Pozitivizm

Genel olarak, modern bilimi temele alan, ona uygun düşen ve batıl inançları, metafizik ve dini, insanlığın iler­lemesini engelleyen bilim öncesi düşünce tarzları ya da formları olarak gören dünya görüşü.

POZITIVIZM (türkçe) anlamı

1. Fr. Fls: Hakikatın yalnız tecrübe ve müşahede ile vakıalara istinaden tam olarak bilineceği iddiasında olan felsefe sistemi. (Bak: İsbatiyecilik)

POZITIVIZM (türkçe) anlamı

2. olguculuk

POZITIVIZM (türkçe) ingilizcesi

1. n. positivism,

POZITIVIZM (türkçe) fransızcası

1. positivisme [le]

POZITIVIZM (türkçe) almancası

1. n. Positivismus
Pozitivizm, genel olarak, modern bilimi temele alan, ona uygun düşen ve batıl inançları, metafizik ve dini, insanlığın ilerlemesini engelleyen bilim öncesi düşünce tarzları ya da formları olarak gören dünya görüşü.
Olgularla desteklenen ya da olgularla ilgili verilere dayanan bilginin tek sağlam bilgi türü olduğu görüşüdür.
Auguste Comte’un ileri sürdü­ğü şekliyle pozitivizm, bir yandan, Cours de Philosophie Positive’it (Pozitif Felsefe Dersleri) açıklanan bir bilimler felsefesi; öte yandan, Cours de Politique Positive’de (Positif Siyaset Dersleri) belirtilen bir siya­set ve dindir. Auguste Comte’un, bilimler felsefesini, siyasete bir giriş olarak düşün­düğü besbellidir.
Gerçekten de, bütün bilimler, sosyal-statik (ferdin, ailenin, toplumun incelenmesi) ve sosyal-dinamik’e (toplumların gelişme ka­nunu) ayrılan sosyolojiye varır. Bu kanun, Üç hal (çağ) kanunudur. Comte’a göre top­lumlar, başlangıçta, din, inançlar üstüne kurulmuştu. Metafizik çağla birlikte eleşti­rici düşünce bütün kademeleşmeleri yıktı. Böylece, toplumları pozitif olarak yeniden düzenlemek gerekli hale geldi. Bunu ger­çekleştirmek için siyasi güçten ve aktif sı­nıftan (tacirler, sanayiciler, tarımcılar) farklı olan ve bilginlerden, filozoflardan, sanatçılardan meydana gelen manevi bir güç, düşünceye dayanan bir sınıf yaratmak gerekir.
Genel çizgileriyle pozitivizm, deney konusu edilebilecek olgularla ilgili, yani en geniş anlamıyla bilimsel bilginin sağlam bilgi olduğunu vurgular. Bunun dışında, olguların çoğu mantık ve matematik gibi bilgi türlerinin varlığını kabul eder, ama bunların içeriksiz olduğunu ileri sürerler. Pozitivistlerin, en temel özelliği ise geleneksel felsefe görüşlerini, olumsuz bir anlam yüküyle “metafizik” olarak niteleyerek karşı çıkmasıdır. Comte, alan bu yana “metafizik” nitelemesi insanlığın geride bıraktığı bir aşamayla ilgili, gerçekliğini yitirmiş, yerini pozitif bilimlere bırakmış bir bilgi türünü çağrıştırır.
Comte’a göre insanlık tarihinin üç aşamalı zihinsel gelişiminde her aşama bir öncekine göre daha ileri ve gelişmiştir. İnsanlık başlangıçta açıklamaların doğaötesi göçlere göre yapıldığı dinsel bir aşamadır. İzleyen metafizik aşamada açıklamalar gene olgulardan uzak bazı kavramlara dayandırılır. Üçüncü aşamada ise, insanlar doğru bilginin gerektirdiği gibi, açıklamak istedikleri olguları gene bu olgulardan elde ettikleri verilere dayandırmayı öğrenirler; işte bu sonuncusu pozitif aşamadır. Comte bu süreci bir insanın çocukluktan yetişkinliği geçiş aşamalarına benzetir.
Comte’a göre bilim olgulara dayanmalıdır. İnsan kafasının soyutlanmalarından doğmuş olan metafizik, deney ve bundan ötürü de bilgi alanımızın dışındadır, nesnelerin kendilikleri de bilinemez.

Pozitif din

Herhangi bir aşkın Varlığa dayanmaz; tapınacağı tek şey insanlık’tır. insanlık Yüce Varlık, yeryüzü Büyük Fetiş ve mekân Büyük Ortam’dır. Pozitif dinde, ahlâk ön planda yer alır ve şu cümleyle özetlenir: "Başkası için yaşamak".
Pozitif kültün üç yanı vardır: 1. kişisel kült veya kadına (zevce, anne veya kız çocuğu) ta­pınma; 2. dokuz kutsamayı (sunma; alış­tırma yaşında; kabul yaşında; yö­neltme yaşında; evlenme; olgunluk yaşında; emeklilik yaşında; dönüşüm [1]; yüce varlığa katılma ye­di yıl sonra) kapsayan ev kültü; 3. Yüce Varlığı konu olarak alan kamusal kült. Comte, tapınağı, takvimi, tapınma kuralla­rını açıklamış ve din adamlığına kabul edil­menin şartlarım, rahiplerin ve yardımcıla­rının ücretlerini v.b. belirlemişti. Littre’ ve Stuart Mill’in pozitif dini kabul etmemelerine karşılık, Comte’un Ortodoks çömezleri, resmî organ olarak Revue occidentale’i çıkardılar ve Auguste Comte’un Paris’teki evinde Pierre Lafitte’in yöneti­minde toplanmağa devam ettiler.
İngiltere’­de, Comte’un dinî fikirleri Richard Congreve tarafından benimsendi. Ama Congreve’in titiz Ortodoksluğu, pozitivistlerden ço­ğunun Harrison çevresinde toplanmasına yol açtı. Brezilya’da, dinî ve Ortodoks pozitivizm olağanüstü bir ilgi gördü; Brezilya cumhuriyetinde bakan olan Benjamin Constant, eğitimi Comte’un ilkelerine göre dü­zenlemeğe çalıştı; Miguel Lemos, ayrıntılı ve karmaşık tapınma kurallarını olduğu gi­bi uygulayarak İnsanlık kültünü kurdu.
Önceki Paylaşımlar