Oymak

Oymak, ulusun ayrıldığı bölümlerden her biri. "Oymak" sözcüğü, Türkiye Türkçesi dışındaki Altay, Teleüt, Kazak, Kırgız vb.

OYMAK (türkçe) anlamı

1. keskin
2. sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak
3. kazıyarak ya da delerek çukur oluşturmak
4. hemen hemen aynı tür yıldızlardan oluşmuş
5. samanyolunun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri.
6. kumaş gibi bir şeyi girintili bir biçimde kesmek
7. izcilikte küçük birlik.
8. dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren
9. birçok boydan oluşan
10. yapısındaki aileler arasında toplum
11. ekonomi
12. din
13. kan ya da evlilik bağları bulunan göçebe ya da yerleşik nitelikteki topluluk
aşiret.

OYMAK (türkçe) anlamı

14.
15. 1 . Aşiret:
Dayısı
16. amcası dâhil
17. obadan
18. oymaktan kimse dünür gitmeye gönüllü değildir.- T. Buğra.
19. 2 . İzcilikte küçük birlik:
Oymak beyi.- .

OYMAK (türkçe) ingilizcesi

1. v. carve
2. engrave
3. scoop out
4. excavate
5. bore
6. cave
7. cave in
8. chase
9. chisel
10. cut
11. etch
12. gouge
13. gouge out
14. grave
15. hollow
16. hollow out
17. incise
18. recess
19. sculp
20. sculpt
21. sculpture
22. trace over,

OYMAK (türkçe) fransızcası

1. creuser
2. crever
3. graver
4. ciseler
5. découper
6. évider
7. tailler
8. tribu [la]

OYMAK (türkçe) almancası

1. v. aushöhlen
2. eingraben
3. einschnitzen
4. gravieren
5. radieren
6. schnitzen
Diğer anlamı|Oymak (anlam ayrım) Oymak, ulusun ayrıldığı bölümlerden her biri.

Oymak kelimesi Güney Türkçesi dışındaki Altay, Teleüt, Kazak, Kırgız vb. şivelerde ``aymak`` şeklindedir. Bu şivelerde kelime şu anlamlara gelir: halk, kavim, boy, soy, aile, köy, yabancı, yabancı göçebe, memleket vb. Moğolca`da "büyük kavim birlikleri" anlamını taşır. Moğol teşkilat bölümlerinde ``ulus``lar ``utuk``lara, utuklar da ``ayımag``lara (oymak) ayrılırdı. Batı Anadolu ile Güneybatı Anadolu`daki göçebe ve yarı göçebe Türkmen boylarına "oymak" deniyordu. Bunlar 16. yüzyıl`dan sonra ``yörük`` adını aldılar, bir süre bunlara ``cemaat`` ve ``aşiret`` de dendi.

Bir boydan ayrılmış, zamanla türeyerek sayıları dörtten onaltıya çıkan veya daha fazla olan oymaklar vardır. Bunlar genellikle resilerinin adlarını alırlar. Safevi Devleti ise askerî bakımdan Türk oymaklarına dayanıyordu. Oymak beyi devletin en yüksek askerî mevkilerine çıkabiliyordu. Oymaklar, Osmanlı devrinde riayet, yani vergi veren halktan sayıldı. Osmanlı Devleti, Devşirme Ocağı önemini kaybettiği ve asker sıkıntısı çekmeye başladığı zaman bunlardan yararlandı. Oymaklar malî bakımdan hanedana bağlandı. Devlet özellikle, Halep Türkmenlerinden asker topladı. 16. yüzyıl`da bu Türkmen topluluğu başlıca şu oymaklardan kuruluydu: Beğdili, Hurbendelü, Bayat, İnallu, Karkın, Kızık, Eymur, Bahadurlu. İçel`de oymak teşklâtını muhafaza eden yörüklerin bir kısmı Kıbrıs`ın alınmasından sonra, zaman zaman bu adaya göçmen olarak gönderildi. Tecirli, Bozdoğan, Melemenci, Sırkıntı, Karsantı, Kara Hacılı gibi oymaklar Çukurova`da; Menteşe, Aydın, Kütahya ve Ankara sancaklarında Türkmen boyları yaşadılar ve yörük kuruluşlarını meydana getirdiler. Bu oymaklar bugün de yerleştikleri yerlerde toprağa bağlı bir durumda, oymak adı altında yaşarlar.

Sosyal hayat

Oymaklar, mevsimden mevsime yaylak ve kışlak arasında sürekli olarak hareket ederler. Yaylak ve kışlak bölgeleri bazen birbirinden çok uzakta bulunur. Erzurum Yaylası`na, Fırat Nehri`nin çıktığı yerlere yaylamağa giden bir oymak, kışlık için Suriye çöllerine kadar iner. Genellikle hayvancılıkla geçinirler ve sürülerine otlak bulmak için zamanlarının önemli kısmını değişik yerlerde geçirirler. Yurt veya ev denilen çadırları çabuk kurulup çabuk kaldırılacak türdendir.

Türk oymaklarında genellikle üç türlü çadır vardır:
  1. Keçi kılından el tezgâhı işi dokunmuş sonra birbirine dikilmiş direkli kara çadır,
  2. Pamuktan dokunmuş veya keçeden yapılmış devirli çadır,
  3. Koyun kılından döverek yapılan keçe çadır, bunlara ``alaçık`` veya ``alaycık`` da denir.


Çadırların direklerine ``cağ``, erzağın konulduğu yere ``sitil`` denir. Çadırın özel bir iç bölümü vardır. Çadırlar, sonradan yerleşik hayata geçtikleri zaman bazılarının kurdukları evler için bir model olmuştur.

Oymakların yaşayışında binek ve taşıt hayvanları önemli bir yer tutar. Oymak halkı gömleğinden çuvalına kadar herşeyini kendi dokur. Kendi kendine yeter ve oymak içinde kapalı bir iktisadî hayat sürerler. Çobanlık ve çeşitli sanatlarla da uğraşırlar. Konya bölgesindeki Türk oymakları Karamanoğulları ve Osmanlılar devrinde her yerde aranan atlar yetiştirirlerdi. Bunlar önceleri vergilerini, yetiştirdikleri atlardan verdiklerinden ``atçeken`` adını aldılar.

Yönetim

Oymakların başında bir bey bulunur. Beyler kethüda ve ihtiyarların oyları alınarak hükûmet tarafından onaylanır, beylik beraatı verilirdi. Kethüdalar, bey tarafından tayin edilirdi. Kethüdalara oymak halkının kefil olması gerekirdi. Bu yetkililer, kanunen tayin edilmiş olan vergileri has voyvodalarına vermekle görevliydiler. Oymağı yönetmek ve vergi toplamakta ihmalleri görülürse, oymak halkının şikâyeti ve has voyvodalarının onayıyla azledilerek yerlerine yenileri seçilirdi.



Kaynak

Bu sayfa, online kullanıcı topluluğu tarafından oluşturulan ve düzenlenen özgür ansiklopedi projesi Wikipedia'nın Türkçe versiyonu Vikipedi'deki Oymak maddesinden faydalanılarak veya ilgili madde birebir kopyalanarak hazırlanmıştır. Bu makale, GNU Özgür Belgeleme Lisansı ilkeleri kapsamında, Vikipedi sitesi kaynak gösterilerek özgürce kullanılabilir.

Önceki Paylaşımlar