icazet

okuduğu ilimleri, branşı veya sanatı bitirenlere hoca tarafından verilen ehliyet vesikası. İzin, diploma, şehâdetnâme, ilmî ehliyet. Daha çok ilimde ve yazı sanatında tahsilini bitirenlere verilen diploma yerine kullanılan bu tâbir, Arapçada izin, müsâade demektir.

ICAZET (türkçe) anlamı
1. İzin. Müsaade. Şehadetname. Diploma. Olur demek. Destur vermek. İlmî ehliyet. Reva görmek.
ICAZET (türkçe) anlamı
2. diplomaizin
3. onay
onaylama.
ICAZET (türkçe) anlamı
4. (Arapça) Kadın ismi 1. İzin
5. ruhsat. 2. Diploma.
ICAZET (türkçe) ingilizcesi
1. 1. permission
2. authorization. 2. diploma or certificate (which usually attests that someone has finished a medrese or is a calligrapher of the Arabic script).,

Icazet hakkında bilgiler

okuduğu ilimleri, branşı veya sanatı bitirenlere hoca tarafından verilen ehliyet vesikası. İzin, diploma, şehadetname, ilmi ehliyet. Daha çok ilimde ve yazı sanatında tahsilini bitirenlere verilen diploma yerine kullanılan bu tabir, Arapçada izin, müsaade demektir. Temyiz kudretini haiz, fakat borç altına girmeye ehil olmayan bir kimsenin yaptığı hukuki muameleye, kanunen mümessilin sonradan buna izin vermesine de icazet denir. Bu tek taraflı hukuki bir muamele olup makabline şamildir (geçmişi de içine alır).

Okuduğu dersi, sanatı bitirenlere hoca ve ustaları tarafından verilen ehliyet vesikalarına da “icazetname” denirdi. Tasavvuf ilminde yetişmiş ve yetiştirebilen bir rehberin, yetiştirip, kemale erdirdiği talebelerine, insanlara rehberlik etmeleri için verdiği izne icazet adı verilir.

İcazetlerin metni genellikle Arapça olur, başlangıcında güzel bir hatla yazılmış Besmele bulunurdu. Allahü tealaya hamd ve sena, Peygamberimize (sallallahü aleyhi ve sellem) ve diğer peygamberlere (aleyhimüsselam) salat ve selamla birlikte, Peygamber efendimizin Ehl-i beytine ve Eshab-ı kirama hayır dua edilerek başlar, sonra ilimle ilgili ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler yazılırdı. İcazetnameyi veren şahsın kendisinin ve babasının adı zikredilip, icazetname verilen şahsın adı, babasının adı ve lakabı (meşhur olan ünvanı) kaydedildikten sonra, okuduğu dersleri tamamen bellediği bildirilirdi. İcazet veren hoca, kendisini duadan unutmamasını isterdi. Daha sonra icazetnameyi veren zatın hocalarının isimleri yazılır, mensub olduğu mezhebin imamına kadar sayılır ve buradan Peygamber efendimize kadar icazet zinciri sıralanırdı. İcazetname, Peygamber efendimizin medhini bildiren salevat ve hocanın talebesine verdiği nasihatle son bulurdu. İcazetnameleri devrin meşhur hattatlarından birine nesih yazı ile yazdırmak ve tezhib ettirmek (süslettirmek) adetti. Bu haldeki icazetname, hattat tarafından yazılırdı. İcazetnameyi veren ve alanın isim yerleri boş bırakılır, buraları icazeti veren zat kendi el yazısı ile doldururdu.

Kaynak

Rehber Ansiklopedisi
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Kastalani

Kastalani on beşinci ve on altıncı yüzyıllarda Mısır’da yetişen hadis, kıraat ve Şafii mezhebi fıkıh alimlerinden. İsmi, Ahmed bin Muhammed’dir. Künyesi, Ebü’l-Abbas olup, lakabı Şihabüddin’dir. Kastalani diye Ünlü olmuştur. 1448 (H.851) senesinde Kahire’de doğdu, ...

Pir

Pir, (Farsça: (پیر) pir, "ihtiyar, yaşlı, koca"), tarikat kurucusu mutasavvıf. Tarikat pirinin tekkesi tarikat üyeleri için büyük önem taşır.

Ahilik

Ahilik, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu’da yaşayan halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir. Kendi kural ...

Dersiam

Dersiam Osmanlılarda medreselerde talebeye ders veren müderrislerin ünvanı. Bir kimsenin dersiam olması için, okuması icab eden ilimleri bitirip icazet (diploma) alması gerekiyordu. Bunun yanında imtihandan geçerek ehliyetini ispat etmesi de şarttı. Tanınmış alimlerden ders vekilinin ...

Mevlevi

Mevlevi, Mevlânâ Celâleddin Rûmi'nin özel olarak yaptığı zikir ve törenleri göz önünde tutarak ölümünden sonra oğlu Sultan Veled tarafından kurulan tarikata giren kimsedir. Mevlevi adı, tarikat kurallarına göre çile dolduran, belli sınavlardan, denemelerden geçerek yetkili ...

Divanî

Divanî, (, ) Bir bakıma tevkie, bir bakıma ta'like benzeyen son derece hareketli, karmaşık, özel bir yazı türü. (Fatih döneminde belirmiş, Yavuz döneminde gelişmiştir. Yalnız buyrultularda kullanılır.) Tâlik yazı türünün Osmanlı Türkleri ve Mısırlılar tarafından ...

Izin

İzin, başrolünü Yılmaz Güney'in yönetmenliğini ise Temel Gürsu'nun yaptığı 1975 yapımı Türk filmdir.

Amidi

AMİDİ İslam alimlerinin büyüklerinden. İsmi, Ali bin Muhammed bin Salim es-Sa’lebi’dir. Künyesi, Ebü’l-Hasan veya Ebü’l- Kasım, lakabı Seyfüddin’dir. Amidi nisbesiyle meşhur olmuştur. 1156 (H.551) senesinde Amid’de (Diyarbakır) doğdu. 1233 (H.631) senesinde Şam’da ...

Müderris

Müderris medreselerde ders veren öğretim üyesi, profesör. Arapçada “ders” masdarından gelen müderris kelimesi, ders veren öğretmen ve ders vermeye yetkili ilim sahibi kimse manasındadır. Tarihte, devrin mektep ve medreselerinde eğitim ve öğrenimini tamamlayıp, icazet (diploma) ...