Okul

Okul

Çeşitli derecelerde toplu bir şekilde, genel veya özel öğrenim yapılan kurum. Felsefî, edebî, iktisadî bir doktrine bağlananların bütünü veya bir doktrinin kendisi. Okul kelimesi, Fransızca “école”den dilimize geçmiştir. Osmanlı eğitim sisteminde “mektep” olarak bilinen kelime 1935’te “okul” olarak değiştirilmiştir.

OKUL (türkçe) anlamı

1. okuyup yazmadan başlayarak en yüksek düzeyde bilim ve sanat bilgisi vermeye değin
2. çeşitli derecede toplu olarak öğrenimin sağlandığı yer
3. mektep
4. bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin tümü.
5. bir bilim ya da sanat kolunda özel ve belirgin yöntem
ekol.

OKUL (türkçe) anlamı

6. 1 . Okuyup yazmadan başlayarak en yüksek düzeyde bilim ve sanat bilgisi vermeye kadar
7. çeşitli derecede toplu olarak öğretimin yapıldığı yer
8. mektep
9. Daha gelir gelmez
10. ayağının tozu ile vilayet merkezinin okullarını gezdi.- M. Ş. Esendal.
11. 2 . Bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü:
12. Okul dağıldı.-
13. 3 . Ekol.
14. Atasözü
15. deyim ve birleşik fiiller
16. okuldan ayrılmak okulu asmak (veya kırmak)

OKUL (türkçe) ingilizcesi

1. [Okul]n. school
2. college
3. academy
4. shop

OKUL (türkçe) fransızcası

1. école [la]

OKUL (türkçe) almancası

1. n. Penne
2. Schule
Okul ile ilgili detaylı bilgilerin yer aldığı sayfa: Çeşitli derecelerde toplu bir şekilde, genel veya özel öğrenim yapılan kurum. Felsefî, edebî, iktisadî bir doktrine bağlananların bütünü veya bir doktrinin kendisi. Okul kelimesi, Fransızca “école”den dilimize geçmiştir. Osmanlı eğitim sisteminde “mektep” olarak bilinen kelime 1935’te “okul” olarak değiştirilmiştir.

Ortaçağda batı dünyâsında okullar, kilise ve manastırlara bağlı olarak, “öğretmenin söylediği münakaşa edilmez, mutlaka doğrudur” düşüncesi esas alınarak devam etti. Bu okullarda, papazlar elinde tahrif edilerek birçok hurâfelerle doldurulmuş Hıristiyanlık akîdeleri öğretiliyor ve saçmalıklara yapılan îtirazlar yukarıdaki peşin hüküm ile önleniyordu. Fen bilgileriyse bu hurâfelerle çatıştığı için, hemen hiç okutulmuyordu. Böylece Batı dünyâsı; fen bilgileri bakımından tam bir cehâlete gömülmüş olarak, meşhur ortaçağ karanlığını yaşıyordu. Hıristiyanlar, çeşitli vesîlelerle Müslümanlarla, İslâm dîni ve İslâm âlimlerinin eserleriyle tanıştıkça ve bu eserler kendi dillerine tercüme edildikçe on altıncı yüzyıldan îtibâren eğitim sistemlerini değiştirdi, fen bilgileri üstünde çalışmağa başladılar. Akla ve mantığa dayanan fen bilgileri, Avrupalıların ufuklarını genişleterek yeni keşiflerin yapılmasını sağladı.

İslamiyetin ilme değer vermesi, Kur’ân-ı kerîm ve hadîs-i şerîflerde insanların ilme teşvik edilmesi, kısa zamanda İslâm memleketlerinde okulların açılmasını ve büyük âlimlerin yetişmesini sağladı( İlim). On birinci yüzyıldan îtibâren kurulan medreseler ise İslâm dünyâsının okul sisteminin esasıydı. Medreselerde bütün ilimler okutulur, buradan din âlimlerinin yanında, hekimler, mühendisler ve diğer meslek sahipleri de yetişirdi ( Medreseler). Osmanlıların çok sağlam temellere dayanan eğitim sistemi zamanımızda modern devletler tarafından örnek kabûl edilecek durumdaydı. Medreselerden başka, enderun okulları da kuvvetli devlet adamları yetiştiriyordu. ( Enderûn)

Osmanlı Devletinin yıkılmasından sonra kurulan Cumhuriyet Türkiyesinde Avrupaî tarzda açılan okullar, her geçen gün gelişen eğitim sistemiyle öğretime devam etmektedirler. ( Eğitim)
Önceki Paylaşımlar