Gine

Gine

Gine Cumhuriyeti, Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Kuzeyinde Senegal, Gine Bissau, güneyinde Sierra Leone ve Liberya, doğusunda Mali, Fildişi Sahili; batısında ise Atlas Okyanusu bulunur. Ülkenin ismi, 'Guinea', asıl olarak Berberi'lerin Sahra Çölünün güneyi ve Gine Körfezi arasındaki bölgeye verdikleri isimden gelir (kabaca, siyahların ülkesi demek).

GINE (türkçe) anlamı

1. Leşten akan murdar sarı su.

GINE (türkçe) anlamı

2. gene
3. yine

GINE (türkçe) ingilizcesi

1. n. Guinea,

GINE (türkçe) almancası

1. npr. Guinea
Gine Cumhuriyeti, Kuzeybatı Afrika ülkesidir. Kuzeyinde Senegal, Gine Bissau, güneyinde Sierra Leone ve Liberya, doğusunda Mali, Fildişi Sahili; batısında ise Atlas Okyanusu bulunur. Ülkenin ismi, 'Guinea', asıl olarak Berberi'lerin Sahra Çölünün güneyi ve Gine Körfezi arasındaki bölgeye verdikleri isimden gelir (kabaca, siyahların ülkesi demek).
Batı Afrika sahillerinde, 10° kuzey enlemi üzerinde bulunan, batısında Atlas Okyanusu, kuzeyde Gine-Bissau, Mali, Senegal, doğuda Mali ve Fildişi Sahili, güneyde Sierra Leone ve Liberya ile çevrili ülke.

Tarihi

Gine tarihiyle ilgili çok eskilere dayalı teferruatlı bilgi bulunmamaktadır. Nijer havzasının bulunduğu Yukarı Gine bölgesinde, çok eskilerde pekçok Afrika krallığının kurulduğu bilinmektedir. İslamiyeti yaymak için dünyanın her tarafına dağılan Müslümanlar, 11. asırda buralara gelerek İslamiyeti yaydılar. Halk da hak din olan İslamiyeti kabul ederek, Müslüman oldu. İslamiyetin kuvvetli olduğu ilk zamanlarda halk güçlü devletler kurdu. Bu devletlerden Futa-Djalon’da kurulan devlet en önemlisidir.
Avrupa’nın orta çağlarda başlayan ve her çağda devam edegelen sömürgecilik zihniyeti ve fiiliyatı 1600’lü yıllarda Gine’yi tehdit etmeye başladı. Bu zamanda ülkeye gelen Portekizliler, bugünkü Gine topraklarına yerleşememişlerdi. Fakat 19. asrın ortalarında bu ülkeye gelen Fransızlar, ülkeye hakim olmuşlardır.
1896 senelerinde ülkenin iç kısımlarına kadar iyice nüfûz ederek ülkeyi diğer sömürgelerine yaptığı gibi insanlık dışı bir muameleyle sömürüye tabi tutan Fransa, İkinci Dünya Savaşı sonunda sömürgeciliğe karşı yoğunlaşan mücadele karşısında fazla dayanamadı. Fransa Cumhurbaşkanı General De Gaulle, Gine’nin, bağımsızlık mücadelesi karşısında halk oylamasına gidilmesini istedi. Yapılan halk oylaması sonucunda Gine halkı bağımsızlığı tercih etti. Eylül 1958’de bağımsızlığını ilan ederek, cumhurbaşkanlığına bağımsızlık mücadelesinin en önde gelen liderlerinden biri olan Ahmed Sekav Toure getirildi.
Bu tarihten sonra, Gine’den Fransızların tamamına yakın kısmı çekildi. 1961 senesinde Mali ile birlikte Afrika Devletleri Birliğini kurdular. Önce Rusya, Çin, Çekoslovakya gibi sosyalist ülkelerden yardım aldı. 1968’de yeniden cumhurbaşkanı seçilen Ahmed Sekav Toure, radikal bir rejime döndü. Bir sürü karışıklıklarla 1974’e gelindi. 1974’te Sekov Toure tekrar cumhurbaşkanı seçildi. 1984’te ölünceye kadar bu makamda kaldı. 3 Nisan 1984’te Albay Lansana Conte komutasında ordu bir darbe ile idareye el koydu. Milli Düzenleme Konseyi kuruldu. Günümüzde konsey idaresi devam etmektedir.

Fiziki Yapı

Gine’nin batıda Atlas Okyanusu ile olan yaklaşık 500 km uzunluktaki kıyısı, girinti ve çıkıntılarla dolu olup, burada çok sayıda küçük adacıklar bulunmaktadır. Bu kıyılardan Atlas Okyanusuna pekçok akarsu dökülür. Akarsular çok büyük değildir. 40-80 km arasında değişen alçak kıyı şeridinden sonra doğuya doğru arazi, basamaklar halinde yükselerek Futa-Djalon adı verilen ortalama 1000 m yüksekliğe sahip dağlık bölgeye erişir. Bu dağlık bölgenin güneydoğusunda yer alan yaylalar, ülkenin güney doğusundaki dağlık bölge ile Futa-Djalon dağlık bölgesi arasında köprü vazifesi görür. Güneydoğudaki dağlık bölge, ülkenin en yüksek kesimidir. Nimba Dağları adı verilen bu bölgenin en yüksek noktası 1768 metredir. Futa-Djalon bölgesinin doğusunda, Nimba bölgesinin ise kuzeyinde kalan kesim ovalıktır. Afrika kıtasının önemli nehirlerinden olan Nijer ve kolları bu ovayı sulamaktadır. Batıda Atlas Okyanusuna dökülen pekçok akarsudan en önemlileri Bafing ve Mila’dır. Ülkede pekçok baraj gölü bulunmasına karşılık, önemli derecede büyük tabii göle sahip değildir.

İklim

Ekvatora çok yakın bir bölgede bulunmasının, ülkenin ikliminde önemli tesiri vardır. Sıcak ve nemli bir iklime sahiptir. Nisan-kasım ayları arası ülkede yağışların bol olduğu mevsimdir. Yağışlar daima yağmur şeklinde olup, iç kesimlerde kıyı kesimlere nisbeten daha azdır. Bol yağış alan batı kısımlarında senelik yağış ortalaması 4300 milimetredir. Sıcaklık ortalaması ise yaklaşık 27°C dir.

Tabii Kaynaklar

Ülkenin batı kıyılarında akarsuların okyanusa döküldüğü yerlerde meydana gelen bataklıklar, mangrov denilen bataklık bitkileriyle kaplıdır. Tropikal bölgelerin tipik bitkisi olan palmiye ağaçlarının da bulunduğu bölgenin doğusunda, Futa-Djalon bölgesine kadar olan yerlerde bol yağışlı tropikal ormanlar yer alır. Bu bölgede yaygın olan bir bitkinin türü de sürüngen otlardır. Yüksek kesimlerde tropikal ormanlar yerlerini savanlara bırakır. Özellikle Futa-Djalon bölgesinde muz, narenciye ve ananas çok rastlanan bitki türüdür.
Yabani hayvanlar yönünden de zengin olan Gine’de tropikal ormanlarda yaşayan hayvanlardan aslan, kaplan, su aygırı, maymun ve timsaha çok sık rastlanır.
Tabii zenginliklerinden madenler, küçümsenmeyecek derecededir. Dünya boksit rezervinin % 20’si Gine’dedir. Demir, altın ve elmas madenleri bol miktardadır. Bu madenler sömürgeci Avrupalıları buralara çekip ülkeyi yüzyıllarca sömürmelerine sebeb olmuştur.

Nüfus ve Sosyal Hayat

Yaklaşık 7.232.000’i bulan nüfûsunu 16 farklı etnik grup teşkil etmektedir. Fulani veya Peul denilen grup en önemlisidir. Ayrıca Susu, Landuman, Malinke, Kissi, Gerze ve Kurankolar, nüfûsu meydana getiren etnik grupların başında gelir. Resmi dil Fransızca olmasına rağmen, halk kendi lehçelerini konuşur. Gine’de eğitim ve öğretim devlet tarafından parasız olarak yapılmaktadır. Okuma yazma bilenlerin oranı toplam nüfûsa göre % 28,3 gibi çok düşük bir seviyededir.
İnsan hak ve hürriyetlerinin savunucusu şeklinde görünen batılı Fransızlar, buradaki Müslüman halka, hem kendi kültürlerini vermek için, hem de hakiki saadete sebeb olan İslam dininden onları uzaklaştırmak için, okuma yazma oranını da alt seviyede tutmuşlar, her zaman olduğu gibi, Haçlı zihniyetlerini göstermişlerdir.
Halkın çoğunluğu köylerde yaşar ve çiftçilikle uğraşır. Şehirlerde yaşayanlar toplam nüfûsun % 13’ünü teşkil etmektedir. Halkın çoğunluğu Müslümandır. Az bir kısmı Putperest olup, % 1 nisbetinde ise Hıristiyan vardır. Başşehri olan Konakri, Gine’nin en önemli ticaret ve kültür merkezidir. Halk arasında el sanatlarından tahta oymacılığı son derece yaygındır.

Siyasi Hayat

Gine, 1958’de bağımsızlığına kavuştuktan sonra, başkanlık rejimine dayanan cumhûriyet rejimini tercih ve tesis etmiştir. Devlet başkanı halk tarafından 7 yıl için seçilir. Parlamento, beş yıl için yine halk tarafından seçilen 75 üyeli Millet Meclisinden meydana gelir. Devlet başkanı, aynı zamanda hükûmetin de başkanıdır. İlk devlet başkanı Ahmed Sekav Toure’dir. Dünya siyasetinde tarafsız bir tavır takınan Gine, Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği üyesi olup, anayasası, Afrika’da devletler arasında bir birlik ve bütünlük kurulması, ayrıca birleşme yönündeki çabaları neticeye ulaştıracak bir yapıya sahiptir. Darbeler yüzünden siyasi bir istikrar sağlanamamıştır. Halihazırda 1984’te kurulan Milli Düzenleme Konseyi tarafından yönetilmektedir.

Ekonomi

Tarıma dayalı bir ekonomiye sahib olan Gine’de, nüfûsun % 80’i tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Zengin maden yatakları ekonomik yapının değişmesi açısından önemli bir faktördür. Ülke akarsularının meydana getirdiği çavlanlar, hidroelektrik santrallerin kurulması ve enerji üretiminin yanısıra alüminyum üretiminde de önemli rol oynamaktadır. Yetiştirilen tarım ürünleri ülke ihtiyacı için kullanılmaktadır. Gine’de yetişen tarım ürünlerinin başında pirinç, mısır, hurma, muz, ananas gelmektedir. Yayla bölgesinde en önemli ziraat ürünü ise kahvedir. Patates, yerfıstığı, pamuk ve tütün de yetiştirilen diğer ziraat ürünlerindendir. Yeterli seviyede hidroelektrik santralleri ve boksit üretimi, ekonominin gün geçtikçe gelişen kolunu teşkil etmektedir. Üretilen boksit işlenerek alüminyum haline getirilip ihraç edilmektedir. Başşehir yakınlarında çıkarılan önemli miktardaki demir, ülke ihtiyacını rahatlıkla karşılamaktadır. Altın üretimi yıllık 150 kilodur. Senede 100.000 kırat elmas üretilerek ülke ekonomisine büyük katkısı bulunmaktadır.
Tam manasıyla bir ağır sanayi kurulamamıştır. Yabancı sermaye yatırımları ile kurulmuş olan sanayi üniteleri mevcuttur. Elmas, demir ve boksit madenlerini işleyen tesisler vardır. Ayrıca tropikal ormanlardan elde edilen değerli keresteleri işlemek için kurulan fabrikalar, mobilya, sigara ve lastik fabrikaları sanayinin belli başlı fabrikalarıdır. Hayvancılık, özellikle koyun ve keçi yetiştiriciliği şeklinde yapılmaktadır. Tahta oymacılığı yönünde gelişmiş olan el sanatları ekonomiye kayda değer bir katkıda bulunmaktadır.
Dış ticaretinde ihracatının büyük bölümünü alüminyum, boksit, demir ve elmas teşkil ederken, kahve ve kereste de ihraç edilen tarım ürünlerinin başında gelmektedir. Sanayi mamulleri, otomobil, makina ve çeşitli aletleri ithal etmektedir. Ülke 28.000 km uzunlukta karayolu, 805 km uzunlukta demiryolu ve iki hava alanı ile büyük tonajdaki gemilerin yanaşabildiği limana sahiptir.
Önceki Paylaşımlar