Panda

Panda

Panda Yaşadığı yerler: Büyük panda Tibet ve Batı Çin'de küçük panda ise Himalayalarda yaşar. Özellikleri: Çoğunlukla bambu kamışının filizleriyle beslenen, sık ve yumuşak tüylü, sevimli memeli hayvanlardır. Büyük panda ayıya, küçük panda kediye benzer. Çeşitleri: Büyük veya dev panda (Ailuropoda melanoleuca) ve küçük panda (Ailurus fulgens) olmak üzere iki türü mevcuttur. Hindistan ve Çin'in bambu koruluklarında yaşayan memeli hayvanlardan iki türün ortak adı. Büyük pandanın vücut yapı

PANDA (almanca) türkçe anlamı

1. i. panda (m)

PANDA (fransızca) türkçe anlamı

2. [le] panda

PANDA (inglizce) türkçe anlamı

3. i. panda

PANDA (türkçe) anlamı

4. etçillerden
5. tüyleri sık ve pas kırmızısı renginde
6. karnı
7. bacakları kara
postu beğenilen bir hayvan (ailurus fulgens).

PANDA (türkçe) anlamı

8. Etçillerden
9. Avustralya ile Himalaya ormanlarında yaşayan
10. tüyleri sık ve pas kırmızısı renginde
11. karnı
12. bacakları kara
13. postu beğenilen bir hayvan (Ailurus fulgens).
14. 2. anlamı panda.

Panda (almanca) ingilizcesi

1. n. black and white mammal that is closely related to the bear
2. police car
patrol car,

Panda (fransızca) ingilizcesi

3. (m) n. panda
4. black and white mammal that is closely related to the bear,

Panda İngilizce anlamı ve tanımı

Panda anlamları
    (noun) A small Asiatic mammal (Ailurus fulgens) having fine soft fur. It is related to the bears
5. and inhabits the mountains of Northern India.
Panda tanım:
Kelime: pan·da
6. Söyleniş: 'pan-d&
7.
8. İşlev: noun
9. Kökeni: French
10. perhaps from a language of the southeast Himalayas
11. 1 : a long-tailed largely herbivorous mammal (Ailurus fulgens) that is related to and resembles the American raccoon
12. has long rusty or chestnut fur
13. and is found from the Himalayas to China -- called also red panda
14. 2 : GIANT PANDA
15. [panda illustration]
16. ,n. black and white mammal that is closely related to the bear
17. police car
18. patrol carn. panda
19. black and white mammal that is closely related to the bearn. panda
black and white mammal that is closely related to the bear,

PANDA (türkçe) ingilizcesi

20. n. black and white mammal that is closely related to the bear
21. police car
22. patrol carn. panda
23. black and white mammal that is closely related to the bearn. panda
24. black and white mammal that is closely related to the bear,

Panda (almanca) fransızcası

1. n. panda (m)

Panda (fransızca) almancası

1. n. panda

Panda (fransızca) italyancası

1. (zoologie) panda {invariable}

Panda (fransızca) ispanyolcası

1. (zoologie) panda (m)

Panda (fransızca) portekizcesi

1. (zoologie) panda (m)

Panda (fransızca) flemenkcesi

1. (zoologie) panda (m)
Panda Yaşadığı yerler: Büyük panda Tibet ve Batı Çin'de küçük panda ise Himalayalarda yaşar. Özellikleri: Çoğunlukla bambu kamışının filizleriyle beslenen, sık ve yumuşak tüylü, sevimli memeli hayvanlardır. Büyük panda ayıya, küçük panda kediye benzer. Çeşitleri: Büyük veya dev panda (Ailuropoda melanoleuca) ve küçük panda (Ailurus fulgens) olmak üzere iki türü mevcuttur.

Hindistan ve Çin'in bambu koruluklarında yaşayan memeli hayvanlardan iki türün ortak adı. Büyük pandanın vücut yapısı ayıyı andırdığından “bambu ayısı” olarak da anılır. Küçük panda ise daha çok kediye benzediğinden “kedi pandası” olarak bilinir.

Büyük panda veya dev panda, bugünkü memeli hayvanların en ilginçlerinden ve sevilenlerindendir. Tibet ve Batı Çin'in kar ve sisle örtülü yüksek kesimlerindeki bambu ve Alp Gölü koruluklarında yaşar. Ayılara çok benzer. Uzunluğu 1-1,6 metre, ağırlığı 75-180 kg dolaylarındadır. Sık tüylü postunun rengi, kısmen beyaz veya kremdir. Kısa ve kalın bir kuyruğu vardır. Bacaklarında, omuzlarında, kulaklarında ve göz çevresinde siyah renkler hakimdir. Ağaçlardan çok, yerde gezinir.

Genellikle yeni filizlenmiş bambu kamışı yer. Önceleri pandanın sadece bambu yiyerek yaşadığı sanılıyordu. Hakikatte ise uzun süre bambusuz yaşayabilir. Bambunun bulunmadığı şartlarda sulu bitkilerle beslenir. Bazan da böcek ve kuş yumurtaları yerler. Esarette zaman zaman pişmiş et bile yer. Hür olarak yaşarken bambu kamışı filizleri asıl yiyeceğini teşkil eder. Yemini oturarak ve ön ayaklarıyla tutarak yer. Bu esnada dikkati çekcek şekilde ön ayağının baş parmağı ile besini kavrar. Hakikatte bu onun altıncı parmağıdır. Baş parmak görünüşünde ve hareketliliğindedir. Bununla besinlerini koparır. Böyle altı parmağı olan tek memeli hayvandır. (Küçük pandada da bu altıncı parmak mevcuttur.) Bu parmak el ayası kemiğinin uzantısıdır.

Öğütücü dişleri yassı ve geniştir. Çene kasları, sert yiyeceklerin çiğnenerek lapa haline gelmesini sağlayacak şekilde kuvvetlidir. Bitkisel gıdası çok az protein ihtiva ettiğinden yeterli besin almak için günde 12 saat beslenmek mecburiyetindedir. Yavaş ve salınarak hareket ederler. Kemikleri kırabilecek derecede güçlü dişleri onun savunma silahıdır. Kürkünün çevreye uyum sağlayan renkleri de gizlenmesini kolaylaştırır.

Dev panda, üreme devresinin dışında yalnız dolaşır. Genellikle nisan, mayıs aylarında eşleşir. 120-140 gün kadar sonra dişi iki yavru doğurur. Her yavru takriben 140 gr gelir. Bu ağırlık yetişkin panda ağırlığının sekiz yüzde biridir.

Küçük panda veya kedi pandası, Himalayaların 2300-4000 m yüksekliklerinde sık bambu kamışı koruluklarında yaşar. Dev pandadan daha geniş bir alana yayılmış olup Himalayalardan Nepal'e kadar uzanan bölgelerde rastlanır. Çin'de “ateş tilkisi” olarak anılır. Yumuşak, parlak, sık ve uzun tüylü kestane kırmızısı kürkü vardır. 60 cm uzunluğundaki kuyruğu, bol tüylü, mat portakal ve altın sarısı halkalarla süslüdür. Yüzü açık kahverengidir. Geniş ve tüylü tabanları ve yarı kıvrık pençeleriyle sert hava şartlarına iyi uyum sağlar. Ağaçlara tırmanabilir, buz tutmuş kayalara tutunabilir. Ağırlığı 3-5 kg, kuyruğu ile beraber uzunluğu 80-112 cm'dir. Gececi bir hayvandır.

Gündüzleri kıvrılarak bir ağaç dalının çatalında veya bir dal uzantısında yatar. Akşamları yiyecek için ağaçtan inerek bambu korularına gider. Genç filizleri, meyveleri ve rastladığı zaman küçük hayvan, böcek ve kuş yumurtalarını yer. Yeme şekli bambu ayısı gibi olup oturarak yer. Dişi 130 günlük gebelik devresinden sonra, bir ağaç kovuğunda veya bir kayanın girintisinde 1-2 yavru doğurur. Yavrular bir gebelik devresinden sonra, ay boyunca göremediğinden anneleri onları yalnız bırakmaz. Uysal bir hayvandır. Yalnız kendini savunmak için saldırabilir.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
Önceki Paylaşımlar