Obua

Obua

Obua, nefesli çalgılar ailesinden bir müzik aletidir. 1170 yılından önce "hautbois" denilen obuanın sözcük kökeni Fransızca'dan İngilizce'ye geçen HAUT ("yüksek") ve BOIS (ahşap nefesli çalgı) bileşik kelimesinden türetilmiştir.

OBUA (türkçe) anlamı

1. orkestrada yer alan çift kamışlı
tahta üflemeli çalgı.

OBUA (türkçe) anlamı

2. Orkestrada yer alan çift kamışlı
3. tahtadan yapılmış üflemeli çalgı.

OBUA (türkçe) ingilizcesi

1. [Urban warfare]n. oboe
2. hautboy

OBUA (türkçe) fransızcası

1. hautbois [le]

OBUA (türkçe) almancası

1. n. Oboe
40px|thumb|Modern obua Obua, abanoz, gül, şimşir, sedir ağacı gibi sert ve dayanıklı ağaçlardan yapılan nefesli çalgı.

Günümüzde sert plastik bir madde olan ebonitten yapılan obualar da vardır. Obuanın yukarıdan aşağıya doğru gittikçe genişleyen konik bir yapısı vardır üst gövde, alt gövde ve kalak olam üzere üç parçanın birleşmesi ile oluşur. En üstte ince ve üçük bir metal boru bulunur. Bunun üzerine çift kamışlı ağızlık takılır. Bu ağızlık, titizlikle seçilen ve yine titizlikle hazırlanıp yontulan çok ince iki kamış parçasından oluşur. Kamışlar birbirine balmumlu iplikle bağlanarak birleştirilir.Sesler bu kamışa üflenerek elde edilir. Çalıcının nefesi ile titreşime geçirdiği kamış, boru içindeki havayı titreştirerek ses elde edilmesini sağlar. Çalıcının sol eli yukarıda, sağ eli ise aşağıda yere doğru az eğimli olarak tutulur.

Modern obualarda metal bir mekanizma, obuanın gövdesindeki delikleri açıp kapatmak için çalıcıya çok büyük bir kolaylık sağlar. Önceleri Boehm sistemi obua üzerinde pek başarılı olmadığından dolayı Fransız konservatuar sistemi diye adlandırılan bir perde sistemi obuada genellikle kullanılagelmiştir. Günümüzde bazı obua yapımcıları, geliştirilmiş boehm mekanizmasını obuaya başarılı bir şekilde uygulamaktadırlar.

Ses Genişliği

Obuanın notaları sol anahtarı ile yazılır. Sol anahtarı ,içindeki ilk oktavın Si bemol sesinden başlayarak üçüncü oktavdaki sol sesine kadar bir genişliğe sahiptir. Bu genişlik içinde diatonik ve kromatik bütün sesler elde edilir. Fakat, üçüncü oktav içindeki mi bemol sesinden daha ince olan sesler pek kullanılmaz. Si bemolden la sesine kadar kromatik olarak, perdeler aracılığı ile aşağıdan yukarıya doğru ses deliklerinin açılması yoluyla elde edilir. Daha incedeki sesler, dudak ve nefesin ayarlanmaası ve yardımcı bir perde sayesinde elde edilir. Obuada iki adet oktav perdesi vardır ve bu perdeler kullanıldığında, birinci oktavdaki esas seslerin doğuşkanları elde edilir.

Tınlama Bölgeleri

Obua kendi içinde farklı tınlayan üç ses bölüğmüne sahiptir.

  • Kalın ses bölgesi : En pes ses olan si bemolden bir sonraki fa sesine kadar olan ses genişliğidir. Kaba, metalik ve agresif bir tınısı vardır. Genizden geliyormuş hissi uyandırtan bu sesleri yumuşak ve kısık bir nüansta çalmak oldukça zordur.


  • Orta ses bölgesi : Birinci oktavdaki fa sesinden ikinci oktavın son sesi olan si bemol sesina kadar olan kısımdır. Bu kısımda kalın ses bölgesine oranla sesler daha yumuşak ve doğaldır. Ayrıca Obuanın en güzel sesleri bu genişlik içinde yer alır. Tatlı, ılık ve ve obuaya kendi kişiliğini kazandıran ses rengi bu oktavda mevcuttur. Eserlerde obuaya verilen en güzel sololar yine bu ses genişliği içinde yazılmıştır.


  • İnce ses bölgesi : İkinci oktavın son sesi olan si bemolden sonraki ince seslerdir. İnceldikçe obua ses renginden uzaklaşır, daha yırtıcı ve ince seslere dönüşür. En ince seslerde entonasyon kaybı muhtemeldir ve genelde de kullanılmaz. Özel efekler yaratılmak istendiğinde oldukça kullanışlı olabileceği durumlarda vardır. Bu eserler genelde modern dönemlerde büyük orkestralar için yazılmış senfonik eserlerdir.


Obuanın Teknik Özellikleri

Obua, virtüozite bakımından flüt kadar hünerli bir çalgı değildir.Gerektiğinde bağlı veya dilli pasajları büyük bir ustalıkla çalabileceği gibi aslında çalınma tekniği ve ses rengine pek uyumlu uygun değildir. Küçük karakteristik ezgiler ve özellikle orta ses bölgesinde yazılmış, tatlı, cantabile (şarkı söyler gibi) çalınan ezgiler obuanın asıl karakterine uygun ve etkilidir. Çalınış sırasında kamış çalıcının ağızının iç kısmında bulunduğu için, çift, üç ve kurbağa dili gibi tekniklerin çalınması oldukça güçtür. Bu tür durumlar obuada ender görülür ve zaten obua edebiyatına özgü bir tarz değildir. Ancak obua bunlara karşıt olarak tek dille oldukça hızlı pasajlar çalabilir. Bu teknikte çalınan stakato (İt. staccato) pasajlar, keskin, kuru, hafif ve narin niteliklerde diğer bütün tahta üflemeli çalgılarda üstündür.

Orkestradaki en önemli görevleri : İlk olarak solo bir çalgı olduğunu unutmamamız gereken bir enstrüman olan obua bazı durumlarda diğer gruplarla unison olarak da çalabilir ve diğer çalgıların ses rengini zenginleştirebilir ve hatta gereken yerlerde eşlik amaçlı kısa figürlerde kullanılabilir. Diğer tahta nefeslilerle çok iyi kaynaşır ve uyumlu tınılar ortaya çıkarabilir. Esprili, alaycı veya şakacı bir etki için obuaya özellikle kalın seslerde stakato pasajlar verilebilir.

Fakat yinede obuanın ana karakteri ne olursa olsun, tatlı, cantabile, dokunaklı ve halk ezgilerinin güzel akıcı melodilerini icra etmek için benzersiz bir ses rengi olan bir enstrümandır ki besteciler genelde de bu şekilde kullanmayı tercih etmişlerdir.



Kaynak

Bu sayfa, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu Vikipedi'deki Obua maddesinden faydalanılarak veya ilgili madde birebir kopyalanarak hazırlanmıştır. Bu makale, GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında, Vikipedi sitesi kaynak gösterilerek özgürce kullanılabilir.

Önceki Paylaşımlar