Miraciye

Hz. Muhammed’in göğe yükselişini konu alan edebi yapıtlardır. Tek başına bir kitabın konusunu oluşturabildiği gibi, eserler içinde bölümler halinde de yer alır. Genellikle kaside ve mesnevi şeklinde yazılmıştır. Miraciyelerde coşkulu bir söyleyiş, didaktik özellikler ve sanatlı bir üslup egemendir. Cumhuriyet döneminde Abdullah Azmi Yaman’ın yazdığı Miraciye bu türe örnektir.

Hz. Muhammed’in göğe yükselişini konu alan edebi yapıtlardır. Tek başına bir kitabın konusunu oluşturabildiği gibi, eserler içinde bölümler halinde de yer alır. Genellikle kaside ve mesnevi şeklinde yazılmıştır. Miraciyelerde coşkulu bir söyleyiş, didaktik özellikler ve sanatlı bir üslup egemendir. Cumhuriyet döneminde Abdullah Azmi Yaman’ın yazdığı Miraciye bu türe örnektir.
Hazret-i Muhammed'in Miraç olayım işleyen şiirlere verilen genel addır. Miraç olayı Hz. Muhammed'in Burak'a binerek Tanrı ile görüşmek üzere göğe yükselmesidir.
Miraç, merdiven, çıkacak yer demektir. Hz. Muhammed'in göğe yükselmesini tasvir eden bu manzumeler, miraç gecesinin ertesi günü, cami ve tekkelerde merasimle okunur, dinleyenlere, Mevlid'deki şerbet ve şeker yerine süt dağıtılırdı. Hz. Muhammed'in Mirac'ı Recep ayının 27. gecesi gerçekleşmiştir. Bu olay Peygamber'imizin yaşadığı büyük mucizelerin en büyüğüdür.
Söz konusu gecede Peygamber'imiz amcasının kızı Ümmü Hani'nin evinde iken, Cebrail yanında Burak ile beraber gelir. Ve Peygamber'imizi Mirac'a çağırır. Peygamber'imiz Burak'a biner. Burak'ın daha ayağı yere dokunmadan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya ulaşırlar. Beyt'ül Mukaddes'te bütün peygamberler Hz. Muhammed'i karşılarlar. Mescid-i Aksa'da namaz kıldıktan sonra Cebrail ile dışarı çıkınca önlerine bir Miraç (Merdiven) çıkar. Cebrail Peygamber'imizi Burak'a bindirerek göklere yükselir.
Birinci gökteki bütün melekler Hz. Muhammed'i karşılarlar. Sonra her kat gökte, ayrı ayrı peygamberlerce karşılanarak, yedinci kat göğe kadar ulaşırlar. Yedinci kat gökte melekleri Beyt-ül Mamur'u tavaf eder bulurlar. Sidret-ül Münteha'ya varınca Cebrail ayrılır. Buradan yetmiş hicabı açtıktan sonra, yeşil bir yaygı (döşek) olan Refref görünür.
Refref Peygamber'imizi Kürsü'ye ulaştırır. Oradan yetmiş hicab daha açıp Arş'a varır. Arş'ın nuru Peygamber'imizi kaplar, bir şey göremez olur. Peygamber'imiz orada Tanrı'yı kalp gözüyle veya baş gözüyle görür. Buradan geri dönerken yine Refref ile Sidret-ül Münteha'ya kadar gelir. Orada kendisini bekleyen Cebrail ile buluşur. Ayni yoldan Beyt-ül Mukaddes'e gelir, oradan da Burak'a binerek Mekke'de, Ümmü Hani'nin evindeki, daha vücudunun bıraktığı sıcaklığı kaybetmemiş yatağında kendisini bulur.
İşte bu olay, bir çok şairlerimize ilham vermiş, ve bu olayla ilgili kaside veya mesnevi tarzı şiirler kaleme almalarını sağlamıştır. Bunlara edebiyatımızda genel ad olarak Miraciye adı verilir.
Önceki Paylaşımlar