Horon

Doğu Karadeniz bölgesinde Samsun ili sınırlarından Gürcistan sınırına kadar olan bölgede kız, erkek veya karma olarak düğün, asker uğurlama, nişan ve yayla şenlikleri gibi toplu eğlencelerde kaval (Of, Sürmene, Hopa Kemalpaşa), davul-zurna (Ordu, Giresun, Trabzon, Gümüşhane), kemençe (Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Gümüşhane), akordiyon (Borçka, Şavşat) veya tulum (Rize, Artvin) eşliğinde oynanan geleneksel dans çeşitlerinin adı.

HORON (türkçe) anlamı
Karadeniz bölgesinde kemençe ile oynanan halk oyunu.
HORON (türkçe) anlamı
1. doğu karadeniz bölgesinde kemençeyle oynanan halk oyunu.
HORON (türkçe) ingilizcesi
1. [Other] The Phoenician god of the Underworld.,

Horon hakkında bilgiler

Doğu Karadeniz bölgesinde Samsun ili sınırlarından Gürcistan sınırına kadar olan bölgede kız, erkek veya karma olarak düğün, asker uğurlama, nişan ve yayla şenlikleri gibi toplu eğlencelerde kaval (Of, Sürmene, Hopa Kemalpaşa), davul-zurna (Ordu, Giresun, Trabzon, Gümüşhane), kemençe (Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Gümüşhane), akordiyon (Borçka, Şavşat) veya tulum (Rize, Artvin) eşliğinde oynanan geleneksel dans çeşitlerinin adı.

    Yörede tek başına oynanılan köçek (Rumca köçekika) ve kolbastı oyunları horon kategorisine girmemektedir. Bölge dışında Osmanlı - Rus savaşları sonucunda Adapazarı, İzmit, Bolu civarına yerleştirilen Karadenizli muhacirler, 1923 mübadelesinde bölgeden Yunanistan’a gönderilen Hristiyan Rumlar ve Gürcistan’ın Acara yöresinde horon milli bir dans olarak oynanmaktadır.


    Horonlar türkü eşliğinde (sözlü horon), sallama, sıksara (Sera) horonlarında olduğu gibi sadece çalgı eşliğinde, sadece kadınlar (kız horonu), sadece erkekler (erkek horonu) veya kadın erkek karışık (karma horon) olarak, düz bir sıra halinde yada halka oluşturularak oynanılabilir. Kadınlar özellikle kına gecelerinde tef ve fincan eşliğinde, gügümün tersinin dövülmesiyle çıkan sesler eşliğinde horon oynarlar. En basit horon çeşitleri bile köyden köye değişebilecek motif ve farklılıklar içerebilir.


    Sürmene karşılamasında olduğu gibi bir oyun, denizciliğin avantajlarından faydalanılarak farklı bir bölgeden getirilip bölgeye mal edilebilir:


“Sürmene ilçesindeki karşılama türü bir o-yunda bayanların ikişer ikişer karşılıklı oynadıkları görülmektedir. Ancak, Giresun karşılamasına çok benzeyen bu oyunun, halkı denizci olan ve diğer ilçelere göre dışarıya daha erken açılmış olan Sürmeneye başka yörelerden geldiği sanılmaktadır. Ayrıca yine Sürmene ve Çaykara’da oynanan sallama horonunda oyuncular zaman zaman ellerini bırakıp yanlara dönüp el çırpmaktadır. Bu harekeler kuvvetli olasılıkla, söz konusu ilçelerin Bayburt’a çok yakın olan yay-lalarında Bayburt oyunlarından etkilenerek yöreye geçmiştir. Kadınlarda kollar aşağıda olur ya da oyun bir tempoya ulaşınca dirsekler bükülüp “yarım” durumuna getirilir. Tonya ve Çaykara’nın bazı köyleri dı-şında bayanların kollarını tam kaldırdıkları görülmemiştir. Erkeklerde ise kollar aşağı-da yarım, yukarıda yere paralel ve tam yukarıda tutulabilir. Yarım kol tutuşu genellikle millet horonu gibi rahat oyunlarda görülür. Tonya yöresi horonlarında kollar genellikle yukarıda yere paralel tutulur. Diğer ilçelerin horonlarında ise erkeklerde kollar tam yukarıda olur”
    Yaz aylarını yüksek ve serin yaylalarda geçiren Karadeniz köylüsü, yayla şenlikleri farklı köylerden köylülerle biraraya gelir ve bu birliktelik karşılıklı kültür etkilişimini de tetikler. Trabzon yöresindeki folklorik zenginliğin bir nedeni de doğu ilçeleri olan Sürmene ve Of köylülerinin Bayburt; batı ilçeleri olan Tonya ve Maçka köylülerinin ise Gümüşhane sınırındaki yaylalara gitmeleri ve o bölgeye ait kültürü de yaylacılık sayesinde benimseyip kendi kültürlerine katmalarıdır. Bayburt ve Gümüşhane’de hatta  daha güneydeki Doğu Anadolu illerinde bar adıyla oynanan pek çok oyun, horon adıyla, küçük farklılıklarla Trabzon kültürüne dahil olmuştur. Örnek olarak Erzincan’da oynanan iki ayak, üçayak, tamzara, temurağa ve koçari barlarını sayabiliriz.


   Oyun çeşitleri benzerlik göstermekle birlikte, Trabzon, Rize merkez ve Giresun’dan farklı olarak, Hemşin ve Doğu Rize ve Artvin sahilinde yaşıyan Laz’ların horon terminolojisi farklıdır. Trabzon Bölgesi horonlarını daha doğudaki Laz, Hemşin, Gürcü horonlarından ve Bayburt barlarından ayıran önemli bir fark Trabzon horonlarında öne çıkarılan omuz silkme figürüdür.


Çamlıhemşin’den horon çeşitleri:

Rize, Hemşin, Yüksekhemşin, Papilat, Memetina, Bakos, Ḉarişka, Aleka, Sırtlı, Mahmutoğlu, Gant, Hevrek, Hanlakıt, Yali, Çano (Ayder Bülyeni)

    Her horonun bir pişme, coşma noktası bulunmaktadır. Oyuncuların elleri yukarı-dayken horonbaşının ya da kemençecinin şimula veya alaşağı komutuyla horoncular adım atarak omuz titretme hareketini içeren aşağı alma hareketini yaparlar. Horon oyna-yanlar, kemençeci hatta seyredenler oyun sırasında kendilerinden geçerek anlamsız sesler çıkartabilir, horoncuları gayrete getirmek için naralar atabilir, tıslayabilir ya da gayret sözleri sarfedebilirler.


    Artvin ili, Borçka ilçesinden bu tür sözlere örnekler (Gürcüce):


    Şuhto bico (oyna oğlan), şeni celi (senin belin), şeni ḫdeba (sana yakışır), elias go-gonebia (elias kızlar), ḫeḫe lamazat lamazat (hehheh güzel güzel), gogonebia aḫla (kız-lar şimdi), peḫpeḫ suḫto suḫto (atla atla), ḫoḫo çemo ḫute (sarıl bana), aḫla bicebo (şimdi oğlanlar), rcalebi geyḫade aḫla (geline bak şimdi), malemoooy (çabuk gel)...


Maçahel’de sama “dans, dans etmek” (< Gürcüce sama) anlamında olduğu halde bu bölgede yaşayan Gürcüler, danslarını, tıpkı komşuları gibi horon olarak adlandırmaktadır.

Horon terminolojisi:

    1. Ḫoron oynamak: “Ḫoron oy’ niyan kari bu sefer bağa turḳi demağa başladi” RA 10/c-313 (Rize)


    Lazca xoroneri “horon oynayarak”, “xoronis kocoöes: horona başladılar” İA 221, oxoronu “horon oynamak” İA 323.


    Trabzon Rumcası ḫoron aspezume “horon oynamak” (Dernekpazarı Zenozana).


    2. Ḫoron etmek: “çinler xoron_ edey/ oyun oynayler” BR 6/2 (Of Doğanköy), “u: hu: hu: horom ederdiler” (Of Yığa),


Trabzon Rumcası ḫoron aseftame “horon etmek, horon yapmak” (Dernekpazarı Zenozana, Tonya)

    3. Ḫoron dönmek: “uşaḳlar bir xoron dönsun agam” AC 142 (Trabzon Merkez Kemerkaya mah)


    4. Ḫoron kurmak “xorom ḳurdi” AC 239 (Vakfıkebir Melekşe), Akçaabat


    5. Horon tepmek (Şalpazarı, Giresun), “horon teperim horon/ bakıŋ ayaklarỊma/ yavrum kurban olurύm/ elma yanaklarỊŋa” BR 136/65 (Vakfıkebir Geyikli)


    Çepni ağzında diğer bölgelerden ve etnik guruplardan farklı olarak “horon tepilmesi” terminolojinin etnik dağılımı hakkında fikir vermektedir. Balkanlarda yaşayan yörüklerde benzer şekilde, yerel danslarını “hora tepmek”  (< Yunanca hora “dans”) olarak adlandırmaktadır.


    Rumca’nın yakın zamana kadar lingua Franca olduğu Trabzon, Rize illerinin büyük bölümü ve Giresun, Ordu, Samsun kent merkezleri bir tarafa bırakılırsa, bir Kafkas dili olan Lazca konuşan halkın, Ermenice’nin bir dialektini konuşan Hopa Hemşinlileri’nin (Vaux, 1996: 3), Şalpazarı, Espiye ilçelerinde yoğun olarak yaşıyan Türkmenlerin biricik yöresel danslarını, Yunanca dans anlamına gelen bir terimle adlandırmaları ilgi çekicidir.


    Osmanlı Çingenelerinin de kendi dillerinde khoros kelimesini dans anlamında kullandığı kayıtlıdır:


kelenas khoros “dans ediyorlardı” PSP 276.

İsrail ve Romanya’da halka şeklinde özellikle düğünlerde yapılan dansların adı horadır.

(Romence hora mare “büyük hora”)

Karadenizli Rumların oynadığı geleneksel horon çeşitleri:

· Anoferitsa Maçka, Galyan’da oyna-nan Seranitsa ve Tik mono horonların bir varyasyonu olan bu horon hafifçe yüksel-mek anlamında olup, adını horonun söz-lerinden alan Kizel olarak da adlandırılmak-tadır

· Apo pan keka Güney Trabzon’da ol-duğu noktada küçük adımlar atılarak bir ho-ron türü, oyuncular birbirlerinin belinden tu-tarlar. Galyan’da kucaklamak anlamındaki Agaliaston, Maçka Livera köyünde Kapikeet-kon olarak adlandırılır.

· Armatsioύk, Almatsioύk 6/8 lik bu horon Kars ve Batum Rumları tarafından oy-nanmakta olup, bu bölgedeki Rumların çoğu Gümüşhane civarından gelmişlerdir.

· Atsiapat Trabzon ili, Akçaabat ilçesi’nin adının Rum ağzında değişmiş telaffuzu olup Sera horonun 7/8 ritminde oynanan sadeleştirilmiş formudur.

· Ghiamoura, Ghemoura adını Trab-zon’un Yomra ilçesinden alan bu horon çe-şidi çoğunlukla 6/8 nadiren 7/8 ritminde oynanır.

· Getiere Gümüşhane’de oynanan bir horon türüdür, Gentiarats (Rumca yedi [1] + rakip [2]) ve Gantiara olarak da adlandırılmaktadır.

· Giouverlantoum Akdağ maden ve Samsun yöresinde oynanan bu horonda, horon başı göğüs hizasında el ele tutuşmuş oyuncuları labirentler veya yılan şekli oluş-turacak şekillere sokar.

· Dipat Trabzon yöresinde 9/8 ritmin-de yavaş oynanan bir horon çeşidi olup iki ayak anlamına gelir (Rumca di: iki + pat: adım, ayak) diğer adları Giavaston (yavaş oyun), koderpeviakon (ev kadını dansı), Trabzon Omal (Yunanistan’a göçen Rumlar zamanla, orjinal olmayan bu ismi kullanıl-mıştır)

· Double Kots 2/4 ritminde oynanan Ermeni halk danslarından geçen bir dans olup Titara veya Tripat (Üç ayak) da denil-mektedir

· Etere Adını türkünün sözlerinden alan bir Trabzon horonudur

· Kalon Korits Trabzon’un güneyinde oynanan ve Rumca güzel kız anlamına aynı isimli türküden adını alan bir horondur.

· Kel Kits Sivas ve Nikopolis’te oyna-nan bir horon çeşidi olup; adını Türkçe Gel-Git kelimelerinden mi yoksa bahsi geçen yörelerdeki Rumlar genellikle Gümüşhane göçmeni olduğu için, Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinden mi aldığı bilinmemektedir

· Kots Oyuncuların Doğu Karadenizde ise el ele tutuştuğu Orta Karadeniz’de ise birbirlerinin omuzlarından tuttuğu, bir Koça-ri varyasyonu olup kots topuk anlamına gel-mektedir.

· Kotsari, Koçari Kars yöresinde o-yuncuların birbirlerini omuzlarından tutup, halka oluşturarak 2/4 ritminde oynadığı bir horon türüdür.

· Koutsikton Omal Karadeniz’in pek çok yöresinde küçük varyasyonlarla ve farklı adlarla oynanırdı: Ak dağ maden’de Tsara-hot, Güney Trabzon’da Foulour, Bafra’da Argolabas, Yunanistan’da 1923 yılından sonra Omal Kerasoundas (Giresun düz horonu) ve Lahana (bu horonun oynandığı bir türküdeki “lahana pulim lahana” sözlerinden dolayı) adlarıyla da anıldı.

· Kousera Maçka ilçesi, Kusera köyünden adını alan kolların aşağıda yer aldığı hızlı ritmli bir Tik horon çeşididir.

· Kotsangel, Kozangel, Kortsangel, Katsangel Helezoni formda ve daha çok düğünlerde oynanılan 7/16 ritminde bir ho-ron çeşididir.

· Letsi, Letsina Kars yöresinde oyna-nan ve atmaca veya şahin uçuşuna ben-zetilen bir horon çeşidi. Letsi yavaş, Letsina hızlıdır

· Mavron Pegad, Kara Pınar Anadili Türkçe olan Bafralı Rumların Karapınar ola-rak oynadıkları oyun adı 1923 yılında Yunanistan’a göçmelerinin ardından orada Yunanca karşılığıyla da anılmaya başlanmıştır.

· Omal monon Trabzon ve Gümüşhane’de oynanılan 9/8 ritminde düz horon çeşididir (Rumca Omal: düz + monon: tek)

· Palpoύrt 10/8 ritminde oynanılan bu horon adını Bayburt şehrinden almıştır

· Pitsiak Horoni, Pitsiak Oini İki, erkeğin 2/4 ritminde ve gittikçe hızlanan bir tempo eşliğinde ellerinde bıçaklarla önce elele tutuşup horon edip ardından düello yapmasıdır. 1923 mübadelesinden ardından Yunanca karşılığı maḫeria adıyla da anılmaya başlanmıştır.

· Patoula Adını horon oynanılan türkünün sözlerinden alan ve daha çok, Orta Karadeniz’de oynanan bir horon çeşidi olup, Doğu Karadeniz’de küçük farklılıklarla Pi-pilomatena ve kori Kopela (Galyan) adla-rıyla anılmaktadır. Günümüzde Samsun ve civarında kabaceviz adıyla oynanmaktadır.

· Sarigouz Küçük farklılıklarla pek çok yörede oynanılan Türkçe isimli (< Sarı + kız) bir horon çeşididir

· Sera horon adını büyük ihtimalle Trabzon ili, Akçaabat ilçesi’nin Sera köyün-den almış olan bu horon 7/16 lık ve gittikçe hızlanan bir ritmde oynanan bir erkek horo-nudur. Bk. Sära

· Lazikon, Lazikόs, Laz horon Trabzon ve Kromni’de oynanılan 7/6 ritminde hızlı oynanılan bir horon çeşididir

· Togialidikon adını Trabzon’un Tonya ilçesinden alan bir horon çeşididir.

· Seranitsa Gümüşhane civarında oynanan bir horon çeşidi olup bazı yöre-lerde Armenitsa adıyla da anılmaktaydı. 1923 sonrası Yunanistan’da Eikosiena (Yirmi bir adımdan oluşan bir horon olduğu için) adı da yakıştırılmıştır

· Siton İmera’da aynanılan bir Tik ho-ron varyantıydı

· Tamsara Dipat (İki ayak) horonunun Gümüşhane’de oynanan bir versi-yonudur.

· Ters Türkçe isimli bir horon, trigona horonuna benzer olup oyun yönü sol tarafa doğrudur

· Mono Tik Trabzon ve civarında 5/16 ritminde oynanılan ve altı adımdan oluşan bir horon olup, adını Türkçe dik kelimesinin Rum ağzındaki telaffuzundan almıştır

· Diplon Tik, Tik Dhiplόn 10 adımdan oluşan ve 5/8 ritminde oynanılan bu horona Sto Ghonatόn (diz çökme) adı da verilirdi.

· Tromaḫton (Titreme) Daha canlı ve hızlı oynanılan bir Tik horon çeşidi olup Sera horonun figürleri basitleştirilmiş bir versiyo-nudur.

· Langevtόn (< Yunanca atlama) horonu ise Giresun ve Trabzon’da oynanılan bir tik diplo varyantıdır

· Tryghόna, trigona Trabzon ve civarında saat yönünde oynanılan 2/4 ritminde bir horon çeşididir. Trigona Yunanca güver-cin anlamında olmasına rağmen Karadeniz’de güzel kızlara takılan bir lakap olarak da kullanılır.

· Tirfon Bafra bölgesi horonlarından-dır.

· Çobanlar Sinop yöresi horonudur

· Tsourtougouzlou Ak Dağ madene özgü hızlı bir Tik varyasyonudur.

· Fona Gümüşhaneye özgü bir Giou-verlantoum varyasyonudur

· Halai, ḫalay Ak Dağ Maden’e özgü mendille oynanılan yavaş ritimli bir Anadolu dansıdır.





Ermenice xoran (7iUaN) “ibadet mekanı”, dialektlerde “altar; kilise” (Muş) ALT 67 > Anadolu Türkçesinde horan “toplantı” DS 2408 (Gaziantep) ve Gürcüce xorom “saman yığını”, Gürcüce, Ermenice (Bk) xorom (7iUim) “henüz bağlanmamış kuru ot veya buğday sapı demeti” ALT 67 kelimeleri köken teorileri olarak ciddiye alınabilirse de antik Yunanca horos (χορός) “dans; dansçı topluluğu; koro topluluğu” ADIC 237 kelimesi Anabasis’te de geçmekte olup, en muhtemel etimolojik adaydır.

    Horos kelimesinin Anabasis’te dans anlamının yanısıra, birbirine paralel sıralanmış dansçı ve şarkıcı topluluğu anlamına da gelmesi bu teoriyi doğrulamaktadır:


“korocular gibi birbirine paralel sıralanıp yaklaşık olarak yüzer kişilik sıralar oluştur-dular” ANBS V. 5. 12.


    Kelimenin aynı anda hem dansçı hemde şarkıcı anlamını içermesi, ilk horoncuların da bugün bazı sözlü horonlarda olduğu gibi hem söyleyip hem de dans etmelerinden kaynaklanmıştır.


    Yine Yunanca horeo (χορεύω) “...şarkı söyleyip dans ederek götürüyorlardı” ANBS IV. 7. 16, “(Mosinikler) ölülerin başlarını kesip, dansedip kimbilir ne anlama gelen bir şarkı söyleyerek” V. 4. 17, 237 kelimeleri de dans ederken şarkı söylemeyi de içeren bir anlamda kullanılmıştır.  Bunun yanısıra yine Anabasis’te geçen (h)orhiome (ορχέομαι), orhisis (ορχησις) “dans” ADIC 161 “akılları-na esen yerde seyirciler önündeymiş gibi dans ediyorlardı” ANBS V.4. 34, “Thraklar kalkıp silahlı olarak flüt sesiyle dans ettiler” ANBS VI. 1. 5; ADIC 161 kelimelerinde ise müzik eşliğinde şarkı söylemeden dans etmek kastedilmiştir.


    Antik Yunanca’da horos (χορός) “dans” kelimesi geçen diğer kaynaklar:


“κίθαρις τε χοροί τε” Homer Odyssey VIII. 248;

“τε χορος τε” Hesiod, Shield of Heracles 272; dini bir seramonide yapılan dans

“διόνυον τιμώσας χοροίς” Euripides, Bacc-hae 220 (editör Gilbert Murray)

    Herodotus, The Histories’de (editör A. D. Godley) kelime horon (χορον, χορων) formunda, “dans” anlamında kullanılmıştır:


[3]διονύσς της όρτνς τη δορπίν χορον πρό των θυπεων σφάξας εκα στος διδοι άποφέπεσθαι τόν χορον α υτω τω αποδο-μένω των αυβωτέων. [4] τήν δέ αλλην άνα-γουσι ορτην τω Διονυσω οί Ααγυπτιοι πλήν χορων...” XLVIII.

    Aynı şekilde Aristophanes, Acharnians (editör F.W. Hall & W.M. Geldart) adlı eserinde dans anlamında horon (χορόν) for-munda kullanılmıştır


[5] “εισαγ ω Θέογωι τόν χορόν...”.

Yine horos (χορός) “dansçı, şarkıcı toplulu-ğu, koro” anlamıyla antik Yunanca kayıtlarda geçmekte olup (Sophocles, Ichneutae (editör Arthur S. Hunt) 762, Euripides, Heracles (editör Gilbert Murray) 925, Pla-ton, Protogoras 315b)

    Antik Yunanca horos Latince’ye de “chorus, chorea” formuyla geçmiştir:


chorus “A dance in a ring, a choral dance, a dance (halka oluşturark yapılan dans T. Lewis, Charles Short, A Latin Dictionary.

Latince kayıtlarda chori “Nympharumque leves cum Satyris chori secernunt” Q. Horatius Flaccus, Carmina I.I. 31 (editörler Paul Shorey, Gordon Lang); chorum “atque ego de notis iudicibus dixi: quos minus nostis nolui nominare: saltatores, citha-ristas, totum denique comissationis Antoni-anae chorum in tertiam...” M. Tullius Ci-cero, Orationes: Pro Milone, Pro Marcello, Pro Ligario, Pro rege Deiotaro, Philippicae V. VI. 15 (editör Albert Clark) formları da kayıtlıdır (> İngilizce chorus, Almanca chor, İspantolca coro, Fransızca choeur)

 Henry George Liddell, Robert Scott, A Greek-English Lexicon’da, aynı kökten türemiş dans ve dansçı anlamlarına gelip, antik Yunanca metinlerde geçen kelimeler şun-lardır:


   Horios (χορειος), horeyo (χορεύω), hore-ton (χορευτέον), horetis (χορευτής), horeti-kos (χορευτικός), horikos (χορικός), horon-de (χορόνδε), horos (χορός), horovateo (χοροβατέω), horoitis (χοροήθης), horitipos (χοροίτθπος), horitalis (χοροιθαλής), horitu-peo (χοποιτθπέω), horopeymon (χοροπαί-γμων), horoplekis (χοροπλεκής), horopios (χοροποιός), horostades (χοροστάδες), ho-rostasia (χοροστασάία), horoterpis (χοροτερπής).


    Düz sıra halinde veya dairesel olarak oynanılan horonda, hangi formun orjinal olduğunu saptamak oldukça güçtür.


Karadeniz dışında Anadolu ve Yunanistan’da çeşitli halk oyunlarında her iki formda yaygındır. Lucian’ın (MS 125-190) bahsettiği geleneksel oyuncuların zincir oluşturduğu dans aynı isimle halen daha Ege adalarında oynanılmakta olup, önce birbirinden ayrı oynayan erkek ve kadın gurupların karışarak oyunu birlikte oynaması Karadeniz horonlarında da izlenmektedir.

    Tonya Türkçesinde kullanılan horopus (etmek) “neşeli bir biçimde yerinde tepin-me, oynama” TS 75, Balkan Türkleri arasında dans etme anlamında kullanılan “hora tepmek” (Giresun ve Şalpazarı Türkmenlerinde “horon tepmek”) kelimeleri de horos dolayısıyla Yunanca orijini kesinleştirmektedir. Batı dillerinde ve modern Türkçe’de kullanılan koroegrafi kelimesi de Yunanca orijinlidir (khororgrafia [6] horos (Χορός) “dans; oyun” + grafo (Γραφω) “yazmak”


Yunan mitolojisinde Horae (Ὡραι) mevsim tanrıçalarının adı olup gökyüzü ve Olimpos dağının bekçileridirler. Onlar hayatı süslemekle görvelidirler. Aphrodite doğduğunda Horae onu sevinçle karşılamış ve cennete özgü kıyafetlerle giydirmiştir. Antik kaynaklarda 10-12 arasında Horae adı geçmekle birlikte sadece 3 tane de olabilirler. Eski Yunan’da mevsim, dans ve tapınma ayinleri bu isimde buluşmuş olmalıdır.

Horae adları: Acte, Anatole, Auge, Auxo, Carpo, Dysis, Elete, Eunomia, Euporia, Gy-mnastica, Hesperis, Mesembria, Musica, Orthosie, Pherusa, Sponde, Thallo (Hygi-nus, Fabulae 183, Apollodorus, The Library 1. 3. 1, Hyginus, Poetica Astronomica 2. 3)



Kaynakça

Özhan Öztürk "Karadeniz: Ansiklopedik Sözlük". 2 Vol. Heyamola Publishing. Istanbul. 2005. ISBN 975-6121-00-9.





Şarkı Sözleri

Coşkun Arslan tarafından söylenen Horon adlı şarkının sözleri.

şarkı enstrümantal olduğu için şarkı sözü bulunmamaktadır.

Kemal Yılmaz tarafından söylenen Horon adlı şarkının sözleri.

ay doğar çini çini
öpsem ağzın içini
dün gece neredeydin
koynumun güğercini

indim derede durdum
bıçağıma pul vurdum
ha bu köyün içinde
ben bir kıza vuruldum

ey kavaklar kavaklar
verir yeşil yapraklar
çürüsün, toprak olsun
yardan öpen dudaklar

dumanlı derelere
düştüm derin göllere
tut kolumdan al beni
serin serin yerlere

ormanda vurdum kurdu
indi derede durdu
babamın aklı olsa
beni evlendirurdu

İsmail Türüt tarafından söylenen Horon adlı şarkının sözleri.

karadenize doğru dedim bi yol alalım
izmit bolu gerede tosya'dan dolanalım
yolcukdan geçen geçer pişmanı yiyor canım
elmasının tadına hastayım sakaryanın

karamürsel sapanca hendekde var dostlarım
terası unutulmaz sende yaşadıklarım
düzce akça kocanın çok gezdim yollarına
bende zamanlarında çaldım kapılarını

kömür siyah incisi sahili zonguldağın
ulaşım rahatlanır bolu olmasa dağın
beçik oğlu dayıma geçmem uğruyacağım
çok emeği var bana da gönlünü alacağım

kastamonu'ya dursak cide'de suya girsek
bozkurt'u abana'yı gündüz gözüyle görsek
amasya elma dağı çakal ile sallandı
düğündü geldiğimiz samsun'da karşılandık

çarşambayı sel vurur havzayı sarar duman
imamla uşaklarla sohbet ettik bir zaman
bafra insan canlısı çoktur hasmı kanlısı
yiğittir yüreklidir merttir delikanlısı

samsun tütün yatağıda orduda boldur fındık
giresuna girmeden et yemek için durduk
espiya tirebolu sevda kokardır bulancak
ne kaldı göreleye on dakika sürer ancak

aluca yağlı dere halkı gurbet ellere
anlı açık dik yürürde göğsünü gere gere
zorlu yolları açtık trabzona yaklaştık
ilk durak beşik düzüde her tarafı dolaştık

duymasın kemençeyide tutmak zor olur onu
fırtına gibi oynar akşam atli horonu
başladı tonyalı'nın kemençeye merağı
neden farklı oluyo vakfıkebir'in yağı

bıçak sürmem elimede ver silahı yomraya
bir delikanlı yetti arsını duyurmaya
uzun yol sarkalıda her yere namı yürür
ofun özelliğidir bir adım önde durur

etrafımı bir tarayın elli üçü arayın
rizeyemi yanaştık kokusu geldi çayın
girdik iyi dereye peşin dere pazarı
en iyi balı yapar ikizler evde arı

geçilirmi görmeden kaleyi ziratı
çayı orada içmek keyif veriyo zati
yılmaz karadereli cesurdur gözü pekdir
gurbette garibanın yaslandığı direktir

taşlı dere sağaka gördük taş ocağını
potomyası yasetten aldı alacağını
çay eli çay vatanı çaydan aldı adını
fasulye sanat oldu buldu damak tadını

dağları aşıyorum tulumla coşuyorum
ay beni tanımayan demesin yaşıyorum
atmaca bıldırcını görünce durmaz hele
pazarlı atmacayıda şimdi taşıyı beni

kanıtladı ardeşem bu işde zekasını
bir eğe tornavida yapar tabancasını
fındık düşer içe dur gidemedim nicedir
yaşlılar iyi bilir eski adı viçedir

aravilin opanın köprüsündendir karı
vaz geçilmez tutkudur artvin'de atabari
böyle soğuk suyuda elinde tutamazsın
binbir çeşit çiçeğinde kokusana doyamazsın

derelerinde olur nefis ala balıklar
şiirleşir orada yaşanan sevdalıklar
güzel memleketimi anlatmaktır emelim
şöhreti sınırlarıda aştı bizim temelim

hırçındır karadeniz dağları sabır taşı
birlik olsak kimsenin ağırırmıydı başı
aramızdaki nifak tohumlarımı kırsak
ne kadar güzel olur dargınlıkları silsek

bir ortak nokta bulsakda omuz omuza olsak
herkez güven içinde daha sağlam yürüsek...

Ceyhun Şişmanoğlu tarafından söylenen Horon adlı şarkının sözleri.

tara sevduğum tara
sevduğum sevduğum tara sevduğum tara
saçlar insun bellere
bellere bellere saçlar insun bellere
gelme bize güzelum
güzelum güzelum gelma bize güzelum
düşmeyelum dillera
dillere diilere düşmeyelum dillere

tulumcili tullidur yanakları killidur
sevdaluk çekenlerun horonundan bellidur
benum sevduğum güsell peştemali pullidur

baş meşeden yukari
yukari yukari baş meşeden yukarı
molayimdir molayim
molayim molayim molayimdir molayim
herkes gitti yaylaya
yaylaya yaylaya herkes gitti yaylaya
ya ben nasi durayim
durayim durayim ya ben nasi durayim

tulumcili tullidur yanaklari kıllidur
sevdaluk çekenlerun horonundan belllidur
benum sevduğum güsel peştemali pullidur
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Ordu

Ordu ili, Türkiye'nin Orta Karadeniz Bölgesi'nde yer alan, doğusunda Giresun, batısında Samsun, güneyinde Sivas ve Tokat illeri ile komşu bir şehirdir.Bu sınırlar içinde Karadeniz Bölgesi'nin 3. büyük şehri olan Ordu ilinin yüzölçümü yaklaşık 5.963 kilometre kare, merkez ...

Trabzon

Trabzon Karadeniz bölgesinin doğusunda yer alan il. İl toprakları 40° 33’ ve 41° 07’ kuzey enlemleriyle 37° 07’ ve 40° 30’ doğu boylamları arasında yer alır. Batıdan Giresun, güneyden Gümüşhane ve Bayburt, doğudan Rize illeri, kuzeyden ise Karadeniz ile çevrilidir. Trafik ...

Kolbastı

Kolbastı, Faroz Kesmesi ya da Hoptek Trabzon il merkezinde oynanılan bir halk dansının adı olmakla birlikte horon olarak adlandırılan geleneksel Karadeniz oyunlarından birisi değildir. Kolbastının popülerleşmesiyle birçok kolbastı ekibi kurulmaya başlanmıştır. Bu ekipler; ...

Alaçam

Tarihi: İlçe çok eski bir tarihe sahiptir. M.Ö. ki devirlerde Frigyalılar, Kimmiler, Mısırlılar, Lidyalılar ve Persler Alaçam'da hüküm sürmüşlerdir. M.Ö. 5. Asırda Orta Asya'dan gelen Miletliler oraya Zelikus adını vermişler. Miletlilerden sonra Bizansın eline geçen ...

Oyun Havası

Oyun havası, insanlarda coşku uyandıran, sazlarla çalınan, saz eserleridir. Çiftetelli, zeybek, longa, horon, hora, bar, köçekçe, halay ve sirto gibi değişik şekilleri vardır.

Giresun Nüfus Ve Sosyal Hayat

Nüfûsu: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 499.087 olup, 219.114’ü şehirlerde, 279.

Gümüşhane Nüfus Ve Sosyal Hayat

Nüfûsu: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 169.375 olup, 58.996’sı şehirlerde, 110.

Ordu Nüfusu Ve Sosyal Yaşam

Nüfus: 1990 nüfus sayımına göre toplam nüfûsu 830.105 olup, 336.820’si il ve ilçe merkezlerinde 493.

Rize Nüfus Ve Sosyal Hayat

Nüfûsu: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 348.776 olup, 133.370’i ilçe merkezinde 215.

Samsun Nüfus Ve Sosyal Hayat

Nüfûsu: Samsun, nüfûsu hızla artan bir ilimizdir. 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 1.158.

Sinop Nüfus Ve Sosyal Hayat

Nüfus: 1990 sayımına göre toplam nüfûsu 265.153 olup, 86.314’ü ilçe merkezinde, 178.