Kindi

Kindi

Kindi(796 - 867) İslam aleminde yetişen meşhur fen ali­mi ve filozof. İsmi, Ya'kub bin İshak bin Sabbah bin, İmran, künyesi Ebu Yusuf’tur. Güney Arabistan’ın meşhur Kinde kabilesinden geldiği için Kin­di ismiyle tanındı. Doğum tarihi belli değildir. Babası Kufe şehrinin ileri gelen idarecilerindendi.

Kindi(796 - 867) İslam aleminde yetişen meşhur fen ali­mi ve filozof. İsmi, Ya'kub bin İshak bin Sabbah bin, İmran, künyesi Ebu Yusuf’tur. Güney Arabistan’ın meşhur Kinde kabilesinden geldiği için Kin­di ismiyle tanındı. Doğum tarihi belli değildir. Babası Kufe şehrinin ileri gelen idarecilerindendi. Kindi, 796 senesinden sonra bu şehirde doğduğu zannedilmektedir. İlim öğrenmeye Kufe'de başlayan Kindi, sonra. Bağdat'a yerleşti. Abbasi Halifesi Me'mün'un insanlarına kavuştu. Halife Mu'tasım ve oğlu Ahmed'in yanında da büyük bir itibara sahipti. Din ilimleri, matematik, felsefe, tıp ve astronomi ilimlerini öğrenerek söz sahibi oldu. Mantık ve geometri ilimlerinde de üstad idi.

Halife Me'mun, Kindi'yi Beyt-ül-Hikme'deki tercüme heyetinde görevlendirdi. Bu vazifede iken eski Yunan ve Hind'den intikal eden ilmi ve felsefi eserleri tercüme etti. Tercümelerine kendi yorum ve tenkitlerini de ekleyen Kindi,müstakil eserler de yazdı. Felsefe üzerine yazdığı eserlerinde eski Yunan kuru nazariyeciliğini tenkit edip, yeni te­ori ve terimler tespit etti. Düşünce sistemini mateme tiki bir temele oturtmaya çalıştı. Bağdat'ta iken astronomi ve tıp ilimleri ile meşgul oldu. 867 (H. 253) senesinde Bağdat'ta vefat etti.

Kindi, ömrünün bir dönemini mekanik konu­sundaki incelemelere ayırdı. ortaçağ bilginleri bu sahada onun görüşlerine ve fikirlerine başvurur­lardı. Fen ilimlerinin hemen hepsinde söz sahibi olan Kindi, bu ilimlere birçok yenilikler getirdi. Açıla­rın pergelle ölçülmesini ilk defa o başlattı. Mate­matiği sadece fiziğe değil, tıbba da tatbik etti. Bu­nu bileşik ilaçlar teorisinde kullandı. Sıvıların özgül ağırlıklarını hesapladı. Çekim ve düşme konu­larıyla alakalı deneyler yaptı. Optikle etraflı bir şe­kilde uğraştı. İslam ve Avrupa ilim alemi onun bu alanda yazdığı eserlerden çok istifade etti. İbn-i Heysem'den sonra bile kaynak olmaya devam etti. Bu alandaki çalışmalarında Theon ile Euclid'in eserlerinden faydalandı. Kindi'ye göre ışığın yayılması zamanla sınırlı değildir. Görme olayı göz­den koniksi olarak dağılıp genişleyen ve eşyayı saran ışık demeti sayesinde meydana gelmektedir. Kindi; hava tahminler! üzerinde de çalışmış ve eser­ler yazmıştır. Musiki ilminin öncüleri arasında da yer aldı. Bu konuyla alakalı eserleri de vardır.

Kindi, Einstein’dan asırlar önce, rölativite (iza­fiyet) teorisini ortaya koydu. Ona,göre, bütün var­lıklar ve varlığın fiziki olayları izafidir. Zaman, mekan, hareket, birbirlerinden bağımsız değildirler. Aksine bunların hepsi birbirine bağlı izafi olaylar­dır. Cisim zamanla, zaman cisimle, mekan hare­ketle, hareket mekanla ve dolayısıyla hepsi birbiriyle bağımlıdır. Bunlardan hiçbiri müstakil değildir, Kendisi bu konuda şöyle demektedir: "Zaman an­cak hareketle, cisim hareketle, hareket cisimle var­dır. O halde; cisim, hareket ve zamandan birinin di­ğerine bir önceliği yoktur.

Bu cetvele göre, herhangi Arabi ayın birinci gününü bulmak için, hicri kameri sene sekize bölünür.Kalan, cetvelde birinci satırda bulunup, bun­dan aşağıya inince bulunmak istenen ayın hiza­sındaki rakam, Cumadan İtibaren gün adedi olur.

Avrupa ilim aleminde AI-Kindus, Alkhindus ve Alchinrinus adlarıyla tanınan Kindi, doğulu ve batılı birçok ilim adamına tesir etti. İbn-i Heysem, Bacon ve Witelo onun eserlerinden istifade ettiler. Ebu Ma'şer Ca'fer bin Muhammed Belhi, Hasne­veyh, Naftuye gibi talebeler yetiştirmiştir. İslam aleminde felsefi görüşler, Kindi ile zuhur etmiştir. Bir asır sonra Farabi, daha sonra da İbri-i Sına ken­disini takip edenlerdendir. Bu üç filozofla İslam dünyasında felsefe zuhur etmiştir. Geror de Cre­mona'da, Kindi'nin tesirinde kaldı ve eserlerini ter­cüme ederek batı ilim dünyasına tanıttı. Kindi'nin en yakın takipçisi Serahsi, sonra İbn-i Sına'dır.

Kindi'nin yazdığı eserlerin sayısı 270'e ulaş­makta ve on yedi ilim sahasını içine almaktadır. Bunlardan 22'si felsefeye; 16'sı astronomiye, l4'ü matematiğe, 32'si geometriye, 22'si tıp, l2'si tabiat ilimlerine, 7’si musiki nazariyelerine, 5'i psiko­lojiye, 9'u da mantığa dairdir.

Eserlerinden bazıları şunlardır:

1) Risale fi İlel-il-Evza-in-Nücumiyye, 2) Risiiletun fi Sın'at- ıl UsturIab, 3) Risaletun fı İs­tihraci Merkez-il-Kameri Minel Erd,4) Risa­letun fı İstihraci Hattı Nısfın-Nehar ve Semt-il ­Kıble, S) Kitabun fis-Suver, 6) Kitabun fil Me­nazir il Felekiyye, 7) Kitabun fil Felsefet-il-Ula,8) Kitabun fi Mahiyet-il-İlmi ve Aksamihi, 9) Risale fil Cevahir-il-Hamse, 10) Risale fil-Ha­yat, ll) Risale fil-Kemmiyat-il- Muza’ife, 12) Ki­tabun fı Isti'mal-il-Hisab-il-Hendesi, 13) Kita­bu Euclid (Öklid), 14) Kitabu İhtilaf-il_Menazır.

Kaynak: Yeni Rehber Ansiklopedisi; Cilt: 12, Sayfa: 88-89
Önceki Paylaşımlar