Heybe

HEYBE (inglizce) türkçe anlamı

1. kıl
2. yün ve kendir lifinden dokunarak içine çeşitli şeyler konup
3. bir yerden bir yere taşımaya yarayan iki gözlü ev eşyâsı.
4. Heybe omuza veya at
5. eşek
6. bâzı bölgelerde de öküz sırtına konabilir. Heybenin iki gözü arasındaki kısmın ortası ekseriyetle yarık olur. At veya merkebin veya katırın sırtındaki eyerin kaşına takılıp
7. iki gözü yanlardan aşağı sarkıtılarak dengeli durması sağlanır. Omuz heybeleri ise daha küçük olup
8. delik kısmından boyuna geçirilir.
9. Heybenin bir gözü arkada bir gözü önde olur. Heybe daha çok köylerde kullanılır. Tarlaya
10. bağa
11. bahçeye giderken
12. yiyecek ve içecekler konduğu gibi küçük eşyâlar da konur. Pazardan alınan yiyecekler de heybeye konarak taşınır. Daha süslü heybelerin gözlerinin yüzüne halı kaplanır. Ağızları kilitli olanları da vardır.

HEYBE (türkçe) anlamı

13. binek hayvanının eyeri üzerine geçirilen ya da omuzda taşınan
14. içine öteberi koymaya yarayan
15. kilim ya da halıdan yapılmış iki gözlü torba.
16. sapı omuza geçirilebilen tek gözlü bir tür çanta.

HEYBE (türkçe) ingilizcesi

1. n. saddlebag
2. carpet bag,

HEYBE (türkçe) fransızcası

1. besace [la]

HEYBE (türkçe) almancası

1. Satteltasche
Önceki Paylaşımlar