Realizm (Gerçekçilik), bir estetik kavram olarak 19. yüzyıl ortalarında Fransa'da ortaya çıkmıştır. Nasıl ki romantizm klasizme bir başkaldırı niteliğinde ise gerçekçilik yani realizm, hem klasizme hem de romantizme bir başkaldırıdır. Amaç, sanatı klasik ve romantik akımların yapaylığından kurtarmak, çağdaş eserler üretmek ve konularını öncelikle yüksek sınıflar ve temalarla ilgili değil, toplumsal sınıflar ve temalar arasından seçmekti. ...

REALIZM (türkçe) anlamı
1. Umumi fikirleri birer hakikat sayan felsefi görüş. Hadiseleri olduğu gibi anlatma ve gösterme gayesi güden san'at çığırı
2. fikri
REALIZM (türkçe) anlamı
3. gerçekçilik.
REALIZM (türkçe) ingilizcesi
1. n. realism,
REALIZM (türkçe) almancası
1. n. Realismus

Realizm hakkında bilgiler

Realizm (Gerçekçilik), bir estetik kavram olarak 19. yüzyıl ortalarında Fransa'da ortaya çıkmıştır. Nasıl ki romantizm klasizme bir başkaldırı niteliğinde ise gerçekçilik yani realizm, hem klasizme hem de romantizme bir başkaldırıdır. Amaç, sanatı klasik ve romantik akımların yapaylığından kurtarmak, çağdaş eserler üretmek ve konularını öncelikle yüksek sınıflar ve temalarla ilgili değil, toplumsal sınıflar ve temalar arasından seçmekti. Realizmin amacı, günlük yaşamın önyargısız, bilimsel bir tutumla incelenmesi ve edebi eserlerin bir bilim adamının klinik bulgularına benzer nesnel bir bakış açısıyla ortaya konmasıdır. Örneğin, realizmin iki güçlü temsilcisi Gustave Flaubert'in Madame Bovary adlı romanı ile Emile Zola'nın Nana adlı romanında cinsellik ve şiddet edebi bir mikroskop altında incelenerek olanca çıplaklığıyla ortaya konulmuştur. Realizm felsefesinin altında güçlü bir felsefi belirlenimcilik yatar. Fransız edebiyatında Flaubert ile Zola'nın yanısıra Honore de Balzac, Stendhal, Rusya'da Lev Tolstoy, Ivan Turgenyev, Fyodor Dostoyevski, İngiltere'de Charles Dickens ve Anthony Trollope, Amerika'da Theodore Dreiser, İrlanda'da James Joyce realizmin önemli temsilcileridir. Realizm, 20. yüzyıl romanının gelişimini de önemli ölçüde etkilemiştir.

Realizm ya da Gerçekçilik, bir estetik ve edebi kavram olarak 19. yüzyıl ortalarında Fransa’da ortaya çıkmıştır. Nasıl ki romantizm klasizme bir başkaldırı niteliğinde ise gerçekçilik yani realizm, hem klasizme hem de romantizme bir başkaldırıdır. Amaç, sanatı klasik ve romantik akımların yapaylığından kurtarmak, çağdaş eserler üretmek ve konularını öncelikle yüksek sınıflar ve temalarla ilgili değil, toplumsal sınıflar ve temalar arasından seçmekti. Realizmin amacı, günlük yaşamın önyargısız, bilimsel bir tutumla incelenmesi ve edebi eserlerin bir bilim adamının klinik bulgularına benzer nesnel bir bakış açısıyla ortaya konmasıdır. Örneğin, realizmin iki güçlü temsilcisi Gustave Flaubert’in Madame Bovary adlı romanı ile Emile Zola’nın Nana adlı romanında cinsellik ve şiddet edebi bir mikroskop altında incelenerek olanca çıplaklığıyla ortaya konulmuştur. Realizm felsefesinin altında güçlü bir felsefi belirlenimcilik yatar. Fransız edebiyatında Flaubert ile Zola’nın yanı sıra Honore de Balzac, Stendhal, Rusya’da Lev Tolstoy, İvan Sergeyeviç Turgenyev, Dostoyevski, İngiltere’de Charles Dickens ve Anthony Trollope, Amerika’da Theodore Dreiser, Ernest Hemingway, John Steinbeck İrlanda'da James Joyce realizmin önemli temsilcileridir. Realizm, 20. yüzyıl romanının gelişimini de önemli ölçüde etkilemiştir.

Realizm Akımının Oluştuğu Ortam



19. yüzyılda deneysel Dilimler son derece gelişmişti. İnsanın hayatını değiştiren birçok teknolojik yenilik ortaya çıkmış, bilim kendini ispatlamıştı.

Auguste Comte'un ortaya attığı Pozitivizm felsefesi de bu dönemde, insanın sadece gördüğüne inanması şeklinde özetlenebilecek bir görüşü savunmuşlardır. Bunun bilim sahasında geçerliliği ispatlanmış ve sosyal bilimlerde de geçerli olacağı savunulmuştur. İşte Pozitivizm'in edebiyata uygulanması Realizmi doğurmuştur.

Realizm Akımının Felsefesi

Realizm, Pozitivizmin bir koşulu olarak gözleme büyük değer vermiştir. İnsanın duygularının onu aldatacağı savunulmuş, görülenin olduğu gibi verilmesinin gerekliliği üzerinde durulmuştur. "Roman dediğin, bir uzun yol üzerinde gezdirilen aynadır. " görüşüyle gerçeğe verilen değer anlatılır.

"Tarih yazılı belgelerle meydana getirildiği gibi, bugünkü roman da, romancının kendisinin dinlediği ya da doğrudan derlediği belgelerle meydana getirilir, tarihçiler geçmiş zamanın, romancılar ise şimdiki zamanın hikayecisidir. " sözleri realistlerin tüm felsefesini ortaya koyar.

Realizm Akımının Konusu

Realizm'de konu gerçek hayattır. Olağanüstü görülen istisnai olaylara yer verilmez. Okura yaşanmış bir olay ya da yaşanabileceğinden şüphe edilmeyecek bir olay sunulur.

Realizm'de anlatılan kişi, tam anlamıyla insandır. Çevresiyle davranışlarıyla, tutkularıyla en ince ayrıntısına kadar tanıtılan bir insan görülür eserde. Elbette bu insan çevresinin bir ürünü olan, çevresindeki şartlara göre karakter kazanmış biridir. Realizm Akımının Dili ve Üslubu

Realizm'de, sanatçı eserle okuru başbaşa bırakmak için kendini gizler. Bu yönüyle Klasisizm'e benzer. Olaylan yan tutmayan, nesnel bir bakışla inceler sanatçı.

Eserde biçim kusursuzluğu çok önemlidir. Kılı kırk yaramasına yapılan gözlemin aynı titizlikle anlatılmasına, üslubun açık, sağlam, yapmacıksız, söz oyunlarından uzak olmasına önem verilir.

"Söylenmek istenen şey ne olursa olsun, elbette onu anlatacak tek bir sözcük, canlandıracak tek bir fiil, nitelendirecek tek bir sıfat vardır. İşte yazar bunu buluncaya kadar uğraşacak, yaklaşık olanla yetinmeyecektir. " sözleri realistlerin anlayışını ortaya koyar.

Realizm Akımında Kullanılan Edebi Türler ve Temsilcileri

Realizm, bir roman ve hikaye akımıdır. Tiyatro, Romantizm'den sonra artık pek görülmez. Şiir ise realist anlayışla yazılır; ancak adına "Parnas" denir.

Realizm birçok ülkede yaygın bir kullanım bulmuştur. İlk ürünlerini Romantiklerle çağdaş olan Stendhal, Balzac, Merime vermiştir.

Stendhal: Kırmızı ve Siyah, Parma Manastırı Balzac : Vadideki Zambak, Eugenie Grandet, Goriot Baba Gustave Flaubert: Madam Bovary, Salambo, Duygusal Eğitim Charles Dickens : Oliver Twist, David Copperfield Gogol: Ölü Canlar, Müfettiş Turgenyev: Rudin, Babalar ve Oğullar, Taşralı Kadın Dostoyevski: Suç ve Ceza, Karamazof Kardeşler, Budala Tolstoy: Savaş ve Barış, Anna Karanina, İvan ilyiç'in Ölümü Gorki: Ana, Üç Kişi Mark Twain : Tom Sawyer'in Maceraları Anton Çehov: Vanya Dayı, Vişne Bahçesi Mihail Aleksandroviç Şolohov: Ve Durgun Akardı Don Ernest Hemingway: Çanlar Kimin İçin Çalıyor? John Steinbeck: Gazap Üzümleri Herman Melville: Moby Dick

Realizmde Roman Anlayışı

:

"Her şey görmekten ibarettir. Üstatların gözüyle değil, kendi gözlerinle doğruyu görebilirsin. Bunun için de biraz beklemen lazım. Kendi duygu ve görüşlerini de eserlerine katma. Bir sanatçının orijinalliği, "büyük şeyler"de değil, önce "küçük şeyler"de görülür. Şaheserler, basit konular üzerindeki önemsiz ayrıntılardan meydana gelmiştir.

"Roman dediğin, bir uzun yol üzerinde dolaştırılan bir aynadır. Bir bakarsın göklerin maviliğini, bir bakarsın yolun irili ufaklı çukurlarında birikmiş çamuru görürsün. Sonra da kalkıp heybesinde bu aynayı taşıyanı ahlaksızlıkla mı suçlayacaksınız? Aynası çamuru gösteriyor diye aynaya kabahat bulmak olur mu? Böyle çamurlu çukura bulunan yola, daha doğrusu suyun akmasını, kokmasını, çamur çukurları meydana getirmesini önlemeyen temizlik müfettişine. . . "Marie-Henri Beyle Stendhal

Realizmin Önemli Temsilcileri



İlgili Başlıklar



Türk Edebiyatında Realizm

Türk Edebiyatında Realizm hakkında detaylı bilgi için bakınız: Türk Edebiyatında Realizm. Realizmin Türk edebiyatındaki bazı temsilcileri ve eserleri: Recaizade Mahmut Ekrem (Araba Sevdası)

Nabizade Nazım (Karabibik, Zehra)

Halit Ziya Uşaklıgil (Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar)

Yakup Kadri Karaosmanoğlu (Kiralık Konak, Yaban. . . . . . )

Memduh Şevket Esendal (Ayaşlı ve Kiracıları)

Reşat Nuri Güntekin (Romanlarıyla)

Refik Halit Karay (Romanları ve hikayeleriyle)

Sait Faik Abasıyanık (Roman ve hikayeleriyle)

Şarkı Sözleri

Kayıp tarafından söylenen realizm adlı şarkının sözleri.

kafamda milyonlarca sorunun cevabı
bugun yaptıgım şu müzik bile kaç derdin ilacı
bana güvenmiyor vicdanım
bu yüzden pişmanım
yaptıgım her b.kdan yediğim her hallttan
öfkeden ruhumdan indiğim her tahtdan pişmanım
ne yani bu hayat cokmu güze sanıyorsun
yanılıyorsun
fakat , yaşamak için seni ben sevmemem gerek
uzaklaş yanımdan seni bidaha görememem demek bu
bahis konusu olan ruhunu tutmamam gerek
nedenmi ? çünkü bu intihar demek
gözümün görmesine gerek varmı şu olan biteni
hayat dediğin sey , ütopyamda ölüm treni
makinisti istetin getirlisin egomun önüne
yırtık yakaları oda gömülsün dümenin dibine
nerde dostun varsa düşümanında ordadır
ve belki muhtemelen onla aynı saftadır
inanman için gerçekleri hemen gözlerinle secersin unutma
realizm kör bi insan içinde geçerli
nakarat:
an-lat yaşadıklarını hep
bak kör gözlerinle bana
an-lat sevdiklerini he
bak kör özleminle yaşa
ner-de dostun ve düşmanın
nerde sevdiklerin hep
nerde ailen ve yuvan hep
nerde yanlız kalan sen
ruhuma köle olun olunki yükselsin yaşınız
kovulmus melekler kurtarır başını
kaç insan kaç soruyla kaç aklı yer bitirir
sen istesende istemesende oynarsın ikili
bu hale gelmemin sebeblerinden doğuran
ve babam bak kaç senedir lan bak sarılmadın ogluna
bu hal olagan üstü şerefimle yaşamaya devam eder
beni harab eder
düşünme insanoğlu düşünçeler zırvalar ve
geç karşıma söylediklerim sırfalan degil
yaptıklarım için özür dilerim hiçbiri
beyninim emirlerinden dolayı elimde degil
elimde olsa zaten çocukluguma dönerdim
ve tutup anneciğimi hemen yanaklarından öperdim ama
görüyosun olanak yok
kötü biriyim . kendimi bulamıyom
nakarat:
an-lat yaşadıklarını hep
bak kör gözlerinle bana
an-lat sevdiklerini he
bak kör özleminle yaşa
ner-de dostun ve düşmanın
nerde sevdiklerin hep
nerde ailen ve yuvan hep
nerde yanlız kalan sen
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Eleştirel Realizm

Eleştirel realizm, özellikle realizmin kuramsal sınırlılıklarını ve sorunları aşarak yeniden değerlendirme yönelimidir. 20. yüzyıl felsefesinde yapısalcı, pozitivist, yorumsamacı yaklaşımların dışında yeni bir yönelim olarak belirir.

Realizm (edebiyat)

Realizm ya da Gerçekçilik, bir estetik ve edebi kavram olarak 19. yüzyıl ortalarında Fransa’da ortaya çıkmıştır. Nasıl ki romantizm klasizme bir başkaldırı niteliğinde ise gerçekçilik yani realizm, hem klasisizme hem de romantizme bir başkaldırıdır. Amaç, sanatı klasik ve ...

Realizm (uluslararası Ilişkiler)

Siyasal idealizmin, 1930' da Almanya'da Nasyonal Sosyalizm'in iktidara gelmesiyle itibar kaybetmesi üzerine 1970'lere kadar sürecek olan yeni uluslararası ilişkiler teorisi realizm olmuştur.

Realizm (felsefe)

Genel olarak olguları, ne kadar aykırı görünürlerse görünsünler oldukları gibi, şeyleri gerçekte oldukları şekliyle nes­nel olarak ve dürüstçe kabul etme tavrı veya belli bir kategoriye giren varlık ya da nesne­lerin zihinden bağımsız olduklarını öne süren öğreti.

Sosyalist Realizm

Sosyalist gerçekçilik sosyalizm ideolojisinin sanat ve edebiyata yansıması olarak 1930'lu yıllarda ortaya çıktı. Özellikle SSCB'de ve Çin'de ön plana çıktı ve komünistlerden de destek gördü.

Realizm (tiyatro)

Gerçekçilik; 19. yüzyıl tiyatrosunda gözlenen, günlük yaşama ilişkin ayrıntıların oyun metinlerine daha çok yansıması sonucunu doğuran sanat akımıdır. Doğalcılıkla biçimsel yönden benzeşmektedir. Bu iki akım arasındaki temel fark, gerçekçi bakışta bireyin seçim ...

Dram

Dram yada Drama. Hayatı, acıklı ve bazan güldürücü yönleriyle bir arada işleyen; insana toplum içindeki vazifelerini hatırlatan; ahlaki değerleri ön planda tutan; nesir ve nazım şeklinde sahnede oynanan bir tiyatro türü.

Realist

1- Gerçekliğin insan zihninden bağım­sız olduğunu söyleyen genel öğretinin şu ya da bu versiyonunu benimsemiş olan kişi ya da yaklaşım; 2- gerçekçi bir tavır takınan, görünüşlerin kendisini yoldan saptıramadığı, yanılsamalara kapılmayan kendini duygularına kaptırmayan ...

Roman

Roman olmuş veya olması muhtemel olayların anlatıldığı uzun yazılardır. İlk örneklerini 15.y.y. da Fransız yazar Rabelais vermiştir. Ancak asıl niteliklerini Romantizm ve Realizm akımları döneminde kazanmıştır. Roman belli bir olay etrafında gelişir ve olaylar ...