Kelime

Kelime Seslerden meydana gelen, cümle içinde manası ve vazifesi olan en küçük söz parçası. Kelimeler, cümlede ya manalı söz parçaları olarak veya bir görevle kullanılırlar. Cümlede bir görevi olup, manası olmayan kelimeler edat ve bağlaçlardır (gibi, kadar, ile vs.); isim, sıfat, zamir, zarf, fiil ve ünlemler ise bir manası olan kelimelerdir. İlk kelimenin varlığı, ilk insana kadar uzanır. İlk insan, ilk peygamber hazret-i adem’in birkaç dil bildiği, kendisine kitap indirildiği ilahi k

KELIME (türkçe) anlamı

1. Gr: Mânası olan en küçük söz veya cümlenin yapısını teşkil eden unsurlardan birisidir. Kelime
2. isim
3. fiil ve harf olmak üzere dilbilgisinde üç kısma ayrılmıştır. Bir tek söze kelime denir.

KELIME (türkçe) anlamı

(Arapça) Kadın ismi - (bkz. Kelim).

KELIME (türkçe) anlamı

sözcük.

KELIME (türkçe) anlamı

4. Anlamlı ses veya ses birliği
5. söz
6. sözcük
7. Tayyare kelimesine alışan millet
8. uçak kelimesine de alışır.- O. V. Kanık.
9. Atasözü
10. deyim ve birleşik fiiller
11. kelimeleri tartarak konuşmak

KELIME (türkçe) ingilizcesi

1. adj. wordy
2. n. word
3. vocable

KELIME (türkçe) fransızcası

1. mot [le]
2. vocable [le]

KELIME (türkçe) almancası

1. n. Vokabel
2. Wort
3. abbr. cadj.
4. prep. circa
Kelime Seslerden meydana gelen, cümle içinde manası ve vazifesi olan en küçük söz parçası. Kelimeler, cümlede ya manalı söz parçaları olarak veya bir görevle kullanılırlar. Cümlede bir görevi olup, manası olmayan kelimeler edat ve bağlaçlardır (gibi, kadar, ile vs.); isim, sıfat, zamir, zarf, fiil ve ünlemler ise bir manası olan kelimelerdir.
İlk kelimenin varlığı, ilk insana kadar uzanır. İlk insan, ilk peygamber hazret-i adem’in birkaç dil bildiği, kendisine kitap indirildiği ilahi kitaplarda yazılıdır.
Bir dilin zenginliği kelime sayısının çokluğuna bağlıdır. Günümüzde birkaç yüz kelimelik fakir kabile dillerinin yanısıra kelime sayısı yarım milyona varan zengin diller de bulunur.
Her kelimenin bir manası, bir ses yapısı, bir de şekil yapısı vardır. Kelimelerin ve cümlelerin yapısı, dilbilgisi (gramer) tarafından incelenir. Dilbilgisinin kelimelerin ses yapısını inceleyen bölümüne ses bilgisi (fonetik-tecvid, ilm-i kıraat); şekil yapısını inceleyen bölümüne kelime bilgisi (morfoloji-sarf) denir. Cümlenin ve kelimenin manasını inceleyen dilbilgisi dalı ise mana bilgisi (semantik) diye adlandırılır. Her kelimenin bir sözlük, bir mecaz, bir de terim manası olabilir. Eş-sesli, eş-manalı (müteradif), zıt manalı kelimeleri; kelimelerde mana genişlemesi ve daralmalarını, mana değişmelerini, çok-manalı kelimeleri incelemek semantiğin konusudur.
Kelimeler canlı varlıklar gibidir. Zamanla bazı kelimeler unutulur, terk edilir (Bunlara fosilleşmiş kelime denir.); yeni kelimeler ortaya çıkar. Bir dilde yeni kelime yapmak için bazı yollara baş vurulur:
Türetme yolu: Kelime kök ve gövdesine yapım ekleri getirilerek yeni kelimeler türetilir: Gör-ücü, bakır-cı (kelime kökünden); gözlük-çü (kelime gövdesinden) gibi.
Birleştirme yolu: İki veya üç kelime birleşip, kaynaşarak yeni bir kelime meydana gelir: Hanımeli, Afyonkarahisar gibi.
Başka bir dilden kelime alma yolu: Vapur, enflasyon gibi.
Türetme ve birleştirme bir dilin bünyesine uygun olduğu için dilin yapısını zorlamaz. Ancak, başka bir dilden kelime alırken dikkatli olmak gerekir. Dilde aşırı bir “özleşme”, “arılaşma” nasıl yıkıcı bir hareketse, başka bir dilden gelişigüzel ve çok miktarda kelime almak da o derece tehlikelidir. Özellikle kültür yapıları değişik, hatta zıt milletlerin kelime alışverişleri hoş karşılanmaz. Çünkü, kelime alışverişi, kültür alışverişini, bu ise fikir anarşisini davet edebilir.
Her millet kendi dilinin kelimelerinin doğru yazılıp okunmasına ehemmiyet verir. Yeni nesillerin yetiştirilmelerinde dil öğreniminin özel bir ağırlığı vardır. Bu iş için kelimelerin doğru yazılış ve okunuşlarını gösteren imla kılavuzları hazırlanır, imla kaideleri tesbit edilir.
Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Önceki Paylaşımlar