Opera

Opera, genellikle tarihi veya mitolojik konulu bir drama eşliğinde ortaya konan, müzikal ve teatral formda bir sahne eseridir. "klasik batı müziği" geleneğinin önemli bir parçası olan opera, bir tiyatro eserinde bulunan bir çok unsurun yanısıra, müzikal form veya dansın da içselleştirildiği bir yapı bütünlüğüne sahiptir.

OPERA (inglizce) türkçe anlamı
1. i. opera
OPERA (türkçe) anlamı
2. Sözlerinin bütünü veya çoğu şarkılı olarak söylenen müzikli tiyatro eseri:Viyana tiyatrolarına
3. operasına
4. aktris hayatına
5. gece eğlencelerine dair bildiklerini
6. gördüklerini hep anlattı
7. anlattı.- P. Safa. Böyle eserlerin oynandığı yapı. Bu eseri uygulayan sanatçı topluluğu.
8. 2. anlamı opera.
1. n. musical drama in which the actors sing their parts (rather then speaking them) to the accompaniment of an orchestra
2. musical and dramatic genre which includes opera
3. musical composition for an opera
4. opera housen. opera
5. musical drama in which the actors sing their parts (rather then speaking them)v. operate
6. carry out
7. run
effectuate,
OPERA (türkçe) ingilizcesi
8. n. musical drama in which the actors sing their parts (rather then speaking them) to the accompaniment of an orchestra
9. musical and dramatic genre which includes opera
10. musical composition for an opera
11. opera housen. opera
12. musical drama in which the actors sing their parts (rather then speaking them)v. operate
13. carry out
14. run
effectuate,
Opera (almanca) ingilizcesi
15. n. musical drama in which the actors sing their parts (rather then speaking them) to the accompaniment of an orchestra
16. musical and dramatic genre which includes opera
17. musical composition for an opera
18. opera house,
Opera tanım:
Kelime: opera
19. plural of OPUS
20.
OPERA (türkçe) fransızcası
1. opéra [le]
OPERA (türkçe) almancası
1. n. Oper
Opera (ingilizce) italyancası
1. s. opera
2. lirica
3. dramma musicale
4. teatro lirico
Opera (ingilizce) ispanyolcası
1. s. ópera
Opera (ingilizce) portekizcesi
1. s. ópera (espetáculo musical
2. obra dramática musical)
Opera (ingilizce) flemenkcesi
1. zn. opera

Opera hakkında bilgiler

  • Bir internet ağ tanımlayıcısı olan Opera başlığına; Opera Tarayıcı başlığına tıklayarak ulaşabilirsiniz.


Opera, baştan sona bestelenmiş, sololu, korolu, orkestralı sahne oyunu. Oyuncuların her şeyi şarkıyla anlattığı oyunun metnine "libretto" denir. Oyun süresinin çoğunu sözlü bölümler oluşturur. Sözler, konunun akışına göre belli başlı şu müzik türleri içinde bestelenir: Arya bir kişinin duygu ve düşüncelerini yansıtır. Düet, terzet, kuartet, kentet vb iki, üç, dört ve beş kişinin duygu, düşünce ve konuşmalannı iletir. Resıtatif kişilerin sözlerini konuşurcasına bir şarkıyla söyledikleri bölümdür. Koro ise oyundaki kamu vicdanının sesini ortaya koyar. Bunların dışında oyun başlarken genellikle bir giriş parçasına (uvertür) ve oyun içinde yer yer orkestra bölümleri ya da geçitleri gibi çalgısal bölümlere yer verilir. Bazı operalarda bale sahneleri de bulunur. Operalarda bütün bu müzik tür ye biçimleri genellikle ayn parçalar olarak arka arkaya gelir. Ama bazılarında (örn. Richard Wagner'inkiler) müzik bir perde boyunca kesintisiz sürer.

Operanın kökeni

Opera sözcüğü, İtalyanca opera in musica (müzikli yapıtlar) deyiminin kısaltılmışıdır. Kökeni ortaçağın dinsel oyunlarına (örn. pasyon), Rönesans'ın düğün, şenlik ve festival gibi kültürel etkinliklerine ve 16. yüzyılın ikinci yansında ortaya çıkan oyunlu madrigallere dayanır, Oyunlu madrigal, bir prologla belirli bir konuyu ele alan beş sesli madrigallerin sahnede oynanmadan yalnızca seslendirilmesiydi; o dönemlerde ortaya çıkan resitatifin ve stile rappresentativo denen, sahnede daha anlatımlı ve oynayarak söyleme anlayışının uygulanması operanın doğmasına neden oldu. 16. yüzyılın sonuyla 17. yüzyılın başlarında Jacopo Peri, Jacopo Corsi, Francesco Cavalli ve Claudio Monteverdi gibi ilk opera bestecileri konulanın Daphne, Odysseus ve Orpheus gibi eski mitoloji kahramanlarından seçti. Ama Monteverdi'nin L'incoronazione di Poppea'sındaki (Poppea'nm Taç Giymesi) Neron ve Poppea Roma tarihinden alınmıştı.



George Frideric Handel, 1733
George Frideric Handel, 1733
Paris'te XIV. Louis'nin sarayında Jean-Baptiste Lully'nin yapıtlan bu yeni sanatın gelişmesine yol açarken Viyana sarayında da Pietro Antonio Cesti'nin İtalyan operaları sahneleniyordu.. Daha sınırlı bir gelişmenin görüldüğü İngiltere'de ise Henry Purcell bir kız okulunda sahnelenmek üzere yazdığı Dido and Aeneas'ıyla. (Dido ve Aineias) bir opera başyapıtı ortaya koymayı başardı. Operanın Londra'da yaygınlaşması 18. yüzyıl ortalanna rastladı; önce İtalyan tarzını alarak incelten, daha sonra İngilizce sözlü operalar yazan George Frideric Handel, Alessandro Scarlatti'nin resitatif ve aryalara yer veren üslubundan büyük ölçüde etkilenmişti. Aryalarda bir karakter duygulannı uzun uzun dile getirirken olay duruyordu. Bu dönemde başşarkıcının önemi arttı; erkek rollerinin çoğunu söyleyen kastratolara özel ilgi gösterildi. Aynı dönemde Fransa'da Jean-Philippe Rameau operayı farklı çizgilerde geliştirdi; jest kullanımına, daha esnek bir forma, uzun baleara oyunları gibi sahne gösterilerine ağırlık verdi.

Yaklaşık aynı tarihlerde görece hafif, günlük konulara değinen komik opera türü de belirmeye başladı. İngiltere'de John Gay'in The Beggar's Opera (Dilenci Operası) adlı toplumsal ve siyasal yergisi, Hamburg'da sahnelenen bir dizi hafif konulu opera, Napoli'de Giovanni Battista Pergolesi'nin La serva padrona'sı bu tür yapıtlara örnekti.

Sanat yaşamının başlangıcında opera türüne katkıda bulunan Chnstoph Gluck daha sonra virtüöz şarkıcının rolünü azaltmaya ve ağırlığı dramatik yapıya vermeye yönelik ünlü reformlarını uyguladı. Orfeo ea Eurydice, Armide ve Alceste'nin yanında İphigeneia'yı konu alan iki operasını da bu yeni anlayışla yazdı. Idomeneo, re de Oete'sıyla (Girit Kralı İdomeneus) benzer bir tarzı benimseyen Wolfgang Amadeus Mozart sonraki üç başyapıtında önceki operaların özelliklerini komik opera ile kaynaştırmayı başardı; Le Nozze di Figaro (Figaro'nun Düğünü), Don Giovanni ve Cosi fan tutte adlı bu yapıtlarında toplulukların önemini artırdı ve finallerde senfonik bir yapı kullandı. Die Zauberflöte'deyse (Sihirli Flüt) Alman komik opera türü olan Singspieti yüksek nitelikli yapıtlar düzeyine çıkardı.

Luigi Cherubini Medea, Gaspare Spontini de La Vestale adlı yapıtlarıyla opera seria (ciddi opera) geleneğini geliştirerek sürdürdüler. Onlardan etkilenen Ludvig van Beethoven opera tarihinde benzersiz kalan Fidelio'ya yazdı. Bu arada Domenico Cimarosa'nın matrimonio segreto'su (Gizli Evlilik), Gioacchino Rossini'nin barbiere di Siviglia (Sevil Berberi) ye La Cenerentola (Külkedisi) gibi bir dizi başanlı komik operasına esin kaynağı oldu. Rossini'nin sonraki operalannın ağırbaşlı ve romantik üslubu ise Giacomo Meyerbeer'in daha da görkemli üslubuna yol açtı.

19. yüzyılda opera ulusal çerçeveler içinde gelişti. Giovanni Bellini'nin duygulu yapıtlarıyla 60'tan fazla opera yazan Gaetano Donizetti'nin trajedileri ve komedileri Gjuseppe Verdi için basamak oluşturdu. İlk dönem yapıtlarında eksik kalmış yanlar bulunan Verdi, Otello ve Fasta ta dramatik ve müziksel açıdan tam bir ustalığa ulaştı. Almanya'da Cari Mana von Weber' in Der Freischütz (Nişancı) romantik operası ile Heinrich August Marschner'in yapıtları, müzik dramlarıyla operada devrim yapan Richard Wagner'in çıkışını hazırladı. Wagner'in Die Meistersinger von Nürnberg (Nürnbergli Usta Şarkıcılar), Tristan una holde (Tristan ve Isolde), Parsifal ve Der Ring des Nibelungen (Nibelung Halkası) gibi yapıtları günümüze değin opera tarihinin en büyük basanları arasında yerini korudu.

Fransa'da Daniel-François-Esprit Auber'in yapıtlarının çok tutulduğu kısa bir dönemin ardından Charles Gounod, Ambroise Thomas, Georges Bizet ve Jules Massenet yapıtlarında görkemli opera (grand opira) ile opira-comiaue'i ustaca kaynaştırdılar. Bu arada ayrı bir yol izleyen Hector Berlioz Us Troyens {Troyalılar) ile ustalığını kabul ettirdi.

Operada ulusalcılığın etkisi başka yerlerde de görüldü. Rusya'da Mihail İvanoviç Glinka'nın yeni ufuklar açan yapıtları, Çaykovski ile Modest Mussorgski'nin birbirinden çok farklı operalarının hazırlayıcısı oldu. Çekoslovakya'da Bedfich Smetana'nın yurt sevgisiyle dolu yapıtlarını Antonin Dvo-! fak in lirik operaları izledi. 20. yüzyılda LeoS Janaöek'in gerçekçi yapıtları giderek artan bir ilgi gördü. Macaristan'da Bola Bartök'un Dük Mavi Sakalın Şatosu ve İspanya'da Manuel de Falla'nın La vida breve'si (Kısa Yaşam) hep ülkelerinin halk müziklerinden yararlanarak bestelenmiş yapıtlardı.



Arnold Schoenberg, 1948
Arnold Schoenberg, 1948
İtalya'da, Giacomo Puccini ile Pietro Mascagnı'nin önderlik ettiği gerçekçilik (veris-mo) akımı gelişti. Almanya'da Richard Strauss Salome ve Elektra'sında müzik dramın amaçlarına uydu; daha sonra bunların epik niteliklerini aynı ölçüde başarılı komedilerinde (örn.Ader Rosenkavalier) yumuşattı. Fransa'da Claude Debussy'nin Pellias et Milisande'ı diyalogların müziklendiği çok ilginç bir yaratı olarak özel önem kazandı. Maurice Ravel tek perdelik iki büyüleyici parça yazdı. Arnold Schoenberg'in Moses und Aronı, Alban Berg'in Wozzeck ile LU/M'SU, İgor Stravinski'nin The Rake's Progress'i (Ahlaksızın İlerlemesi), Kurt Weill'ın yergili oyunları ve Benjamin Britten'ın Peter Grimes'ı başarılı modern yapıtlar arasında yer aldı.

İlgili başlıklar

* Osmanlı Döneminden Bu Yana Opera *Arya *19. yüzyılda Opera *20. yüzyılda Opera *Almanya operası *İngiltere Operası *Rus Operası *Amerikan Operası *Büyük Opera *Opera Seria *Çek Operası *Floransa Operası *Fransa Operası *İspanya Operası *İtalya Operası * Güldürücü operanın başlangıcı *Operabale *Operakomik *Operet *Uvertür

Sanatın her dalında ileri gitmiş Floransa'nın Medici yönetimi, tüm sanatları içine alacak yeni bir sanat yaratmak için kolları sıvadılar. İçlerinde, edebiyatçıların, ressamların, mimarların, bestecilerin, tiyatrocu ve dansçıların olduğu çalışma grubu, birkaç yıllık çaba sonunda "Daphne" adlı, konusunu mitolojiden alan, Jacobo Peri tarafından bestelen ilk ürününü verdi. Geçen yıllar içinde opera denen bu sanat, hızla gelişti.Önce İtalya'nın diğer kentlerine, sonra Fransa, İngiltere ve Almanya 'ya değişerek-gelişerek yayıldı.

Türkiye'de Opera

Ansiklopediler "Opera" nın tanımını kısaca şöyle yapmışlar: "Sözlerinin tümü ya da büyük bölümü şarkı olarak söylenen, müziğe uygulanmış sahne yapıtı ve baştan sona bestelenmiş, sololu, korolu, orkestralı sahne oyunu" gibi.

Türkiye'de opera deyince konumuzu iki büyük başlık altında incelemek gerekmektedir. I. Osmanlı İmparatorluğu Dönemi II. Cumhuriyet Dönemi

Osmanlı Dönemi

Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Avrupa ülkelerine gönderilen elçilerin ülkemize döndüklerinde padişaha hazırlayıp sundukları raporlarda, "Opera" kelimesinden bahsettikleri görülür. Uzun uzun bu seyrettikleri operaları anlatan elçiler, sarayda operalara karşı bir ilginin oluşmasına neden oldular. Böylece padişah III Murad döneminde (1574-1595) sarayda ilk müzikli oyun sergilendi. Daha sonraları kendisi de bir besteci olan padişah III Selim döneminde (1761-1808), Topkapı sarayında 1797 yılında yabancı bir topluluğa opera temsili verdirdiği o dönemin saray katibinin tuttuğu notlardan anlaşılmaktadır. 18. ve 19. yüzyıllarda da Osmanlı elçilerinin sefaretnamelerinde opera ile ilgili bilgileri devam etti. Tanzimat'tan sonra İstanbul'da yapılan tiyatro binalarında İtalyan opera toplulukları tarafından Verdi operalarının temsilleri verildi. Türkiye'de daha çok 19.yüzyılın ortalarına doğru başlamış bulunan, müzikte yenilenme çabalarına, herşeyden önce İtalyan opera sanatı örnek olmuş ve bu sanatın beşiği demek olan İtalya'daki hocalardan yararlanılmıştır. Hatta bu konuda, karşılaşılan ilk önemli örnek, Tanzimat'tan 7 yıl sonra, büyük İtalyan bestecisi Giuseppe Verdi'nin (1813-1901) 1846 yılında, bir İtalyan opera grubu tarafından Beyoğlu'nda oynanan "Ernani" operasıdır. Yapılan araştırmalarla, Verdi operalarının, 1846-77 yılları arasında ve İtalya'daki dünya prömiyerlerinden bir ya da birkaç yıl sonra İstanbul'da oynanmış oldukları kesinlikle tespit edilmiştir. Bu dönemde İstanbul'da Beyoğlu tiyatrolarında, İtalyan opera topluluklarının sergiledikleri operalarla ilgili afişler ve dönemin gazetelerinden gösterilerle ilgili yazıların yayınlanmasından da anlaşılıyor ki büyük bir izleyici grubuna hitap edilmeye başlanmıştır.

1840'ta Bosco adlı bir İtalyan tarafından yapılan ilk tiyatro binasında, metinleri Türkçe'ye çevrilerek oynanan operaların ilki, Gaetano Donizetti'nin "Belisario" operasıydı. 1844'te Bosco'nun tiyatrosu Tütüncüoğlu Michael Naum Efendi'ye devredildi. Naum Efendi 26 yıl istanbullulara hizmet verdi. Naum Tiyatrosu'nda oynanan ilk opera (29 Aralık 1844) Gaetano Donizetti'nin "Lucrezia Borgia" adlı yapıtı oldu. 1946 yılında yanan bu tiyatronun yerine, Naum Efendi, bugünkü Tokatlıyan İşhanının bulunduğu yörede yeni bir tiyatro kurdu ve ilk temsiline Sultan Abdülmecit de geldi.

Naum Tiyatrosu'nun 5 Haziran 1870'de ikinci defa yanması ve Osmanlı İmparatorluğu'nun özellikle o sıralarda büyük siyasi bunalımlar içinde bulunması, opera konusunun gereğince ele alınmasına imkan sağlamamıştır. Ama Naum Efendi'nin tiyatrosu ikinci kez yanıncaya kadar, düzenli opera temsilleri verildi. Naum Efendi, tiyatrosunda yabancı dillerde yapıtlar sahneleyebilmek için "imtiyaz" alarak bu konuda bir tekel oluşturdu. Bu arada azınlıkların kurduğu opera kumpanyaları da ayrı bir önem taşır. Dikran Çuhacıyan'ın, Güllü Agop'un, Küçük İsmail ile Mınakyan'ın kumpanyaları bunların arasında en önemlileridir. Böylece 1885 yılından, imparatorluğun tarihe karıştığı yıl olan 1923'e kadar geçen 38 yıllık bir süre içinde de, çoksesli Türk Sanat Müziği, hele opera konusu tamamen duraklama dönemine girmiştir.

Cumhuriyet Dönemi

Cumhuriyet'in ilan edildiği yıllarda ülkemizde opera dalında önemli gelişmeler olmadı. Ziya Gökalp'in müzik konusundaki görüşlerinden etkilenen Atatürk, Cumhuriyet sonrasında devletin müzik politikasını, "Türk halk müziğini temel alıp Batı'da geliştirilmiş çoksesli teknik ve yöntemleri kullanarak yeni bir müziğin yoğurulması" biçiminde belirlemişti. Bu temel ilke uyarınca yetenekli gençler Avrupa'ya müzik öğrenimine gönderildi. Avrupa'daki müzik eğitimini tamamlayarak yurda dönen genç müzikçiler, 1930'lardan sonra bu alanda da etkinliklerini göstermeye başladılar. Ankara'da Musiki Muallim Mektebi'nin, İstanbul'da Darülelhan'ın kurulması, dışarda eğitim gören genç öğretim üyelerinin bu kuruluşlarda öğrenci yetiştirmeye başlaması, opera alanında gerek besteci, gerekse yorumcu açısından umutlu bir geleceğe atılan ilk adımlar oldu.

Cumhuriyet'in müzik politikasına uygun ilk operayı Ahmet Adnan Saygun besteledi. Konusu ve librettosu üzerinde Mustafa Kemal'in de titizlikle durduğu "Özsoy" (öbür adıyla Feridun) adlı bu operanın metnini Münir Hayri (Egeli) yazmıştı. Türklerin İranlılarla aynı soydan geldiği temasını işleyen "Özsoy" ilk kez 19 Haziran 1934'te, Mustafa Kemal'in ve onun resmi konuğu İran şahı Rıza Pehlevi'nin huzurunda sahnelendi. Bu ilk operayı, gene Ahmet Adnan Saygun'nun "Taşbebek" iyle, Necil Kazım Akses'in "Bayönder"i izledi.

Türkiye'de oynayan ilk ulusal operalar beklenen sonucu kısa sürede vermiş ve Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk'ün direktifleriyle Ankara'da bir devlet konservatuvarının kurulmasıyla ilgili hazırlıklara başlamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı'nda ilk olarak bir Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü kurulmuştur. 1936 yılında da 1924 yılında Ankara'da faaliyete geçirilmiş bulunan Musiki Muallim Mektebi'nin öğrencileri arasından seçilen yetenekli elemanlarla, gene aynı kurumun içinde ilk olarak devlet konservatuvarı sınıfları faaliyete geçirilmiştir. Çünkü 1935/36 ders yılı döneminde, Almanya'dan ünlü besteci Paul Hindemith ile, ünlü tiyatro rejisörü Karl Ebert Ankara'da davet edilmişler ve her ikisinin de yaptığı incelemeler sonunda verilen raporlara göre, Musiki Muallim Mektebi içinde devlet konservatuvarı sınıfları çalışmaya başlamıştır. 1935/36 ders yılında, Musiki Muallim Mektebi'nde kurulmuş bulunan devlet konservatuvarı sınıflarında, müzik sanatının bütün dallarında olduğu gibi, tiyatro ve opera alanında da çalışmalara hızla başlanmış ve kısa zamanda uzun mesafeler alınmıştır. Paul Hindemith'in, sürekli görev kabul etmeyerek, zaman zaman Ankara'ya gelip konservatuvarı denetlemesi ve rapor vermesi yanında, anlaşmalı uzman olarak Ankara'da kalmış olan Karl Ebert, Devlet Konservatuvarı tiyatro tatbikat sahnesi ile, opera stüdyosunu, dokuz yıl kesintisiz yönetmiştir. Karl Ebert'in Ankara Devlet Konservatuvarı'nın opera stüdyosundaki eğitim öğretimle ilgili çalışmaları, başlangıçta, uluslararası opera literatürünün standart eserlerinden alınan örneklerle, Türkçe metinli denemeler halinde oluşup gelişmiştir ve bu alanda öğrencilerin sahneye koydukları ilk oyun, W. A. Mozart'ın bir perdelik Bastien and Bastienne adlı operası olmuştur. Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın eşliğinde ilk olarak Türkçe metinle oynanmış bulunan bu eser, zamanın basınında geniş ilgi yaratmıştır. Opera konusunda elde edilmiş olan olumlu sonuç, batı operalarından türkçe librettolu operalar oluşturma çabasına yol açmış ve 1940 yılında Türkiye'de ilk olarak, ünlü besteci G. Puccini'nin Madame Butterfly operasının sadece 2.perdesi, 1941 yılının mayıs ayında da gene Puccini'nin Tosca operasının sadece 2.perdesi, konservatuvarın opera stüdyosu elemanları tarafından, türkçe librettolarla ve üstün bir başarı ile sahneye konmuş ve bu ilk opera temsilleri, zamanın basınında oldukça ilginç yankılar yaratmıştır. Üç yıllık yoğun çalışma sonunda elde edilen bu büyük başarı, bu konuda gerekli önlemlerin alınmasını gerektirmiştir. 16 Mayıs 1940 tarihinde yürürlüğe giren bir yasa ile Musiki Muallim Mektebi içinde idareten kurulup faaliyete geçirilmiş olan devlet konservatuvarı sınıflarının: Müzik, Opera, Bale ve Tiyatro bölümlerini içine alan bir Devlet Konservatuvarı'na dönüşmesini sağlamıştır. Nitekim yıllar geçmiş, Ata'nın beklediği günler de gelmiş, devlet konservatuvarı, yetenekli besteciler, müzikçiler, solistler, balerinler yetiştirmiştir. 1947/48 yılları arasında Ankara'da, ünlü Alman mimar Bonatz tarafından, Sergievi binası tiyatro ve opera binasına dönüştürülmüş ve Büyük Tiyatro, 2 Nisan 1948 Cuma gecesi törenle hizmete girmiştir. "Türk Beşlileri" olarak nitelenen bestecilerin eserlerine yer verilen bir programla açılışı yapılan "Büyük Tiyatro" da, o gece, Ahmet Adnan Saygun'un "Kerem" operası da ilk kez seslendirilmiştir.

1949 yılında özel bir yasa ile çalışmalarına başlamış bulunan Ankara Devlet Opera ve Balesi ile bu kurumun kolu halinde kurulan İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin çeşitli kadro ihtiyacını, devlet konservatuvarından mezun olan sanatçılarla karşılayabilme imkanı elde edilmiştir. Ankara Devlet Operası'nın kuruluşunda önemle yer alması gereken opera orkestrası ile korusu ve balesinin de 1950/53 yıllarından itibaren organize edilmelerine başlanmış olması, bu üç ayrı ünitenin zamanla üstün düzeyde bir bütün oluşturmasına imkan sağlanmıştır ve bunlardan bale okulu, 1947 yılında İngiltere'den davet edilen ünlü bale uzmanı Dame Ninette de Valois'in katkısıyla, önce İstanbul'da Yeşilköy'deki pansiyonlu ilkokulda kurulmuş ve değerli bale uzmanlarının eğitimi altında yetiştirilmiş bulunan ilk baleciler, üç yıllık bir eğitim ve öğretimden sonra, öğrenimlerini 1950 yılında, Ankara Devlet Konservatuvarı'nda kurulan bale bölümünde sürdürmüşlerdir. İlk mezunlarını da 1956/57 yılında vermiştir. Devlet Tiyatroları'nın ilk genel müdürü Muhsin Ertuğrul'dan sonra göreve 1951'de Cevat Memduh Altar getirildi. Altar, operada "repertuvar" sistemi ile "yıldız" sistemine önem vererek, dünya sahnelerinin ünlü kişilerini davet etti.

1958'de tiyatro ile opera ayrılıp iki farklı Genel Müdürlük olunca, Ankara Devlet Opera ve Balesi'nin ilk genel müdürlüğüne de Necil Kazım Akses getirilmiştir. 1959/60 yılında İstanbul'da da opera kurma çalışmaları sonuçlandı ve Aydın Gün, Tepebaşı Dram Tiyatrosu'nda İstanbul Şehir Operası'nı kurdu. 1970'te özel bir yasayla devlete bağlanan bu kuruluş halen İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü olarak etkinliklerini Atatürk Kültür Merkezi'nde sürdürmektedir. Ankara Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak İstanbul'dan sonra 1983 yılında İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü, 1992 yılında Mersin Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü ve 1999 yılında da Antalya Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü kurulmuştur.

Bağlantılar

  • https://secure.dobgm.gov.tr/dobgm.asp Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü
  • [1]
  • [2]
  • [3]

Şarkı Sözleri

A Perfect Circle tarafından söylenen Opera adlı şarkının sözleri.


listen uh i met this guy and uh you know i dont get down like that but we were together for a while and you know things
didnt work out but i cant be mad with him you know cause we had some moments yo ill explain listen

we wrote fairy tales of how well live in castles tight like hansel and gretal and grow old and settle in a town that well
tighten with our marry day we got a love like that like everyday like everyway
i cannot stay at yours tonight we can hold tight love bite and share some soul we can pick and roll lose control and let me
take it like how i let you break it dont forget we can get high on each other insert a time for it through the night and
back into the morning cant crack the habit you see im feening im needing some more and you got me grinning like its
money that im winning no way is this sinning cause you got me feeling purer than thou show me how you do this thing cause
you got me singing like/, yo, for real....

he had me singing like some kinda opera shit i dont know where we went with it, it was like/.......i used to turn to him
and just whisper in his ear cause yo, i made him promises like id say ummm

ill crown you king of this throne if you can take me home like run with no stripes doesnt have to be tonight hows about
early morning im talking am we can beat the dawning or just chill few time barriers cant help the whispers of i do but you
see through my proper test got me making game faces in london we say lacing you making sense this shits intense i climb
the wall in a frenze cause you move me so i broke my role and got freaky with it you chastise me with my own belt i aint
gonna lie i felt the universe move you left me singing like opera like cleopatra or madam butterfly you this shits so good
it brought tears to my eyes i was like/....

im telling you man its no lie i was like/..... i just yo, i, i couldnt even igmore parts of me i was like grabbing on him
and we were happy for a minute for true opera wed be like yo yo yo

was that suppossed to happen all that foot tappin voice breakin now im carving karma sutra diagrams with the headboard
ignored the buzzer 4 times got up hard telling lies even surprised myslef with my conniving ways i doved in like he meant
survival like he was christened h20 like he could make the trees grow and the clouds spit snow he laid kisses on my chest
like his name was zorro got me saying hell no when he said he had to go i was hiding clothes and play fighting with children
we were clashing titans till weight we were losing i had slum village ablum on repeat we were knockin boots to hip hop
beats i even reached my maximum in my sleep yo he had me singing like/.....

yo, for real im not lying listen up it was like/.... im gonna break it down the truth is i got goose pimples now just
thinking about that shit yo, just his voice if i could hear his voice right now id answer the phone like/...... you know
what i mean yo listen if i knew where he was right now id find him we split we split ways we went about you know we went
about our business i wanna know if hes making somebody else hit that opera you know cuz i aint had nonna that in a
minute its like/....

Super Junior tarafından söylenen Opera adlı şarkının sözleri.

[siwon] ratin, ratin swipji anheun eoneo-deulleo tto hokeun keukjeok, keukjeok
story-e ppachyeo-deulgo
[kyuhyun] kajang bissan useul useul ipgo euwa chom tteolmyeon-seo keukjang-ee kajang
chu-eun chwaseok-e manchokan neo
[leeteuk] yeokin dareuda

[all] ne show ne show opera norae haneun opera chumchuneun ne opera
[eunhyuk] neomu chu-eunikka cheongdam-eun igeonikka
[all] ne show ne show opera nega mandeun opera sesang meotjin opera
[leeteuk] ike chu-eunikka da kibon chu-eunikka

[donghae] neomu chu-eunikka cheongdam-eun igeonikka
[yesung] ike chu-eunikka da kibon chu-eunikka

[donghae] mudae wi keu chanranhan jomyeong-arae-ro eokkae wi sse sseutachyeo
naeri-neun keu kalchae sok-edo
[ryeowook] modu-ga hanbeon jjeum kkum kkun sarang, paeshin-kkajido yi chabeun 3bon,
4bon keu an-e dae itdago
[kyuhyun] baro yeokida

[all] ne show ne show opera norae haneun opera chumchuneun ne opera
[sungmin] neomu yumyeonghaeseo da michyeodeul bonikka
[all] ne show ne show opera nega mandeun opera sesang meotjin opera
[leeteuk] neomu meoshisseoseo da ulgo nanrinikka

[shindong] neomu yumyeonghaeseo da michyeo bonikka
[leeteuk] neomu meoshisseoseo da ulgo nanrinikka

[kyuhyun] swipjineun anhji na somi cha maldo mot hal ttaega isseo ne mami wonhan keol
chocha mukeo-un sut beoseo beoseo
[eunhyuk] mochart(mozart), handen, biche keu sokee eomcheong nan yaeki ga hana-do
bureopji anhke nega da boyeochulke chal bwa

[all] ne show ne show opera norae haneun opera chumchuneun ne opera
[yesung] neomu chu-eunikka cheongdam-eun igeonikka
[all] ne show ne show opera nega mandeun opera sesang meotjin opera
[siwon] ike chu-eunikka da kibon chu-eunikka

[eunhyuk] neomu joheunikka jeongdabeun igeonikka
[yesung] ike joheunikka da kibon joheunikka
[donghae] neomu chu-eunikka cheongdam-eun igeonikka


İlgili Konu Başlıkları Tümü

Opera Buffa

opera buffa (İtalyancada "komik opera" ya da "güldürü operası"), 18. yüzyıl ortalarında Napoli'de ortaya çıkan komik opera türü. Ciddi operanın (opera sena) perde aralarında sahnelenen ara müzik (intermezzo) ve ara oyunlardan (interlude) gelişmiştir.

Opera Binası

Opera salonu opera performanslarının sergilenmesi amacıyla kullanılan binalara verilen isimdir. Bina içinde bir sahne, orkestra çukuru, seyirci koltukları ve sahne arkası hizmet birimleri (kostümler ve sahne planlaması için) bulunur.

Türkiye'de Opera

Türkiye'de operaya karşı ilgi önce sarayda, dış ülkelerdeki sefirlerin sefaretnamelerinde anlattıkları operalarla uyandı. III. Murad döneminde de (1574-95) sarayda müzikli bir oyun sahnelenmişti. Bununla birlikte, Türkiye'de ilk opera III. Selim'in huzurunda Mayıs 1797'de Topkapı ...

Opera-comique

opera-comique (Fransızcada "komik opera"), bağımsız müzikal bölümlerle sözlü diyalogların dönüşümlü olarak yer aldığı Fransız opera biçimi. İlk örnekleri araya şarkılar serpiştirilmiş yergili komedilerdi; sonraları öbür operalardan yalnızca sözlü diyaloglar ...

20. Yüzyılda Opera

19. yüzyıl sonundaki ulusal akımlar, opera dalını da etkiler. Rusya'da Orta Asya halk müziği, Rus tarihi ve masalları, Glinka, Mussorgski, Rimski-Korsakof ve Borodin ile sahneye yansır. Bohemya'da Smetana, Dvofâk ve Janâcek yine benzeri bir yansımayı simgelerler. İtalya'daki ...

Opera (web Tarayıcı)

Opera Software firması gömülü sistemler de dahil olmak üzere pekçok işletim sistemi için Opera tarayıcısını geliştirmektedir. Opera küçüklüğü, hızlılığı, standartlara uyumluluğu ve pekçok platformda çalışabilme özellikleri ile tanınmaktadır.

Türkiye'de Opera Ve Bale

Türkiye’de Cumhuriyet ilan edildikten sonra çoksesli müziğin yaygınlaştırılması hareketi başlatılmıştır. Opera, müziğin en yüksek biçimi olarak kabul edilmiş ve bir Türk Operası’nın kurulması yönündeki çalışmalara hız verilmiştir. 1930 yılında İstanbul'da "Opera ...

A Night At The Opera

A Night at the Opera aşağıdaki anlamlara gelebilir:

Opera-Sine

(Opera-Sinemasının haftalık mecmuasıdır. Çıkış tarihi 4 Kasım 1924. Osmanlıca-Fransızca. Renkli kapak. Sahibi ve Müdürü: Osman Mazhar. Başyazar: Vedat Örfi (Bengü). Nüshası 8,5 kuruş)

Opera (ağ Tarayıcısı)

Opera gömülü sistemler de dahil olmak üzere pek çok işletim sistemi ve düzlem için Opera Software tarafından geliştirilen ağ tarayıcısıdır. Opera küçüklüğü, hızlılığı, tekbiçimlere uyumluluğu ve pek çok düzlemde (normal ve el üstü bilgisayarlara ek olarak cep ...

Opera (Şarkı)

= OPERA/1983 Eurovision Türkiye Şarkısı=*Katılan Şarkı: OPERA*Seslendiren : Çetin Alp & The Short Waves*Söz : Aysel Gürel, Müzik : Buğra Uğur*ESC`in yapıldığı tarih : 23 Nisan 1983*ESC`in yapıldığı yer : Almanya / Münih (Rudi Sedlmayer Halle)*Sahne Sırası : 6*Puan veren ...

Opera Software

Opera Software, 30 Ağustos 1995 yılında kurulan ve ünlü ağ tarayıcısı Opera (Ağ Tarayıcısı)'yı geliştiren bir Norveç firmasıdır. Firmanın tam adı Opera Software ASA'dır.