Radyasyon'un Canlılar Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

Radyasyon'un canlılar üzerindeki etkileri nelerdir? Radyasyon'un canlılar üzerindeki
2009-10-12T14:38:22+03:00
Radyasyonun zararları genellikle zamanla ortaya çıkan bir etki olup, ani etki ancak atom bombalarının yol açtığı ölümler ve yüksek radyasyondaki yanmalar şeklinde kendini göstermektedir. Radyasyonun etkisi konusunda, radyasyonun şiddeti, tipi, verildiği süre vb. özellikler ile radyasyona maruz kalan biyolojik yapının özellikleri etkileyicidir. Bu çerçevede, biyolojik yapının radyasyonla etkileşimi sonucu, somatik ve genetik diye sınıflandırabileceğimiz iki tür etki ortaya çıkar:

A) Radyasyon Somatik Etkileri


Maruz kalınan toplam radyasyon dozu, bu dozun alındığı süre, vücudun ışınlanan bölgesi ile paralel olarak değişebilen bu etkiler, akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılabilir.

1. Akut etkiler


Kanda geçici hafif değişikliklerden ani ölüme kadar değişebilir. Ayrıca, organlar ve sistemler düzeyinde sıralayacak olursak, deride kızarıklık, saç ve kıllarda dökülme, geçici veya sürekli kısırlık; bulantı, ishal ve kusma, kansızlık, vb. sayılabilir. Temel olarak, akut radyasyon etkileri kısa süreli olup, en geç bir ay sonra ortaya çıkabilir.

2. Kronik etkiler


Bir kez veya yinelenen radyasyon durumlarından uzun bir süre sonra ortaya çıkabilen etkilerdir. Bu etkiler kanser, yaşam süresinin kısalması, cenin ve gelişmesi üzerindeki etkilerdir.

a) Kanserleşme etkisi
Radyasyon, hemen hemen bütün dozlarda ve bütün dokulardan tümörlerin oluşmasına yol açabilir, ancak bazı tip tümörler, diğerlerine oranla daha yaygın görülürler. Genellikle sık bölünen hücrelerden oluşan doku ve organlar, bu konuda daha elverişlidirler. Radyasyonun kansere neden olduğu, genellikle deneysel hayvan çalışmaları ve bazı gözlem ve epidemiyolojik çalışmalar sonucu ortaya çıkarılabilmiştir. özellikle radyasyonla çalışanlarda daha çok meydana gelen deri kanserleri; yine radyasyonla çalışanlar, atom bombası felaketzedeleri, çeşitli nedenlerle X ışını ile tedavi edilenler, Bikini Marshall adalarında yapılan nükleer denemelerden etkilenenlerde ortaya çıkan lösemiler; tiroid tümörleri; akciğer tümörleri ve kemik tümörleri radyasyonun neden olduğu tümörler arasında en önemlileridir.

b) Yaşam süresi (Anlık ölümler değil)
Radyasyona maruz kalmanın yaşam süresini kısalttığı çeşitli araştırma sonuçlarına dayanarak, öne sürülmektedir, örneğin, 1956'da 80 bin Amerikalı hekimde yapılan bir araştırmada, ortalama yaşam süresinin radyasyonla çalışanlarda 60,5, radyasyonla çalışmayanlarda 65.5 yıl olduğu; Japon bomba felaketzedelerinin ortalama yaşam sürelerinin diğer Japonlara kıyasla çok daha kısa olduğu belirlenmiştir.t1)

c) İlk gelişme evresi
Bu safhada, cenin, radyasyona karşı çok duyarlıdır, özellikle, hamile bir kadının tedavi dozlarında radyasyona maruz kalması halinde, ölü doğum ya da anormal bir çocuğu doğurma olasılığı çok yüksektir. Yine ana rahminde radyasyon alma, daha sonraki yıllarda kansere yakalanma riskini artırabilir.

Bu etkilerin yanı sıra, doğurganlığı azaltması, gözde katarakt meydana getirmesi gibi etkileri de vardır.

Radyasyonun canlılar üzerindeki etkisi "rem" birimi ile ifade edilir. Bu, X ve gama ışınlarının geçtikleri atmosferde meydana getirdikleri iyonlaşmanın bir ölçüsüdür. 5 ve daha küçük değerler izafi olarak küçük radyasyonlardır. Gözlenebilir bir etkisi olmamakla beraber 25 rem büyük radyasyon sayılır. 50 rem'lik dozajlarda kaz özelliklerinin değiştiği, 300-500 rem'lik dozlarda doktor müdahalesi olmaksızın yaşama şansı olmakla beraber, 650 rem'lik dozların öldürücü olduğu gözlenmiştir.

Genel olarak radyasyona maruz kalınması halinde ömürde bir kısalma beklenir. Maruz kalınan süre veya dozajın artması ömürde beklenen kısalmanın miktarını artırır.

1. 0-50
Kandaki ufak değişmeler dışında bariz etkisi yok
2. 80-120
Kusma, bulantı(kişilerin %5-10 unda), yorgunluk
3. 130-170
Kusma ve bulantı(kişilerin %25 inde), radyasyon hastalığının diğer belirtileri
4. 180-220
Kusma ve bulantı(kişilerin %50 sinde), Ölüm yok
5. 270-330
Birinci gün tüm kişilerde kusma sonra radyasyon hastalığının diğer belirtileri, radyasyondan 2-4 hafta sonra %20 ölüm, nekahat devresi yaklaşık 6 ay sürer
6. 400-500
Birinci gün tüm kişilerde kusma, radyasyon hastalığı belirtileri, 1 ay içerisinde %50 ölüm, nekahat süresi 6 ay
7. 550-750
4 saat sonra tüm kişilerde kusma, %100'e yakın ölüm, pek az yaşabilenlerde nekahat süresi 6 ay
8. 1000
1-2 saat içinde tüm kişilerde ölüm, büyük bir ihtimalle kurtulan olmaz
9. 5000
Bir hafta içerisinde tüm maruz kalanlar ölür

Radyasyonun Genetik Etkileri


Üreme hücrelerinin ışınlanmasıyla ilişkili olan genetik etkiler, daha sonraki kuşaklarda çok önemsiz etkilerden, ölüme neden olabilecek
anormalliklere kadar değişebilir. Tam olarak, etki mekanizması bilinmemektedir. Tüm bunlara ek olarak, sindirim ve solunum yolu ile vücuda giren bazı radyoaktif maddelerin de sağlığa önemli ölçüde zararlı etkileri vardır, özellikle, Çernobil kazası sonrası gündeme gelen bu etkiler arasında en önemlileri, bu yolla olanlardı. Bu maddeler arasında en önemlileri; Cesiüm 137 (kaşlar, dalak ve karaciğerde birikmeye eğilimli, yarı ömrü 30 yıl) İyot 131 (tiroid bezinde yoğunlaşır, bu bezde tümör yapabilir, yarı ömrü 8 gün), Krypton 85 (lösemi ve lenf bezi kanserlerine neden olabilir, yarı ömrü 10 yıl), Baryum 140 (kemikte yoğunlaşır, kemik kanserlerine yol açabilir, yarı ömrü 13 gün), Stronstum 90'dır (kemikte oturur, kemik tümörlerine neden olabilir, yarı ömrü 28 yıl).

Örnek olaylar


Tüm bunları sıraladıktan sonra, Çernobif kazası benzeri, çevrede uzun süre etki yapan örnekleri incelemekte yarar var. Çünkü, radyasyonun akut etkileri hemen hemen bilindiği için, bu konuda çok fazla spekülasyon yapma olanağı yok. Etkiler kısa sürede gözle görülebiliyor. Ancak, uzun süreli etkiler çeşitli olduğundan ve spesifik bir özellik gösteremediğinden, bu konuda birbirine zıt savlar rahatlıkla ileri sürülebilmektedir. Dolayısıyla Çernobil kazası sonrası tartışmalara bir parça ışık tutabilmek amacı ile, benzeri kaza ve olayların sonrasında ortaya çıkan sağlık sorunlarını ve yapılan hesaplamaları aktaracağız.

En bilinen örnek, Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası atılmasından sonra, hayatta kalan 100.000 kişide löseminin ve diğer kanserlerin çok fazla artmasıdır. Halen, Japonya'da kanser ölümleri normalin 2.4 katıdır J2) Bu sırada, 8-15 haftalık gebe kalan kadınların çocuklarının hemen hemen tümü sakat doğmuştur J3) Ayrıca, 1950-74 yılları arasında Atom bombası nedeniyle ölen 4339 kişi üzerinde inceleme yapan Dr. Alice Stewart, bu kişilerin 2/3'ünün kanserden öldüğünü, bunun da beklenen sayının yaklaşık 10 katı olduğunu belirtti.

Sternglass adlı bir bilim adamı da, 1969'da, atom bombası denemelerinin yaklaşık 375.000 Amerikan bebeğinin ölü doğum, düşük şeklinde telef olduğunu hesaplamıştı. Andrei Sakharov ise, bir atom bombası atıldığında, çevreye saçılan radyoaktif izotoplardan, sadece Carbon-14'ün bir milyon kişinin ölümünden sorumlu olacağını ileri sürmüştür.

1954'de Bikini Mercan adalarında nükleer denemeler yapıldığında 10 yaşın altında olanların % 77'sinde, on yıl sonra tiroid tümörü ortaya çıktı.

Ayrıca geçmişte yapılan nükleer silah denemelerinden dolayı radyoaktif maddelerle yüklenmiş toz bulutları, atmosferin yüksek tabakalarına ve stratosfere yerleşerek, radyoaktif yağışlar halinde yavaş yavaş yeryüzüne inmekte ve çevrenin, özellikle yüzeysel suların kirlenmesine sebep olmaktadır. 1960'lı yıllarda en yüksek seviyeye çıkmış olan radyoaktif yağışlarda, nükleer silah denemelerinin havada yapılmasının yasaklanması sonucu, 1970'li yıllardan sonra azalma görülmüştür.
0 Yorum Yap
Önceki Paylaşımlar