Kurtuluş Savaşının Sonuçları

Kurtuluş Savaşı'nın sonuçları nelerdir?

kurtuluş savaşının sonuçları kurtuluş savaşının sonuçları
2009-12-20T22:49:02+02:00
19 Mayıs 1919'da Samsun'da başlayan yeni ve bağımsız, bir Türk Devleti kurmak savaşı dış ve iç düşmanlara karşı başarıyla sonuçlanarak Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Kurtuluş Savaşı'nın inanç ve başarısı nasıl Atatürk'ün eseri idiyse, Cumhuriyet de yine O'nun eseri idi. İleriki yıllarda bunu şu sözleriyle belirtti. "Benim en büyük eserim Türkiye Cumhuriyeti'dir.

Kurtuluş Savaşı'nın kısaca sonuçlarını şu şekilde özetleyebiliriz.
- Türk milletinin düzenli orduya olan güveni artmıştır
- TBMM, bu zaferden sonra Londra Konferansı’na davet edilmiştir
- Zaferden sonra Afganistan’la dostluk ve yardımlaşma anlaşması, Rusya ile Moskova Antlaşması imzalanmıştır

Londra Konferansı (23 Şubat-12 Mart 1921)


I İnönü Savaşı’nın kazanılması üzerine İngilizler de TBMM gerçeğini kabul etmek zorunda kaldılar
İtilaf Devletleri, İstanbul Hükümeti’ni Londra Konferansı’na davet ettiler İstanbul Hükümeti’nin göndereceği delegeler arasında M Kemal’in ya da M Kemal’in yetki verdiği birisinin de yer almasını istediler Bu davranışlarıyla TBMM Hükümeti’ni tanımadıklarını göstermek istemişlerdir

Londra Konferansı’nın Sonuçları
İtilaf Devletleri, TBMM Hükümeti’ni konferansa çağırmakla onun varlığını hukuken tanımışlardır
Sevr Barış Antlaşması’nın çeşitli hükümleri tartışma konusu yapılmaya başlamıştır
TBMM Hükümeti, bu konferanstan önemli sonuçlar beklemiyordu Fakat konferansa katılmakla “Türkler barış görüşmelerine yanaşmıyorlar, savaşı uzatıyorlar” şeklindeki propagandanın önlenmesi sağlanmıştır
Londra Konferansı’nın başarısızlıkla sonuçlanması üzerine Anadolu’da Yunan saldırısı yeniden başladı Bu durum II İnönü Savaşı’na neden olmuştur.

Londra Konferansı sonrasında TBMM temsilcisi Fransa, İngiltere ve İtalya ile ikili antlaşmalar yaptı Fakat bu antlaşmalarda “devletlerin eşitliği” ilkesine uyulmamıştır Yapılan antlaşmalar TBMM tarafından onaylanmadığından yürürlüğe girmemiştir

Moskova Antlaşması (16 Mart 1921)


I İnönü Savaşı’nda Yunanlılara karşı kazanılan başarı ve TBMM temsilcisinin Londra Konferansı’na çağrılması üzerine Moskova Antlaşması imzalandı (16 Mart 1921)
Moskova Antlaşması’yla;
İlk defa büyük bir devlet TBMM’yi tanımıştır
* Sovyet Rusya, Misak-ı Milli’yi tanıyan ilk Avrupa devleti olmuştur
* Sovyet Rusya, Sevr Antlaşması’nı tanımadığını ilan etmiştir
* Her iki devlet de kendilerinden önceki döneme ait antlaşmaların geçersiz olduğunu bildirmiştir
* Batum Gürcistan’a, dolayısıyla Sovyet Rusya’ya bırakıldı Buna karşılık Sovyetler, Kars ve çevresinin yeni Türk Devleti’ne ait olduğunu kabul ettiler Dönemin olağanüstü şartlarından dolayı Batum Gürcistan’a bırakılmıştır Bu durum Misak-ı Milli sınırlarından verilmiş ilk tavizdir.

II İnönü Savaşı (23 - 31 Mart 1921)


I İnönü Savaşı’ndan kısa bir süre sonra Yunanlılar yeniden saldırıya geçtiler Yunan saldırısının başlamasında:
Londra Konferansı’ndaki barış tekliflerinin TBMM Hükümeti tarafından kabul edilmemesi
İngilizlerin yeni bir saldırı konusunda Yunanlıları teşvik etmeleri
Yunanlıların Türk ordusunun teşkilatlanmasına fırsat vermeden Eskişehir ve Afyon’u almak, Ankara üzerine yürüyerek TBMM’yi dağıtmak istemeleri Sevr Antlaşması’nın TBMM’ye kabul ettirilmek istenmesi etkili olmuştur

II İnönü Savaşı’nın kazanılmasıyla:
Halkın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne olan güveni artmıştır
İtalyanlar, Anadolu’da işgal ettikleri yerleri boşaltmaya başlamışlardır (5 Temmuz 1921)
M Kemal Paşa, İsmet Paşa’ya bir telgraf çekerek tebrik etmiş ve; Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin ters alınyazısını da (makus talihini de) yendiniz” demiştir

Eskişehir - Kütahya Savaşları (10 - 24 Temmuz 1921)


Yunan saldırısının amacı; TBMM Hükümeti’ni dağıtarak kesin sonucu elde etmekti Bütün güçleriyle hazırlanan Yunan ordusu geniş bir cephe üzerinde saldırıya geçti Bu cephe İnönü’den Afyon’a kadar uzanıyordu Türk ordusu henüz II İnönü Savaşı’nın yorgunluğunu üzerinden atamadığından Yunan kuvvetleri karşısında başarılı olamadı
Üstün kuvvetlerle yapılan Yunan saldırısı karşısında Türk kuvvetleri yenilgiye uğradı Bu gelişmeler üzerine M Kemal Paşa, İsmet Paşa’ya “Sakarya’nın doğusuna çekilmesi” tavsiyesinde bulundu Bunun üzerine Türk ordusu Sakarya nehrinin doğusuna çekildi

Başkomutanlık Kanunu’nun Çıkarılması


TBMM, Meclisin sahip olduğu yetkileri şahsında toplamak ve Meclis adına uygulamak üzere M Kemal Paşa’ya üç ay süreyle Başkomutanlık yetkisi veren kanunu kabul etti (5 Ağustos 1921) Başkomutanlık Kanunu’nun çıkarılmasıyla MKemal Paşa;
TBMM’ye ait olan “yasama ve yürütme” yetkilerini doğrudan kullanmaya başladı
İstiklâl Mahkemelerinin de kendisine bağlanmasıyla “yargı” yetkisine de sahip oldu
Erzurum Kongresi’nde askerlik mesleğinden ayrılan M Kemal Paşa, milli irade ile başkomutan oldu

Tekâlif-i Milliye Emirleri (7 – 8 Ağustos 1921)


Mustafa Kemal Paşa başkomutan olduktan sonra Türk ordusunu yapılacak yeni savaşa hazırlamak amacı ile çalışmalara başladı Ordu asker sayısı olarak yetersiz olduğu gibi silah ve teçhizat bakımından da çok zor durumda idi Bundan dolayı Mustafa Kemal Paşa, Tekalif-i Milliye Emirlerini yayınladı Çıkartılan kanun ile Türk ordusunun ihtiyaçlarının karşılanması ve savaş gücünün artırılması amaçlanmıştır

Sakarya Meydan Savaşı (23 Ağustos - 12 Eylül 1921)


Yunan kuvvetleri 22 Ağustos 1921'de Sakarya nehrini geçerek Türk kuvvetleriyle karşılaştılar
22 gün gece ve gündüz devam eden savaş 13 Eylül 1921'de Türk ordusunun zaferiyle sona ermiştir

Sakarya Savaşı’nın Sonuçları
1683 Viyana bozgunu ile başlayan Türk gerileyişi Sakarya’da sona ermiştir
Türk ordusu ilk defa savunma durumundan taarruz durumuna geçmiştir
TBMM ile Kafkas Cumhuriyetleri arasında Kars Antlaşması yapılmıştır (13 Ekim 1921)
Kars Antlaşması ile Türkiye’nin Doğu sınırı kesinlik kazandı
Fransızlarla Ankara Antlaşması imzalanmıştır (20 Ekim 1921)
Yunanlılar taarruz gücünü kaybettikleri gibi, İngiltere desteğinden de mahrum kalmışlardır
İtilaf Devletleri TBMM’ye ateşkes ve barış teklifinde bulunmuşlardır

İtilâf Devletleri’nin Barış Teklifleri


2 Mart 1922 tarihinde İtilâf Devletleri Dışişleri Bakanları Türk ve Yunan taraflarına ateşkes teklifinde bulundular Yapılan teklifte, “iki taraf arasında askersiz bölge bırakılması, her iki tarafın asker ve silah bakımından güçlenmemeleri, askeri açıdan Türk tarafının İtilâf Devletleri’nin denetimi altında bulunması ve çarpışmaların üç ay süreyle durdurulması” yer alıyordu Böylece Türk ordusunun taarruz hazırlıkları durdurulacaktı Bu teklifler Yunanlılar tarafından hemen kabul edildi Türk tarafı ise bağımsızlık anlayışına ters düşen askeri denetim teklifini kabul etmediğini bildirdi Ateşkesin ancak memleketimizdeki yabancı kuvvetlerin çıkmasıyla yapılabileceği belirtildi

Büyük Taarruz


26 Ağustos 1922'de taarruz başladı 27 Ağustos’tan itibaren Türk ordusunun üstünlüğü eline geçirmesi üzerine Yunan kuvvetleri geri çekilmeye başladı Aslıhanlar bölgesinde yapılan bu savaşa Dumlupınar Meydan Savaşı denilmiştir 30 Ağustos 1922 tarihinde de Yunan kuvvetlerinin tamamen yok edildiği ve Başkomutan Mustafa Kemal’in doğrudan yönettiği savaşa Başkomutanlık Savaşı denilmiştir Yunan kuvvetlerinin yeni bir savaş hattı oluşturmalarına engel olmak amacıyla M Kemal Paşa, “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, İleri!” emrini verdi Yunan kuvvetleri İzmir’e doğru kaçarken Türk ordusu 6 Eylül’de Balıkesir, 8 Eylül’de Manisa, 9 Eylül’de İzmir’e girdi 17 Eylül’de ise Bandırma’ya ulaştı 18 Eylül 1922 tarihinden itibaren Anadolu’da artık hiçbir Yunan kuvveti kalmamıştır

Büyük Taarruz’un Sonuçları
Milli mücadele başarıya ulaşmıştır
Anadolu’da İtalyan ve Fransız işgalinden sonra Yunan işgali de sona ermiştir
Kurtuluş Savaşı’nın askeri safhası başarıyla tamamlanmıştır
Türk ordusu Çanakkale ve İzmit civarında İngiliz kuvvetleri ile karşı karşıya gelmiştir
İçte milli birlik ve bütünlük sağlanmıştır

Mudanya Ateşkes Anlaşması (11 Ekim 1922)


Mudanya Ateşkes Anlaşması’na göre:
Türk - Yunan kuvvetleri arasındaki savaş sona erecektir
Yunan kuvvetleri Meriç nehrine kadar olan Doğu Trakya’yı 15 gün içinde boşaltacaklardır
Doğu Trakya TBMM’nin jandarma kuvvetlerine bırakılacaktır Ancak bu kuvvetler 8000'i geçmeyecektir
İstanbul, Boğazlar ve çevresinin yönetimi TBMM Hükümeti’ne bırakılacaktır İtilaf Devletleri barış yapılıncaya kadar İstanbul’da kuvvet bulunduracaklardır
Barış antlaşması yapılıncaya kadar Türk silahlı kuvvetleri Çanakkale ve İzmit yarımadasında belirlenen çizgiyi geçemeyeceklerdir
Mudanya Ateşkes Anlaşması’yla:
Türk Kurtuluş Savaşı’nın askeri safhası sona erdi
Yeniden silahlı çatışmaya girilmeden diplomatik başarılarla Doğu Trakya ve İstanbul kurtarıldı
İstanbul, Boğazlar ve çevresinin TBMM Hükümeti’ne bırakılması ile Osmanlı Devleti hukuken sona erdi

Lozan Antlaşması


Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lausanne (Lozan) şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, SSCB ve Yugoslavya temsilcileri tarafından, Lozan Üniversitesi salonunda imzalanmış barış antlaşmasıdır. Lozan Barış Antlaşması'ndaki alınan kararlar Kurtuluş Savaşı'nın sonuçları olarak nitelendirilebilir.

Sınırlar
Suriye Sınırı : 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşması’nda belirlenen sınırlar kabul edilmiştir
Irak Sınırı : Musul-Kerkük sorunundaki anlaşmazlıktan dolayı sınır belirlenememiştir Sınırın daha sonra TBMM ile İngiltere arasında yapılacak ikili görüşmelerle belirlenmesine karar verilmiştir

Boğazlar
Boğazların idaresi, başkanlığını bir Türk’ün yapacağı uluslararası komisyona bırakılmıştır
Boğazların her iki yakasında 20'şer km’lik askerden arındırılmış bölge oluşturulmuştur
Oluşturulan askersiz bölgeye olağanüstü bir durum yaşandığında Türkiye’nin asker sokabileceği kararlaştırılmıştır
Boğazlardan ticaret gemilerinin serbestçe geçmesine karar verilmiştir Savaş gemilerine ise tonaj sınırlaması getirilmiştir
İstanbul’daki işgal güçlerinin şehri bir buçuk ay içerisinde boşaltmaları kararlaştırılmıştır

Kapitülasyonlar
Lozan’ın en çok tartışılan konusu, hiç taviz verilmeden çözülmüş ve kapitülasyonlar kesin olarak kaldırılmıştır

Ermenistan Sorunu
Sevr Antlaşması ile Doğu Anadolu’da kurulmasına karar verilen Ermeni Devleti’nin kuruluşundan vazgeçilmiş ve bölgenin Türk toprağı olduğu kabul edilmiştir

Adalar
Oniki Ada İtalyanlara, Bozcaada ve Gökçeada Çanakkale Boğazı’nı kontrol ettiği için TBMM’ye, diğer Ege adaları ise Yunanistan’a verilmiştir Yunanistan’ın Anadolu kıyılarına yakın olan adaları askeri amaçları için kullanması yasaklanmıştır

Borçlar
Duyun-u Umumiye (Genel Borçlar İdaresi) kaldırılacaktır
Osmanlı Devleti’nden ayrılan devletlere Osmanlı borçlarından hisse verilecektir
Osmanlı borçlarının büyük bölümünü TBMM ödeyecektir
Borçlar Türk lirası olarak ve taksitler halinde ödenecektir

Azınlıklar
XIX yüzyıl başlarından beri Türkiye’nin başını ağrıtan azınlıklar sorunu Türkiye’deki bütün azınlıkların Türk vatandaşı kabul edilmesi ile çözümlenmiştir Azınlıklara, Türk vatandaşlarına tanınan tüm haklar tanınmış, ayrıcalıkları ise kaldırılmıştır Türkiye’deki en kalabalık azınlık durumunda bulunan Rumların İstanbul’dakiler hariç Yunanistan’a gönderilmesi kararlaştırılmıştır Buna karşılık Batı Trakya hariç Yunanistan’da yaşayan Türklerin Türkiye’ye gönderilmesine karar verilmiştir

Yabancı Okullar
Türkiye’deki yabancı okulların bağlı bulunacakları rejim Lozan’da bir esasa bağlanmıştır Buna göre yabancı okullar Türk kanunlarına ve diğer okulların bağlı bulundukları tüzük ve yönetmelik hükümlerine uyacaklardır Türk Hükümeti bu okulların öğrenimini düzenleyecektir

Savaş Tazminatı
Kurtuluş Savaşı’nın en büyük sorumlusu durumunda bulunan, Anadolu’nun büyük bir bölümünü tahrip eden ve Türk milletini iki yıl boyunca savaş felaketi ile karşı karşıya bırakan Yunanistan savaş tazminatı olarak Karaağaç’ı Türkiye’ye bırakmıştır
0 Yorum Yap
Önceki Paylaşımlar