Tarihin ilginç bir rastlantısı olarak, M. Kemal Paşa 13. Kasım 1918 günü Haydarpaşa'da Adana treninden inip, vapurla İstanbul yakasına geçmek isterken, İtilaf Devletleri'nin 60 parçalık büyük filosu da, Çanakkale Savaşları'nda geçemedikleri Çanakkale Boğazı'nı geçmişler ve İstanbul'da demir atıyorlardı.

Mustafa Kemal'in İstanbul'a Gelmesi hakkında bilgiler

Tarihin ilginç bir rastlantısı olarak, M. Kemal Paşa 13. Kasım 1918 günü Haydarpaşa'da Adana treninden inip, vapurla İstanbul yakasına geçmek isterken, İtilaf Devletleri'nin 60 parçalık büyük filosu da, Çanakkale Savaşları'nda geçemedikleri Çanakkale Boğazı'nı geçmişler ve İstanbul'da demir atıyorlardı. Tüm halkın, Hükümetin ve Padişah'ın umutsuzluk içinde bulunduğu bu manzara karşısında M. Kemal Paşa hiç yılgınlık göstermeyerek "geldikleri gibi giderler" diyerek, daha o gün, kurtuluş inancını belirtmişti. Fakat İzzet Paşa birkaç gün önce Sadrazamlıktan istifa etmiş bulunuyordu. Oysa M. Kemal Paşa, İzzet Paşa kabinesinden çok şey umuyordu. Adana'dan çektiği telgrafda Harbiye Nazırlığı'nın kendisine verilmesini istemişti. Gerçekten de İzzet Paşa bu makama hiç kimseyi atamamıştı. Kuşkusuz Mondros Ateşkesi hükümlerinin uygulandığı bir dönemde M. Kemal Paşa gibi birisi Harbiye Nazırı olsa idi, orduların terhisi, silah ve cephanenin teslimi, stratejik noktaların denetiminin İtilaf askerlerine bırakılması gibi birçok şey yapılmaz ve daha başlangıçtan kurtuluş için büyük üstünlük sağlanabilirdi. M. Kemal Paşa İstanbul'a gelir gelmez İzzet Paşa ile görüşerek, istifanın yerinde olmadığını, kurulmak üzere olan Tevfik Paşa kabinesinin güven oyu almasını engelleyip, yeniden İzzet Paşa'nın Sadrazam olması görüşünde olduğunu belirtti. Bunu gerçekleştirmek isteyen M. Kemal Paşa, Meclis-i Mebusan'da, Tevfik Paşa'nın güvenoyu almaması için girişimlerde bulundu. Fakat sonuç alamadı. Bu girişimden umutsuz kalınca, Padişah Vahdettin ile birkaç kez görüşerek düşüncelerini anlamak ye yol göstermek istedi. Fakat Padişah ona bu fırsatı vermedi. Padişah'ın yalnız kendini, tahtını düşündüğünü, ülkenin içinde bulunduğu durumu görmekten, aciz davranışları ve sözleri karşısında, M. Kemal Paşa, Meclis'in dağıtılması sebebiyle meşru yollardan mücadele olanağı kalmadığını gorünce bir ihtilal ile Padişah ve Hükümeti devirmek için arkadaşlarıyla görüşmelerde bulundu. Fakat bundan da bir sonuç çıkmayacağı görüşüne varılarak vazgeçildi. M. Kemal Paşa İstanbul'a geldikten sonra yerleitiği Perapalas'ta basın ve yabancılarla da görüşmelerde bulundu. 16 Kasım 1918 tarihinde, Vakit, Zaman ve Minber gazeteleri yazarlarıyla yaptığı konuşmada, kuvvetli olmayı "Manen, ilmen, fennen, ahlaken kuvvetli olmak demektir. Askeri kuvvet en son da gelir. Yukarıda sayılan meziyetler bir millette mevcud değilse, bu milletin fertlerinin enson silahlarla donatılmış olması hiç bir şey ifade etmez." biçiminde yorumlayarak, ileriki yılların Türkiyesi ve Türk Ulusu için görüşlerini de dile getirdi. M. Kemal Paşa ayrıca Minber Gazetesi'ne de ortak olarak görüşlerini açıklamaya çalışıyordu. Meclis ve Padişah'dan umudunu kesen, ihtilal girişiminin de işgal kuvvetleri dolayısıyla bir işe yaramayacağını gören M. Kemal Paşa, "Uygun bir zaman ve fırsatta İstanbul'dan kaybolmak, basit bir tertiple Anadolu içine girmek, bir süre isimsiz çalıştıktan sonra, bütün Türk Ulusu'na felaketi haber vermek" kararına vardı. Bu arada Şişli'de bir eve taşınan M. Kemal Paşa, Ali Fuat Paşa, Kazşm Karabekir Paşa ve İsmet Beyler ile sık sık görüşerek, ileride yapılacak Bağımsızlık Mücadelesi'nin esaslarını saptamaya çalıştılar. Bu sırada K. Karabekir Paşa da 15. Kolordu Komutanlığı'na atanmak üzereydi. Ali Fuat Paşa da izinli geldiği İstanbul'dan ayrılıp Ankara'ya Kolordusu'nun başına dönecekti. Bundan da yararlanarak şu esaslary saptadılar.


    l-Terhis işlemi hemen durduralacak


    2-Cephane ve silahlar düşmana teslim edilmeyecek


    3-Genç ve enerjik komutanların iş başına getirilmesi sağlanacak


    4-Ulusal Direnişe taraftar yöneticilerin değiştirilmemesine çalışılacak


    5-Particilik mücadelesine engel olunacak ve "Halkın morali" yükseltilecekti.


    Ali Fuat Paşa ile bu esasları saptayan M. Kemal Paşa'nın, Ali Fuat Paşa'ya da ayrıca "Kolorduna hakim ol etrafına güven ver hele halk ile yakından temas et."diye öneride bulunması, O'nun yapılacak mücadele için halka dayanmak istediğini açıkça göstermektedir. Ayrıca Kazım Karabekir Paşa ile yaptığı görüşmelerde Doğu Anadolu'da bazı vatanperver dernekler kurulduğuna değinerek bunlarla ilişki kurulması gereğinden söz edilmişti. Kazım Karabekir Paşa da kendisini ordunun başına geçmek üzere Anadolu'ya davet etmişti. Kulağından hasta olan M. Kemal Paşa, iyileşir iyileşmez kendisine katılacağını belirtmişti. Nitekim kısa bir süre sonra 1919 Nisan başında kulağından ameliyat oldu. İsmet Bey'i de bu toplantılara çağıran M. Kemal Paşa Anadolu'ya geçmek, milleti uyandırmak, kurtuluş çarelerini orada aramak amacında olduğunu açıkladıktan sonra, Anadolu'ya geçmek için en güvenilir yolun hangisi olduğunu göstermesini istedi. Görülüyor ki M. Kemal Anadolu'ya geçmek için Nisan 1919'da kararını vermiş ve bu girişimlerini gösteriyordu. Türk Ulusu'nun kadere boyun eğmeyeceğini görmüştü. Paris Barış Konferansı'nda Türkiye'nin paylaşılması, İzmir'in Yunanistan'a verileceği ve doğu da bir Ermenistan kurulmak istendiği anlaşılınca ülkenin vatanperverleri kendi yörelerinin kurtuluşu amacıyla "Müdafaa-i Hukuk" dernekleri kurarak çalışmaya başlamışlardı. Mustafa Kemal Paşa ulusun, bu teşkilatsız ve başsız olarak yaptığı çabaları görerek, ulusun başına geçerse neler yapabireceğini anlamıştı.


Bu yazı Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı serisinin bir parçasıdır:

Türk Kurtuluş Savaşı serisi aşağıdaki aşamalardan / başlıklardan oluşmaktadır: İngiliz işgalleri | Fransız işgalleri | İtalyan işgalleri | Yunan işgalleri | İzmir'in işgal edilmesi | İzmir'in işgaline tepkiler | Ermeni ve Gürcü işgalleri | Mustafa Kemal'in İstanbul'a gelmesi | Mustafa Kemal'in Anadolu'ya gönderilmesi | Amasya Genelgesi | Erzurum Kongresi | Balıkesir Kongresi | Alaşehir Kongresi | Sivas Kongresi | Amasya Protokolü | Kuvay-ı Milliye | Mustafa Kemal ve Temsil Heyeti Ankara'da | Son Osmanlı Meclisi | İstanbul'un işgali | TBMM'nin kuruluşu | Düzenli ordunun kurulması | İlk anayasanın kabulü | İstiklal Marşı'nın kabulü | Cephelerin kurulması | İç Cephe - Ayaklanmalar | Doğu Cephesi | Trakya Cephesi | Güney Cephesi | Batı Cephesi | Ordunun teşkilatlandırılması | I. İnönü Savaşı | II. İnönü Savaşı | Kütahya - Eskişehir Savaşı | Sakarya Meydan Muhaberesi | Büyük Taarruza hazırlık | Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi | Paris Konferansı | Gümrü Barış Anlaşması | Londra Konferansı | Moskova Antlaşması | Kars Antlaşması | Ankara Antlaşması | Mudanya Ateşkes Antlaşması | Lozan Barış Antlaşması | Kurtuluş Savaşı'nın yöntemi | Kurtuluş Savaşı'nın kaynakları | Başkomutanlık Kanunu | Büyük Millet Meclisinin yapısı | Tekalif-i Milliye Emirleri | Kurtuluş Savaşı ve dış ilişkiler | İstiklal Mahkemeleri | Azınlık Dernekleri | Zararlı Dernekler | Yararlı Dernekler | Misak-ı Milli | İstanbul Hükümeti'nin Mustafa Kemal'e karşı mücadele kararı

İlgili Konu Başlıkları Tümü

Mustafa Kemal'in Anadolu'ya Gönderilmesi

M. Kemal Paşa İstanbul'a geldikten sonra, İzzet Paşa Kabinesi'nin düştüğünü görmüş ve İstanbul'da kalarak Kabine'de Harbiye Nazırı olmak, böylece ordunun terhisini, silah ve cephanenin İtilaf Devletleri'ne teslimini engelleyebilmek istemiş fakat başaramamıştır. İstanbul'da ...

Mustafa Kemal Ve Temsil Heyeti Ankara'da

Ulusal Mücadele'nin Amasya Genelgesi ile ortaya konan ilkeleri Erzurum ve Sivas Kongreleri'nde somut bir biçim almıştı. Bütün bu olaylar,gelişirken Batı Anadolu'da da Yunan İşgali genişliyordu. Doğu, Güney ve Batı Anadolu'da yapılacak mücadelenin ağırlığını Batı Anadolu, ...

İstanbul Hükümeti'nin Mustafa Kemal'e Karşı Mücadele Kararı

18 Haziran 1919'da İçişleri Bakanı Ali Kemal, valilere çektiği telgrafta Mustafa Kemal'in görevden alındığını, emirlerinin dinlenilmemesini bildirmişti. Fakat bundan bir sonuç çıkmadı.Sivas Kongresi'nin toplanacağını duyan İstanbul Hükümeti, Kongreyi dağıtmak için çareler ...

İstanbul'un Işgali

12 Ocak 1920'de toplanan Meclis-i Mebusan, 28 Ocak 1920 tarihindeki gizli oturumunda "Ahd-i Milli" olarak Misak-ı Milli kararlarını aldı ve kararlar bütün mebuslar tarafından imzalandı. 17 Şubat 1920 tarihli oturumunda da bu kararın basında yayınlanması ve bütün yabancı ...

İzmir'in Işgal Edilmesi

Mondros Ateşkesi'nin imzalanmasından beri Yunanlılar, İzmir'de yoğun bir propagandaya girişmişlerdi. Bir yandan İzmir ve çevresine yeni Rum göçmenleri yerleştirilirken, diğer yandan Levantenleri de elde etmeye çalışıyorlar ve Yunanistan'dan askeri eşya ve malzeme ...

İzmir'in Işgaline Tepkiler

Bilindiği gibi Lloyd george, Clémanceau ve Wilson'dan oluşan Yüksek Konsey, L. George'un davetiyle Anadolu'da asayişsizliğini hüküm sürdüğünü ve Hristiyan halkın tehlikede olduğunu bahane ederek 15 Mayıs 1919'da Yunan ordusunun İzmir'e çıkmasına izin vermiş. Yunan kuvvetleri ...

Lozan Barış Antlaşması

24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lausanne (Lozan) şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, S.S.C.B, Yugoslavya temsilcileri tarafından, Lozan Üniversitesi salonunda imzalandı.

Misak-ı Milli

MİSAK-I MİLLÎ (ULUSAL AND) Sivas Kongresi sonuçları ülke çapında büyük coşkuyla karşılanmış, millî hareketin her yerde egemen olduğu düşüncesi giderek güç kazanmıştı. Atatürk, 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldi. Türk Kurtuluş Savaşının ve yeni kurulacak millî ...

Londra Konferansı

Londra Konferansı, 1912 ve 1921 Balkan Savaşı sırasında1912 Aralık ayının ortalarında aynı anda başlayan iki ayrı uluslararası konferans. Bunlardan birinde Osmanlı ve Balkan ülkelerinin temsilcileri karşı karşıya geliyordu. Diğeri ise, Avrupalı altı büyük devlet ...

Moskova Antlaşması

Moskova Antlaşması, Rusya ile TBMM Hükümeti arasında 16 Mart 1921'de imzalanan antlaşma.

Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı

Kurtuluş Savaşı, I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu'nun Müttefik devletlerince işgali sonucunda Misak-ı Milli sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için girişilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadelenin adıdır. Ayrıca İstiklal Harbi ya da ...

Türk Kurtuluş Savaşı

Kurtuluş Savaşı (İstiklal Harbi), 1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmış Osmanlı İmparatorluğu'nun savaşı kazanan devletlerce paylaşılmasına karşı Türk ulusunun verdiği mücadeledir.

Kuvay-i Milliye

KUVAY-İ MİLLİYE, Yunanlıların İzmir'i işgal etmeleri ve Anadolu'da ilerlemeleri üzerine kurulan ve düşmana karşı savaşan kuruluşlardı. Kuvay-i Milliye birlikleri, düzenli ordu kurulana dek, Türk Kurtuluş Savaşı'nda çete ve silahlı savunma kuruluşları olarak büyük ...