Recaizade Mahmut Ekrem

Recaizade Mahmud Ekrem (d. 1 Mart 1847, İstanbul - ö. 31 Ocak 1914), Osmanlının son döneminde yaşamış ünlü şair ve yazar. 19. yüzyıl Osmanlı edebiyatının önde gelen isimlerindendir.

Recaizade Mahmut Ekrem kaç yaşında?

Recaizade Mahmut Ekrem öldüğünde, 66 yaşındaydı.
Recaizade Mahmut Ekrem, günü, bir Perşembe günü doğdu. Yaşasaydı 67. yaşına basacağı bir sonraki doğum gününe, bugünden itibaren 23 gün vardı.
Recaizade Mahmut Ekrem'in burcu Balık burcuydu.
Hayır, Recaizade Mahmut Ekrem 01/31/1914 tarihinde öldü.

Recaizade Mahmut Ekrem hakkında bilgiler

Recaizade Mahmut Ekrem 1 Mart 1847'de İstanbul'da doğdu.


1847-1914 tılları arasında yaşamış olan; Recaizade Mahmut Ekrem
1847-1914 tılları arasında yaşamış olan; Recaizade Mahmut Ekrem
31 Nisan 1914'te İstanbul'da yaşamını yitirdi. Özel öğrenim gördü. Mekteb-i İrfan'ı bitirdi. Çeşitli devlet memurluklarında bulundu. Öğretmenlik yaptı. Şura-yı Devlet ve Meclis-i Âyan üyeliği, Evkaf ve Maarif Nazırlığı yaptı. Tasvir-i Efkar gazetesinin yönetiminde görev aldı. Hayattayken üç oğlunun ve özellikle de Nijad'ın ölümüyle yıkıldı. Sanat için sanat anlayışını savundu. Batı edebiyatının Türk edebiyatını etkilemesine karşı çıkan ve divan şiiri geleneğinin sürmesini savunan Muallim Naci ile giriştiği tartışmalar Edebiyat-ı Cedide'nin doğuşuna ortam hazırladı. Eski-yeni edebiyat tartışmalarının merkezinde yer aldı. Edebiyatımızın yenileşme ve gelişmesinde önemli katkıları oldu. Tek romanı Araba Sevdası, Türk edebiyatında gerçekçi romanın ilk örneklerinden biridir.

Tanzimat devri yazar ve bilginlerinden Takvimhane nazırı ve Meclisi Vala üyesi Recai Efendinin oğlu, Ercüment Ekrem Talu’nun babası. Beyazıt rüştiyesi ile Mektebi İrfaniye’yi bitirdi. Harbiye idadisine girdi (1858); sağlığı bozulduğu ve matematikten çok edebiyata ilgi duyduğu için bu okuldan ayrıldı. Hariciye Nezareti Mektubi kalemine girdi (1862).

19. yüzyıl Osmanlı edebiyatının önnde gelen isimlerindendir. Takvimhane Nazırı Recai Efendi`nin oğlu, Ercüment Ekrem Talu`nun babasıdır. Babasından Arapça ve Farsça öğrendi. 1858`de ilköğretimini tamamladı, özel öğrenim görerek yetişti. Mekteb-i İrfan`ı bitirdikten sonra (1858) girdiği Harbiye İdadisi`ndeki öğrenimini sağlık sorunları nedeniyle tamamlayamadı. Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi`nde memurluğa başladı (1862). Tanzimat ve Nafia dairelerinde başmuavinlik (1874), Şura-yı Devlet (danıştay) üyeliği (1877), Mekteb-i Mülkiye ve Galatasaray Sultanisi`nde edebiyat öğretmenliği (1880-88), birkaç ay Evkaf ve Maarif Nazırlığı (1908), Meclis-i í‚yan üyeliği (1908-14) yaptı.

Vergi İdarei Umumiye kaleminde (1866), Esham Muhasebei Mühimine odasında çalıştı. Şurayı Devlet’te muavin (1868) oldu: Nafıa (1869) ve Tanzimat (1872) dairelerinde görev aldı. Tanzimat dairesi başmuavini oldu (1873). Şurayı Devlet üyeliğine getirildi (1877). Galatasaray sultanisi ve Mülkiye mektebinde edebiyat öğretmenliği yaptı (1880-1887). Temyiz Mahkemesi üyeliği ve Tanzimat dairesi reisliğinde (1898) bulundu.

Trablusgarp’a İtalyan saldırısını önlemek için inceleme yapmak üzere gönderilen kurula katıldı. Evkaf ve Maarif nazırlıkları yaptı (1908). Ayan üyeliğinde bulundu (1908-1914). Edebiyatla ilgili çalışmalarına divan edebiyatı yolunda şiirler yazarak başladı. Namık Kemal ile tanışması sanat anlayışında yenileşme imkanı yarattı. Namık Kemal Avrupa’ya gittikten sonra onun yerine Tasvir-i Efkar’a makaleler yazdı (1867). Şurayı Devlet’te muavinlik görevi alınca gazeteciliği bıraktı (1868).

İlk şiir kitabı Nağme-i Seher’i (Seher Nağmesi) 1871′de yayımladı. İki yıl sonra Yadigar-ı Şebab (Gençlik Yadigarı) adlı şiir kitabı çıktı. 1890′da Zemzeme (Tatlı Sesler) a-dını taşıyan şiir kitaplarını birbirini izleyen ciltler halinde çıkarmağa başladı (I. kısım: 1883; II. kısım: 1884; III. kısım: 1885). III. Zemzeme ve Takdir-i Elhan (Nağmelerin Değerlendirilmesi) [1] çıktığı zaman, eski edebiyat anlayışını savunanlarla giriştiği tartışmalar, geniş yankılar uyandırdı ve ancak hükümetin işe karışmasıyle kapatıldı. Recaizade Ekrem’in bu sıralarda yayımladığı tenkit yazıları bilgi ve akılla temellenmesi, gerçeğin araştırılmasını amaç edinmesiyle dikkati çekti.



Recaizade Mahmut Ekrem Türk edebiyatının en tanınmış yazarlarından biridir.
Recaizade Mahmut Ekrem Türk edebiyatının en tanınmış yazarlarından biridir.
Recaizade Ekrem, 1886′da Servetifünun dergisi çevresinde toplanan Tevfik Fikret, Cenab Şahabeddin, Halit Ziya (Uşaklıgil) gibi çağının genç yazarlarını destekleyerek biçim ve öz bakımından batı edebiyatı anlayışına bağlanan Edebiyatı Cedide hareketinin gelişmesine yardımcı oldu. Konuşma dilinden uzaklaşan ve titizlikle seçilmiş bir kelime kadrosunu, tabiat manzaraları ve hüzünlü duyguların özenli bir işçilikle anlatılmasında kullanan Zemzeme I – III’teki şiirleri, edebiyatı cedide şiirinin etkilendiği kaynakların başında gelir. Recaizade Ekrem, şiirleri ve tenkit yazıla-rıyle divan şiiri geleneğinin ve doğu-islam düşüncesine bağlı eski edebiyat anlayışının bütünüyle değişmesini sağladı. Şiirin şekil bakımından gelişimine imkan hazırladı.

Divan şiirinde olduğu gibi, yazılışı birbirine benzeyen kelimelerin değil, ancak sesi benzeyen kelimelerin kafiye yapabileceğini, başka bir deyişle kafiyenin göz için değil kulak için olduğunu edebiyat dünyasına benimsetti. Şiirlerinde tabiat ve sevgiye yer verdi. Metafizik meselelerle ilgili olarak ölüm teması {Yakacıkta Bir Mezarlık Âlemi, Tahassür, Ah Nejad v.d. şiirleri) üstünde geniş ölçüde durdu.

Tefekkür (1888), Pejmürde (1894), Nejad Ekrem (genç yaşta ölen oğlu için yazılmıştır) [2] kitaplarındaki mensur şiirleriyle nesir dilinin gelişmesine yardımcı oldu. Muhsin Bey yahut Şairliğin Hazin Bir Neticesi (1889) adlı eserinden başlayarak roman alanında da çalışmalar yaptı. Bu türdeki en başarılı eseri batı medeniyetinin eksik kavranmasını ve yalnız biçim yönünden taklidini yeren Araba Sevdası’dır (1889). Konularını bir fransız hikayesinden (Afife Anjelik [3]), bir fransız romanından (Atala [4]), bir masaldan (Çok Bilen Çok Yanılır [5]) alan oyunları da vardır.

Edebiyat tarihi ve tenkit alanındaki çalışmaları arasında bazı şairlerin hayatlarını ve sanatlarının özelliklerini anlatan Kudemadan Birkaç Şair (1889), genç yazarların kitaplarına yazdığı sunuş yazılarını toplayan Takrizat (övgüler) [6], yeni edebiyat anlayışının ilkelerini tanıtan edebiyat bilgileri kitabı Talim-i Edebiyat (1882) yer alır. Fransızcadan manzum ve mensur bazı tercümelerini Naçiz (Değersiz) [7] adı altında yayımladı. Chateaubriand’ın Atala’sını (1871) ve Silvio Pellico’nun hatıralarını anlatan eserini de (Meprizon Tercümesi) [8] Türkçeye çevirdi.

Kısaca Hayatı



Recaizade Mahmud Ekrem
Recaizade Mahmud Ekrem
Takvimhane Nazırı Recai Efendi'nin oğlu, Ercüment Ekrem Talu'nun babasıdır. Babasından Süryanice ve Farsça öğrendi. 1858'de ilköğretimini tamamladı, özel öğrenim görerek yetişti. Mekteb-i İrfan'ı bitirdikten sonra (1858) girdiği Harbiye İdadisi'ndeki öğrenimini sağlık sorunları nedeniyle tamamlayamadı. Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi'nde memurluğa başladı (1862). Tanzimat ve Nafia dairelerinde başmuavinlik (1874), Şura-yı Devlet (danıştay) üyeliği (1877), Mekteb-i Mülkiye ve Galatasaray Sultanisi'nde öğretmenlik (1880-88), birkaç ay Evkaf ve Maarif Nazırlığı (1908), Meclis-i Âyan üyeliği (1908-14) yaptı.

Resmi görevle Trablusgarp'a gönderildi. 1908'de 2. Meşrutiyet'ten sonra kurulan Kamil Paşa kabinesinde Maarif Nazırı oldu. Namık Kemal'le tanışmasının ardından Encümen-i Şuara'ya katıldı. İlk yazıları Namık Kemal yönetimindeki Tasvir-i Efkar gazetesinde yayınlandı. 1870'lerden sonra kendisini tümüyle yazılarına verdi. Batı edebiyatından çeviriler yaptı. 1870'te ilk oyunu Afife Anjelik, 1871'de ilk şiir kitabı Nağme-i Seher yayınlandı. Yaşamını yitirdiğinde Meclis-i Âyan üyesiydi.

Ölümü nedeniyle okullar tatil edilmiş ve büyük bir cenaze töreni düzenlenmiştir. Mezarı, oğlu Nejad'ın kabri yanında, Küçüksu'dadır.

Edebi Yaşamı

Namık Kemal'le tanışmasının ardından edebiyat çevresine girmiş ve onun Fransa'ya gitmesi üzerine, 1867'de Tasvir-i Efkar gazetesinin yönetimine geçmiştir. Recaizade, üç oğlunun, özellikle de çok sevdiği Nejad'ın ölümünden duyduğu acıyı dile getirdiği şiirleriyle daha çok karamsar duygular işledi. Eski edebiyatı savunan Muallim Naci ve çevresiyle girdiği edebiyat tartışmalarıyla Edebiyat-ı Cedide akımının doğmasına zemin hazırladı. Başta Tevfik Fikret olmak üzere döneminin genç şair ve edebiyatçılarını çevresinde topladı. Tanzimat ve Batı düşüncesinin yeni kuşağa benimsetilmesinde önemli rol oynadı.

Kendisinin yetkin tiyatro oyunu olarak bilinen Çok Bilen Çok Yanılır, ölümünden sonra yayımlandı. Sanatta güzellik ilkesine bağlı kaldı. "Sanat sanat içindir" anlayışını savundu. Doğaya dönük, insanı doğa içinde ele alan şiirler yazdı. Aşk ve ölüm temalarını işledi. Eski-yeni edebiyat tartışmalarının merkezinde yer aldı. Tek romanı, Türk edebiyatında realizmin ilk örneklerinden sayılan Araba Sevdası adlı eseridir. Yazar bu eserde ailesinin parasını zevk ve eğlencesine harcayanları eleştirdi. Bu eseri yazdığı dönemde ailesini karşısına almış ve baba mirasından olacağını bile bile eserini yazmaya devam etmiştir.



Eserleri

Şiir

  • Nağme-i Seher (1871)
  • Yadigar-ı Şebab (1873)
  • Zemzeme (3 cilt, 1883-1885)
  • Tefekkür (düzyazı ile karışık, 1888)
  • Pejmürde (düzyazı ile karışık, 1893)
  • Nijad Ekrem (2 cilt, anılarla birlikte, 1900-1910)
  • Nefrin (1914)


Roman

  • Araba Sevdası (1896-1963)


Öykü

  • Saime (1888)
  • Muhsin Bey Yahut Şairliğin Hazin Bir Neticesi (1890)
  • Şemsa (1895)


Oyun

  • Afife Anjelik (1870)
  • Atala Yahut Amerikan Vahşileri (1873)
  • Vuslat Yahut Süreksiz Sevinç (1874)
  • Çok Bilen Çok Yanılır (1916)


Düzyazı

  • Talim-i Edebiyat (1872)
  • Takdir-i Elhan (1886)
  • Kudemaden Birkaç Şair (1888)
  • Takrizat (1896)
İlgili Konu Başlıkları Tümü

Recaizade Mahmud Ekrem

1847 yılnda İstanbul'da doğdu. Özel öğrenim gördü. Mekteb-i İrfan'ı bitirdi. Çeşitli devlet memurluklarında bulundu. Öğretmenlik yaptı. Şûrâ-yı Devlet ve Meclis-i Âyân üyeliği, Evkaf ve Maarif Nazırlığı yaptı. Tasvir-i Efkâr gazetesinin yönetiminde bulundu. ...

Roman

Roman olmuş veya olması muhtemel olayların anlatıldığı uzun yazılardır. İlk örneklerini 15.y.y. da Fransız yazar Rabelais vermiştir. Ancak asıl niteliklerini Romantizm ve Realizm akımları döneminde kazanmıştır. Roman belli bir olay etrafında gelişir ve olaylar ...

Basın

BASIN Alm. Presse, Fr. Presse, İng. Press. Günlük, haftalık, aylık, yıllık gibi belirli veya belirsiz aralıklarla yayınlanan her türlü ceride (gazete), mecmua (dergi), salname (yıllık), broşür ve benzeri yayınların hepsi, matbuat. Bu tür yayınların muhtevasını, haber ve fikir ...

Edebiyat-ı Cedide

Türk edebiyatında batı medeniyetinin etkisiyle meydana gelen yenilik akımı (1896-1901). Temsilcileri haftalık Servetifünun dergisinin çevresinde toplandığı için «Servetifünun edebiyatı» da denir. Edebiyatı Cedide hareketi, Tevfik Fikret'in (1867-1915) Servetifünun dergisinde yazı ...

Realizm

Realizm (Gerçekçilik), bir estetik kavram olarak 19. yüzyıl ortalarında Fransa'da ortaya çıkmıştır. Nasıl ki romantizm klasizme bir başkaldırı niteliğinde ise gerçekçilik yani realizm, hem klasizme hem de romantizme bir başkaldırıdır. Amaç, sanatı klasik ve romantik ...

Romantizm

Avrupa’nın 1790-1850 yılları arasındaki entelektüel yaşamının kimi temel yönlerini tanımlamak için kullanılan terim. 19. yüzyılın ilk yarısında, biraz da Aydın­lanmaya bir tepki olarak gelişen akım ya da hareket olarak romantizm, farklı ülkelerde farklı görünümler ...

La Fontaine

Jean de La Fontaine (okunuşu Lafonten) (d. 8 Temmuz 1621 Château-Thierry - ö. 13 Nisan 1695 Paris) Fransız şair ve yazar. Yazdığı fabl eserleri ile tanınmıştır. Varlıklı bir ailenin çocuğu idi. Paris'te kolejde okudu. Hukuk tahsili yaptı. Papaz yetiştirilmek istenildi. Lise de ...

Muallim Naci

Muallim Naci 1850'de İstanbul'da doğdu. 12 Nisan 1893'te İstanbul'da yaşamını yitirdi. Asıl adı Ömer'dir. Babasının ölümü üzerine 7 yaşında dayısının yanına Varna'ya gitti. Orada medrese öğrenimi gördü. Varna Rüştiyesi'nde öğretmenlik yaptı. Sait Paşa'nın özel ...

Cenab Şahabettin

Cenab Şahabettin 1870 yılında Manastır'da doğdu. 12 Şubat 1934'te İstanbul'da yaşamını yitirdi. Askeri okullarda öğrenim gördü. Askeri tıbbiyeyi bitirdi. Hekim yüzbaşı oldu. Paris'te 4 yıl cilt hastalıkları ihtisası yaptı. Yurda döndükten sonra Mersin, Rodos, Cidde'de ...

Tevfik Fikret

Tevfik Fikret (24 Aralık, 1867 – 19 Ağustos, 1915), asıl adı Mehmed Tevfik olan Edebiyat-ı Cedide şairidir.

Tanzimat Dönemi Edebiyatı

Tanzimat dönemi edebiyatı (1860-1869) Türk toplumunda, 1860-1896 yılları arasındaki edebiyat etkinlikleri, "Tanzimat edebiyatı" adı altında toplanır. "Batılılaşma" olgusunu gerek basın, gerek edebiyat yapıtları aracılığıyla yaygınlaştırmaya çalışan Tanzimat dönemi ...

Servetifünun Dönemi Türk Edebiyatı

Servetifünun dönemi Türk edebiyatı ya da Edebiyatı Cedide (1876-1909): Tanzimat dönemi edebiyatı, divan edebiyatına tepki olarak doğmuş, ama dîvan geleneğinden de bütünüyle kopamamıştı. Batı edebiyatından gelişigüzel ve sıradan seçimler yapıldığı için, edebiyat ...