Haz

Genel olarak, hoşa giden bir şeyin yarattığı, uyandırdığı duygu. Acı­nın karşısında yer alan ve psikolojik bir olgu olarak, hoşumuza giden ve bizi çeken bir şeye sahip olmaktan doğan tatlı ve keyif ve­rici duyum. Bir arzunun, isteğin tatmin edil­mesinin ya da ihtiyacın karşılanmasının so­nucu olan duygu. İradi bir tercihin hayata geçirilmesinden kaynaklanan hoşnutluk duygusu.

HAZ (türkçe) anlamı

1. hoşa giden duygulanım
2. hoşlanma
3. sürdürülmesi istenen ılımlı ve doygunluk veren coşku.
4. cinsel zevk.
bir şeyden duyusal ya da tinsel sevinç duyma.

HAZ (türkçe) anlamı

5. 1 . Hoşa giden duygulanma
6. hoşlanma
7. zevk
8. 2 . felsefeBir şeyden duyusal veya manevi sevinç duyma.
9. 3 . psikolojiSürdürülmesi istenen ılımlı ve doygunluk veren coşku:
10. Ömrünün en öfkeli veya buhranlı anlarında bile yaşamak hazzının parıltısı gözlerinden eksik olmazdı.- A. Ş. Hisar.
11. Atasözü
12. deyim ve birleşik fiiller
13. haz almak
14. haz duymak
15. haz vermek
16. hazzını çıkarmak

HAZ (türkçe) ingilizcesi

1. [hacer] v. make
2. manufacture
3. create
4. construct
5. build
6. fashion
7. shape
8. compose
9. emit
10. wage
11. conduct (war
12. battle)
13. prepare
14. do
15. cause
16. perform
17. effect
18. force
19. render
20. fabricate
21. behave
22. act in a particular manner
23. live through
24. be
25. n. face
26. band
27. bundle
28. sheaf
29. truss
30. beam
31. n. joy
32. pleasure
33. delight
34. enjoyment
35. gratification
36. rejoicing
37. enchantment
38. relish
39. elation
40. gusto
41. indulgence

HAZ (türkçe) fransızcası

1. plaisir [le]

HAZ (türkçe) almancası

1. n. Behagen
2. Entzücken
Genel olarak, hoşa giden bir şeyin yarattığı, uyandırdığı duygu. Acı­nın karşısında yer alan ve psikolojik bir olgu olarak, hoşumuza giden ve bizi çeken bir şeye sahip olmaktan doğan tatlı ve keyif ve­rici duyum. Bir arzunun, isteğin tatmin edil­mesinin ya da ihtiyacın karşılanmasının so­nucu olan duygu. İradi bir tercihin hayata geçirilmesinden kaynaklanan hoşnutluk duygusu.

Önceki Paylaşımlar