kalyon

Kalyon Yelkenli ve kürekli en büyük savaş ve yük gemisi. Osmanlı kalyonlarının üç ambarlı ve kapak adı verilen iki çeşidi vardı. Üç ambarlı, en üst güvertesinden başka iki alt güvertesinde top bataryası bulunan ağır ve hantal yapılı, yalnız yelkenle yürütülen bir gemi tipiydi. Kapak, ana güvertesinden başka iki alt güvertesinde top bataryası bulunan daha hafif bir kalyondu. Buna “karaka” da denirdi. Osmanlı denizciliğinde kalyon ilk defa Sultan İkinci Bayezid Han devrinde kullanıldı. Kanu...

KALYON (türkçe) anlamı
1. Buharlı gemilerin icadından evvel kullanılan yelkenli ve kürekli harp gemilerinden biri.
KALYON (türkçe) anlamı
2. yelkenle ve kürekle yol alan savaş gemilerinin en büyüğü.
KALYON (türkçe) ingilizcesi
1. n. galleon,
KALYON (türkçe) fransızcası
1. galion [le]
KALYON (türkçe) almancası
1. n. Galeone

Kalyon hakkında bilgiler

Kalyon Yelkenli ve kürekli en büyük savaş ve yük gemisi. Osmanlı kalyonlarının üç ambarlı ve kapak adı verilen iki çeşidi vardı. Üç ambarlı, en üst güvertesinden başka iki alt güvertesinde top bataryası bulunan ağır ve hantal yapılı, yalnız yelkenle yürütülen bir gemi tipiydi. Kapak, ana güvertesinden başka iki alt güvertesinde top bataryası bulunan daha hafif bir kalyondu. Buna “karaka” da denirdi. Osmanlı denizciliğinde kalyon ilk defa Sultan İkinci Bayezid Han devrinde kullanıldı. Kanuni Sultan Süleyman Han devrinde de bin beş yüzden iki bin tonilatoya kadar yük taşımaya müsait karaka türünden büyük gemi kullanılırdı. Bu gemiler her ne kadar kürekle sevk olunur ise de, hareketleri yelken ve direğe, yani rüzgara bağlı olduğundan savaş sırasında rüzgar esmediği zamanlarda pek fazla işe yaramazlardı. Osmanlılar bu tür gemileri nakliyat işlerinde kullanırlardı.

Kalyonda çalışanların aylıklarını, yiyecek ve içeceklerini ve levazım hesaplarını tutan vazifeli kalyon katibi bulunurdu. Kalyonlarda, bugünkü doktor albay rütbesinde, kalyon tabibi vardı. Kalyonlarda vazifeli askerler kalyoncu diye tabir edilirdi.

Kalyoncuların özel bir kıyafeti vardı. Bir metre uzunluğunda yatağan bıçaklar ve özel tabancalar kullanırlar, başlarına, bellerine şal takarlar, omuzlarına mevsime göre yapılmış bornoz atarlardı. Bazan başlarına sarıklar sararlar, sırma ve düz kaytandan işlemeli şalvar giyerlerdi.

Ayakkabıları kütburunlu, üzerinden ayak parmakları görülecek biçimdeydi. Buharlı gemilerin yapımından sonra diğer yelkenli harp gemileri gibi kalyonlar da ortadan kalktı.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Kosova (kalyon)

Kosova, Osmanlı Donanması`na ait kalyon tipi savaş gemisi.

Mahmudiye (kalyon)

Mahmudiye, Osmanlı Donanması'na ait kalyon tipi savaş gemisidir. 1829'da, II.

Salih Kalyon

Salih Kalyon (d. 1946, Ağrı), Sinema, tiyatro ve dizi oyuncusu. ``Bizimkiler`` dizisindeki Sedat ve ``Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü`` oyunundaki Gülseren`in babası karakterleriyle tanınır.

Kenan Kalyon

Türkiye Komünist Emek Partisi (TKEP)'nde faaliyet sürdürdü . 1980 askeri darbesinden sonra tutuklandı, dokuz yıl tutuklu kaldı. 1993 yılında tekrar tutuklandı. Üç yıl daha tutuklu kaldı.

Kalyon Grup

Kalyon Grup 1974 yılında inşaat sektöründe hizmet vermek amacıyla Kalyon İnşaat’ın kurulmasıyla başlamıştır. Günümüzde inşaata ek olarak altyapı, enerji, plastic boru, PVC pencere sistemleri gibi birçok farklı alanda hizmetler veren bir şirketler gurubudur.

Mahmudiye

Eskişehir iline bağlı bir ilçe. Yüzölçümü 651 kilometrekare, nüfusu 32.934 tür. Yüzeyi genel olarak...

Rütbe

Rütbe Sıra, derece, mertebe; devlet memurlarıyla halktan bazılarına verilen paye, ünvan. Askerlikte emir ve komuta zincirini çalıştırmak ve disiplini koruyabilmek için rütbe ihdas edilmiştir. Ayrıca hükümet emirlerinin yerine getirilmesi için amirle, memurluğun derecelerini tayin ...

Gemi

Gemi Alm. Sehiff, Fr. Navire, bateau, İng. Ship, vessel. Deniz, nehir ve göllerde yük ve yolcu taşımak maksadıyla kullanılan araçlar. Suda yüzebilen teknelerin, ilk defa ne zaman yapıldığına dair tarihi araştırmalar kesin bir bilgi vermemekle beraber M.Ö. 3000 yıllarında ...

Levent

Osmanlı donanmasında hizmet gören askerî sınıf. Türkçe, Farsça ve İtalyancada ayrı ayrı manalara gelen kelime aslen İtalyanca olup, levantino “doğulu” anlamına gelir. Venedik’e göre doğulu asker.