Prizma

Prizma aşağıdaki anlamlarda kullanılır:

PRIZMA (türkçe) anlamı

1. 1 . Işınları saptıran ve ayrıştıran
2. saydam maddeden yapılmış üçgen cisim.
3. 2 . matematikAlt ve üst tabanları birbirine paralel ve eşit iki çokgenden
4. yanal yüzeyleri de eşit ve paralel doğrulardan oluşan çok düzlemli cisim
5. menşur
6. biçme

PRIZMA (türkçe) anlamı

7. biçme
8. işık ışınlarını saptıran ve ayrıştıran
9. saydam maddeden yapılmış üçgen prizma.

PRIZMA (türkçe) ingilizcesi

1. [Prizma]n. prism,

PRIZMA (türkçe) fransızcası

1. prisme [le]

PRIZMA (türkçe) almancası

1. n. Prisma
Prizma (yun. prizein, biçmek > pris-ma’dan). "Taban" denilen eşit ve pa­ralel iki çokgen ile bu tabanların karşılıklı kenarları arasında kalan paralelkenar "yüz"lerle sınırlanmış katı cisim.

Prizma, optikte düz yüzeyleri olan ve ışık kıran saydam alettir. Yüzeyler arası açıları uygulamaya bağlı olarak değişir. Geleneksel geometrik şekli ise alt yüzeyi üçgen kenarları ise karesel olan üçgen prizmadır. Bu nedenle halk arasında "prizma" kelimesi bu şekil için kullanılır. Bazı prizma türleri geometrik prizma şeklinde değildir. Prizmalar genellikle camdan yapılır ancak tasarlanılıdığı dalgaboyuna özel olarak herhangi bir saydam materyal de kullanılabilir.

Bir prizma’mn ayrıtları iki çeşittir: taban çokgenlerinin kenarları ve­ya «taban ayrıtları» ile «yanal ayrıtlar» de­nilen öbür ayrıtlar. Prizmalar, taban çok­genlerinin kenar sayısıyle adlandırılır: taban bir üçgense prizmaya «üçgen prizma», dörtgense «dörtgen’prizma» denir.v.b. Bir dik prizma’nın yanal alanı, tabanının çevresiyle prizmanın yüksekliğinin çarpımı­na eşittir. Bir eğik prizma’nın yanal alanı, dik kesit çevresiyle yanal ayrıt uzunluğunun çarpı­mına eşittir. Bir prizmanın hacmi, taban alanı ile yüksek­liğini veya dik kesit alanı ile yanal ayrıt uzunluğunu çarparak elde edilir. Üçgen tabanlı bir kesik prizma’nın hacmi, bu prizmanın tabanlarından birini ortak taban ve öbür tabanın üç köşesini sırasıyle tepe olarak alan üç piramidin hacimleri toplamına eşittir; bu hacim, aynı zamanda, dik kesit alanını üç yanal ayrıtın uzunluk­larının aritmetik ortalamasıyle çarparak da elde edilebilir.

Optikte, bir ikidüzlemlinin iki yü­züyle sınırlanmış kırıcı ortama prizma de­nir. İkidüzlemlinin yüzleri, prizmanın yüz­leri, ikidüzlemlinin ayrıtı, kırma ayrıtı ve ikidüzlemlinin açısı da kırma açısı’dır. Asar kesit, ayrıta dik bir düzlemle belirlenen açıdır.


Eğer bir asal kesit içinde bulunan basit bir SI ışık ışını prizma üzerine düşerse, I I’ doğrultusunda kırılır ve I’ R doğrultusunda prizmadan çıkar. A kırma açısı, i ve i, r ve r’ gelme ve kırılma açılarıyle ışık ışınının D sapma aşısı arasındaki dört prizma for­mülü kolayca kurulabilir:

(1) sin i = n sin r. (2) sin i’ = n sin r’. (3) A = r+r’. (4) D = i + i’ — A.

Deney ve hesaplar, aynı maddeden yapılmış prizmalar ve aynı gelme açısı için sapma­nın kırma açısıyle birlikte arttığını, prizma­nın kırma indisi 1′den büyükse sapmanın bu indisle birlikte büyüdüğünü, açısı ve cinsi verilen bir prizmada gelme açısıyle değiş­tiğini, gelme açısı çıkma açısına eşit oldu­ğu zaman en küçük Dm değerini aldığını gösterir. En küçük sapma halinde, yukarıda-

ki denklemler n = sin __A + Dm__ : sin __A__ 2 2

bağıntısını verir; bu bağıntı, kırılma indis­lerini ölçmekte kullanılan bir metodun te­melidir. Bir cam prizmanın bir ışık deme­tinin ayrıştırdığını Newton bulmuştur. (Bk. TAYF.)

Bir SI ışını, dik kesiti ikizkenar diküçgen olan bir prizmanın AB yüzü üzerine dik ola­rak düşerse (tam yansıtmalı prizma), ışın sapmadan girer, fakat AC hipotenüsüne 45°’lik bir gelme açısıyle, yani limit açıdan daha büyük bir açıyle vardığı için, IR doğ­rultusunda tam olarak yansır.

• Fresnel çift prizması. Işık ışınlarının gi­rişim olaylarını incelemek için Fresnel, bir yanı düz, öbür yanı ise, aralarında çok ge­niş açı yapan iki düzlemden meydana gelmiş bir cam kullandı. Bu düzenek, tabanla­rından birleştirilmiş eşit iki prizma meydana getirir; «çift prizma» denmesinin sebebi budur.

Nicol prizması. Polarmayı incelemekte kullanılan bu prizma, yalnız olağanüstü ışı­nın geçebileceği şekilde düzenlenmiş bir spattır; âdi ışın ise, kanada reçinesinden bir tabaka üzerinde tam yansımaya uğrar. Spatın asal kesiti ABCD olsun; gelen SI ışını iki kola ayrılır ve IER, IOR’ ışınları para­lel olarak çıkar. Bundan sonra, billurun, asal kesite dik olarak AC boyunca kesildiği­ni ve iki kesik parçanın, ince bir kanada re­çinesi tabakasıyle yeniden yapıştırıldığını farzedelim: uygun bir IO geliş doğrultusu altında âdi ışın, O’da tam yansıyarak M’ye gelir ve burada madenî çerçeveye çar­parak durur.

Rochon prizması. Bu âlet, spattan veya daha genel olarak kuvarstan yapılmış ve hi­potenüsleri üst üste gelecek şekilde birleşti­rilmiş iki prizmadan meydana gelir. Birinci­sinde eksen giriş yüzeyine diktir, ikincisin­de ise ayrıtlara paraleldir. Bu yüzden, asal kesitleri birbiriyle kesişir.

Senarmont prizması. Spatın ekseni, dili­nim yüzleriyle aşağı yukarı 45°’lik bir açı yapar. Senarmont prizması elde etmek için, bir spat billuru, eksenden geçen bir düzlemle asal kesite dik olarak kesilir ve parçalardan biri, öbürüyle bir dik açı ya­parak birleşecek şekilde döndürülür; sonra bu çift prizma, dış yüzeyleri birbirine pa­ralel olacak şekilde biçilir.

Wollaston prizması. Rochon prizmasın­dan tek farkı, ışığın yayılma doğrultusudur. Prizma açısının aynı değeri için, sapma açısı iki katına çıkar; fakat iki görüntü simetrik olarak yer alır ve hafifçe renklidir.
Önceki Paylaşımlar