perde; 1 . görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü:
perdeleri nasıl kendi eliyle pencerelere taktığını ... düşündü.- y. k. karaosmanoğlu.
2 . üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey:
sinema perdesi. karagöz perdesi.- 3 . İki yeri birbirinden ayıran bölme:
duvarın önüne çekilen tahta perdeye yapıştırılmış ilanlara bakıyordu.- m. ş. esendal.
4 .fotoğrafçılık; slr tipi fotoğraf makinalarında ışığın merceğe düşmesine engel olan aparat.
5 . seste pes perde:
sonra da ince ve çok acıklı bir perdeden şarkı söylemeye başladı.- a. mithat.
6 . mecazidoğruyu görmeye engel olan şey:
bu sözü duyunca gözlerimdeki perde kalkıverdi.- 7 . müzikbir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi.
8 . müzikbu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer.
9 . tıp (***)katarakt:
gözlerine perde inmiş.- 10 . tiyatrobir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri:
oyunun üç perdesi de böyle alkışlar içinde geçti.- m. ş. esendal.
11 . zoolojikaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar.
atasözü, deyim ve birleşik fiiller
perde çekmek ,
perde inmek ,
perde kurmak ,
perdelerini açmak ,
perdelerini kapamak
Perde ile İlgili Yorumlar