Kral

Kral

Batı uygarlığında, halkı yöneten tek güç ve otorite olan erkek yönetici.

KRAL (türkçe) anlamı

1. en yüksek devlet yetkesini
2. bütün devlet başkanlığı yetkilerini
3. kalıtım ya da soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran kimse
4. üstün
5. çok iyi.herhangi bir alanda başkalarından üstün olan kimse.çok başarılı ve zengin işadamı.

Kral (almanca) ingilizcesi

1. n. kraal
2. native village in South Africa
fenced in area for keeping cattle,

KRAL (türkçe) ingilizcesi

3. n. king
4. tycoon
5. monarch
6. baron
7. Rex
8. sovereign
9. [Kral]n. kraal
10. native village in South Africa
11. fenced in area for keeping cattle,

Kral (almanca) fransızcası

1. n. kraal (m)

KRAL (türkçe) almancası

1. n. Herrscher
2. König
3. Monarch
Batı uygarlığında, halkı yöneten tek güç ve otorite olan erkek yönetici. GEçmişten günümüze, dünyanın pek çok bölgesinde karşılaşılan krallık çoğunlukla babadan oğula/kıza geçer. Yinede, ortaçağ Almanya'sında olduğu gibi seçimle başa gelen krallar da mevcuttur. Krallık mutlak veya anayasal olabilir. Krallıklar genellikle monarşi şeklindedir ancak antik Sparta'daki gibi iki kralın ortaklaşa yönettiği diarşi şeklinde olduğu da görülür.

Krallar, Sümerler gibi bazı toplumlarda tanrının temsilcisi olarak görülürlerdi. Bazı toplumlarda kralın kendisi ilah olarak kabul edilir ve verimlilik ayinlerinde ana figür olarak kullanılırdı. Genellikle bu ayinlerin sonunda kralın kendisi veya onu temsilen başka bir canlı kurban edilirdi. Antik Mısır kökenli olan bu "krallığın ilahî bir makam olduğu" inanışı Helenistik dönemi şekillendirdi ve sonradan Roma imparatorları tarafından yeniden canlandırıldı. Romanın Hristiyan imparatorları tanrının temsilcisi olarak otoritelerini ondan aldıklarını iddia ettiler. Ortaçağ siyasî teorisinde krallık neredeyse rahiplik ile eşanlamlı olarak görülüyordu ve kralın taç giyme esnasında kutsal bir sıvı ile kutsanması töreni bu dönemde çok önem kazandı. 16-18. yüzyıllarda mutlak monarşiler millî kiliseler kurarak güçlerini artırdılar. 17. yüzyılda önce İngiltere'de, sonrasında bazı diğer monarşilerde krallık anayasal hale getirildi ve monark yetkisini tanrıdan değil, halktan almaya başladı.
Önceki Paylaşımlar