Ayşe Karabat - Binbir Gece Masalları'ndan porno sitelerine | Makale ve köşe yazısı

Binbir Gece Masalları'ndan porno sitelerine

Ayşe Karabat
Ayşe Karabat tüm makaleleri
Radikal Gazetesi'ndeki tüm makaleleri
Aşk sahilleri, öyle adının çağrıştırdığı gibi, bir bar, bazı günahların işlendiği acayip bir yer, pembe dizi falan değil. Aşk sahilleri, bir haftadır, Arap Körfezi'ndeki basını meşgul eden bir seminerler dizisinin adı yalnızca. Seminerin amacı da, konunun cahili Arap gençlerine cinsel eğitim vermek.

Bu seminerler bir hafta boyunca Katar'da yapıldı. Katılımcıların yüzde 80'i kadınlardı. Yuvarlak masa toplantılarında katılımcılar ne düşündüklerini anlattı, doktorlar, psikologlar uzmanlar da gençlerin cinsellikle ilgili sorularını yanıtladı. Konu başlıkları da, eşcinsellikten, sevgi ilişkisi yönetimine, aşk ve seksten, aşkın ömrü nasıl uzara dek geniş bir yelpaze içindeydi.

Arap dünyasında farklı açılımlar peşinde olan Katar'ın Yardımseverler Derneği tarafından düzenlenen bu seminerler, doğal olarak, her konudaki rakip Suudi Arabistan'ın hiç hoşuna gitmedi. Suudi basını seminerle dalga geçip, bu seminerlerin, pornografik slayt gösterisi olmadan yapılamayacağını bile öne sürdü. Oysa Katar Yardımseverler Derneği'nin derdi tam da bu. Dernek başkanı Abdullah Hüseyin Name'ye göre, Arap gençleri cinsellik konusunda o kadar cahil ki, bu cahillik onları porno sitelerinin esiri haline getirmiş. Name, Arap toplumlarındaki aile yapısı nedeniyle gençlerin cinselliği ve aşkı büyükleriyle konuşamadığını, konuşmaya kalksa bile büyüklerin de fazla bilgi sahibi olmadığını anlatıyor.

Derneğin araştırmalarına göre Arap gençleri aşkı ya pornografi olarak ya da pembe dizi olarak algılıyormuş. O yüzden de seminerlerde, aşkın ömrünün nasıl uzatılabileceği, aşkın her zaman mutlu sonla bitemeyebileceği ve öyle sanıldığı gibi vıcık vıcık romantik olmadığı da anlatılmış. Dernek yetkililerinin işaret ettiği bir nokta da, İslam'ın aşka nasıl baktığı. Onlara göre, İslam dini aşka karşı değil.

Arap gençlerinin cinsellik konusundaki cahillikleri, bir haftalık seminerle bitmez tabii. Hele ki böyle bir seminerin bile, 'Yapılırdı, yapılmazdı, ayıptı, günahtı' gibi kıyametler kopardığını düşününce..

Bir zamanlar Binbir Gece Masalları gibi, erotik bir edebiyat şaheseri çıkarmış bir kültürün gençlerinin, cinsellik konusunda tam bir cehalet yaşaması ne kadar acıklı değil mi? Ama zaten Arap dünyası her konuda böyle değil mi?

Gllazze rap'i..

Rap müzikten çok hoşlandığımı söyleyemeyeceğim. Çünkü ben, yaşlı bir kadınım bu sebeple de gençlerin müzik zevkini anlayamayabilirim ama, protesto niteliği olan, her türlü şiddet dışı yönteme de sempatiyle baktığımdan, rap müziğe katlanabilirim.

Sanırım, Gazze'de yaşayan Filistinliler de kısmen benimle aynı görüşte. İşsizliğin yüzde 70'i bulduğu, her yerin yolu suyu olmayan mülteci kamplarıyla dolu olduğu Gazze'de, başta işgal olmak üzere protesto edilecek şey çok. Gazzelilerde de protesto yöntemi çok. Buzdolabını bahçeye çıkarıp içinde domates yetiştirmekten, kasım roketi yapıp atmaya birçok protesto yöntemi var. Bunlara yakın zamanda rap eklendi. Arapça rap yapan ve şarkılarında işgali eleştiren müzik grubu PR'ın (Palestinian Rappers-Filistinli Rapçılar) üyelerinden 20'li yaşlarındaki Mutaz Al Huwasi, başlangıçta fazla Batılı bulunduklarını söylüyor. Ama birkaç konserden sonra Gazzeliler, şarkılarını sevmeye başlamış.

Gazze'de her şey gibi rapçı olmak da zor. Fransa'dan davet alıp İsrail izin vermediği için gidememişler mesela. Ama zaten normalde Filistinli olmayan biri için maksimum bir saati geçmeyecek olan Batı Şeria'ya gidip, oradaki Filistinlilere bile seslerini duyuramıyorlar. Grup, müziğinin İsrail işgaline direnmenin yolu olduğunu düşünüyor. Şarkı sözlerine bakınca da zaten öyle olduğu anlaşılıyor:

"Ordunuzun bize saldırdığını biliyor musun/yoksa unutmayımı tercih ettin/ama sesim çınlamaya devam edecek ki unutamayasın./Sen bana terörist diyorsun/ama ben yalnızca ezilenim/Ben Filistinliyim, kendi ülkemde hapishanede gibiyim."

Ayşe Karabat tarafından yazılan bu makale, 19 Mart 2005 Cumartesi günü yayınlanan Radikal Gazetesindeki köşe yazısıdır.

Diğer yazıları