MUKABIL (türkçe) anlamı
1. 1 . Bir şeye karşılık olarak yapılan
2. bir şeyin karşılığı olan:
3. Düşmanlarla beraber Anadolu'da mukabil teşkilat yapmak üzere yetmiş beş kişi kadar göndermiş.- Atatürk.
4. 2 . Bir şeyin karşısında bulunan.
5. 3 . zarfKarşılık olarak:
6. Bir iki iyi habere mukabil her gün nice kaza ve bela haberleri verir.- A. Ş. Hisar.
7. 4 . zarfRağmen:
8. Annemi çok sevmesine mukabil
9. teyzemle arası bozuktu.- R. N. Güntekin.
MUKABIL (türkçe) anlamı
10. bir şeye karşılık olarak yapılan
11. bir şeyin karşılığı olan
12. karşılık olarak
13. karşılığında.
14. bir şeyin karşısında bulunan.
15. karşılık
MUKABIL (türkçe) ingilizcesi
1. opposite
2. counter
3. in return/exchange,
MUKABIL (türkçe) almancası
1. entgegengesetzt
2. entsprechend
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Tendon

Kasların kemiklere yapışmasını sağlayan yapılar.

Berlin

Berlin Almanya'ın başkenti. 1943'te Almanya ikiye bölününce, Berlin de Doğu Berlin ve Batı Berlin diye ikiye bölündü. Doğu Berlin, Doğu Almanya'nın başşehri, Batı Berlin ise Batı Almanya'nın bir eyaleti oldu. 1961'de Doğu Almanya tarafından yapılan ve "Utanç Duvarı" diye ...

Cam

Cam Alm. Glas (m), Fr. Verre (m), İng. Glass. Silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılan saydam ve kırılgan madde. Genellikle alkali ve toprak alkali silikatlardan meydana gelen cam, bâzan borat ve alüminatlar da ihtiva eder. Camın ilk defâ ne zaman yapıldığı kesin olarak ...

Kalıp

Kalıp Bir cismi imal edebilmek için kullanılan iki veya daha fazla ayrı parçadan müteşekkil, içi cismin şekline tam olarak uygun metal bloklar. Modern teknolojide her türlü seri imalat için metal (umumiyetle çelikten yapılmış) kalıplar kullanılır. Soğuk şekillendirme ...

Bakır

Alm. Kupfer, Fr. Cuivre, İng. Copper. Sembolü Cu olan bir metal. Kırmızı renklidir. Takriben M.Ö. 8000 yıllarında kullanıldığı bilinmektedir. Özellikleri: Periyodik cetvelde 1B grubundadır. Hakiki metal olup, eksi değerleri yoktur. Gümüş ve altın ile aynı gruptandır. Atom ...

Ceza

Yasaları bilerek ve isteyerek çiğne­yen, belli bir eylemiyle suç işleyen kişiye uygulanan yaptırım. Başkalarına bir şekil­de, maddi ya da manevi zarar veren, toplu­-ma ve toplumsal hayata zararlı eylemlerde bulunan kişinin, özgürlüğünün elinden alınması, birtakım hakların ...