Oy

Oy

Oy tutulacak yol üzerinde görüş bildirme. Alm. 1. Meinung, Ansicht (f) 2. (Wahl-) Stimme (f), Fr. 1. Opinion (f) 2. Vote (m), voix (f), İng. 1. Opinion, view 2. Vote. Rey, görüş, düşünce, hüküm, mütalaa. Tutulacak yol için, bir iş için söylenen söz, fikir. Bir görüşü belirten kağıt, işaret manalarına gelir. Kazan Türkçesinde fikir düşünce kelimeleri karşılığı kullanılırdı.

OY (türkçe) anlamı

1. bir toplantıya katılanların
2. bir sorunla ilgili birkaç seçenekten birini yeğlemesi
3. rey.bu yeğlemeyi belirten im
söz ya da yazı.

OY (türkçe) anlamı

4.

1 . Bir toplantıya katılanların

5. bir sorunla ilgili birkaç seçenekten birini tercih etmesi
6. rey
7. 2 . Bu tercihi belirten işaret
8. söz veya yazı.
9. 3 . Seçimlerde kişinin herhangi bir aday veya partiye ait yaptığı tercih.

oy (II)

10. ünlem

Çeşitli duyguları anlatmak için kullanılan bir seslenme sözü.

OY (türkçe) ingilizcesi

1. [Oy]n. vote
2. ballot vote
3. plumper
4. suffragev. carve
5. engrave
6. scoop out
7. excavate
8. bore
9. cave
10. cave in
11. chase
12. chisel
13. cut
14. etch
15. gouge
16. gouge out
17. grave
18. hollow
19. hollow out
20. incise
21. recess
22. sculp
23. sculpt
24. sculpture
25. trace over,

OY (türkçe) fransızcası

1. opinion [la]
2. vote [le]
3. suffrage [le]
4. voix [la]
5. bulletin [le]
6. jugement [le]

Oy (ingilizce) almancası

1. interj. pfui!
Oy tutulacak yol üzerinde görüş bildirme. Alm. 1. Meinung, Ansicht (f) 2. (Wahl-) Stimme (f), Fr. 1. Opinion (f) 2. Vote (m), voix (f), İng. 1. Opinion, view 2. Vote. Rey, görüş, düşünce, hüküm, mütalaa. Tutulacak yol için, bir iş için söylenen söz, fikir. Bir görüşü belirten kağıt, işaret manalarına gelir. Kazan Türkçesinde fikir düşünce kelimeleri karşılığı kullanılırdı.

Bir heyet veya teşekkülün üyeleri tarafından bir tercih veya görüşün ifadesidir. Seçim konusu hakkında tercihini belirtmek ve bu tercihi düşünceyi bildiren belli eden kağıt veya işaret.

Oy, kelimesinin tarihi, insanlık kadar eskidir. İnsanlığın babası Âdem aleyhisselamdan beri insan düşüncesine ve fikrine ihtiyaç duyulduğu her durumda; görüş ve mütalaa olarak bir oy (rey) sorma ve belirtme bahis konusu olmuştur. İslamiyette ise “istişare sünnettir” emri ile, düşünce sahiplerinin görüş ve mütalaalarına ve fikirlerine, oylarına, reylerine daima başvurulmuştur.

Demokrasilerde ise siyasi tercihi bildirme, belli etme vasıtası olarak “oy” ayrı bir önem kazanmıştır. Anayasa hukûku, bakımından “oy” terimi başlıca iki manada kullanılır:

1. Ya belli bir düşünce ve kanaate sahip olma ve bunu ifade etmedir ki, buna “kamuoyu misaldir” veya görüş ve kanaatinin sonucunu önceden tespit edilen şekilde; şahıs, heyet veya teklifler arasında tercih etmedir. Buna da “halk oyu” veya “referandum” örnek sayılabilir. Bugünkü klasik demokrasilerde, halkın devlet idaresine katılmadaki etkinliği arttıkça, oy da çok fazla önem ve değer kazanmıştır. Husûsi bir yeri olmuştur. Oy, siyasi iktidarların gelişlerinde ve gidişlerinde meşrûluğun en önemli öğesidir. Seçimlerin temel unsurudur. Demokrasiyle idare edilen devletlerde millet, yöneticilerini kendi isteği ve iradesiyle seçer. Bu seçme işi ise, vatandaşların sandık başında oy kullanarak tercihlerini bildirdikleri seçim işlemiyle olur. Umûmiyetle bugün kabûl edilen “genel oy” sistemidir.

Genel oy, seçimlerde oy kullanacak, iktidarı tayin edecek olan seçmenlere, zenginlik, tahsil, ırk ve cinsiyet gibi özelliklerinden dolayı, farklılık tanımadan oy kullandırma hakkının verildiği sistemdir. Tarihte oy hakkı çok sınırlı olarak belli kişilere tanınan bir imtiyazdı. Sadece, belli bir vergi ödeyebilecek durumdaki varlıklı kişilere; belli bir tahsil seviyesinde olanlara veya soylu bazı ailelerin mensuplarına oy kullanma hakkı tanınmıştı(Eski Roma ve Yunan devletlerinde örnekleri olduğu gibi).

1921 yıllarına kadar Belçika’da uygulanan çok sayılı oy sisteminde, her erkeğin bir oyu vardı. Ancak aile reisi olmak, belirli seviyede bir vergi ödemek veya yüksek tahsil yapmak gibi sebeplerle ve bu özelliklerin her biri için ayrıca bir oy hakkı daha tanınmıştı. Fransa’da bir dönem uygulanmış olan aile oyu sistemine göre de, bir Fransız evli ve çocuk sahibiyse, bekar bir vatandaşa nazaran daha fazla oy kullanır. Oy sayısı ya çocuk sayısı kadar olur veya en çok üç oy kullanabilirdi. Bu sistem nüfus artışını teşvik için tercih edilmiştir. Evlilerin bekara göre daha faydalı oldukları esasına dayanır.

Katsayılı oyda ise; bazı şartların bulunması halinde seçmenler, birden fazla yerde oy kullanabilir. Bu sistem Birinci Dünya Harbi sonrasına kadar İngiltere’de uygulanmıştır. Seçmenlerin işyeri, ikametgahı veya gayrimenkullerin olduğu yerlerde, ayrı ayrı oy kullanma hakkı vardı. Bu şekilde bir seçmen, katlama yolu ile birden çok oy kullanabilirdi.

Türkiye’de ise, demokrasiyle idare edilen dünya devletleri gibi genel oy sistemi uygulanmakta olup, 1982 Anayasası’nın ilk şekli, “21 yaşını doldurmuş kadın ve erkek her Türk vatandaşı oy kullanma hakkına sahiptir.” demektedir. Fakat 67. madde 17.5.1987 tarihli ve 3361 sayılı kanunla değiştirilmiştir. Bu değişikliğe göre, “Seçimlerin ve halk oylamasının yapıldığı yılda, ay ve günü hesaba katılmaksızın, 20 yaşına giren her Türk vatandaşı seçme ve halk oylamasına katılma hakkına sahiptir.”

Oy genişlemesi; her insanın kendisinden başlıyarak, hangi kültür seviyesinde olursa olsun, içinde yaşadığı milletin sevk ve idaresiyle ilgilenmesine “oy genişlemesi” denir. Bir bakıma toplumların kültür seviyesinin yükselmesiyle de alakalıdır. Vatandaş yalnız oy verme zamanında değil, her zaman düşüncelerini bildirmek, tercihini açıklamak hakkına sahiptir.

Bazı oy terimleri ve şekilleri şunlardır: Oy sandığı: Seçimlerde kullanılan oyların zarflı veya zarfsız olarak içine atıldığı mühürlü sandıktır. Açılıp kapanması kanûni şartlara tabidir.

Oy vermek: Herhangi bir konudaki tercihini bildirmek. Rey kullanma işlemi.

Oya koymak: Herhangi bir konuda, herhangi bir toplumun oylama yoluyla görüş ve düşüncelerini ortaya çıkarmak.

Oy birliği: Oylamaya katılanların hepsinin tercihinin aynı istikamette birleşmesi, ittifakıdır.

Oy çokluğu: Oylamaya iştirak edenlerin ekseriyetinin (yarıdan bir fazlası) aynı yönde oy kullanması, ekseriyettir.

Açık oy: Kabul, ret, çekimser gibi, hazırlanan ve üzerinde oy sahibinin adı yazılı oy kağıtlarından birini kullanarak veya oy sahibine sorularak açıkça toplanan oy.

Gizli (kapalı) oy: Oy sahibinin kimliğini belli etmeden kullanılan oydur. Ekseriya kırmızı renkli olanı ret beyaz renklisi evet ve yeşil renkli kağıt ise çekimser manalarına gelir. Genel seçimlerde, bazı hal ve şartlarda meclislerde ve bazı müesseselerdeki önemli oylamalarda bu sistem kullanılır. Bunda seçmen her türlü baskıdan uzak ve rahat oy kullanabilir.

İşari oy: Oy sahibinin kalkarak, el kaldırarak, açıkça tercihini göstererek kullandığı oydur.

Mecbûri (zorunlu) oy: Seçmenin cezai müeyyide ile kullanmak zorunda olduğu oydur.

Muhabere ile oy: Bir özür veya engel sebebiyle seçim mahallinde bulunamayan seçmenin, oy kağıdını seçim kuruluna posta vs. ile gönderebildiği şekildir.

Şahsi oy: Seçmenin bizzat kendi oyunu kendisinin kullanabilmesi, oy kağıdını kendisinin sandığa atmasıdır.

Vekaletle oy: Herhangi bir mazeretle oylama yerine gelmeyen seçmenin oy kağıdını, vekaletle bir başka kişiye kullandırmasıdır.

Oy pusulası: Siyasi partinin oy kağıtları birleşik olur. Yüksek Seçim Kurulunca kur’a ile partilerin pusulalarında, kendi adaylarının sıra ile isimleri yazılıdır. Seçmen oy verme yerinde, elindeki “evet” mühürünü dilediği parti sütununa basar. Veya bağımsız adayların ayrıca bulunan oy kağıtlarını zarfa koyup oy sandığına bırakır.

Seçimlerde oy kullanma ve rey verme hakkı kadınlara geç tanınmıştır. Mesela Fransa’da 1946’da, İsviçre’de 1972’de, Türkiye’de 1934 senesinde verilmiştir.

Önceki Paylaşımlar
Soru Sor

İlgili Başlıklar

rey