Protagoras

Protagoras (Yunanca: Πρωταγόρας) (d. 481 - ö. 420 M.Ö) "İnsan her şeyin, varolan şeylerin varolduklarının ve varolmayan şeylerin varolmadıklarının, ölçüsüdür" sözüyle ün kazanmış olan Sofist düşünürdür. Protagoras, insan aklını sorguya çekmiş, bir yandan soyut spekülasyonun önüne geçerken, bir yandan da insan aklının kendi üzerine düşünme gücünü gözler önüne sermiştir.

Protagoras (Yunanca: Πρωταγόρας) (d. 481 - ö. 420 M.Ö) "İnsan her şeyin, varolan şeylerin varolduklarının ve varolmayan şeylerin varolmadıklarının, ölçüsüdür" sözüyle ün kazanmış olan Sofist düşünürdür. Protagoras, insan aklını sorguya çekmiş, bir yandan soyut spekülasyonun önüne geçerken, bir yandan da insan aklının kendi üzerine düşünme gücünü gözler önüne sermiştir. Pratik bir bilgeliğe sahip bir kişi olarak da, insana boş, sonuçsuz araştırmalardan, kendisine dönme çağrısı yapmış ve insanı dünyasının merkezine yerleştirmiştir. Bilgi, doğruluk ve değeri tümüyle göreli kılan, şeylerin insanlara göründüğü gibi olduğunu savunan Protagoras, Tanrı konusunda agnostik bir tavır almıştır.
Uzun süre Atina’da yaşadı, Perikles ve Sokrates ile tanıştı. Sicilya’ya, Güney italya’ya gitti; Thurioi sitesinin kanunlarını onun koyduğu, büyük bir ün ve servete ka­vuştuğu söylenir. Atina’da, bir kitap ya­yımladığı ve bu yüzden dinsizlikle suçlandı­ğı zaman yetmiş yaşını aşmıştı. Kaçmak zorunda kaldı, eseri şehir meydanında ya­kıldı. Sicilya’ya giderken bir deniz kaza­sında öldü. Her türde eser veren Protogoras’tan günümüze ancak bazı parçalar kal­mıştır. Varlığın tekliği doktrinine karşı çık­tığı Varlık Üstüne, agnostisizm örneği ver­diği Peri Theon (Tanrılar Üstüne), somut tekniklere karşı ilgisini belirttiği Güreş Üs­tüne adlı incelemeleri olduğu söyleniyordu. Ona göre «bütün bilgilerimiz duyulardan gelir» ve «duyum insandan insana değişir», demek ki «insan her şeyin ölçüsüdür». Bu tarz görüşleriyle Protagoras felsefede göreciliğin, dolaylı olarak da şüpheciliğin ve öznel idealizmin başlangıcındadır. Fakat asıl öğretmek istediği, dili sistemli bir şe­kilde kullanarak «ikna etme sanatı» idi.
Önceki Paylaşımlar