Mantar

Mantar

Mantar, klorofil taşımayan organizma. Sınıflandırmada bitkiler alemi içinde ele alınmaları bilim adamları arasında uzun yıllar tartışma konusu olmuştur. Başka bitkilerin üzerinde parazit olarak, ölü bitkilerin üzerinde çürükçül (saprofit) veya başka canlılar ile simbiyotik bir yaşam sürdürürler. Mantarların üremesi sporlar yoluyla gerçekleşir.

MANTAR (türkçe) anlamı

1. mantarlardan
2. içinde zehirlileri de bulunan
3. emeçleri bir gövde ve bunun üstünde bir şapka biçiminde gelişmiş
4. ilkel bitkilerin genel adı (fungi)
5. çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.
6. esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tıpası
7. cankurtaran simidi
8. cankurtaran yeleği
9. ayakkabı tabanı ve daha birçok şeylerin yapımında kullanılan geçirimsiz
10. meşe ağacı tabakası
11. (hayvanlarda) burun ucu.
12. bu tabakadan yapılan şişe tıpası
13. çoğunlukla yüzde
14. deri üzerinde koyu kızıl ya da mor renkte oluşan bir cilt hastalığı
küflüce.

MANTAR (türkçe) anlamı

15. 1 . Mantarlardan
16. içinde zehirlileri de bulunan
17. silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel bitkilerin genel adı (Fungi):
18. Çayır mantarı.-
19. 2 . Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası
20. cankurtaran simidi
21. cankurtaran yeleği
22. ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan
23. su geçirmeyen
24. meşe ağacı tabakası:
25. İpek çorap ve altı mantar iskarpin giymeyen kadınlar âdeta sınıf dışı ve eski biçim insanlardır.- H. E. Adıvar.
26. 3 . Bu tabakadan yapılan şişe tapası.
27. 4 . Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.
28. 5 . Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası.
29. 6 . Hayvanların burun ucu.
30. 7 . argoUydurma söz
31. yalan
32. 8 . tıp (***)Mantar hastalığı.
33. Atasözü
34. deyim ve birleşik fiiller
35. mantara basmak
36. mantar atmak
37. mantar gibi (yerden) bitmek

MANTAR (türkçe) ingilizcesi

1. adj. cork
2. fungal
3. corky
4. fungoid
5. fungous
6. n. mushroom
7. fungus
8. athlete's foot
9. fungal infection of the foot which causes itching and skin irritation
10. cork (used for making stoppers for bottles
11. etc)
12. pref. myco,

MANTAR (türkçe) fransızcası

1. champignon [le]
2. liège [le]
3. mufle [le]

MANTAR (türkçe) almancası

1. n. Champignon
2. Pfropfen
3. Pilz
Mantar, klorofil taşımayan organizma. Sınıflandırmada bitkiler alemi içinde ele alınmaları bilim adamları arasında uzun yıllar tartışma konusu olmuştur. Başka bitkilerin üzerinde parazit olarak, ölü bitkilerin üzerinde çürükçül (saprofit) veya başka canlılar ile simbiyotik bir yaşam sürdürürler. Mantarların üremesi sporlar yoluyla gerçekleşir. Toprağa dökülen sporlar rüzgarla ya da böceklerle çevreye dağılır ve toprakta yıllarca yaşayabilir. Mantarlar nemli ortamlarda gelişirler, bu nedenle yağmurlardan sonra topraktaki sporlar çimlenerek mantarları oluştururlar.

Önemli not: Yenebilen ve 'zehirli mantarlar yan yana yetişebilirler. Bazı yenebilen ve zehirli türler birbirine o kadar benzer ki bunu ancak bir mantarbilimci ayırt edebilir. Zehirli mantarların tadı yenebilen mantarlarınkinden farklı değildir. Etinin rengi, kokusu ve tadı ile bir mantarın zehirli' olup olmadığı anlaşılamaz.

Mantarlar arasında insanların çeşitli amaçlarla yararlandıkları türler vardır. Fermantasyon yaparak alkollü içkilerin hazırlanmasında ve ekmek yapımında kullanılan Saccharomyces türleri, antibiyotik eldesinde kullanılan Penicillium türleri ve ergo alkaloitlerinin elde edildiği Claviceps purpurea mantarı gibi.

Mantar cinsleri içinde 60 kadar tür ile temsil edilen Amanita cinsi ayrı bir öneme sahiptir. Amanita türleri içinde yenebilen bir mantar olan Amanita caesarea’nın yanı sıra, zehirli ve halüsinojen etkili Amanita muscaria ve Amanita pantherina ve öldürücü zehirli olan Amanita phalloides, Amanita verna ve Amanita virosa türleri yer alır. Amanita türleri diğer mantarlardan, şapkasının altında beyaz renkte ışınsal perdeler, yani lameller olması, sapın ortaya yakın kısmında sapı saran bir halka taşıması ve sapın alt kısmında yumurta kabuğu biçiminde bir çanakçık bulunması gibi özellikleri ile ayırt edilirler. Yenebilen Amanita caesarea mantarında ise lameller ve sap altın sarısı rengindedir.

Mantarlar klorofil taşımayan organizmalardır. Sınıflandırmada bitkileralemi içinde ele alınmaları bilim adamları arasında uzun yıllar tartışmakonusu olmuştur. Başka bitkilerin üzerinde parazit olarak, ölü bitkilerinüzerinde çürükçül (saprofit) veya başka canlılar ile simbiyotik bir yaşamsürdürürler. Mantarların üremesi sporlar yoluyla gerçekleşir. Toprağa dökülensporlar rüzgârla ya da böceklerle çevreye dağılır ve toprakta yıllarcayaşayabilir. Mantarlar nemli ortamlarda gelişirler, bu nedenle yağmurlardansonra topraktaki sporlar çimlenerek mantarları oluştururlar. Yenebilenve zehirli mantarlar yan yana yetişebilirler. Bazı yenebilen ve zehirlitürler birbirine o kadar benzer ki bunu ancak bir mantarbilimci ayırt edebilir.Zehirli mantarların tadı yenebilen mantarlarınkinden farklı değildir. Etininrengi, kokusu ve tadı ile bir mantarın zehirli olup olmadığı anlaşılamaz.

Mantarlar arasında insanların çeşitli amaçlarla yararlandıkları türlervardır. Fermentasyon yaparak alkollü içkilerin hazırlanmasında ve ekmekyapımında kullanılan Saccharomyces türleri, antibiyotik eldesindekullanılan Penicillium türleri ve ergo alkaloitlerinin elde edildiğiClaviceps purpurea mantarı gibi.

Mantar cinsleri içinde 60 kadar tür ile temsil edilen Amanita cinsiayrı bir öneme sahiptir. Amanita türleri içinde yenebilen bir mantarolan Amanita caesarea’nın yanı sıra, zehirli ve halüsinojen etkiliAmanita muscaria ve Amanita pantherina ve öldürücü zehirliolan Amanita phalloides, Amanita verna ve Amanita virosatürleri yer alır. Amanita türleri diğer mantarlardan, şapkasınınaltında beyaz renkte ışınsal perdeler, yani lameller olması, sapın ortayayakın kısmında sapı saran bir halka taşıması ve sapın alt kısmında yumurtakabuğu biçiminde bir çanakçık bulunması gibi özellikleri ile ayırt edilirler.Yenebilen Amanita caesarea mantarında ise lameller ve sap altınsarısı rengindedir.

Kaynak: http://www.biltek.tubitak.gov.tr/dergi/97/ekim/dikkat.html
Mantar Mantar
2010-04-18T11:08:47+03:00
Kültür mantarı üretimi ülkemizde yaygınlaşmaktadır.Üretimi yapılan bu mantarlarda sebzelerden 10 kat daha fazla B vitamini bulunmaktadır.Ülkemizde doğal olarak yetişen birçok mantar çeşidi bulunmaktadır.Çam mantarı en çok bilinen mantar çeşididir.İkinci olarak kuzugöbeği gelir.Bu mantar ekonomik açıdan en değerli mantarlarımızdan biridir.Bunların yanında katran mantarı,ayı mantarı ve sarı kız sık rastlanan mantar çeşitlerindendir.
0 Yorum Yap
Mantar Mantar
2010-04-01T17:03:06+03:00
Yukarıda kısaca tanımladığımız, çayırlarda, yol kenarlarında, ormanlarda, ağaç altlarında hemen hemen hepimizin sadece bir bölümünü (şapkasını) gördüğü ve bildiği makromantarlar; çok değişik renk ve şekillerde, bazılarını yediğimiz, bazılarından zehirlendiğimiz enteresan varlıklardır. Öyle ki, mantarlar alemininin tümünü ele alırsak ,olağanüstü yumuşak ve büyük ölçüde saydam bir vücut yapısına sahip olduklarını ve buna rağmen dev bir sarmaşık gibi onlarca metrelik bir alana yayılabildiklerini görürüz. Ellerinden hiçbir şey kurtulmaz; suyu, toprağı, böceklerin, bitkilerin, memelilerin hatta kuşların dokularını bile istila edebilirler.
Mantarlar alemi aslında çok karmaşıktır. Burada ele aldığımız makromantarlar, Eumycophtya filumu (gerçek mantarlar) sınıfına dahildir. Bundan başka daha birçok mantar sınıfı mevcuttur. Bunlara örnek olarak; bölünen mantar bitkiler, cıvık mantarlar, algsi mantarlar, keseli mantarlar, çomak mantarlar, ikincil mantarlar gibi sınıflar gösterilebilir.
Bizim burada ele aldığımız yenebilir mantarlar, büyük ölçüde sudan oluşan ve aroması nedeniyle bizlere çekici gelen bir besindir. 100 gram pürtüklü mantarın içeriğinde, sadece 5 gram protein, 10 gram karbonhidrat ve sadece 1 gram yağ bulunur. Geri kalanı sudur. Ancak mineral tuzlar açısından oldukça zengindir. Kalsiyum, potasyum, fosfor ve demir içerir. Mantarlar C vitamini açısından çok fakirdirler. Buna karşılık, B grubu vitaminler, K ve D2 vitamini açısından zengin mantar türleri vardır.

Başa Dön

Makromantarların İnsanlar İçin Önemi nedir?

Bitkiler aleminin Mycophyta bölümünü oluşturan mantarlar olmasaydı belki de yaşayamazdık. Çünkü dünyanın hayat devrinde mantarların çok önemli fonksiyonları vardır. Bizler için, mantarlar aleminin bir kısmını oluşturan makromantarlar denildiğinde, akla ilk önce zehirli mantarlar, daha sonra yenilebilir mantarlar gelir. Onları güncel kılan da bu özellikleridir. Ancak bu varlıkların doğadaki pozisyonları gözönüne alındığında, onları asıl önemli kılan, ölü veya canlı organik maddeleri parçalamaları ve böylece karbon - azot devrinin sürdürülmesinde çok büyük bir rol oynamalarıdır.
Mantarların,zehirlenmelere, cilt ve diğer hastalıklara sebep olarak insana doğrudan zararlı etkileri olabilen bir çok türü vardır. İnsan için faydalı olan bitkiler üzerinde parazit olmalarının sonucu ekonomik kayıplara sebep olmakla dolaylı zararları da vardır. Bazı mantarlar ise insana, mesela mayalama endüstrisinde, çok değerli hizmetler verirler. Ferment denilen bazı maddeler oluşturarak, şekeri alkol ve karbon dioksite dönüştürür, bu mantarlar uzun zamanlardan beri alkollü içkiler üretiminde kullanılmıştır. Mayalanma olayı, bazı bakteriler, maya ve küf mantarları tarafından me dana getirilmektedir. Eskiden, mayalama işlemi tabi yolla gerçekleştiriliyordu. Bugün gelişmiş olan teknikler sayesinde tek bir mikroorganizmanın kültürü yapılabilmektedir ve bunlar kullanılmak suretiyle kaliteli ürünler elde edilmektedir. Görülüyor ki bu endüstri mayalanma oluşturan mantarlara bağlıdır. Bunlar arasında en önemlisi Saccharomyces cerevisiae' dir. Maya mantarları lüzumlu mayalanmayı sağlamak üzere ekmek yapımında da kullanılmaktadır. Maya mantarlarınının başka türleri meyve sularından şarap imalinde, süt endüstrisinde muhtelif süt ürünlerinin üretiminde kullanılır. Bakterilerden başka, bazı peynirlerin olgunlaştırılmasında Penicillium cinsinden küf mantarları önemli rol oynarlar, bu peynirlerde küf mantarı peynirin içinde gelişir ve boz renkli damarlardan ibaret bir ağ teşekkül ettirir. Bazı peynirlerde bu damarlı oluşum yalnız yüzeyi örter. Bununla beraber en büyük keşif, mantarlardan elde edilen bilhassa "penisilin" adı verilen antibiyotiklerdir. Penisilin, Penicillium notatum dan elde edilmiştir, halen bir çok bulaşıcı hastalığın tedavisinde başarı ile kullanılmaktadır.
Mantarlar tabi çürümede aktif bir rol oynarlar ve bu şekilde insan faaliyetle- rinin bir çok sahasında dolaylı etkide bulunurlar. Organik artıkların çürümesi bakterilerin ve mantarların, bilhassa küçükk mantarların beraber faaliyeti ile gerçekleşmektedir. Mikroskobik olan bu mantarlar toprakta her yerde çok fazla sayıda bulunurlar. Ormandan ve tarladan, hangisinden olursa olsun, her türlü toprak bu canlıların sporları ve hüfleri ile doludur. Toprak mantarları, karbon dioksit depo ederek ve çeşitli kimya olaylarına sebep olarak önemli bir mekanik rol icra ederler. Bunlar bitki kalıntılarının parçalanmasına, gübrelik harcın meydana gelmesine, bazı tarım ürünlerinin muamelesine iştirak ederler. Nihayet su mantarları, kirlenmiş suların yarı temizlenmesinde kısmen yardımcı olurlar.
Böyle iyi yönde ve insan için faydalı tarafları yanında, mantarlar çok tehlikeli düşmanlar da olabilirler ve insanlar bunlara karşı nasıl mücadele edeceğini kestiremez. Mantarlar tarafından sebep olunan zararlar birçok şekilde açıklanabilir, mesela parazit mantarlar ekonomik bakımdan değerli bitkilerde ve hayvanlarda, hatta insanlarda zarar meydana getirirler. İnsan vücudunda mantarların parazit olması, çeşitli deri hastalıklarına ve genel rahatsızlıklara sebep olabilir. Bunlar, eğer sporları kan dolaşımına girerse solunum sistemi ve işitme hastalıklarını tahrik ederler. Böyle hastalıklar hayvan ve insanlarda yaygındır. Bilhassa balıklar su küf mantarlarına hassastırlar, su küfleri bulaşmış oldukları deri dokusuna yerleşir ve tedrici olarak canlıda tamamen yayılır. Böceklere hücum eden diğer küf mantarları da insektisid (böcek ilacı) olarak kullanılabilmektedir.
Mantarların, ekonomik olarak önemli bitkilerde parazit olması ile sebep olunan zarar pek büyüktür, çünkü bunlar verimi azaltır veya belli bazı bölgelerde bazı bitkileri yetiştirmeyi imkansız kılarlar.Bu mantarlar, bitki hastalıkları ile uğraşan Fitopatoloji ilminin konusuna girerler.
Küf mantarları tohumların ve fideciklerin işe yaramaz hale gelmesine yol açarlar, aynı zamanda patates ve asmalarda tehlikeli hastalıklara sebep olurlar. Yanıklık hastalıkları mesela buğdayı ve mısırı tarlada tahrip edebilir. Buğday pası mantarı (kınacık) tarafından buğday üretiminde büyük kayıplara uğranılmaktadır, çeşitli pas mantarları başka bitki türlerine de hücum ederler fakat tabidir ki meydana gelen zarar buğdaydaki kadar ekonomik önemde değildir. Bilhassa külleme hastalıkları önemlidirler; şerbetçi otu, gül, meşe ve asmalar gibi bir çok bitkinin yüzeyinde un gibi, ince bir beyaz tabaka meydana getirerek zarar yaparlar. Meyveler de siyah ve esmer çürüklüğe sebep olan mantarların hücumuna uğrarlar.
Bazı mantar türleri ağaçların iğne yapraklarına zarar verirler ve dökülmelerine sebep olurlar. Claviceps purpurea meşhur bir zararlıdır. Odun tahripçisi mantarlar da tehlikelidir, bunların miseli ağaçların odun dokusuna nüfuz eder ve nihayet onları çürütür ve öldürür. Ağaçlara hücum eden başka türler de vardır, fakat en yaygın olanı bal mantarı (Armillaria mellea), orman ve bahçe ağaçlarını istila eden en zararlı parazitlerden biridir. Çok korkulan diğer bir mantar ev mantarı (Serpula (Merulius) lacrimans) dır, bu mantar binalarda kuru çürüklüğe sebep olur.
Yenen mantarlara gelince, bunlar ağaçlıklarda, kırlarda ve tarlalarda toplanabilirler, ticari olarak yetiştirilebilirler.
Makromantarlar ayrıca yüksek bitkilerin köklerine girmek suretiyle oluşturdukları mikorriza denilen yapı açısından da önemlidirler. Çünkü böyle bir ortaklık kurulduğunda mutallistik bir simbiyoz sözkonusu olur. Yapılan araştırmalara göre mikorrizalı bitkiler; fosfor, kalsiyum ve potasyumu daha fazla miktarlarda alırlar ve bu nedenle de gelişmeleri diğerlerine nazaran daha iyi olur.
Görülüyor ki mantarların önemi insan faaliyetlerinin birçok alanında ortaya çıkmaktadır ve hayal edebildiğimizden daha büyüktür. Her yerde mevcut bulunmalarından ve çok aşırı sayıda olmalarından dolayı mantarlar Dünyanın hayat devrinde önemli rol oynarlar.


Makromantarların Gelişme Mevsimleri

Mantarlar büyümek ve üreme organı oluşturmak için, uygun bir yetişme yerine, iklime ve bilhassa rutubet derecesine ihtiyaç gösterirler. Birçok mantar türü bütün bir yıl boyunca görülebilir, fakat ekseriytle lamelli mantarlar ve Boletuslar sonbaharda ortaya çıkar. Ilık hava halleri, üreme organlarının oluşturulması için en iyi şartlardır. Kurak yazlardan sonra mantarlar hiç görünmeyebilir veya rutubetin artmasıyla birlikte Eylülde ortaya çıkabilir.
İlkbaharda en erken çıkan mantarlar Morchella'lardır. Yaz boyunca Agaricus lar, Russula lar, Boletus lar ve diğer yenilen mantarlar sıra ile ortaya çıkarlar. Bir çok türler yumuşak geçen kışlarda gelişmelerini devam ettirebilirler, böyle kışlarda yemeklik mantar toplanabilir. Ancak yenilebilen bir çok mantar türü kısa bir büyüme mevsimine sahiptir.
Mantar toplayıcıları, bütün bir yıl boyunca hangi mantarların, nerede, ne zaman ortaya çıktığı hakkında bir tecrübeye sahiptirler. Ancak bu herzaman geçerli bir tecrübe sayılmaz. Kurak bir yılda, kuzeye bakan gölgelik ve yosunlu yerlerde mantar aranmalıdır. Yağışlı yazlarda ise bu gibi yerler çok rutubetli olacağından, kumlu topraklarda ve kayalık yerlerde arama yapılır.

Başa Dön

Makromantarların Besin Değerleri

Yenen mantarların et kadar lezzetli olduğu söylenir. Protein yüzdesi açısından bakıldığında ete ulaşamazlar, ancak eti lezzetli kılan bazı maddeler mantarlarda da vardır.Agaricus bisporus (Çayır mantarı) için lezzeti temin eden maddeler; 3-oktason, benzaldehit oktanol ve zokten-1 gibi maddelerdir.
Doğaldır ki doğada yetişen mantarlar ile kültürü yapılan mantarlar türlere göre değişen oranlarda besin değerlerine sahiptir. Kültür mantarında; %92 su, %3.5 protein, %0.3 yağ, %4.5 karbonhidrat, %1 mineral madde bulunur ve 272 KCal'lik bir enerji değerine sahiptir. Proteinin sindirilme değeri %72-83 arasındadır. Meyve ve sebzelerle kıyaslandığında iyi bir Lisin, Arginin, Histidin ve Threonin kaynağıdır. İnsan için gerekli tüm aminoasitleri içerir.
Yapılan araştırmalara göre mükemmel bir folikasit kaynağı olan Agaricus bisporus mantarı, kandaki şeker seviyesini düşürdüğü ve kolestrolü azalttığı için kalp ve damar hastalıklarında diyet olarak kullanılabileceği tespit edilmiştir. Mineral madde içeriği açısından da uygun bir besin olduğu ifade edilmektedir..


Mantar Toplama - Bir Doğa Sporu

Mantar toplama; birçok ülkede bir doğa sporu olarak kabul görür ve oldukça ilgi uyandırır. Çünkü bu faaliyet; temiz havada, doğada gezinme ve dikkatin arama için yoğunlaştırılması nedeniyle aktif bir çaba gerektirir. Değişik ülkelerde sadece bu amaç için insanların biraraya gelerek oluşturduğu klüpler bulunmaktadır.
0 Yorum Yap
Önceki Paylaşımlar