Lonca eskiden belirli bir şehirde oturan sanatkâr ve sanâyicilerin mensup oldukları meslekî teşkilat.

LONCA (türkçe) anlamı
1. Belli bir iş kolunda usta
2. kalfa ve çırakları içine alan dernek
3. korporasyon
4. Bu iş için loncada
5. isim duası yapılır.- S. Ayverdi.
LONCA (türkçe) anlamı
6. belli bir işkolunda usta
7. kalfa ve çırakları içine alan dernek
8. korporasyon
LONCA (türkçe) ingilizcesi
1. n. guild
2. gild
LONCA (türkçe) fransızcası
1. corporation [la]
LONCA (türkçe) almancası
1. n. Gewerk

Lonca hakkında bilgiler

Lonca eskiden belirli bir şehirde oturan sanatkar ve sanayicilerin mensup oldukları mesleki teşkilat.

Loncaların kökeni, 7 ve 8. yüzyıldan itibaren faaliyet gösteren fütüvvet ve ahilik teşkilatlarına dayanır. Ahilik kuruluşuna ait töreler, kurallar birçok özellikler loncalarda devam eder.

Loncaların iki ana gayesi vardır: 1) Lonca mensubu sanatkar, esnaf arasında sosyal eşitliği ve dayanışmayı sağlamak. 2) Mesleki faaliyetin uygulanışını düzenlemek ve denetlemek. Loncalar, bugünün Esnaf ve Sanatkarlar Derneğine benzetilebilir. Loncaların ekonomik ve mesleki, kültürel ve sosyal faaliyet ve vazifeleri vardı.

Kendi içinde sıkı bir disiplinle teşkilatlanmış olan loncalar, bu özelliği ile devletin piyasa kontrolünü kolaylaştırıyorlardı. Aynı esnaf grubunun bağlı olduğu loncaların içinde rekabetin yasaklanmış olması, kaynakların ihtiyaçlar dahilinde kullanılması, kaynak israfı, karaborsa ve fahiş fiyat artışına mani oluyordu. Devletle sıkı irtibatı olan loncalar, hükümet tarafından teftiş edilebiliyordu. Muhtelif tarihlerde esnafla alakalı olarak çıkarılan yasakname ve fermanlar esnafın aksayan yönlerini düzeltme gayesindeydiler.

Esnaflar, bağlı oldukları lonca heyetinin sıkı bir denetimi altındaydı. Ustaların hammaddelerini nereden, nasıl ve ne evsafta alacakları loncalar tarafından düzenlenmekteydi. Lonca üyeleri arasındaki eşitliği bozmamak temel gayeydi. Tüketiciyi de korumak göz önünde tutulurdu. Ustaların kullandığı bütün alet ve edevat devamlı denetlenirdi. Üretilen malların fiyatlarının nisbetini loncalar denetlerdi. Denetimden geçen mal damgalanır ve pazara sunulurdu. Bozuk mal çıkaran esnaf cezalandırılırdı. “Pabucu dama atıldı.” deyimi buradan kalmadır. Düşük kaliteli mallar da fakirlere dağıtılırdı. Çırakların mesleğe girmeleri, meslekte ilerlemeleri ve yükselmeleri, loncaların koyduğu kaidelere ve adete bağlıydı. Lonca mensupları arasında rekabet yasaktı.

Kalfaya, usta olduktan sonra, piri, bir törenle ustalık belgesi verirdi. Dükkan açacak olup da parası olmayana lonca para ve sermaye verip, dükkan bulurdu. Evlenmek isteyenleri evlendirir, masraflarını görürdü. Yoksul cenaze sahiplerinin cenazesini kaldırır, hastalara yardım ederdi.

Görünüşte iktisadi müesseseler olan loncalar, iç yapı itibariyle cemiyette hakim olan bazı ahlaki kaideleri, müeyyideleri ile, esnafın kendi kendine tatbik ettiği müesseselerdir. Loncalarda bulunan iş ahlakının temelinde, otoriteye ve geleneklere bağlılık, el işçiliğine hürmet, kanaatkarlık, meslek sırrını saklamak gibi prensipler yatmaktaydı.

Osmanlı Devletinde loncaların ekonomik vasıfları yanında, onlara hususiyet kazandıran, iç kuruluşları ve sosyal faaliyetleridir. Osmanlı Devletinin kuruluşunda önemli olan ahilikle yakın bağları bulunan loncaların da, ahiliğin; yiğit, ahi ve şeyh olmak üzere üç derecesine karşılık çırak, kalfa, usta, nakib vekili, nakib, baş nakib, şeyh halifesi, şeyh ve şeyh-üş-şuyuh olarak dokuz kademesi vardı. Ahiliğin kavli ve seyfi üyelik olmak üzere, üyelerinin iki grupta değerlenmesi yerine, loncalarda üyelik kavli, şürbi ve seyfi olarak üç grupta meydana getirildi.

Lonca teşkilatı, Osmanlı Devletinin en ücra köşelerine kadar yayılmıştı. Avarız sandıkları sistemiyle üyelerini, her türlü kazaya ve ölüme karşı aileleriyle beraber sigortalamıştı. Lonca teşkilatı, Osmanlı Devletinin sosyal yapısında büyük güç, düzen, asayiş ve ahlak unsuru olmuştur. Kendi bünyesi içerisinde denetlendiği gibi, devletin de kontrolü altında bulunuyordu. On yedinci yüzyılda İstanbul’da 1109 Loncaya bağlı, 126.000 üye tespit edilebilmişti.

Osmanlı Devletinin son zamanlarında, sanayileşme hareketlerinin ve fabrikalaşmanın başlaması neticesinde el sanatları giderek önemini kaybetti. İttihat ve Terakki Fırkasınca 1913 tarihinde loncalar kaldırıldı.

Kaynak

Rehber Ansiklopedisi

Ayrıca Bakınız

Osmanlı Devleti Kurumları
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Narh

Narh Yiyecek ve diğer tüketim mallarına konulan fiyat sınırı, sınırlandırma ve kontrol altında tutma, sabit fiyat tesbit etme. Devletin piyasadaki eşyaya fiyat koyması. azami satış fiyatını belirleme. Narh, lügatte, kanunun yetkili kılmış olduğu, resmi makamlar tarafından, bir ...

Marka

Marka Alm. Warenzeichen (n), Stempel (m); Warenzeichenherstellung (f) Stempelherstellung (f), Fr. Marque (f), et sa fabrication (f), İng. Mark, sign, brand, ticket, and marking. Herhangi bir maddeyi tanıtmaya, benzerlerinden ayırmaya, eşyaların imal edildikleri yerleri belirlemeye yarayan, ...

Masonluk

Masonluk (Fransızcada maçon: duvarcı), FARMASONLUK olarak da bilinir, dünya ölçeğinde en yaygın gizli dernek olan Serbest ve Kabul Edilmiş Masonlar topluluğunun öğreti ve uygulamaları. Britanya İmparatorluğu'nun genişlemesine koşut olarak yayılan masonluk bugün de Britanya ...

Mezbaha

Mezbaha Eti yenen hayvanların kesildiği, yüzüldüğü yer. Kesim yeri. Kelime olarak eskiden kurban kesilen yerlere verilen “mezbah” isminden gelmektedir. Tarihi: Mezbahaların menşei, çok sayıda ve uygun bir biçimde hayvan kesme ihtiyacından kaynaklanmaktadır. Selçuklular ...

Safranbolu

Safranbolu, Karabük ilinin en büyük ve gelişmiş ilçesidir. Klasik Osmanlı kent mimarisini yansıtan tarihi evleri ile ünlü olan şehir bu özelliği sayesinde 17 Aralık 1994 tarihinden beri Dünya Miras Listesi'nde yer almakta ve turistik ilgi çekmektedir.[3] İsmini, bölgede yetişen ...

Sirtaki

Sirtaki günümüz Yunan kültürünün ayrılmaz bir parçası haline gelen Sirtaki dansı Bizans döneminde İstanbul`da oynanan Hasapiko Argo dansından doğmuştur. Hasapiko ağırlıklı olarak İstanbul`un Fener ve Balat semtlerinde, kasap loncaları arasında doğdu ve 1900`lü yılların ...

Gedik

Osmanlılar zamanında esnaf ve sanatkarlar arasında yardımlaşma ve dayanışmayı sağlamak, kalite kontrolü yapmak ve esnaf içinde tekelleşmeyi önlemek için kurulmuş olan sistem veya bu sistem içinde kazanılan çalışma yetkisi. Gedik kelimesi: Bir zemin üzerinde açılan boşluk, ...

Ayakkabı

Ayakkabı; ayakların yer ile direk temasını keserek yabancı maddelerden ve değişik hava koşullarından koruyan, bunun yanı sıra şıklığı tamamlayan her türlü ayak giyeceği. Bot, çizme, sandalet, topuklu, spor ayakkabı, iskarpin gibi pek çok farklı türü vardır.