Gazi Erçel - 2001 krizi borç kriziydi | Makale ve köşe yazısı

2001 krizi borç kriziydi

Gazi Erçel
Gazi Erçel tüm makaleleri
Vatan Gazetesi'ndeki tüm makaleleri
Şubat 2001 krizinden bu yana beş yıl geçti. Beş yıl önce bugün kriz doruğa çıkmıştı. Nedenleri konusunda çok şey yazıldı, söylendi. Genel kanı krizin döviz krizi olduğu noktasında odaklandı. Evet, o tarihte dövize bir saldın olduğu doğruydu. Ama kriz, kamu borcunun yüksekliğinden ve yapısından kaynaklandı.

O dönemi bir kez daha hatırlayalım. 2000 yılı başında uygulamaya konulan program Kasım ayında derin bir yara aldı. Gerek hükümetin durumun ciddiyetini kavrayıp yapısal reformları süratlendirememesi, gerekse "hırsı kendisini aşan" bankacıların oyunu değişik kurallara göre oynama istekleri ekonomiyi sarstı. Ancak bu sarsıntı kısa sürede atlatıldı.

Büyük borçlanma

Ne var ki, Şubat 2001'e geldiğimizde hassasiyeti devam eden piyasalardan büyük miktarda borç alınması gerekliydi.

20 Şubat'ta, o tarihe kadar gerçekleşmiş en büyük Hazine ihalesi planlandı. Miktarı 5.5 milyar dolara eşitti.

Bu ihaleden bir gün önce Anayasa'nın fırlatılması ile tetiklenen olaylar, piyasa oyuncularının fikrini bir anda değiştirdi. 3.5 milyar dolar tutarındaki borcu yenilemediler. Paralarını geri istediler. Parasını alan, Merkez Bankası'na koştu. Döviz talep etti. Sonuç malum. Yeni programın uygulanması da 3 ay gecikince, kriz dayanılmaz bir biçimde derinleşti.

Kasım 2000'de de aynı olay yaşanabilirdi. Yaşanmamasının nedeni, Hazine'nin o tarihte borçlanma ihalelerinin olmamasıydı. Hazine yönetimi, 2000 yılı sonuna yaklaşılırken durumun hassaslaşacağını tahmin ettiği Ekim-Aralık ayları dönemine ihale koymamıştı. İyi de etmişti. İhale olsaydı, Şubat 2001'deki olayları Kasım 2000'de aynen yaşayabilirdik.

İki sonuç

Buradan çıkan iki sonuç var. Birincisi, Şubat 2001'de böylesi büyüklükte bir ihale olmasaydı, siyasetçiler piyasaların hassasiyetini algılayıp davranışlarına dikkat etselerdi ve gerekli yapısal değişiklikler üç ay önce gerçekleştirilebilseydi kriz ortaya çıkmayacaktı.

İkincisi ise, Şubat 2001'deki olaylar, kamu borcunun büyüklüğü ve yapısının finansal krizlerde ne denli önemli olduğunu bize gösterdi. Döviz rezervlerinin büyüklüğünden çok daha hayati olan faktörün, borcun yeniden döndürülmesi olduğunu hatırlattı. Borç yapısı ve büyüklüğünün, bekleyişleri etkileyerek krizleri çıkarma ya da önlemedeki önemini gözler önüne serdi.

Bu nedenlerle, borç konusunda dikkatli olalım. Dövizden daha önemli unsurun, ekonominin borç yapısı ve dinamikleri olduğunu hatırımızdan çıkarmayalım.

Gazi Erçel tarafından yazılan bu makale, 20 Şubat 2006 Pazartesi günü yayınlanan Vatan Gazetesindeki köşe yazısıdır.

Diğer yazıları