İsmet BerkanBaşbakan Erdoğan Köşk'e çıkar mı çıkmaz mı, bilmiyorum ama, seçimin normal zamanında olacağı ve AKP'nin de Köşke kendi belirleyeceği birini çıkaracağı beklentisi bence gerçekçi bir beklenti.
İşte bu nedenle, özellikle Atatürkçü sol muhalefette bir arayış var 2007 sonunda yapılacak seçime ilişkin. Zaman zaman Cumhuriyet gazetesinde İlhan Selçuk bu arayışı dillendiriyor, mesela benim hatırladığım birkaç kez Süleyman Demirel'i 'laik güçleri toparlayacak lider adayı' olarak takdim etti.
Şu sıralar, Rahşan Ecevit'in, eşi Bülent Ecevit'in başlattığı ama maalesef rahatsızlığı sebebiyle yarım bıraktığı arayışı sürdürmekte olduğu bilgisi de geliyor. Rahşan Ecevit yakında CHP'den başlayarak muhalefet partilerini dolaşacak, ardından belki TÜSİAD ve TOBB dahil sivil toplum örgütlerine de ziyaretler yapacak ve kafasındaki planı onlarla paylaşacak. Benim anladığım Rahşan Ecevit, halen DSP'den Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapmakta olan Yılmaz Büyükerşen'i 'Ortak Başbakan adayı' olarak sunmak istiyor. Eğer erken seçim olursa Rahşan Ecevit'in 'ortak cumhurbaşkanı adayı' ise Deniz Baykal olacak.
Gördüğünüz gibi bütün bu arayışlar, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin karşısına bir alternatif koyabilmek için yapılıyor.
Ana muhalefetteki CHP de aslında aynı arayışı sürdürüyor ve AKP'nin karşısındaki 'en güçlü parti' olarak kendisini konumlayıp sağdan soldan ama laiklikle ilgili endişeleri olan herkesin CHP'ye oy vermesini istiyor.
Bu oy isteme taktikleri doğal olarak laiklik endişelerini de artırmayı hedefleyen bir iletişim stratejisiyle eşzamanlı yürütülüyor. Yani, AKP'nin laiklik karşıtı olduğundan önce seçmenin önemli bölümü emin olacak, sonra da 'Bizi kim kurtarır' diye düşünüp, eğer İlhan Selçuk'un önerisi hayata geçerse Süleyman Demirel'e, Rahşan Ecevit'in projesi tutarsa Yılmaz Büyükerşen'e veya Deniz Baykal'a oy verecek.
Ama ortaya atılan önerilerde bir zayıf nokta var: CHP. Gerçekten de, halen yüzde 15-17 aralığında bir güce sahip olduğu anlaşılan CHP'nin ve lideri Deniz Baykal'ın bu çeşit pazarlıklarla liderlikten feragat etmeye hiç de niyeti varmış gibi gözükmüyor. Baykal ne Demirel lehine ne de Büyükerşen lehine geri çekilecektir. Tam tersine o, güç birliği eğer yapılacaksa CHP çatısı altında ve kendi liderliğinde yapılsın isteyecektir. Zaten istiyor da...
Ama öte yandan Deniz Baykal'ın 'seçim kazanma özürlü' olduğunu, 'antipatik' olduğunu, 'hırçın' olduğunu, 'yönetemez' olduğunu düşünen, iddia edenler de var. Bu çeşit kişiler, CHP'nin başarısızlıklarının ardında hep Baykal'a atfettikleri bu karakter özelliklerinin yattığını zaman zaman yüksek sesle söylüyorlar, yazıp çiziyorlar.
Eğer gerçekten Baykal bir 'handikap'sa, onun da hayır demeyeceği, diyemeyeceği bir lider belki gerçekten birleştirici olabilir ve belki o zaman 'laik güçler' AKP'nin karşısına tek vücut olarak çıkabilirler.
Bana göre o lider Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'dir. Mayıs 2007'de Köşk'teki görev süresi dolduktan sonra siyasi faaliyetlere başlayabilir ve yıl sonunda yapılacak seçime de ortak başbakan adayı olarak girebilir.
Ne dersiniz? İlhan Selçuk bir görüşmesinde Cumhurbaşkanı Sezer'e bu teklifi iletir mi acaba?
Çok utandım
Yaşlanan gözler yanılıyor, okuduğu iki paragrafı birbirine karıştırınca da vahim hatalar yapıyor. Dün Genelkurmay Başkanı'nın müşterek kararname ile atandığını söyledim, oysa bu durum kuvvet komutanları için geçerli. Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulu kararnamesi ve Cumhurbaşkanı'nın onayı ile atanıyor. Bu hata için özür dilerim.
İsmet Berkan tarafından yazılan bu makale, 22 Haziran 2006 Perşembe günü yayınlanan Radikal Gazetesindeki köşe yazısıdır.
Turkcebilgi Adresi: kose yazisi 88548 ismet-berkan-laik-gucleri-sezer-toparlasin.html
kose yazisi 88548 ismet-berkan-laik-gucleri-sezer-toparlasin.html ile İlgili Yorumlar