Kestane

Kestane

Kestane Familyası: Kayıngiller (Fagaceae) Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz bölgesi. Daha çok Akdeniz çevresi memleketlerinde yetişen, kupulası dikenli veya çengelli dikenli, küre şeklinde ve nişastaca zengin meyveleri olan ağaçlar. Kestane ağacının yaprakları biraz sert, kenarları testere dişli ve dişlerin ucu dikenlidir. Erkek çiçekler dik uzun durumlar halinde, dişi çiçekler ise üçlü gruplar şeklindedir. Yeşil ve dikenli olan meyvenin dış kabuğunun içinde kahverengi

KESTANE (türkçe) anlamı

1. kayıngillerden
2. kerestesi doğramacılıkta kullanılan
3. ılıman iklimlerde yetişen bir orman ağacı (castanea sativa).
4. bu ağacın yenebilen meyvesi.
kestanerengi: saçları açık kestaneydi .

KESTANE (türkçe) anlamı

5. 1 . Kayıngillerden
6. ılıman iklimlerde yetişen
7. 25-30 m kadar boylanabilen
8. kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa).
9. 2 . botanikBu ağacın yenebilen kabuklu meyvesi.
10. 3 . Kestane rengi.
11. Atasözü
12. deyim ve birleşik fiiller
13. kestane kabuğundan çıkmış da kabuğunu beğenmemiş
14. kestane suyu gibi

KESTANE (türkçe) ingilizcesi

1. n. chestnut
2. marron
3. spanish chestnut
4. sweet chestnut,

KESTANE (türkçe) fransızcası

1. marron [le]
2. châtaigne [la]

KESTANE (türkçe) almancası

1. n. Kastanie
Kestane Familyası: Kayıngiller (Fagaceae) Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz bölgesi.

Daha çok Akdeniz çevresi memleketlerinde yetişen, kupulası dikenli veya çengelli dikenli, küre şeklinde ve nişastaca zengin meyveleri olan ağaçlar.

Kestane ağacının yaprakları biraz sert, kenarları testere dişli ve dişlerin ucu dikenlidir. Erkek çiçekler dik uzun durumlar halinde, dişi çiçekler ise üçlü gruplar şeklindedir. Yeşil ve dikenli olan meyvenin dış kabuğunun içinde kahverengi kabuklu, yenebilen ve aslında birer tohum olan birkaç tane meyve bulunur. Bu meyvelere kestane denir.

Kestane ağacı daha çok kayalık yamaçları ve kumlu toprakları sever. Kireçli topraklarda yetişmez. Memleketimizde özel olarak yetiştirilmektedir. Özellikle Bursa bölgesinde yetiştirilen kestaneler Ünlüdur. Yabani olarak yetişen kestane ağaçları 20-30 m yükselebilmekte ve yer yer ormanlar meydana getirmektedir. Azami olarak 700 sene yaşarlar. Yemiş veren kestaneler ise daha alçak boylu olup 5-6 m yüksekliktedir. Kestane ağaçları ancak 10-12 yaşlarında meyve vermeye başlar. Kestane, tazeyken buruk ve acımsı tattadır. Dış kabukları sararıp çatladıktan sonra toplanır. Dikenli olarak dış kabuğu (kupulası) sopalarla dökülerek temizlenir. Kestane bir süre toprakta veya toprağa gömülü bırakılırsa daha tatlılaşır.

Kullanıldığı yerler: Kestane; nişasta, sakkaroz, protein ve tanen ihtiva eder. Daha çok, pişirilerek (haşlanmak veya kebabı yapılmak suretiyle) yenir. Şekerciler kestanenin şekerlemesini yaparak “kestane şekeri” adı altında piyasaya sürerler. Bursa’nın kestane şekeri en Ünlü olanıdır.

Kestane ağacının kerestesi iyi cila kabul ettiğinden mobilyacılıkta; odunu sert ve dayanıklı olması sebebiyle de inşaatlarda kullanılır. Memleketimizde yılda 10-12 bin ton civarında kestane üretilebilmektedir.

Kestane, kayıngiller (Fagaceae) familyasından Castanea cinsini oluşturan ağaçların ve bu ağaçların yenilebilen tohumlarına verilen ad.

Kestane tüketimi

Tohumları Güney Avrupa ile Güneybatı ve Doğu Asya'da yaygın olarak tüketilmektedir. Orta çağlarda Güney Avrupa'da yeterli buğday ununa sahip olamayan orman toplulukları temel karbonhidrat kaynağı olarak tamamen kestaneye bağlı kalmaktaydılar.

Tohumlar, ateşte közlenmiş, haşlanış veya suda kaynatılmiş olarak tüketilir. İlkine çoğunlukla 'kestane kebap' denilmektedir, bu yöntem, kestane tohumları üst kısımları hafifçe çizildikten sonra, 200-220 °C ısıda 10-15 dakika süreyle fırına verilek hazırlanır.

Kestane aynı zamanda bazı çörek, kek ve pasta çeşitlerinde de kullanılmaktadır. Ayrıca özellikle Bursa ilimizde Kestane Şekeri adıyla bilinen bir tatlı çeşidi de çok sevilmektedir ve oldukça büyük miktarlarda üretilmektedir.

Kerestesi, dayanıklılık ve dekoratif özellikleri bakımından meşe ağacının odununa benzemekle birlikte, kuruma esnasında çatlaması ve eğrilmesi nedeniyle, bu ağaçtan büyük boyutlu kereste elde edilememektedir. Ancak dayanıklılığı nedeniyle bazı ahşap bahçe işlerinde bu ağaçtan faydalanılmaktadır. İtalya'da fıçı yapımında kullanılmaktadır.

At kestanesi olarak bilinen ağacın aynı adı taşıyan tohumları zehirli olup, tamamen farklı bir bitki türüdür, bunların burada bahsedilen kestane ile ilgisi bulunmamaktadır.
Önceki Paylaşımlar