Folklor

Folklor

Genel olarak halk bilgisi manasına gelir. Halk geleneklerini adetlerini, inançlarını, efsanelerini, türkülerini edebiyatlarını inceleyen, herhangi bir toplulukta yaşayanların örf ve adetlerini araştırıp, o topluluğun yaşayışını, duyuş ve düşünüşünü anlatmaya çalışan bir ilim dalıdır. Bu araştırma sahasına halka ait bütün kültür unsurları, türküler, masallar, fıkralar, atasözleri, bilmeceler, tekerlemeler vb. sanat ürünleri girer. Folklor kelimesini ilk olarak 1846 yılında İngiliz eski eserler

FOLKLOR (türkçe) anlamı

1. Halk bilimi:
2. Hep
3. folklor
4. sanatın
5. ilmin
6. kültürün kendisidir
7. ortaya attık.- F. R. Atay.

FOLKLOR (türkçe) anlamı

8. halkbilim
9. halkiyat.
10. >folklor:
11. >Fransızca folklor (folklore) sözü “
12. Bir ülkede yaşayan halkın kültür ürünlerini
13. sözlü edebiyatını
14. geleneklerini
15. törelerini
16. inançlarını
17. mutfağını
18. müziğini
19. oyunlarını
20. halk hekimliğini inceleyerek bunların birbirleriyle ilişkilerini belirten
21. kaynak
22. evrim
23. yayılım
24. değişim
25. etkileşim vb. sorunlarını çözmeye
26. sonuç
27. kural
28. kuram ve yasaları bulmaya çalışan bilim dalı.”
29. anlamındadır. Bu bilim dalı için dilimizde
30. >halk bilimi karşılığı bulunmaktadır.

FOLKLOR (türkçe) ingilizcesi

1. [folklor (m) ]n. folklore
2. legends and beliefs of a people or particular culture (originally passed down orally from generation to generation)
3. n. folklore,

FOLKLOR (türkçe) fransızcası

1. folklore [le]

FOLKLOR (türkçe) almancası

1. n. Volkskunde
Folklor genel olarak halk bilgisi anlamına gelir. Halk geleneklerini adetlerini, inançlarını, efsanelerini, türkülerini edebiyatlarını inceleyen, herhangi bir toplulukta yaşayanların örf ve adetlerini araştırıp, o topluluğun yaşayışını, duyuş ve düşünüşünü anlatmaya çalışan bir ilim dalıdır. Bu araştırma sahasına halka ait bütün kültür unsurları, türküler, masallar, fıkralar, atasözleri, bilmeceler, tekerlemeler vb. sanat ürünleri girer.
Folklor kelimesini ilk olarak 1846 yılında İngiliz eski eserler uzmanı W. J. Thoms kullanmıştır. Bundan sonra bu kelime halk kültür değerlerini karşılayan bir terim olarak, gittikçe gelişmiş ve dünyanın her tarafına yayılmıştır.
Bizde folklor araştırmaları Cumhuriyetle beraber gelişme göstermeye başlamıştır. Bizde folklor kelimesini halkiyat adıyla Türkçe'ye kazandıran değerli filozof Ziya Gökalp'tir. Bu kelime daha sonra Halk Bilgisi "adını aldı. Günümüzde ise yaygın olarak folklor kelimesi kullanılmaktadır. Henüz milli folklor değerlerimizi sistemli bir şekilde ele almış, incelemiş ve ortaya çıkararak ilim ve sanat dünyasının dikkatine sunmuş değiliz. Ancak her geçen gün bu sahada büyük ilerlemeler kaydedildiğini ifade etmek yerinde olur.
Folklor, sözlük manası olan halkiyat, halk bilgisi ifadelerinden de anlaşılacağı gibi bütün olarak halkın yaşayışı, inançları, duyuş ve düşünüşü örfü adetidir.
Edebiyatta, adına Halk Edebiyatı dediğimiz anonim eserler, masallar, maniler, bilmeceler, atasözleri, deyimler, rivayetler, efsaneler hep folklor mahsulleri olarak değerlendirilir.

Halk bilimi

Halk bilimi, giyim kuşamdan halk oyunlarına kadar, halka ait her şeyi içine alır. Çeşitli dalları vardır. Örf ve adetler, bölgelere mahsus mahalli kıyafetler, eğlence şekilleri, oyunlar, görgü kaide ve kuralları, sözlü halk edebiyatı eserlerinin hepsi folklorun ayrı ayrı dallarıdır. Folklor kelimesini ilk defa 1846'da İngiliz William J.Thoms kullanmıştır. Kelime İngilizcede halk bilimi demektir. Türkiye'de bu konuya ilk temas eden ve folklorun karşılığı olan halkıyat terimini kullanan Ziya Gökalp'tır. Bunu Fuad Köprülü takib etmiştir. Folklor İngilizce folk (halk), lore(ilim) kelimelerinin birleşimidir. Rıza Tevfik bunun yerine 'hikmet-i avam' tabirini kullanmıştır. 'Halk oyunları', 'halk bilimi' gibi tabirleri de kullanmasına rağmen bunlar pek tutunamamıştır.

Türk folkloru

Folklorun kaynakları ve dalları bakımından dünyanın en zengin örneklerinden biridir. Göçebe medeniyetinden yerleşik hayat özelliklerine, köy-kasaba-şehir örf ve adetlerine, sayılamayacak kadar çok çeşitli ve ihtimam gösterilmiş, bilhassa kadın kıyafetlerine, hepsinin özünde dürüstlük, samimiyet ve terbiye bulunan görgü kurallarına kadar her şey, Türk folklorunda bol bol bulunur. Ancak son yıllarda çeşitli sosyal, ekonomik ve diğer sebeplerle herbiri büyük bir hızla kaybolmakta, unutulup gitmektedir.
Son yıllarda devlet eliyle başlatılan ve bazı kültür çevrelerinde ciddiyetle ele alınan Türk folklorunu araştırma ve yaşatma çalışmaları, kısmen de olsa başarı sağlamıştır. Böylece Türk folklorunun güzel unsurları göçüp giden nineler ve dedelerle birlikte yok olmaktan kurtarılmak istenmektedir.
Türk folklorunun en zengin dallarından biri, sahibi bilinmeyen 'şifahi' yani 'sözlü halk edebiyatı' mahsulleridir. Bu, 'folklor edebiyatı' olarak da bilinir. Halk hikayeleri, masallar, efsaneler, fıkralar, bilmeceler, ninniler, menkıbeler, atasözleri, deyimler, mani ve türküler buna dahildir. Bunları ilk defa söyleyen kişinin ismi bilinmediği gibi, zamanla dilden dile geçerken nakledenlerin duygu, düşünce ve fikirlerinin de ilavesiyle, halkın ortak malı haline geldiği için, anonim olan bu türler folklor edebiyatının içine alınmışlardır. Yazarı belli olanlar, halk edebiyatının diğer bölümüne girer.
Bu edebiyatın özelliği; halkın özünü, samimi duygu ve düşüncelerini, güzel veya tenkid edilebilecek taraflarını olduğu gibi göstermesidir. Folklor edebiyatında bir mısra, bir kıt'a, bir bilmece halk hayatının, seviye ve tarzının, hasret ve arzularının, değer hükümlerinin ve hayatı anlamanın açıkça göstergesi olabilir. Ancak bu husus folklor bilimcileri tarafından kesin bir bilgiden ziyade bir ipucu olarak değerlendirilir.
Folklor edebiyatı eserlerinin göründüğünden daha fazla faydası vardır. Bunlar halk ve nesiller arasında gizli ve yaşayan bir köprü kurarlar. Böylece cemiyette içtimai (sosyal) bir tesanüd (yardımlaşma) sağlanır. Fertlerin ve grupların eğitiminde de büyük faydalar sağlar. Bir hikmetli söz, büyük alim ve evliyaların nasihatleri çok defa bir kıt'a, bir mani, bir hikaye şeklinde halk arasında yaşar. Ondan alınan ibret ve çıkarılan ders, kişilerin düşünce, inanç ve davranışlarını düzeltmede tesirli olur. Uzmanlar, Türk folklor edebiyatının pekçok eserinde bir ayet-i kerime, bir hadis-i şerif, bir din büyüğünün sözü, bir alimin nasihatinin halk diliyle ve halk anlayışıyla söylenmiş şekli olduğunu görmüşlerdir. Ancak bunların arasına maksatlı veya bilmeden yabancı din ve kültürlere ait unsurların karıştığı da bir gerçektir. Bu kısımdan olanlar, esasen diğerleriyle çatışmakta ve bunlar kadar yaygınlaşamamaktadır.
Orhun Abideleri, Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig'i, Kaşgarlı Mahmud'un Divanü Lügati't-Türk ile Dede Korkut Hikayeleri, İbn-i Battuta'nın Seyahatname'si, Babürname, Evliya Çelebi'nin Seyahatname'si yanında daha pekçok eser ve halk şairlerinin ortaya koyduğu mahsuller Türk folklorunun kaynaklarını meydana getirir. Bunlardan başka folklora kaynak olacak birçok derleme eserler de ortaya konmuştur.
Türk folkloru üzerinde ilk çalışmalar Macar Kunoş ile meşhur Rus Türkoloğu W.Radloff tarafından yapıldı. Bunu Türkçülüğün Esasları (1923) ile Ziya Gökalp, onu da, Fuad Köprülü takib etti. Halk oyunları üzerine ilk çalışmayı Rıza Tevfik Bölükbaşı yaptı (Nevsal-i Afiyet-Salname-i Tıbbi 1900).
1920'de Maarif Vekaleti bünyesinde Hars (Kültür) Dairesi kuruldu. Rıza Nur'un maarif bakanlığı sırasında yayınlanan bir tamimle öğretmenlerden ve isteklilerden derleme yapılması istendi. Ege bölgesi musiki derlemeleri Yurdumuz Nağmeleri ismiyle yayımlandı.
1924 senesinde İ.Ü.Edebiyat Fakültesine bağlı olarak Türkiyat Enstitüsü kuruldu. 1926'dan itibaren yayımlamaya başlanan Türkiyat Mecmuası ile folklor çalışmaları desteklendi. 1927 senesinde merkezi Ankara'da olmak üzere Anadolu Halk Bilgisi Derneği isimli bir dernek kuruldu. Sonra ismi Türk Halk Bilgisi Derneği olarak değiştirildi. Bu dernek, halk bilgisi toplayıcılarına Rehber isimli bir kitap, Halk Bilgisi Mecmuası, Halk Bilgisi Haberleri isimli dergileri yayınladı. 1932'de Halkevlerinin açılması üzerine dernek halkevlerine katıldı.
Bundan sonraki halkıyat derlemeleri Halkevleri ile yapıldı. Çeşitli dergiler yayımlandı. 1960'dan sonra Halkevlerinin yerini Halk Eğitim Merkezleri aldı. 1939-1949 seneleri arasında bir Halkıyat (Folklor) Arşivi kuruldu.
20 Ekim 1961 senesinde Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü kuruldu ve yayımladığı Türk Kültürü dergisinde, folklor çalışmalarına yer verdi. 1966 senesinde Ankara'da Milli Folklor Enstitüsü kuruldu. 1973 senesine kadar faaliyetini sürdüren Enstitü'nün ismi Milli Folklor Araştırmaları Dairesi olarak değiştirildi. Bu arada çeşitli üniversiteler kendi bünyelerinde folklor ve halkıyat çalışmaları yaptı. Seminer, konferans, gezi, sergiler yanında kongreler düzenlediler. Ayrıca bazı büyük vilayetlerde ilkokuldan başlayarak üniversite öğrencilerine kadar folklor çalışmaları yaygınlaştırıldı. Türkiye ve dünya folklor yarışmaları yapılarak folklor teşvik edilmektedir.
Bazı bankalar ve ferdi gayretlerle yayımlanan dergiler de halkıyata hizmet etmektedir.
Önceki Paylaşımlar