Et

Et

Et Alm. Fleisch (n), Fr. Viande, İng. Meat. flesh. Kasaplık hayvanlar, kuşlar, kümes hayvanları, balıklar ve av hayvanlarının yenebilen kısımları. Fakat et denilince yenebilen hayvanların kas kısımları, yani daha ziyade kas eti anlaşılır. Bu hayvanların baş, beyin, dil, böbrek, akciğer ve karaciğer, barsak ve işkembe gibi kısımlarına “sakatatlar” adı verilir. Ülkemizde başta koyun ve sığır etleri olmak üzere, kuzu, manda, keçi, oğlak etleri, balık etleri

ET (almanca) türkçe anlamı

1. flesh
2. meat
3. fleshy part of fruit
4. insanların
5. hayvanlardan elde ettiği temel gıdalardan biri ve birincisi
6. fleisch

ET (fransızca) türkçe anlamı

7. ve
8. ile

ET (inglizce) türkçe anlamı

9. suff. cik: -cik

ET (türkçe) anlamı

10.
11. 1 . İnsanlarda
12. hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka:
Bu koyunda hiç et yok
13. pek zayıf.- .
14. 2 . Kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi:
Bu
15. kurumuş pastırma renginde bir et parçası idi.- H. Taner.
16. 3 . Ten:
Gömleği yırtılmış
17. eti görünüyor.- .
4 . Meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm:
Bu zeytinde et denecek bir şey yok.- .

ET (türkçe) anlamı

18. kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi
19. insanlarda
20. hayvanlarda deriyle kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan doku.ten.meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm.

Et (fransızca) ingilizcesi

1. conj. and,[E.T.]n. basic chemical elementconj. andn. meat
2. flesh
3. pulp
beef,

ET (türkçe) ingilizcesi

4. [E.T.]n. basic chemical elementconj. andn. meat
5. flesh
6. pulp
7. beef

Et (ingilizce) fransızcası

1. [E.T.]n. Rt
2. symbole de l'ethyl
3. élément chimique

Et (fransızca) almancası

1. abbr. u.conj. und
2. sondern
3. wieprep. und
4. mit

Et (fransızca) italyancası

1. (conjonction) e
2. ed

Et (fransızca) ispanyolcası

1. (conjonction) y
2. e

Et (ingilizce) portekizcesi

1. [E.T.] s. elemento químico básico

Et (fransızca) flemenkcesi

1. (conjonction) en
Et Alm. Fleisch (n), Fr. Viande, İng. Meat. flesh. Kasaplık hayvanlar, kuşlar, kümes hayvanları, balıklar ve av hayvanlarının yenebilen kısımları. Fakat et denilince yenebilen hayvanların kas kısımları, yani daha ziyade kas eti anlaşılır. Bu hayvanların baş, beyin, dil, böbrek, akciğer ve karaciğer, barsak ve işkembe gibi kısımlarına “sakatatlar” adı verilir. Ülkemizde başta koyun ve sığır etleri olmak üzere, kuzu, manda, keçi, oğlak etleri, balık etleri ve kümes hayvanı etleri yenilmektedir.

Yağsız et ortalama olarak % 76 su, % 21,5 azotlu maddeler, % 1,5 yağ, % 1 mineral maddeler ihtiva etmektedir. Bunun yanında karbonhitratlar (% 0,05- 0,18), beyaz renk maddeleri, enzimler ve vitaminler de ihtiva etmektedir.

Ette, suyun dışında, en fazla bulunan kas proteini, suda çözünmeyen globulin kompleksi aktomiyosin olup, kas lifinin kasılmasından sorumludur. Bundan sonra albuminlerden miyojen, kastan soğuk su ile ekstra edilebilir. Ette daha az oranda kollojen ve elastin proteinleri bulunur. Et proteini insan vücudu için ihtiyaç duyulan amino asitleri ihtiva eder.Tam değerli bir protein olarak kabul edilir.

Bundan sonra etin rengini veren, en önemlisi miyoglobin pigmentleri, hücrenin kalıtım karakteristiklerini kontrol eden, genetik maddenin en önemli bileşeni nükleoproteinler gelir.

Etin kırmızılığını veren kanın renk maddesi hemoglobine benzeyen miyoglobindir. Balık ve kümes hayvanlarının etinde bu madde bulunmadığından onların etleri kırmızı değildir, beyazdır. 70-80°C’ye ısıtılınca renk maddesi ayrıştığından pişmiş etler kırmızı renklerini kaybederler.

Etin başlıca tuzları potasyum, fosfat, kalsiyum ve magnezyum fosfat ve sodyum klorürdür. Az miktarda demir, silisyum bulunur. Karaciğer, böbrek ve kalp dışında, kas eti, vitaminler bakımından nisbeten fakirdir. Bununla birlikte tiamin, riboflavin, niasin ve diğer B-kompleksi vitaminleri oldukça iyidir. Kas etinde, az miktarda enzimler bulunur. Ette, gaz olarak fazla miktarda karbondioksit, az miktarda azot vardır.Taze et, amfoterdir. Kırmızı tornusol kağıdını mavileştirir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Önceki Paylaşımlar