Mizan

Mizan Maddi ve manevi ağırlıkları tartan terazi. Mizan, Arapça bir kelime olup, lügatta, “terazi, ölçü, tartı, akıl, muhakeme ve idrak” manalarına gelir. Bu kelime çeşitli ilim dallarında kullanılagelmiştir. Terazi ve tartı aleti olarak mizan: İki kolu birbirine eşit olan hassas bir alet olup, eski zamanda doğu ve batı memleketlerinde kullanıldığı gibi bugün de Anadolu'nun bazı bölgelerinde pratik olarak kullanılan bir tartı aletidir. Buna “kabban” veya “kantar” da denir. Özellikle Müs

MIZAN (türkçe) anlamı

1. 1 . Terazi.
2. 2 . Tartı
3. ölçü aleti.
4. 3 . Ölçü.
5. 4 . matematikSağlama.
6. 5 . ticaretBir tüccarın
7. ticari durumunu
8. işinin genel sonucunu gösteren
9. belirli zamanlarda yaptığı hesap özeti.

MIZAN (türkçe) anlamı

(Arapça) Erkek ismi 1. Terazi. 2. Sağlama.

MIZAN (türkçe) anlamı

10. terazi
11. sağlama
12. tartı
13. ölçü aygıtı
14. bir tüccarın
15. ticari durumunu
16. işinin genel sonucunu gösteren
17. belirli zamanlarda yaptığı hesap özeti.
18. ölçü
19. ayar

MIZAN (türkçe) ingilizcesi

1. [Mizan]n. trial balance
2. work sheet,
Mizan ile ilgili detaylı bilgilerin yer aldığı sayfa: Mizan Maddi ve manevi ağırlıkları tartan terazi. Mizan, Arapça bir kelime olup, lügatta, “terazi, ölçü, tartı, akıl, muhakeme ve idrak” manalarına gelir. Bu kelime çeşitli ilim dallarında kullanılagelmiştir.
Terazi ve tartı aleti olarak mizan: İki kolu birbirine eşit olan hassas bir alet olup, eski zamanda doğu ve batı memleketlerinde kullanıldığı gibi bugün de Anadolu'nun bazı bölgelerinde pratik olarak kullanılan bir tartı aletidir. Buna “kabban” veya “kantar” da denir. Özellikle Müslüman ülkelerinde, mizan (terazi) kullanmaya çok ehemmiyet verilmiştir. Ticari münasebetlerde birbirlerinin hakkını yemek ve böylece kul hakkı günahına düşmek endişesiyle Müslümanlar, hassas mizanlar yapımına çok gayret etmişler ve bunda başarılı da olmuşlardır. Sind bin Ali (vefatı 864-H.250), Muhammed bin Zekeriyya Er-Razi (v. 925-H. 313) bu konuda ismini dünyaya duyuran İslam alimlerinin ileri gelenlerindendirler.
Eski dilimizde kimya ilmi, konuları içinde yer alan maddelerin çeşitli ağırlıklarının ölçülmesinden bahsettiği için, bu ilme “İlmül-mizan (terazi ilmi)” denildi. Müslümanlar “Pappus mizanı” ile, hacimleri eşit sıvıların ağırlığı ile aynı ağırlıktaki sıvıların hacimlerindeki farklılıkları belirlemişlerdir. Ayrıca mimari eserlerde ve su yolları yapımında “mimar mizanı”nı ustalıkla kullanmışlardır. Yine eski dilimizde fizik ilminin konuları arasında yer alan ve mizan kelimesiyle ifade edilen birçok alet vardır. Mesela, mizanül-harare (termometre), mizanür-rih (rüzgarın hızını ölçen alet), mizanül-heva (barometre), mizanür-rutube (hidrometre) gibi. Matematik ilminde, yapılan hesabın doğruluğunu anlatmak için yapılan hesaba da “mizan” denirdi. Şimdi buna “sağlama” veya “sağlay” denilmektedir.
İslam dininde mizan: İslam dininde, ahiret gününe inanmak imanın şartlarındandır. Dünyanın sonu gelip, kıyamet kopunca, bütün canlılar yok edilecektir ( Kıyamet). Allahü tealanın dilediği bir zaman sonra bütün insanlar kabirlerinden diriltilip dünyada yaptıklarının hesabını vermek üzere, mahşer denilen yerde toplanacaklardır ( Mahşer). Dünyada yapılan iyiliklerle (sevaplarla), kötülükleri (günahları) tartmak için yüce bir mizan (terazi) kurulacaktır. Bu mizan bilmediğimiz ve bildiklerimize benzemeyen bir alettir. Yer ve gök bir kefesine sığar. Sevap gözü parlak olup, Arşın sağında Cennet tarafındadır. Günah tarafı Arşın solunda Cehennem tarafında olup, karanlıktır. Dünyada yapılan işler, sözler, düşünceler, bakışlar, orada şekil alacaktır. İyilikler (sevaplar) parlak, kötülükler (günahlar) karanlık ve iğrenç görünüp, bu terazide tartılacaktır. Bu terazi, dünya terazilerine benzemez. Ağır tarafı yukarı kalkar, hafif tarafı aşağı iner, diye bildirildi. ahiret bilgileri aklın üstünde olduğu için akıl bu konuyu kavramaktan uzaktır, anlayamaz.
Mizanın hak, gerçek olduğunu bildiren ayet-i kerimelerde buyruldu ki:
Kıyamet gününde amellerin tartılması haktır. Mizanı ağır gelenler, işte onlar kurtulmuştur. Mizanı hafif gelenler, işte bunlar da ayetlerimize zulmettikleri sebebiyle kendilerine yazık edenlerdir. (araf suresi: 8-9)
Kıyamet günü için adalet mizanlarını kurarız. (Enbiya suresi: 47)
Önceki Paylaşımlar