Mümtaz’er TürköneSiyasî alan hep birbiriyle çelişen, çatışan ilişkilerin, çıkarların alanıdır. Bu çelişkileri çözmek için önünüzde iki yol vardır: Kavga etmek veya uzlaşmak.
Kavga ve uzlaşma aynı anda siyasetin iki yönünü ve yüzünü gösterir. Siyaset yapmak demek hem çatışmak, hem de uzlaşmayı başarabilmektir. Devlet içindeki gücün yeniden paylaşımı için verilen bitmez tükenmez rekabet ara ara kavga ile, ama genel kural olarak uzlaşma ile sürdürülür. Üzerinde paylaşım savaşı verilen güç büyüktür. Bu gücün yeniden dağılımı için verilen mücadele yeni bir aktörün iddialı bir şekilde sahneye girmesi ile başlar. Sonunda uzlaşma ile sonuçlanır. Her uzlaşma birilerini dışarıda bıraktığı için yeni bir mücadeleye kapı aralar. Yeni aktör dengeyi bozacak ağırlığa ulaşınca mücadele hızlanır. Sosyo-ekonomik şartlar, ülkenin iç ve dış dinamikleri ve öncelikleri mücadelenin şartlarını belirler.
Siyasetin mücadele kısmını cansiperane bir şekilde sürdürürken uzlaşmayı kolay başaramıyoruz. Geçici ve hassas dengeler üzerine inşa edilen uzlaşmalar kolay yıkılıyor. Uzlaşma sağlıklı ve kalıcı olmadığı için siyasetin kavgacı yüzü bıktırıcı ve tüketici bir hal alıyor. Sorunları çözmek yerine sömürmek, yapıcı ve makul müzakereler yerine demagojik münakaşalar ve sebeplerle sonuçların sürekli yer değiştirdiği amacına ulaşamayan muhakemeler ortalığı kaplıyor. Siyasetin kurumları ve kuralları ile kolaylıkla çözebileceği sorunlar inanılmaz bir kıvraklıkla rejim sorunlarına dönüşüyor. Ağır ve yıpratıcı rejim tartışmalarından basit sorunları çözecek mecalimiz kalmıyor.
Türkiye’min sorunları var. Hem de ağır sorunları var. Rejim tartışmalarından uzaklaşmamız lazım. Bunun için güç mücadelesini kavgaya değil uzlaşmaya dayandırmalıyız. Bunun yolu ve yöntemi ise siyasetin çözmek zorunda olduğu sorunların içinde yaşayan, bu sorunlarla boğuşan halk ile hüküm sahibi olanlar arasında açık kanalların olması. Bu kanalları açacak ve işletecek olan ise siyasetçilerden başkası değil.
Siyasi yelpaze sürpriz değişikliklere açık görünmüyor. Halbuki siyaset sorunları çözme yeteneğini geliştirirken, yeni aktörleri de oyun içinde güçlü konumlara taşır. AK Parti lideri, partisinin oylarının % 26 civarında olduğunu söylerken, kimse bu oranın % 30’u aşan kararsızlar yanında anlam taşıdığına dikkat etmiyor. Bir yıl sonra yapılacak seçimlerde sandıktan çıkacak oy oranlarına dair kimsenin elinde senet yok. Türkiye için tüketici olan, dışarıda kalanların umutsuzluğa kapılarak oyundan düşmeleri. İstikrar ve barış ortamına katkıda bulunacak uzlaşmacı siyasetin böylelikle yaşam alanının daralması. Rakipsiz bir AK Parti figürü bu partiye de, Türkiye’ye de zarar verir. Düzeyi, sorun çözme yeteneği yükselen bir siyasî yelpazeden halk kazançlı çıkar.
Roman kahramanlarının karakterleri gelişen olaylarla belirginleşir. Bazen basmakalıp hale gelmiş, tükenmiş bir karakter değişime uğrayarak, şaşkınlık içinde okuyucuyu peşine takıp sürükler. Siyasetin kavgalarının ürettiği her kriz aynı zamanda fırsatlardır. Bu fırsatları kullanan siyasetçi olayları da peşine takıp sürüklemeye başlar. “Son irtica krizi”nde siyasetin aktörleri verdikleri profile keskin hatlar kazandırdılar. Bir sol partiye olan ihtiyacın artması ile DYP’nin Demokrat Parti’den gelen çizgiye radikal biçimde sahip çıkması kriz ile fırsat ilişkisine olumlu ve olumsuz örnekler oldu. Yine bu krizin gösterdiği ve siyasetçilerin çözmesi gereken bir başka sorun belirginleşti.
Toplumun kendi iç dinamikleri ile geliştirdiği sivil toplum, Batı’da da geniş çapta göründüğü şekilde dinî renklerle ortaya çıkıyor. Buna karşılık bizde dindarlığın sürüklediği sivil toplum geleneğine devlet katında meşruiyet tanınmıyor. Toplumların ve siyasî düzenlerin doğasına aykırı bir durum. Türkiye’yi birçok alanda normalleştirecek olan şey ise bu meşruiyet sorununun siyasetin iradesi ile çözülmesi. Bu sorun siyaseti de geniş çapta dönüştürecek yapıcı bir fırsat niteliği taşıyor.
Mümtaz’er Türköne tarafından yazılan bu makale, 10 Ekim 2006 Salı günü yayınlanan Zaman Gazetesindeki köşe yazısıdır.
Turkcebilgi Adresi: kose yazisi 99027 mumtazer-turkone-sivil-toplumun-mesruiyeti.html
kose yazisi 99027 mumtazer-turkone-sivil-toplumun-mesruiyeti.html ile İlgili Yorumlar