Faik Öztrak - Riskli büyüme | Makale ve köşe yazısı

Riskli büyüme

Faik Öztrak
Faik Öztrak tüm makaleleri
Milliyet Gazetesi'ndeki tüm makaleleri

Bu yılın ikinci üç aylık döneminde gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) yüzde 7.5, gayri safi milli hasıla da (GSMH) yüzde 8.5 oranında artmış. Her iki artış da beklentilerin üzerinde. Bunun sonucunda yılın ilk yarısında yıllık GSYH ve GSMH artışları da sırasıyla yüzde 7.8 ve yüzde 8.3'e yükseliyor. Türkiye 2002 yılının ikinci yarısından bu yana kesintisiz ve yüksek oranlarda büyüyor. Ancak bu, tek başına sağlıklı bir gelişme içinde olduğumuzu söylemeye yetmiyor.

Nasıl büyüdüğümüz de önemli. 2004 yılı başından itibaren harcamalarımız ürettiğimiz karşılığında elde ettiğimiz gelirden çok daha hızlı artmış. Özellikle 2005 yılının ikinci yarısından bu yana harcamayla üretim artışları arasındaki fark hızla açılıyor.


Bu durum dış açık veya diğer bir ifadeyle dışarıdan borçlanma ihtiyacının da hızla artmasına yol açmış.

Ancak dış borçla hangi harcamaları yaptığımız da önemli. Dışarıdan borçlandığımız parayı tüketiyorsak bunun sonu yok. Ama dış borçla yatırım yapıyorsak bu ileride üretimin artacağını ve buradan elde ettiğimiz gelirle borcu ödeyebileceğimizi gösteriyor ve endişeleri azaltıyor.

İkinci grafikte 2005 yılının ikinci yarısına kadar dış açıktaki artışın yatırımların GSYH'ye oranındaki artıştan kaynaklandığını görüyoruz. Ancak bundan sonra yatırım artışı dururken tasarruflarda hızlı bir azalış var. Yani dış borçla, tüketimi finanse etmeye başlamışız. Dış borçlanma ihtiyacı da GSYH'nin yüzde 8'ine sıçramış. Bu, ülkenin borcunu ödeyememe riskinin hızla arttığını ve dış kaynak arzının azalması halinde büyümenin ciddi bir şekilde etkileneceğini ortaya koyuyor.

Hükümetin bu gidişi durdurmak amacıyla değil de ikinci üç aylık dönemde yaşanan küresel dalgalanmanın korkusuyla, özellikle kamu yatırımlarında frene bastığı görülüyor. Merkez Bankası da faizleri artırdı. Bu önlemlerin ikinci yarıda harcamaları frenlemesiyle, tasarrufların artması ve dış borçlanma ihtiyacının azalması bekleniyor.

Yılın ikinci yarısında büyüme hızı ortalama yüzde 4'e gerilese dahi yıl sonunda GSMH büyümesi yüzde 5.5 oluyor. Mayıs ve haziran aylarında alınan tedbirlerin etkisiyle yılın ikinci yarısında büyümenin bu seviyelere gerileyeceğine dair bir belirti ise henüz yok. Aksine beklentiler hızla düzeliyor. Temmuzda yıllık cari açık 29.6 milyar dolara ulaşırken, artışın da hızlandığı dikkati çekiyor.

İlk göstergeler tedbirlerin bu sürdürülemez gidişi önleme gücü olmadığını ortaya koyuyor. Tam tersine, yüksek faizlerin daha fazla yabancı sermaye çekmesi, tüketim için borçlanmanın sürmesi, tasarrufların daha da azalması, buna karşılık yüksek dış açıkla büyümenin sürmesi olasılığı yüksek. Tek risk küresel risk iştahında ani bozulma. Ancak hükümetin seçimlere kadar bu riski alarak kırılganlığın daha da artmasına göz yumacağı anlaşılıyor.

Faik Öztrak tarafından yazılan bu makale, 15 Eylül 2006 Cuma günü yayınlanan Milliyet Gazetesindeki köşe yazısıdır.

Diğer yazıları