Hijyen

Hijyen

Hijyen Alm. Hygiene (f), Fr. Hygiene (f), İng. Hygiene. Hayatın sağlıklı olarak devamını temin için şahıs ve toplumun sağlığının korunması ve geliştirilmesi ile ilgili bilgileri bir sentez halinde uygulayan tıp branşı. Tıp ilmi iki kısımdır: Biri hijyen, yani sıhhati korumaktır. İkincisi ise terapötik olup hastaları iyi etmektir. Hijyen, yani insanları korumak, sağlam kalmağı temin etmek tıbbın birinci vazifesidir. Hastalıklar, yalnızca insan bünye

HIJYEN (türkçe) anlamı

1. 1 . Sağlık bilgisi.
2. 2 . Sağlık koruma
3. hıfzıssıhha.
4. 3 . sıfatSağlıklı.

HIJYEN (türkçe) anlamı

5. sağlık korumayla ilgilenen tıp dalı
6. sağlıkbilgisi.

HIJYEN (türkçe) ingilizcesi

1. hygiene sa?lykbilgisi,

HIJYEN (türkçe) fransızcası

1. hygiène [la]

HIJYEN (türkçe) almancası

1. Hygiene
Hijyen Alm. Hygiene (f), Fr. Hygiene (f), İng. Hygiene. Hayatın sağlıklı olarak devamını temin için şahıs ve toplumun sağlığının korunması ve geliştirilmesi ile ilgili bilgileri bir sentez halinde uygulayan tıp branşı.

Tıp ilmi iki kısımdır: Biri hijyen, yani sıhhati korumaktır. İkincisi ise terapötik olup hastaları iyi etmektir. Hijyen, yani insanları korumak, sağlam kalmağı temin etmek tıbbın birinci vazifesidir.

Hastalıklar, yalnızca insan bünyesinde ortaya çıkan bozukluklardan ve noksanlıklardan husule gelmez. Hastalıkların meydana gelmesinde kişinin yaşadığı çevrenin özellikleri de mühim rol oynar. Bu yüzden, çevreyle alakalı hastalık sebeplerinin tesbit edilip ortadan kaldırılamadığı veya bunlardan korunmak için alınacak tedbirlere ehemmiyet verilmediği müddetçe aynı etkiler altında bulunan insanları hastalıklardan korumak mümkün olmaz.

Birçok memlekette en fazla ölüme sebeb olan hastalık enfarktüstür. Enfarktüslerin sosyal hayat, mesleki hayat ve beslenmeyle ilgisi çok büyüktür. Endüstride sık karşılaşılan hastalıklar ise iş yerlerindeki bozuk ve düzensiz şartlardan kaynaklanır. Besin zehirlenmeleri ve besinlerle geçen hastalıklar direkt olarak çevreyle ilgilidir. Son senelerde bütün dünyada artmış olan akıl ve ruh hastalıklarının meydana gelmesinde aile, iş, meslek hayatındaki uygunsuzluklar, sosyoekonomik düzensizlikler ve başıboş, gayesiz sosyal hayatın büyük rolü vardır. Guatrın sebebi olan iyod yetersizliği, dişlerin kalıcı koyu renk olmasına sebeb olan sudaki fazla flor düzeltilmedikçe bu hastalıkların tedavisi mümkün olmaz. Bozuk şartlar değiştirilmeden sadece hastalıkları tedavi etmeye çalışmak hem daha pahalı, hem daha zor, hem de, çok daha az etkilidir.

Izdırapların mekanizmalarına karşı tedbir almak dururken, bozuklukların meydana gelmesini beklemek ve tamir etmeye uğraşmak, akıllıca bir iş değildir. Bu fikirlerden hareketle yola çıkan "hijyen" ilmi, aslında çok eskiden beri insanların uygulamaya çalıştıkları prensipleri ihtiva eder.

Hastalıkdan korunmanın esası temizliğe dayanır. Çünkü zararlı mikroplar kirli ve pis ortamda çok çabuk yayılır. Bunun için yeryüzündeki ilk insan olan adem aleyhisselamdan beri bütün hak dinler temizliği, temiz olmayı övmüşler ve ibadet için temiz olmak şartını koymuşlardır. Zaman zaman Allahü tealanın emirlerine sırt çeviren insanlar ve kavimlerin çeşitli hastalıklardan telef oldukları bir gerçektir. Bunlardan biri ortaçağda 542 yılında Avrupa'da zuhur eden veba salgınıdır ki, 40 sene sürmüş ve 100 milyon insanın ölümüne sebeb olmuştur. Bu tarihten 1862 yılına kadar, Avrupa'da 25 büyük veba salgını ortaya çıkmıştır. 1347 senesinde Çin'den Avrupa ve İngiltere adalarına yayılan veba salgını neticesinde 50 milyon tahmin edilen Avrupa nüfusunun 25 milyona ve 4 milyon olduğu tahmin edilen İngiltere nüfusunun da 2 milyona indiği bilinmektedir. Bütün bu salgınların sebebi ve mahiyeti bilinmediği için tedbir alınamamıştır. Halbuki Peygamber efendimiz; "Bir yerde taun (bulaşıcı olan ve salgın yapan hastalık, veba) olduğunu duyarsanız oraya gitmeyiniz, eğer bulunduğunuz yerde taun varsa oradan çıkmayınız." buyurarak bugün uygulanan izolasyon ve karantinayı 1400 sene önce emretmiştir.

1450 yıllarında Rönesans hareketleri başlarken Avrupa'nın sağlık şartlarının çok bozuk ve tıp ilminin de çok geri kalmış ve hatta hekim olmayan birtakım kişiler tarafından yürütülmekte olduğu bilinmektedir. Oysa İslamiyetin gelişi hijyen ve hekimlik için büyük bir gelişme, büyük bir devrim olmuştur.

Avrupa çiçek, tifo, tifüs, grip, frengi ve vebadan kırılırken, İslamiyetin ilk yıllarında geçen şu hadise Müslümanlarda hastalıklardan korunma hususunu çok güzel anlatmaktadır:

Hazret-i Muhammed Rum İmparatoru Heraklius ile yakınlık münasebetleri kurmuştu. Birbirlerine mektuplar yazarlardı. Bir defa Heraklius birçok hediye göndermişti. Bu hediyelerden biri de bir doktordu. Doktor gelince dedi ki: "Efendim! İmparator hazretleri beni size hizmet için gönderdi. Hastalarınıza bedava bakacağım." Peygamber efendimiz kabul buyurdu. Emretti, bir ev verdiler. Her gün nefis yiyecek ve içecekler götürdüler. Günler ve aylar geçti hiçbir Müslüman doktora gelmedi. Doktor utanıp gelerek; "Efendim! Buraya size hizmet etmeye geldim. Bugüne kadar bir hasta gelmedi. Boş oturdum, yiyip içtim, rahat ettim, artık gideyim." diye izin isteyince, Peygamberimiz; "Sen bilirsin. Eğer daha kalırsan misafire hizmet etmek, ona ikram etmek Müslümanların vazifesidir. Gidersen de uğurlar olsun. Yalnız şunu bil ki, burada senelerce kalsan sana kimse gelmez. Çünkü eshabım hasta olmaz. İslam dini hasta olmamak yolunu göstermiştir. Eshabım temizliğe çok dikkat eder. Acıkmadıkça bir şey yemez ve sofradan doymadan önce kalkar." dedi. Bunun akabinde doktor, Müslüman oldu ve memleketine dönmedi.

Peygamber efendimiz temizlik hakkında buyurdular ki:

Din, temizlik üzerine kurulmuştur.

Yemekten evvel ve sonra ellerinizi yıkayın!

Namazın anahtarı temizliktir.

Temizlik dinin yarısıdır.

Temizlik imandandır.

Ağızlarınız Kur'an yoludur. Onu misvak ile temizleyiniz.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Önceki Paylaşımlar