Safeviler

Safeviler, Sasani Devleti'nin 7.yüzyılda Arap-İslam saldırılarıyla yıkılmasından itibaren dışardan gelen Arap,Türk ve Moğol hanedanları tarafından yönetilen İran coğrafyasında, 16.yüzyılda özgün bir siyasal yapılanma oluşturan ilk yerli hanedan olmaları yanında, Alevi ve coğrafi eksende gerçekleştirdikleri birleşmeyle İranlı kimliğini de ortaya koymuşlardır.

Safeviler hakkında bilgiler

Safavi, İran'da 14. yüzyılda hüküm süren Azerbaycan Türkleri padişahlarıdır. Şah İsmail birinci sultanı olan Safeviler, Tebriz'i başkent yapıp bir süre Anadolu Türkmen illeri ile büyük federasyon oluşturmuşlar ve İran'da Safevi şahlık kurmuşlardır. Azerbaycan Türkcesi bu devirde İran'da resmi dil olmuştur.235 sene İranda tahtta oturmuş Türk sülalesidir.

Safeviler (1502-1732) Devlet, adını Erdebilli (İran) Şeyh Safiyüddin (ölm. 1334)' tarafından kurulmuş olan Safeviyye Tarikatı'ndan almıştır. Şah İsmail, Akkoyunluların içinde bulunduğu kargaşadan faydalanarak, gerek Akkoyunlu ve gerekse Karakoyunlulardan dağınık Türkmen zümrelerini, propaganda ettiği dini heyecanın katkısı ile bir araya getirmeyi başarmıştır. Şah İsmail, çoğunluğu Anadolu'dan gitme Rumlu, Şamlu, Tekelü, Ustacalu, Dulkadirli, Afşar, Kaçar, Bayburtlu, Varsaklar gibi Türkmen aşiretlerinin de desteği ile Tebriz'i zapt ederek Safevi Devleti'ni kurdu (1502).Akkoyunlular'dan Azebaycan'ı alan Şah İsmail, 1509'da Bağdat'ı ele geçirdi. 1510 yılında Özbek Hanı Şibani'yi Merv yakınlarında ağır bir yenilgiye uğratarak sınırlarını Ceyhun nehrine kadar genişletti. Anadolu'da Şii propagandasını gittikçe artırması, Osmanlı Hükümdarı Yavuz Sultan Selim'i harekete geçirdi. 1514 yılında Çaldıran'da yapılan savaşı kaybeden Şah İsmail, ölümüne kadar (1524) bir daha toparlanamadı. Yerine geçen Şah Tahmasb (1524 -1576), saltanatı süresince doğuda Özbekler, batıda da Osmanlılar ile mücadele etti. Onun ölümü ile bir süre devam eden karışıklıklardan sonra hükümdar olan I. Abbas dönemi (1587-1628) Safevilerin en parlak dönemidir. Özbeklere ve Osmanlılara karşı başarılar yanında pek çok alanda ilerlemeler kaydedilmiştir. Daha sonraki dönemler Osmanlılarla uzun süren mücadeleler, taht kavgaları ve iç çekişmelerle geçmiştir.1732 yılında Afşarlar'dan olan Nadir Şah'ın iktidarı ele geçirmesiyle İran'da Safevi Hanedanı yıkılmış Afşar Hanedanı başlamıştır. Nadir Şah, doğuda Türkistan ve Hindistan'da büyük fetihler yapmıştır. 1779 yılında kurulan Kaçar Hanedanı ile İran'da Türk hakimiyeti 1925 yılına kadar kesintisiz devam etmiştir.

Osmanlı-safevi arasındaki ilk resmi anlaşma 1555'deki AMASYA ANLAŞMASIDIR.Osmanlının doğuda en geniş sınırlara ulaştığı zaman FERHAT PAŞA ANLAŞMASI'dır.1639'da KASR-I ŞİRİN ANLAŞMASIYLA bugünkü İRAN SINIRLARI çiziliyor.

ek bilgi

iran'da bir tarikat ve devlet kurmuş olan türk hanedanı.

hanedan, adını, safeviye tarikatı şeyhi safiyyüddin erdebili'den aldı. şeyh safiyyüddin ölünce, yerine oğlu şeyh sadreddin musa (şeyhliği: 1334-1392) şeyh oldu. onun döneminde safevilerin manevi nüfuzu arttı. o ölünce, yerine oğlu hoca alaüddin ali (şeyhliği: 1347-1429) tarikatın başına geçti. ilk osmanlı padişahları, bu tarikatın şeyhlerine, "çerağ akçesi" adıyla hediye gönderirdi. hoca alaüddin ali'ye kadar sünni olan bu tarikat, hazret-i ali'nin soyundan gelen isnaaşeriye (oniki imam) taraftarı olduklarını iddia edenleri kazanmak amacıyla şii oldu. hoca alaüddin ali'nin, timur han üzerinde büyük nüfuzu vardı. timur han, hoca ali'ye erdebil ve köylerini verdi. bu durum, anadolu'daki batıni zümreleri arasında, kendisine çok sayıda taraftar sağladı. timur han'ın anadolu'dan iran'a götürdüğü türkmenler, hoca ali'nin şefaatiyle erdebil'e yerleştiler ve onun müritleri oldular. bunlardan bir kısmı, anadolu'ya dönerek, şeyhlerinin propagandasını yapmağa başladılar. tarikat merkeziyle uzak yerlerdeki müritler arasında, halife denilen aracılar vardı.

hoca ali'nin ölümünden sonra yerine oğlu şeyh ibrahim (şeyhliği: 1429-1447), o ölünce yerine oğlu şeyh cüneyd (şeyhliği: 1447-1460) geçti. tarikat şeyhleri, şeyh cüneyd'den sonra, siyasi amaçlar peşinde koşmağa başladılar. cüneyd, şeyhliği şahlığa çevirmek için çalıştı. şiiliği bütünüyle benimsedi. amcası cafer ile arası açıldı. babasının müritlerini etrafına topladı. azerbaycan, doğu anadolu ve iran'ın öteki bölgelerine müritler gönderdi; yer yer isyanlar çıkardı. karakoyunlu hükümdarı cihan şah, bu isyanlar yüzünde onu sınır dışı etti. cüneyd de anadolu'daki aleviler arasında çalışmak için ıı. murad han'a başvurdu, fakat isteği kabul edilmedi. karaman'a sığındı. amacı anlaşıldığından burada da tutunamadı. içel bölgesinde, güneydoğu anadolu'da, kuzey suriye'de bulunan türkmen aşiretleri (özellikle varsaklar arasında) propagandaya girişti. bir emirlik kurmak istedi. memluk sultanlığının işe karışmasıyla başarılı olamadı. trabzon rum devletini ortadan kaldırıp, bu devletin toprakları üzerinde yeni bir devlet kurarak amacını gerçekleştirmek istediyse de başaramadı. bundan sonra, akkoyunlu hükümdarı uzun hasan'ın yanına gitti. karakoyunlu hükümdarı cihan şah'a karşı, cüneyd'in taraftarlarından yararlanmak isteyen uzun hasan, kızkardeşi Âlemşah hatun'u onunla evlendirdi (1458). şeyh cüneyd, bundan sonra, erdebil'e döndü. müritleriyle, gürcü ve çerkes ülkelerine akınlar yaptı. kuzey azerbaycan ve dağıstan'a hakim olan şirvan hükümdarı halil ile yaptığı savaşta öldürüldü (1460).

şeyh cüneyd'in yerine oğlu şeyh haydar (şeyhliği: 1460-1488) geçti. babasının yarıda kalan çalışmalarını, uzun hasan'ın kızkardeşinden doğan haydar sürdürdü. dayısı uzun hasan'ın kızıyla evlenerek, durumunu kuvvetlendirdi. müritlerine, oniki imamı ifade eden 12 dilimli kızıl taç giydirdi, sarık sardırdı. bu yüzden tarikatının mensuplarına kızılbaş veya haydari denildi. haydar, babasının intikamını almak üzere, şirvan hükümdarı ferruh yesar'ın üzerine yürüdü; fakat savaş meydanında öldü (1488). bundan sonra, şeyh ailesi hakkında takibata başlandı. uzun hasan'ın oğlu sultan yakub, şeyh haydar'ın oğullarını fars eyaletinde istahr kalesine hapsetti. sultan yakub, 1490'da ölünce, akkoyunlu ailesi arasındaki saltanat mücadelesinde, safeviler'in nüfuzundan yararlanmak isteyen akkoyunlu hükümdarı rüstem bey, şeyh haydar'ın istahr kalesinde tutuklu bulunan oğullarını serbest bıraktı ve erdebil'e yerleşmelerine izin verdi.

bundan sonra, şeyh haydar'ın oğlu ali (şeyliği: 1488-1494) şeyh oldu. şeyh ali'nin döneminde, safevi ailesinin akkoyunlular üzerindeki nüfuzu arttı. şeyh ali, müritleriyle birlikte tebriz'den ayrıldı; fakat onun çevresinde toplananların çokluğu, rüstem'i kuşkulandırdı. şeyh ali'yi geri çevirmek için kuvvetler gönderdi. meydana gelen çatışmada şeyh ali öldü (1494).

şeyh ali ölünce, tarikatın müritleri, şeyh haydar'ın diğer oğlu (şeyh ali'nin kardeşi) ismail'i (1487-1524), geylan'da lahican kalesine sakladılar. ismail, akkoyunlu hükümdarı rüstem'in öldürülmesinden sonra, 13 yaşında olduğu halde, büyükbabası uzun hasan'ın bıraktığı devletin başına geçmek için, gizlendiği lahican'dan ayrıldı (1499). safevi ailesine bağlılıkları bilinen ve çoğu anadolu'da oturan ustaclu, şumlu, rumlu, musullu, hindli, bayburtlu, tekeli, çapanlı, karamanlı, dulkadırlı, varsak, avşar, kaçar gibi türk boylarını çevresine topladı. arran'ın ve şirvan'ın bir kısmını ele geçirdi. azerbaycan üstüne yürüdü; akkoyunlu elvend mirza'yı nahcivan'da yendi. mirza, diyarbakır'a kaçtı; ismail de tebriz'e döndü. bu şehri, safevilerin ilk başkenti yaptı ve saltanat tacını giydi (1501). şah ismail, bundan sonra, ırak-ı arab ve fars hükümdarı murad bey'i hemedan'da yendi (1503). şiraz ve bağdad'ı aldı (1504). akkoyunlu soyundan olanları öldürttü. kurtulanlar, dulkadırlılara, mısır'a ve osmanlılara sığındılar. şah ismail, fars ve ırak hükümdarı murad bey'in, dulkadırlı alaüddevle'ye sığınması üzerine, elbistan'a yürüdü. alaüddevle, turna dağına çekildi. şah ismail, harput ve diyarbakır'ı aldı (1507). saltanatını güçlendiren ismail, şiiliğe aşırı derecede bağlandı. sünni mezheplere karşı şiddet kullandı. camilerde ilk üç halifenin (hz. ebubekir, hz. ömer ve hz. osman) lanetlenmesini emretti. komşu devletlerde, özellikle taraftarlarının çok olduğu anadolu'da şii propagandasına girişti. özbek hanı şeyhani'nin üstüne yürüdü. merv'de yapılan savaşı kazandı; özbek hanı öldü. ismail, bundan sonra, batıda osmanlılar ve memluklara karşı faaliyete geçti. anadolu'ya gönderdiği halifeler ve kurdurduğu hankahlarla osmanlı devletine karşı büyük bir isyan hazırladı. şii propagandasını, etkili şekilde geliştirdi. ıı. bayezid han'ın yaşlı olması, devlet adamlarının kayıtsızlığı ve osmanlı şehzadeleri arasındaki saltanat mücadelesi, ismail'in faaliyetlerini kolaylaştırdı. nur ali halife, avşar, varsak, karamanlı, turgutlu, bozoklu, tekeli ve hamidelli gibi aşiretlerden büyük kuvvet topladı; osmanlı ordusunu yendi. şahkulu baba tekeli (karabıyıklıoğlu veya şeytankulu) adlı halifesi büyük bir isyan çıkardı (1511). tekeli'de (antalya yöresi) çıkan bu isyanı, karagöz ahmed paşa, şehzade ahmed ve haydar paşa bastıramadı. sadrazam hadım ali paşa, gedikhanı'nda şahkulu'nu yendiyse de savaşta öldü. ı. selim han (yavuz), tahta geçtikten sonra, anadolu'daki şiilerin çoğunu öldürttü; sonra da iran seferine çıktı. şah ismail ve yavuz sultan selim han, 1 ağustos 1514'te çaldıran'da karşılaştılar. yapılan savaş, şah ismail'in yenilgisiyle sonuçlandı; selim han, tebriz'e geldi. azerbaycan, diyarbakır ve doğu anadolu, osmanlı ülkesine katıldı.

şah ismail'in ölümü üzerine, yerine oğlu şah tahmasb (1514-1576) 12 yaşında tahta geçti. şah tahmasb büyüyünceye kadar, iran'ı aşiret reisleri yönetti; merkezi idare sarsıldı. her aşiret, kendi bölgesinde bağımsız hareket etmeğe başladı. tekeli oymağı gibi isyan edenler ve yenilince osmanlı idaresine geçenler oldu; fakat anadolu'daki şiilerle safevilerin manevi bağları kesilmedi. tahmasb, osmanlılara karşı, babasının düşmanca siyasetini sürdürdü. karl v ve ferdinand'a, osmanlılara karşı ittifak teklif etti. kanuni sultan süleyman han, 1533'te ırakeyn, 1548'de tebriz, 1553'te nahcivan seferlerine çıktı. azerbaycan, ırak-ı arab ve ırak-ı acem bölgeleriyle tebriz, bağdad ve basra osmanlıların eline geçti. iki devlet arasında yapılan amasya antlaşmasıyla (1555) başlayan barış devri, şah tahmasb'ın ölümüne kadar devam etti (1576).

tahmasb'ın yerine oğlu ıı. ismail geçti (hükümdarlığı: 176-1577). tahmasb'ın ölümünden sonra iran'da meydana gelen taht kavgaları sonunda, osmanlılarla iran arasındaki barış bozuldu. ikinci şah ismail, anadolu'daki alevileri ve osmanlı devletine bağlı bazı sınır beylerini kendi tarafına çekti. ıı. ismail'den sonra, kardeşi mehmed hüdabende tahta çıktı ve devletin yönetimini oğulları abbas mirza ve haydar hamza mirza'ya bıraktı. bu dönemde osmanlı-iran savaşları başladı. ı. şah abbas (hükümdarlığı: 1587-1629) zamanında osmanlı-iran savaşları sona erdi. büyük unvanıyla anılan ı. abbas, tahta geçtikten sonra, ülkesinin askeri ve idari teşkilatını yeniden düzenledi. başkaldıran emirlerin isyanını bastırdı. özbekleri horasan'dan uzaklaştırdı. osmanlı baskısı karşısında, devlet merkezini kazvin'den ısfahan'a götürdü. bir hassa ordusu (şahsevenler) kurdu. osmanlılar aleyhinde fransa, ingiltere, lehistan ve papaya elçiler gönderdi. ticaret ve sanatları geliştirdi. yeni başkent ısfahan büyüdü. ı. abbas, osmanlılara geçen iran topraklarını geri almak için savaş açtı. savaşlar, nasuh paşa antlaşmasıyla sona erdi. safevilerin en parlak devri, şah abbas'ın saltanatına rastlar.

ı. abbas ölünce yerine torunu şah safi (hük. 1629-1642) tahta geçti. özbek hanlığı ve osmanlılarla savaştı. safevilerin van'a saldırısı üzerine, ıv. murad han, revan seferine çıktı (1636). daha sonra bağdad seferiyle revan ve ırak-ı arab'ın kesin olarak osmanlılarda kalmasını sağladı (1639). savaşlara, kasrışirin antlaşmasıyla son verildi.

şah safi'den sonra ıı. abbas (hük. 1642-1666), ondan sonra şah süleyman (hük. 1666-1694), ondan sonra şah hüseyin (hük. 1694-1727) tahta geçti. sonuncusunun döneminde, din adamları devlet işlerine karışmağa başladılar. şii olmayanlara baskı yapıldı. kandehar valisi mir veys, 1709'da bağımsızlığını ilan etti. 1722'de mir veys'in oğlu mahmud, ısfahan'ı ele geçirdi. şah hüseyin, tahttan indirildi (1727). iran, karışıklıklar içinde kaldı.

1729'da kumandan nadir, ıı. tahmasb'ı tahta çıkardı. afganlar, iran'dan kovuldu. ıı. tahmasb'dan sonra, kumandan nadir, 1732'de ııı. abbas'ı tahta çıkardı. yaşı küçük olan ııı. abbas'ın ölümüyle nadir, saltanatı eline aldı ve kendini şah ilan etti (1736). böylece iran'da safevi hanedanı sona erdi. nadir şah ile avşarlar devri başladı.

safeviler, bir türk ailesi olmakla birlikte, siyasetlerini yaymak amacıyla yayımladıkları silsilename'de, kendilerini sadat-ı hüseyniye'den (hz. hüseyin'in neslinden) gösterdiler. en kuvvetli zamanlarında, iran, horasan, güneydoğu anadolu, ırak, gürcistan ve güney kafkasya'yı elde ettiler. batıda osmanlılar, kuzeydoğuda özbekler (şeybaniler) ile mücadele ettiiler. devletin resmi dili türkçe ve farsça'ydı. safeviler başlangıçta, akkoyunlu idari teşkilat ve kurumlarını örnek olarak aldılar. çaldıran'dan sonra, osmanlı yönetim usullerinden yararlandılar. safeviler zamanında şah, mutlak hakimdi; ayrıca bir müşavere meclisi bulunurdu. şah abbas'tan öncekiler, geleneğe uygun olarak, şii ileri gelenlerinin ve din büyüklerinin düşüncelerine önem verirlerdi. bazı idari makamlar, babadan oğula geçerdi. devletin en büyük memuru vezir-i büzürg'dü. bu vezire itimaduddevle veya nüvvab-ı iran medari denirdi; kendisinin mührü olmadan hiçbir hüküm geçerli sayılmazdı. ondan sonra kurçibaşı (emir'ül-ümera) gelirdi. mali işlere nazır-ı buyutat bakardı. divan beyi, adalet divanının başkanıydı. mir şikar ve mirahurbaşı (imrahorbaşı), şahın özel hizmetinde bulunurlardı. akkoyunlu teşkilatına göre kurulan ordunun yetersizliği, çaldıran savaşında anlaşıldı. şah abbas, avrupa'dan uzmanlar getirterek, yeni silahlarla donatılmış bir ordu kurdu. iki askeri kuvvet vardı: devlet ordusu ve şah ordusu. devlet birlikleri, tarikat mensuplarıyla valilerin gönderdiği kuvvetlerden meydana gelirdi. şah ordusu beş kısımdı: tüfekçiler, süvariler, sufiler, bir kısım topçular ve saray muhafızları.

Safevi Hükümdarları

Tahta Geçişi

Şah İsmail-I 1501

I. Tahmasb 1524

II. İsmail 1576

Muhammed Hudabende 1578

I. Abbas 1588

I. Safi 1629

II. Abbas 1642

I. Süleyman (II. Safi) 1666

I. Hüseyin 1694

II. Tahmasb 1722

III. Abbas 1732

II. Süleyman 1749

III. İsmail 1750

II. Hüseyin 1753

Muhammed 1786

(III. Abbas’tan Muhammed’e kadar olan son beş hükümdar, İran’ın bazı kısımlarında ismen hükümdardır.) bkz. Safevi Devleti
İlgili Konu Başlıkları Tümü

İran

İran (Farsça: ایران ), resmî adı İran İslam Cumhuriyeti (Farsça: جمهوری اسلامی ایران ) / Jomhuri-ye Eslāmi-ye Irān, Güneybatı Asya'da ülke. Güneyde Fars Körfezi ve Umman Körfezi, kuzeyde ise Hazar Denizi ile çevrilidir.

Abdal

Abdal, Türk tasavvufunun daha radikal formlarında karşılaşılan en üst mânevî mertebenin bir adıdır.

Yavuz Sultan Selim

Yavuz Sultan Selim Osmanlı sultanlarının dokuzuncusu, İslam halifelerinin yetmiş dördüncüsü. Sultan İkinci Bayezid'in oğlu olup, annesi Dulkadirli ailesinden Aişe Hatundur. 1470 yılında Amasya'da doğdu. Şehzadeliğinde, devrin alimlerinden mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. ...

Hasankeyf

Hasankeyf, insanlığın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Mezapotamya bölgesinde yer almaktadır. Hem içinden Dicle nehrinin akıp gitmesi, korunmaya müsait coğrafi yapısı, mesken olarak kullanılan binlerce mağarası hep dikkatleri çekmiş ve çağlar boyunca stratejik önemini ...

Keban

Keban, Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat bölümünde yer alan küçük bir ilçedir. Doğuda Elazığ, batıda Arapgir, kuzeyde Çemişgezek, kuzeybatıda Ağın, güneyde ise Baskil ile çevrili olup, yüzölçümü 543 km. karedir.

Şanlıurfa

Şanlıurfa Güneydoğu Anadolu bölgesinin Orta Fırat bölümünde yer alan il. İl toprakları 36° 40’ ve 38° 02’ kuzey enlemleriyle 37° 50’ ve 40° 12’ doğu boylamları arasında kalır. İl; doğudan Mardin, kuzeydoğudan Diyarbakır, kuzeyden Adıyaman, doğudan Gaziantep illeri, ...

Diyarbakır

Diyarbakır karpuzu ve kalesiyle meşhur Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan il. Doğuda Batman, kuzeydoğuda Muş, kuzeyde Bingöl ve Elazığ, batıda Malatya ve Adıyaman, güneyde Şanlıurfa ve Mardin illeriyle çevrilidir. 37°30’ ve 38°43’ kuzey enlemleri ile 40°37’ ve 41°20’ ...

İsfahan

* <u>İ</u>sfahan: İran`da bir büyük şehir;* <u>I</u>sfahân: Klasik Türk müziğinde dügah perdesindeki makamlardan biri.

Kafkasya

Kafkasya Karadeniz’in kuzeydoğusundaki Taman Yarımadasından, Hazar Denizinin batısındaki Apşeron Yarımadasına kadar uzanan dağlık bölgeye verilen ad. Yaklaşık 379.880 km2 alanı kaplayan bu bölge Kafkas dağlarıyla ikiye bölünmüştür. Kuzeyde kalan kısma Kuzey Kafkasya veya ...

Kızılbaşlık

Şii mezhebinin bir kolundan olanlara verilen ad. Kızılbaş'ların bulunduğu yerler: Trakya'da Dobruca, Deliorman, Edirne ve Kırklareli; Anadolu'da Eskişehir çevresi, Balıkesir, Narlıdere (İzmir), Sivas, Çorum, Mecitözü, Sungurlu, İskilip, Divriği, Tunceli, Malatya, Erzincan, ...

Osmanlı Gücünün Doruğu

(1481-1566)II. Mehmed'in ölümünü izleyen ve klasik dönem olarak da adlandırılan yaklaşık yüz yıllık süre boyunca, Osmanlı Devleti gücünün ve zenginliğinin doruğunu yaşadı. Yeni fetihlerle devlet bir yanda Orta Avrupa'ya, öbür yanda eski islam halifeliğinin Arapların ...