Ali Tezel - MALÜLEN EMEKLİLER ÇALIŞABİLİR Mİ? | Makale ve köşe yazısı

MALÜLEN EMEKLİLER ÇALIŞABİLİR Mİ?

Ali Tezel
Ali Tezel tüm makaleleri
Bugün Gazetesi'ndeki tüm makaleleri
Devlet memuru iken malulen emekli edildim ama hayat şartları, hastalık dinlemiyor, acaba sigortalı bir kurumda sözleşmeli olarak çalışabilir miyim?..

Ahmet Y.

Ahmet Bey, SSK'dan malulen emekli olanlar hem malullük aylığı alıp hem de SSK'lı olarak çalışamazlar ama siz devlet memuru iken malul olup T.C. Emekli Sandığı'ndan malul aylığı alıyor olmanız nedeniyle SSK'lı olarak özel sektörde çalışabilirsiniz. 506 Sayılı Kanun'un 3'üncü maddesi gereğince,

"C) Kanunla kurulu sosyal güvenlik kurumlarından malullük veya emekli aylığı almakta iken bu Kanuna tabi sigortalı bir işte çalışanların 78'inci maddeye göre tespit edilen prime esas kazançları üzerinden 63'üncü madde hükmüne göre Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilir. Sosyal Güvenlik Destek Primi ödenmiş süreler, bu Kanuna göre sigortalılık süresinden sayılmaz ve 24/05/1983 tarih ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumları'na tabi olarak geçen hizmetlerin birleştirilmesi hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz, 64'üncü madde hükmüne göre toptan ödeme yapılmaz. Ancak iş kazası veya meslek hastalığı halinde 12'nci madde hükümleri uygulanır. Bunlardan kendi kanunlarına göre görev malullüğü aylığı bağlanmış olanlar Kurumdan yazılı talepte bulunurlarsa, bunlar hakkında talep tarihini takip eden aybaşından itibaren, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları da uygulanır."

Yukarıdaki madde metninden de görüleceği üzere, T.C. Emekli Sandığı'ndan malullük aylığı alırken SSK'ya Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ödeyerek özel sektöre ait bir işyerinde çalışabilirsiniz. Siz belirtmemişsiniz. T.C. Emekli Sandığı'ndan görev malulü olarak emekli olduysanız her ay SGDP ödemenin yanında ayrıca normal primlerinizi de ödeyerek bir de SSK'dan emekli olma hakkınız da var. Üstelik malul olmanız nedeniyle 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 gün sayısı ile SSK'dan emekli olursunuz.

Kardeşim vefat etti

1962 doğumlu kardeşimi 4 Mart 2006 günü trafik kazası sonucu kaybettik. Bu güne kadar belediyede çalışmaktaydı. Daha önceki yıllarda 20 ay esnaf Bağ- Kur'u ödedi. Bununla beraber 9 yıl 1 ay sigortası çıktı.19 yaşında kız ve 20 yaşında erkek çocuğu var. İkisi de lise mezunu ve bekâr. Kardeşimin ayrıca askerliğe elverişli değildir raporu var. Bunun bir faydası olur mu, geride kalan eş ve çocuklarına aylık bağlanabilir mi? Aylık bağlanamaz ise ne yapılabilir? Gürsel Dağdevir

Gürsel Bey, yazmamışsınız ama kardeşinizin 9 yıldan fazla sosyal güvenlik süresi olduğu halde geride kalan dul ve yetimlerine aylık bağlanıp bağlanmayacağını sorduğunuza göre demek ki kardeşiniz belediyede memur olarak T.C. Emekli Sandığı'na bağlı olmalı. Çünkü ölüm anında SSK'lı veya Bağ-Kur'lu olsaydı 5 yıllık sigortalılık süresi ile geride kalan eş ve çocuklarına dul/yetim aylığı bağlanırdı. 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu gereğince ise 10 tam yıl prim/kesenek ödemeden vefat edenlerin geride kalan eş ve çocuklarına dul/yetim aylığı verilmemekte, sadece ödenen prim/kesenekler toptan ödeme adı altında geri verilmektedir. Ancak kardeşinizin 5 yıldan fazla süresi olduğundan 5434'ün ek 13'üncü maddesi gereğince, " Fiili hizmet süresi 5 yılı doldurduktan sonra vefat eden iştirakçilerin, ölüm tarihinde, başkasının yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede malul ve muhtaç bulunan dul eşleri ile çocuklarına, yazı ile Sandığa müracaatlarını takip eden ay başından itibaren 15 yıl hizmet süresi üzerinden 68'inci maddedeki esaslara göre dul ve yetim aylığı bağlanır. Ancak, ölüm tarihinde 18 yaşını, orta öğrenimde 20 yaşını ve yüksek öğrenim yapmakta ise 25 yaşını doldurmamış çocuklarda malullük şartı aranmaz. Bunların aylıkları, öğrenim durumları da göz önüne alınarak, yukarıdaki yaşları doldurdukları tarihi takip eden aybaşından itibaren kesilir. Şu kadar ki, bunlardan aylıklarının kesilmesi gereken tarihlerde başkasının yardımı olmaksızın hayatlarını devam ettiremeyecek derecede malul ve muhtaç bulunanların aylıklarının ödenmesine devam olunur. "

Ali Tezel tarafından yazılan bu makale, 01 Nisan 2006 Cumartesi günü yayınlanan Bugün Gazetesindeki köşe yazısıdır.

Diğer yazıları