![]() |
Bilim adamları, Einstein’ın görelilik kuramının iki etkisini ölçmek üzere aşırı hassas dört jiroskop kullanan Gravity Probe B’nin gönderdiği verilerin Einstein’ın iki kilit kuramından ilkini doğruladığını, diğerinin doğruluğunun anlaşılması için de 8 aylık bir çalışma gerektiğini belirttiler.
Florida’daki Jacksonville’de düzenlenen fizik konferansında
araştırmanın ayrıntılarını açıklayan bilim adamları, Einstein’ın ünlü
görelilik kuramının, “lastik bir örtü üzerine ağır bir bovling topu
yerleştirilmesi örneğiyle anlatılan” jeodezik (yersel) etkinin
doğruluğunun bu verilerle kanıtlandığını kaydettiler.
Einstein
kuramına göre, “çerçeve sürükleme” tanımıyla da tabir edilen bu
örneklemede, Dünya gibi dev bir cismin kendi çevresinde uzayın ve
zamanın şeklini değiştirdiğini anlatmak için, bovling topunun en alt
bölüme kadar oturarak, kendi çevresi boyunca lastik örtünün şeklini
bozması örneği veriliyordu.
Jeodezik etkiyi anlatmak için
verilen bu örnekte, bovling topu dönmeye başladığında, lastik örtüyü
etrafına doğru çekmeye başlaması gibi Dünya’nın da yerel uzayı ve
etrafındaki zamanı, döndükçe çok hafif de olsa sürüklediği
savunuluyordu.
Bir yıllık bir süreçte jiroskopun dönme açısında
ancak bir dakika kadar bir değişikliğe neden olabilecek bu etkiyle
ilgili olarak, araştırmanın başında yer alan ABD’nin Stanford
Üniversitesi’nden Profesör Francis Everitt, yer çekimi uydusunun
jiroskoplarından elde edilen verilerin, Einstein’ın görelilik kuramının
jeodezi etkisini teyit ettiğini belirtti.
Stanford öğretim
üyeleri, çerçeve sürükleme olarak adlandırılan etkiyle ilgili olarak
araştırmalarını bu veriler üzerinde sürdürüyorlar. Bununla ilgili
sonuçların 8 ay sürecek araştırmanın ardından bu yıl sonunda elde
edilmesi bekleniyor.
Gravity Probe B yer çekimi uydusu 20 Nisan 2004’de California’dan fırlatılmıştı.
NASA’nın astrobiyologlarından Margaret Turnbull, "20 yıl içinde Dünya gibi bir gezegen bulabileceğimizi düşünüyorum. Karaları olan gezegenleri tespit edebilme teknolojimiz olduğu sürece, ivedilikle ilginç bir şeyler bulacağız.
Mikrop gibi basit yaşam biçimleri veya bitkiler ya da ilkel hayvanlar bulunabilir" diye konuştu.
Gök bilimcilerin, 1995’ten bu yana gelişkin teleskopların yardımıyla 200 kadar dışgezegen keşfettiklerini belirten Turnbull, ancak bunların büyük bölümünün Dünya’nın 4 veya 5 katı büyüklüğünde Jüpiter gibi gaz devleri olduklarını ve Samanyolu’nun uzak noktalarındaki yıldızların etrafında döndüklerini söyledi.
Şu an keşfedilmesi için Dünya’nın ikizi gezegenlerin çok küçük olduğunu kaydeden Turnbull, bu küçük gezegenlerin çekim güçlerinin etraflarında döndükleri yıldızın hareketini çok az etkilediğini, bunun da dışgezegenleri tespit etmenin iki yönteminden birisi olduğunu belirtti.
Margaret Turnbull, uzak gezegenleri tespit etmek için ikinci yöntemin gezegenin geçişi sırasında yıldızındaki gölgesini gözlemlemek olduğunu belirterek, "Avrupa’nın Corot ve NASA’nın Kepler programlarının çok ilginç şeyler bulma şansı var" dedi.
Aralık’ta fırlatılan Fransız uydusu Corot, güneş sistemine yakın orta boydaki gezegenleri bulmaya olanak sağlayacak yıldız fotometri aygıtlarına sahip bulunuyor.
Samanyolu’ndaki 400 milyardan fazla yıldızın 120 binini yakından inceleyebilecek Corot’a, 2008’de fırlatılacak ve daha hassas cihazlara sahip Amerikan aracı Kepler destek verecek. Kepler’in fotometrisi, Dünya boyutlarında bir gezegeni, bir yıldızın önünden birkaç saat içinde geçerken tespit edebilecek.
Bu arada, karalara sahip bir dışgezegeni doğrudan gözlemleyebilmek için, yeterli bütçe ayrılırsa 2016’da fırlatılması öngörülen NASA’nın iki süper teleskoba sahip Terrestrial Planet Finder (TPF) aracını beklemek gerekecek.
Avrupa Uzay Ajansı da 2015’te Darwin projesini başlatmayı planlıyor.
Uzayda Dünya benzeri bir gezegen bulmak için tüm çabalara karşın görevin zorluğuna işaret eden NASA’nın Jet Motorları Ar-Ge Merkezi’nden gök bilimci John Trauger, "Bu iş tam otomobil farında ateş böceği aramaya benziyor" dedi.
Ancak, etrafında dönen bir gezegeni ayırt etmek için yıldızın ışık yansımasını azaltan bir teknik geliştiren Amerikalı astronom, "Bu teknik şimdiye kadarki uygulamadan en az bin kez daha etkili" diye konuştu.
Trauger, bu araştırmasını Nature dergisinin 12 Nisan sayısında yayımladı.
Diğer gök bilimci Margaret Turnbull da incelenecek 120 bin yıldız arasında güneşe çok benzeyen ve yaşamın bulunabileceği gezegenlere sahip olabilecek 5 gök cismini özel olarak seçti.
Turnbull, özellikle Samanyolu’nun merkezine yakın Akrep takımyıldızındaki 16 Sco yıldızını örnek gösteriyor.