Fal

Fal Alm. Vorzeichen (n), Wahrsagen (n), Fr. Augure, bonne aventure, Présage, pronostic (m), İng. Augury, omen, sooth-saying. Gelecek veya bilinmeyen geçmiş hakkında haber verme iddiası. Cahil halk arasında pek yayılmış ve itibar görmüştür. Fala bakmayı meslek haline getirenler, yere bakla atmak, iskambil kağıdına, kahve fincanındaki telve şekillerine, avuç çizgilerine bakmak suretiyle bunlardan mana çıkararak, bahta, geleceğe ait bilgiler ileri sürerler.

FAL (türkçe) anlamı

1. Uğur. Baht. Tali'. (Bak: Tefe'ül)

FAL (türkçe) anlamı

2. geleceği öğrenmek
3. şans ve kısmeti anlamak amacıyla oyun kâğıdı
4. kahve telvesi
5. el ayası gibi şeylere bakarak anlam çıkarma
6. bakı

FAL (türkçe) ingilizcesi

1. [FAL]n. fortune
2. luck
3. chance
4. fate

FAL (türkçe) fransızcası

1. augure [le]

FAL (türkçe) almancası

1. Wahrsagen
Fal Alm. Vorzeichen (n), Wahrsagen (n), Fr. Augure, bonne aventure, Présage, pronostic (m), İng. Augury, omen, sooth-saying. Gelecek veya bilinmeyen geçmiş hakkında haber verme iddiası. Cahil halk arasında pek yayılmış ve itibar görmüştür. Fala bakmayı meslek haline getirenler, yere bakla atmak, iskambil kağıdına, kahve fincanındaki telve şekillerine, avuç çizgilerine bakmak suretiyle bunlardan mana çıkararak, bahta, geleceğe ait bilgiler ileri sürerler. İnsanın isteklerine yakın şeyler anlatarak, dinleyenleri kendilerine hemen inandırmaya çalışırlar. Hakikatleri bilen ve ilmi olan, bunları işitince, tekerleme, tahmini ifadelerden başka bir şey olmadığını anlar.

Falcılığın tarihi çok eskidir. M.Ö. 4000 yıllarında, Mısır, Çin, Kalde ve Babil’de, İslamiyetten önce Arap Yarımadasında falcılık yapıldığını gösteren belgeler mevcuttur.Tarih boyunca falcılık, hekimliğin tamamlayıcı unsuru olarak kullanıldığı gibi, batıl (insanlar tarafından uydurulan) dinlerin mensuplarınca çok rağbet görmüştür.

İslam dininde sihir, büyü yasak edildiği gibi, fala bakmak ve inanmak da yasak edilmiştir. İslam dininde, hesabın ve tecrübenin bildirmediği şeylere gayb denir. Gaybı, Allahü teala ve O’nun bildirdiklerinden başkası bilemez. Bunlar peygamberler ve Allah’ın veli kullarıdır. Bu sebeple gaybı bilirim diyen kahinlere, falcılara inanmak, kendini kandırmak, dini emirlerden uzaklaşmak olur.

Allahü teala, Kur’an-ı kerimde fal ile ilgili olarak mealen buyurdu ki:

Ey iman edenler, içki, kumar, (tapmaya mahsus) dikili taşlar, fal okları ancak şeytanın amelinden birer murdardır (pis şeylerdir). Onun için bunlardan kaçının ki muradınıza eresiniz (kurtulasınız). (Maide suresi: 90)

Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem fal ile ilgili olarak buyurdu ki:

Tevekkül edenler, falcılık, efsun ve dağlamak ile hastalığı tedavi ettirmez.

Cebrail (aleyhisselam) bana geldi. Kalk, namaz kıl ve dua et! Bu gece Şaban’ın on beşinci gecesidir (yani Berat gecesidir) dedi. Bu geceyi ihya edenleri, Allahü teala affeder.Yalnız müşrikleri, büyücüleri, falcıları, hasisleri (cimrilik edenleri), alkollü içki içenleri, faiz yiyenleri ve zina yapanları affetmez.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Önceki Paylaşımlar