların her biri bir tabaka (zarf) olup, bulundurabileceği elektron sayısı 2.n2 formülüyle belirlenir. Buna göre n = 1 için 2.12 = 2, n = 2 için 2.22 = 8, n = 3 için 2.32 = 18 elektron bulunabilir. K en düşük enerji seviyesi, Q da en büyük enerji seviyesidir. Buna göre elektronlar çekirdekten uzaklaştıkça, yani kuvantum sayısı büyüdükçe enerji seviyeleri de büyümektedir.

2. Azımutal (tali) kuvantum sayısı (1): Bu sayı K, L, M vs. tabakalarındaki alt tabakaları gösterir. Her asli (baş) kuvantum sayısına karşılık olarak 0,1,2,3,... n-1 sayılarını alırlar ki, bu sayılar sıra ile s,p,d ve f harfleriyle gösterilir. Bu harfler elementlerin analizlerinde kullanılan spektroskopik terimlerin baş harfleridir. s = sharp, p = principal, d = diffuse ve f = fundamental.

Her tabakanın (zarfın) asli sayısı kadar alt tabakası vardır. Bir tabaka içinde en düşük enerji seviyesi s, en yüksek de f’dir.

n = 1 için 1= 0 olup ls orbitali

n = 2 için 1= 0; 1 olup 2s, 2p orbitali

n = 4 için 1= 0; 1;2;3 olup 4s, 4p, 4d ve 4f orbitali vardır.

Genel olarak s enerji seviyelerinde 1 çift, p’de 3 çift, d’de 5 çift ve f’de 7 çift elektron bulunabilir. Bu elektron çiftlerinin her biri uzayda farklı yönelime malik olup, bir orbital (yörünge) meydana getirir.

3. Manyetik kuvantum sayısı (m): Bu kuvantik sayı alt tabakaların bir manyetik alandaki yönelmesini belli eder. Bir (n) tabakasında bu sayı 0,-1 ve +1 değerlerini alır.

n = 3 için

1 = 0; m= 0

1 = 1; m=+1, 0,-1

1 = 2; m = +2, +1, 0, -1, -2

4. Spin kuvantum sayısı (Ms veya s): Bu kuvantik sayı, elektronun kendi etrafında dönmesini ifade eder ve +1/2 ve -1/2 değerlerini alır.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Ayrıca bakınız

* Elementler * Periyodik cetvel

Element

1. anlamı Kimyasal çözümlemeyle ayrıştırılmayan veya bireşim yoluyla elde edilemeyen madde.
2. anlamı i. öğe, eleman, unsur; cevher; cüz; esas; basit cisim; (hava, ateş, toprak, su gibi) dört ana unsurdan her biri; kimya element, öğe. the elements hava, açık hava; kötü hava şartları; temel esaslar. be in his element k.dili havasını bulmak. be out.
3. anlamı öge. unsur. eleman. element. bütünün gerekli parçası. küçük bir miktar. bir parça.
4. eleman. öğe. pil.

Element

i. eleman, unsur, öğe, element, faktör, ana unsur, esas, doğa şartları, atmosferik güçler, bir parça, küçük bir miktar

Element

kimyasal çözümlemeyle ayrıştırılmayan ya da bireşim yoluyla elde edilemeyen madde.

Element

Almanca Element kelimesinin Türkçe karşılığı.
i. öğe (n), element (n), eleman (n), unsur (n)

Element

Element İngilizce anlamı ve tanımı

Element anlamları

  1. (noun) One of the smallest natural divisions of the organism, as a blood corpuscle, a muscular fiber.
  2. (noun) One of the simple substances, as supposed by the ancient philosophers; one of the imaginary principles of matter.
  3. (noun) Sometimes a curve, or surface, or volume is considered as described by a moving point, or curve, or surface, the latter being at any instant called an element of the former.
  4. (noun) The simplest or fundamental principles of any system in philosophy, science, or art; rudiments; as, the elements of geometry, or of music.
  5. (noun) An infinitesimal part of anything of the same nature as the entire magnitude considered; as, in a solid an element may be the infinitesimal portion between any two planes that are separated an indefinitely small distance. In the calculus, element is sometimes used as synonymous with differential.
  6. (noun) One of the terms in an algebraic expression.
  7. (noun) One of the necessary data or values upon which a system of calculations depends, or general conclusions are based; as, the elements of a planet's orbit.
  8. (noun) One of the simplest or essential parts or principles of which anything consists, or upon which the constitution or fundamental powers of anything are based.
  9. (v. t.) To constitute; to make up with elements.
  10. (noun) The bread and wine used in the eucharist or Lord's supper.
  11. (noun) The elements of the alchemists were salt, sulphur, and mercury.
  12. (noun) The whole material composing the world.
  13. (noun) One of the simplest essential parts, more commonly called cells, of which animal and vegetable organisms, or their tissues and organs, are composed.
  14. (noun) The four elements were, air, earth, water, and fire
  15. (noun) One of the ultimate parts which are variously combined in anything; as, letters are the elements of written language; hence, also, a simple portion of that which is complex, as a shaft, lever, wheel, or any simple part in a machine; one of the essential ingredients of any mixture; a constituent part; as, quartz, feldspar, and mica are the elements of granite.
  16. (noun) One out of several parts combined in a system of aggregation, when each is of the nature of the whole; as, a single cell is an element of the honeycomb.
  17. (noun) Any outline or sketch, regarded as containing the fundamental ideas or features of the thing in question; as, the elements of a plan.
  18. (v. t.) To compound of elements or first principles.
  19. (noun) the conditions and movements of the air.
  20. (noun) One of the ultimate, undecomposable constituents of any kind of matter. Specifically: (Chem.) A substance which cannot be decomposed into different kinds of matter by any means at present employed; as, the elements of water are oxygen and hydrogen.

Element tanım:

Kelime: el·e·ment
Söyleniş: 'e-l&-m&nt
İşlev: noun
Kökeni: Middle English, from Old French & Latin; Old French, from Latin elementum
1 a : any of the four substances air, water, fire, and earth formerly believed to compose the physical universe b plural : weather conditions; especially : violent or severe weather battling the elements c : the state or sphere natural or suited to a person or thing at school she was in her element
2 : a constituent part: as a plural : the simplest principles of a subject of study : RUDIMENTS b (1) : a part of a geometric magnitude an infinitesimal element of volume (2) : a generator of a geometric figure; also : a line or line segment contained in the surface of a cone or cylinder (3) : a basic member of a mathematical or logical class or set (4) : one of the individual entries in a mathematical matrix or determinant c : one of a number of distinct groups composing a larger group or community the criminal element in the city d (1) : one of the necessary data or values on which calculations or conclusions are based (2) : one of the factors determining the outcome of a process e : any of more than 100 fundamental substances that consist of atoms of only one kind and that singly or in combination constitute all matter f : a distinct part of a composite device g : a subdivision of a military unit
3 plural : the bread and wine used in the Eucharist
synonyms ELEMENT, COMPONENT, CONSTITUENT, INGREDIENT mean one of the parts of a compound or complex whole. ELEMENT applies to any such part and often connotes irreducible simplicity the basic elements of geometry . COMPONENT and CONSTITUENT may designate any of the substances (whether elements or compounds) or the qualities that enter into the makeup of a complex product; COMPONENT stresses its separate entity or distinguishable character the components of a stereo system . CONSTITUENT stresses its essential and formative character the constituents of a chemical compound . INGREDIENT applies to any of the substances which when combined form a particular mixture (as a medicine or alloy) the ingredients of a cocktail .
[element table]

Element ile eşanlamlı (synonym) kelimeler

Component, Constituent, Factor, Ingredient,

Element

Flemenkçe Element kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. element, main component, something which is a part of a complex whole; substance which cannot be simplified or separated (Chemistry)

Element

Almanca Element kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. main component, something which is a part of a complex whole; substance which cannot be simplified or separated (Chemistry)

Element

Türkçe Element kelimesinin İngilizce karşılığı.
n. main component, something which is a part of a complex whole; substance which cannot be simplified or separated (Chemistry)
n. element, main component, something which is a part of a complex whole; (Chemistry) substance which cannot be simplified or separated
n. element, unit; factor, ingredient

Element

n. main component, something which is a part of a complex whole; substance which cannot be simplified or separated (Chemistry)
n. element, main component, something which is a part of a complex whole; (Chemistry) substance which cannot be simplified or separated
n. element, unit; factor, ingredient


İlgili konuları ara

Yanıtlar