Ayşe Özgün - Doktor Sinan Göker, gözlük ve lens kullanmaya son veriyor! | Makale ve köşe yazısı

Doktor Sinan Göker, gözlük ve lens kullanmaya son veriyor!

Ayşe Özgün
Ayşe Özgün tüm makaleleri
Vatan Gazetesi'ndeki tüm makaleleri
Oğlum Ali Özgün yıllardır lens kullanır. Yumuşak lens dedikleri cinsi kullanmasına rağmen bunlardan kurtulmak istediği zaman İstanbul'da bu işin uzmanı, kompetanı kimdir diye küçük bir araştırma yaptım. Çaldığım her kapı "Dr. Sinan Göker" adını verdi. Verilen adres Beşiktaş Fulya'daki İstanbul Cerrahi Hastanesi oldu. Suzan Ataman hanımın belirlediği tarih ve saatte gittik. Kendimizi olağanüstü bir kalabalık, arı kovanı gibi çalışan bir ortamda bulduk. Suzan hanım bir komputer isabetiyle aynı anda hem telefonları cevaplıyabilen, hem kapıdan sorulanlara yanıt veren, hem de Ali'den durumu hakkında bilgi toplayabilme yeteneğine sahip, ender insanlardan birisi. Dr. Sinan cıvıl cıvıl, masmavi gözlü, kıvır kıvır kahverengi saçlı, genç ve çok yakışıklı bir kişi. Bir tek hatası var, o da çok fazla çalışması. Mesleğine aşık bir doktor. Durumu size hiç abartmadan yansıtmak istiyorum. Gerekli damlalar Ali'nin gözlerine damlatıldıktan sonra yetkililer lazer tedavisi yapılacak odanın yanındaki bekleme odasına beni de aldılar.

Odada Figen adında çok hoşsohbet bir hanım, Hollanda'lı bir bey, Danimarkalı bir bayan ve Almanya'dan gelmiş bir genç damlalanmış biçimde oturuyorlardı. Dr. Sinan'ın şöhreti besbelli sınırlarımızı aşmıştı! Yapılan tedavi işlemini monitörden izledim. Dr. Sinan bir kaç saniyede kornea'yı sıyırıyor ve bir dakika kadar da lazer uyguluyor. Sonra kornea yerli yerine geri örtülüyor ve "Dur ne var?" demeye kalmadan işlem bitiyor. Emekli Sandığı'na bağlı emeklilere ücretsiz katarakt ameliyatlarının yapıldığı bu kurumda vazifeli her doktor konusunun uzmanı ve çok değerli. Ertesi sabah tamponları çıkaran Ali etrafa bakınca, gözlerine inanamadı. Her şey net ve mükemmel görünüyordu. Teşekkürler sihirli ellere sahip Dr. Sinan Göker. Sağolun Suzan hanım ve İstanbul Cerrahi Hastanesi hemşire ve yetkilileri. Lens ve gözlükten kurtulmak isteyenlere hararetle tavsiye ederim.

Okuyucu mektubu

Nasıl maaşlarının yarısını veriyorlar?

• Koca koca adamlar Türkiye'nin borç ödemesiye ilgili alternatifler ürettiklerini zannediyorlar, Bir vatandaş borçlandığı zaman ne yapar? Önce arabasını satar, eşinin ve kendisinin ziynet eşyasını satar. Yetmedi mi evini, arsasını satar, bu da yetmezse eşyalarını satar ve masraflarını kısar. Borçlarını böylelikle öder. Ben, hükümetin benden almaya çalıştığı varlığımı doğru değerlendireceğini nereden bileyim? İkna edilmiş değilim, İşgal edilmiş arsalarda her bir Türk vatandaşının hakkı var. Bir araştıralım bakalım, devletin daha nerelerden alacakları var? Kaldırım taşları değiştirip yandaşa hizmet yapacaklarına hükümetin işgal ettiği yerleri vatandaşa ucuza satsalar olmaz mı?. Bir şey yaptıkları yok, ama isteyip duruyorlar. (İbrahim Ulusoy)

Aylık maaşının yarısını vermeye hazır olanlara da ben şaşıyorum. Bugün bir milyon verip, geriye iade edilecek 50 bin liranın hesabını yapan insanlar, nasıl maaşlarının yarısını veriyorlar? Belli ki onlar zenginler ama fakiriz edebiyat yapıyorlar. Çünkü verebilmek mümkün değil!

Ayşe Özgün tarafından yazılan bu makale, 06 Nisan 2003 Pazar günü yayınlanan Vatan Gazetesindeki köşe yazısıdır.

Diğer yazıları