Makyaj

Makyaj

Makyaj eşitli amaçlarla yüzün görünümünü değiştirmeyi veya düzeltmeyi gaye edinen bir işlem. Makyaj, daha güzel görünmek, bazı fiziki kusurları örtmek için perde ve sahne sanatçılarının, çeşitli tipleri canlandırdıkları zaman, yüz hatlarında yapılan değişikliklerdir. Günümüzde, Özellikle büyük şehirlerde yaşayan birçok kadın, dudak, kirpik, yanak, göz kapağı vb. boyamak ve şekillendirmek suretiyle makyaj yapar. Ayrıca güzellik enstitülerinde kadınların bazı fiziksel kusurlarını örtmek içi

MAKYAJ (türkçe) anlamı

1. yüzü güzelleştirmek
2. kusurları gizlemek amacıyla boyama.
3. sinema
tiyatro gibi görsel sanatlarda bir oyuncunun yüzünü ve bedenini role uygun olarak değiştirme işi.

MAKYAJ (türkçe) anlamı

4. 1 . Yüzü güzelleştirmek için boyama
5. yüz boyama
6. yüz bakımı.
7. 2 . sinema
8. TV (***)İyi görüntü sağlamak
9. belli bir tipi yaratmak veya yalnızca bazı düzeltmeler yapmak için oyuncunun yüzünde ve başka organlarında yapılan boyama ve değişmeler.
10. Atasözü
11. deyim ve birleşik fiiller
12. makyaj yapmak

MAKYAJ (türkçe) ingilizcesi

1. n. make up
2. toilet

MAKYAJ (türkçe) fransızcası

1. maquillage [le]

MAKYAJ (türkçe) almancası

1. n. Make-up
Makyaj eşitli amaçlarla yüzün görünümünü değiştirmeyi veya düzeltmeyi gaye edinen bir işlem. Makyaj, daha güzel görünmek, bazı fiziki kusurları örtmek için perde ve sahne sanatçılarının, çeşitli tipleri canlandırdıkları zaman, yüz hatlarında yapılan değişikliklerdir. Günümüzde, Özellikle büyük şehirlerde yaşayan birçok kadın, dudak, kirpik, yanak, göz kapağı vb. boyamak ve şekillendirmek suretiyle makyaj yapar. Ayrıca güzellik enstitülerinde kadınların bazı fiziksel kusurlarını örtmek için yapılan çeşitli işlemlere makyaj ismi verilir.

Makyajın tarihçesi, Miladdan binlerce sene öncesine uzanmaktadır. Mısırlı ve Asurlu kadın ve erkeklerin gözlerine sürme çekmesi, saçlarını sarı nişasta ile boyayarak görünümlerini değiştirmeleri bunun delilidir. Eski Mısır kralları ile rahiplerinin, resmi ve dini törenlerde peruk taktıkları, tarih kitaplarında yazılıdır. M.Ö. 5000 yılına kadar uzanan kazılardan edinilen bilgilere göre, yüz ve göz gibi yerlere değişik boyaların tatbik edildiği görülmektedir. On altıncı yüzyıldan sonra, sahnelerde makyaj kullanılmaya başlandı. Elektriğin bulunması, sahne gösterilerinin daha canlı ve gösterişli olması dolayısıyla, makyaj yapımına daha çok itina gösterilme ihtiyacı doğdu. On dokuzuncu yüzyıldan sonra güzellik gayesi ile yapılan makyaj günümüzde “Kozmetik Sanayii” adında bir sanayi dalının çıkmasına yol açtı.

Makyaj, çeşitli moda akımlarına bağlı olarak değişir. Değişik zamanlarda değişik renkler ve tonlar göze çarpar. İlk ve ortaçağlarda, iptidai görünümüyle de olsa, güzellik için çeşitli makyaj çeşitleri kullanıldı. Batıda, onuncu yüzyıldan itibaren güzellik anlayışında çeşitli değişmeler kendini gösterdi. Kadınların kullandıkları bazı makyaj maddeleri, erkekler tarafından da kullanılmaya başlandı. İslam dininde erkeğin tedavi için sürme çekmesi caiz, ziynet için çekmesi caiz değildir. Ziynet başkalarını imrendirecek, onlara üstünlük sağlayacak, öğünecek şeyleri yapmaktır. Kadınların yalnız evde erkeğine karşı, içerisinde dinimize göre kullanılması yasak olan maddelerin bulunmadığı, her türlü makyaj malzemelerini kullanmalarına izin verilmiştir. Müslüman kadınlardan sokağa çıkacakları zaman sade ve mütevazi bir şekilde olmaları ve böyle dolaşmaları istenmektedir. Sürme ve kına, asırlardan beri Müslüman kadınların başlıca süslenme malzemesi olmuştur. Bazı bölgelerde bunlara ilaveten dinen herhangi bir mahzuru olmayan başka süs malzemeleri de kullanılmıştır.

Sahne ve perde sanatçıları, tarafından kullanılan makyaj ile yukarıda anlatılanları birbirine karıştırmamak gerekir. Sanatçılar temsil ettikleri kişinin bütün fiziki özelliklerini canlandırmak için makyaj yaparlar. Günümüzde, yüze tatbik edilen makyaj malzemelerinin çok kullanılması halinde cilt bozukluklarına yol açtığı da bilinen bir gerçektir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Önceki Paylaşımlar